GÖBEK ALTI YAĞI VE CİLT YAĞININ SAĞLIĞA FARKLI ETKİLERİ- BELLY AND SKIN FAT CAUSES DIFFERENT HEALTH RESULTS

ŞEKER HASTALIĞINA VEYA ŞİŞMANLIĞA NEDEN OLAN YAĞ HANGİ YAĞDIR?

Normal bir insanın yağı cilt altında ve karın kısmındadır.
Cilt altındaki yağ % 80 oranındadır. Bu yağ, insan sağlığı için bir tehdit oluşturmaz. ama karının alt bölgesinde bulunan %20 oranındaki yağı önemlidir. Bu yağın giderek artması başta kalp-damar,böbrekler, sinir sistemi ve karaciğer olmak üzere, İnsan sağlığını ciddi olarak tehdit eder. Artan yağ miktarı hücrelerin insüline olan duyarlılığını azaltır bu da tip-2 diabet rahatsızlığına (insülin direncine) neden olur.  Bel altı yağındaki aşırı artış aynı zamanda pankreasta insülin üretimini de düşürerek tip-1 şeker hastalığına neden olur.

İnsülin duyarlılığını yükseltmeyen bir diyet, obeziteyi frenleyemez. Çünkü yağ hücreleri yağla doldukça, insülin yeni yağ hücrelerinin yapılmasına neden olur. Oluşan yağ hücreleri yağ ile dolabilmeleri için beyne sinyal gönderir.

ZAYIFLAMAK İÇİN NE YAPILMALIDIR?

OBEZLİK SADECE AŞIRI YEMEK YEMEKLE OLMAZ; FARKLI NEDENLERİ DE VARDIR.

ŞİŞMANLIK NE ZAMAN BAŞLAR? KAÇ ÇEŞİT ŞİŞMANLIK VARDIR?

Şişmanlığa neden olan yağ hücrelerinin kökeni, anne rahminde annenin beslenmesi ve daha sonra çocukluk yıllarındaki beslenmesi ile yakından ilgilidir. Çünkü büyüdükçe yağ hücrelerinin oluşması daha zordur. Hiperplastik obezite denen bu şişmanlık çocuklukta şekillenir.

Hipertorfik obezite, yağ hücrelerinin büyüklüğü ile ilgilidir. Bu tip obezitede yağ hücreleri bel çevresinde toplanmıştır. Şeker, kalp rahatszılıkları, tansiyon gibi birçok ciddi rahatsızlığın nedenidir.

Hiperplastik ve hipertorfik obezitede yağ hücelerinin hem sayısı hem de hacimleri yüksektir.

OBEZİTENİN DEĞİŞİK KAYNAKLARI NELERDİR?

  1. Bazal metebolizma hızını düşürdüğü için transa geçmiş gibi uzun süre televizyon izlenmemeli,
  2. beyindeki serotonin seviyesinin düşüklüğü,
  3. Diyetin tetiklediği termojenesis (kalorilerin yakılması sonucu ısı çıkması), eksikliği
  4. Sempatik sinir sisteminde rahatsızlık,
  5. Yağ hücreleri metebolizmasında düşüklük,
  6. Yürüme dahil her türlü sporun yeterli düzeyde yapılmaması,
  7. Erkeklerde testesteron hormonu düşüklüğü,
  8. Metebolizmada toksik kalıntı bırakan gıdalar,
  9. Yüksek stres düzeyi,
  10. Aşırı tatlı düşkünlüğü,
  11. Karbonhidrat, protein ve yağların dengesiz alınması,
  12. İnsülin direnci,
  13. En fazla enerjiyi kaslarımız tüketir; kas egzersizlerinin azlığı
  14. 5-hydroxytrypthofan düzeyindeki düşüklük,
  15. Efedrin (ephdrine) ve kafein gibi ikililerin az kullanımı sonucu sempatik sinir sistemini uyarılmaması; metebolizma hızının düşmesi, düşük düzeydeki termojenes (alınan kalorilerin yakılma düzeyi,
  16. Doymuş yağlar ve rafine karbonhidratların fazla alınması, karbonhidratların baklagillerden karşılanmaması,
  17. Kahverengi yağ hücrelerinin azlığı,
  18. Kalorisi düşük lifli gıdaların az alınası; öğle ve akşam yemeklerinden önce giderek artan ölçülerde 10 grama kadar guar gum alımı gibi, domates, yeşil biber, brokoli, marul gibi kalorisi düşük lifli gıdalarla beslenme şeker düzeyini ve insülin kullanımını olumlu etkileyerek aşırı kilo alımını önler.
  19. Hücrelerin insülin duyarlılığının arttırılması; krom takviyeleri (krom pikolinat olarak daha etkilidir). Krom takviyeleri hücrelerin insüline olan duyarlılığını arttırdığından obeziteyi engeller,
  20. Orta-zincirli trigliseritler (MCTS) termojenesisi arttırdıkları için obeziteyi engellerler,
  21. Hidroxisitratlar yağ hücrelerinin oluşumunu engelledikleri için obeziteyi de engellerler,
  22. Q enzim-10 kullanımı metebolizmayı hızlandırdığı için obeziteyi engeller,
  23. Yeterli miktarda su içilmesi.

ANTI ASİT KULLANIRKEN DİKKAT-PLEASE MIND TO ANTI-ACİDS

SAĞLIĞIN NOT DEFTERİ:

Midede asit düzeyinin normal olması önemlidir. örneğin, mide koruyucularla midedeki asit düzeyinizi hep düşük tutarsanız;astım, şeker, ekzema, safra, hepatit, kemik erimesi, sedef,romatizma, troid ve vitiligo hastalıklarından birine veya aynı anda birkaçına yakalanabilirsiniz. Anti asitler kanser oluşumunu da hızlandırabilmektedir.mide

1 soru bir cevap:
Dr. Bestami Beyazit Üte PPI 😦 özellikle Lansoprazol ) lerinin uzun süre kullanımında mide kanserine neden olduklarına dair bir şeyler okumuştum.Bu konuda bildiğiniz bir çalışma var mı hocam?
Like · Reply · 1 hr

Dr. Kesikminare Sahin: Evet haklısınız Hocam, Japon Kanser Derneği yapılan bir bilimsel çalışmayı yayınladı (25 Eylül 2015 tarihinde) üstelik kanser ilaçlarının etkisini de azalttığına dair bulgular var. Kaynak© 2015 The Authors. Cancer Science published by Wiley Publishing Asia Pty Ltd on behalf of Japanese Cancer Association.

EVRENDE HER SEY BİRBİRİYLE KONUŞUYOR MU- IS EVERYTHING COMMINATING WITH EACH OTHER IN THE UNIVERSE

BİTKİLER ARASI HABERLEŞME- COMMINICATION BETWEEN PLANTS

Bir ağaç zararlı böcekler tarafından zarar görmeye başladığı zaman yaydığı kimyasal koku ile diğer ağaçları bu durumdan haberdar eder. Buna göre çevredeki diğer ağaçlar bu böceklerin saldırısına uğramamak için, böcekleri kendilerinden uzakta tutacak bir kimyasal madde salgılarlar. Aşağıda bitkilerin kendi bünyeleri içinde ve aralarında haberleşmede aracı olarak kullandıkları sinir hücreleri görülmektedir.

smartneurons

Bitkiler ile insanlar arasında da bilinen haberleşme, kainattaki her sistemin bir başka üst sistemin alt sistemi olarak doğal bir haberleşme içerisinde bulunmalarını gayet doğal karşılamamıza neden olmaktadır. Eğer öyle olmasaydı; evrende bugün hakim olan denge kesinlikle bir kaosa dönüşürdü.

Her şeyin çekirdeğini teşkil eden atomlar arasındaki haberleşme konusunda yapılan bilimsel çalışmalar da bugün gelinen noktada herhangibir şüpheye yer vermeyecek bir kesinliğe ulaşmıştır. Ağağıda görülen görüntü, bir araya getirilen 2 atom veya atom gruplarına ait bilgilerin bu atomların birbirlerinden ayrıldıkları vakit, yer ve zaman şartlarından bağımsız olarak (evrende nerede bulunurlarsa bulunsunlar veya birbirlerinden farklı zaman evrelerinde bulunsunlar fark etmez şekilde) birbirleri ile haberleştiklerini göstermektedir.

communicatingatams

Her şey bir üst sistemin alt sistemidir. Her şey birbirleri ile haberleşerek düzenin devamına katkıda bulunmaktadır. Bugünkü bilinen manası ile cansız bir şey yoktur; her şey tek tek veya birlikte hareket halinde ve birbirleri ile haberleşen, mantıkları ile hareket etmekte ve biz insanlar gibi bazen öngörülebilir ve bazen de öngörülemez bir şekilde davranmaktadır.

Beynimiz bedenimizin bir üst sistemidir. Bedenimiz ile beynimiz arasındaki iletişim hücre düzeyindedir. Her hücre ait olduğu dokunun, her doku ait olduğu organın, her organ ait olduğu bedenin, her beden ait olduğu beynin bir alt sistemidir. Vücudumuzdaki tüm düzen aynen bitkiler veya atomlar arasındaki haberleşme gibi hücreler arası haberleşme ile sağlanmaktadır.

Hücreler proteinle vasıtasiyle birbirleri ile haberleşir. Beyin bir tehlike ile karşılaştığında hipotalamus ve hipofiz bezi kanalı ile dolaşım sistemine ve sinir sistemine ilettiği sinyallerle, böbrek üstü bezlerine gerekli sinyalleri gönderir. Böbrek üstü bezleri ürettiği hormonlarla bu tehlike hakkındaki bilgiyi tüm vücuda anons etmiş olur. Her hücre tipi bu anonsa vücutta üstlendiği göreve göre farklı bir hareket şekli ile cevap verir. Örneğin tehlikeli bir şey gördüğümüzde böbrek üstü bezlerimizden adrenalin hormonu salgılanır. Göz bebeklerimiz daha iyi görmek için büyür, tüylerimiz diken diken olur, ter bezleri çalışır, terleriz, tansiyonumuz yükselir, nabzımız vücudumuza daha çok kan pompalamak için daha hızlı atmaya başlar, akciğerlerimiz kana daha fazla oksijen vermek için genişler.

Böbrek üstü bezlerden karaciğere giden sinyaller, karaciğerin yağ asidi salgılamasına bunun da kaslara enerji takviyesinde kullanılmasına yol açar.

Astım atağında haberleşme proteini akciğerdeki bronşların daralmasını sağlarken, astım karşıtı ilaçlar hücrelere bronşların genişlemesini söyler.

Tip I gizli şekerde, pankreas insülin üretemez. kanda insülin yoktur, insulin hormonu kullanılarak hücrelerin şekeri kullanması sağlanır. İnsülin yetersiz olduğu durumlarda kanda şeker yükselir.

Tip II şeker hastalığında, vücutta insülin vardır, ancak hücre bu insülini taşıyan proteinin içeri giriş parolasını! tanımaz ve kanda şeker yükselir.

ağağıdaki link vücuttaki haberleşme konusunda size daha görsel bir şölen sunacaktır.

http://learn.genetics.utah.edu/content/cells/cellcom/

Ölüm anında beyin hücrelere ölüyoruz bilgisini göndermeden önce hiç bir hücre ölmez. Bu bilgiyi alan hücreler son hazırlıklarını yaparak ölüm sürecini başlatırlar.

İşte bu sebeple kalp krizi geçiren hastalar, beynin ölüm emrini vermede acele etmemesi için, düşük oksijen ve düşük ısı altında tutularak zaman kazanılır.

Siz de doktor müdahalesi başlayıncaya kadar zaman kazanmak için bir yakınınız yanınızda kalp krizi geçirirse bu bilgiyi hatırınızda tutarak davranınız.

Aşağıdaki link bir ışığın, nitrik oksidin, sitokinin ve hormonun cilt kanseri oluşması için nasıl bir haberleşme etmeni olduğunu göstermektedir.

http://learn.genetics.utah.edu/content/cells/signals/

Hücreler arasındaki haberleşme çok kötü bozulduğu zaman, hücreler öl mesajını alamadıkları için başı boş büyür ve kanser oluşur.

Hücreler arası haberleşmenin kontrolü kanserin önlenmesinde çok önemli bir yer tutar.

 

 

HUYSUZ BAĞIŞIKLIK SENDROMU/SAHIN’S SENDROM/IRRITABLE IMMUNE SYNDROME/SHAHIN’S SYNDROME

2013-11-20 20.32.58

Huysuz Bağışıklık Sendromu veya Sahin’s Sendrom tıp dilinde yeni tarif edilen tıbbi bir sendrom olmak üzere  üzerinde araştırmalar yapmakta olduğum bir konu. Henüz tıp dünyası bu konunun farkında bile değil…

Tüm rahatsızlıkların temelinde 5 şey yatmaktadır. Bunların birindeki kirlilik ile vücut asidik bir yapıya kavuşmakta ve tüm hastalıklara zemin hazırlanmaktadır. Bunlar

  • Zihinsel, duygusal ve ruhsal kirlilik,
  • Su kirliliği,
  • Gıda kirliliği,
  • Hava kirliliği,
  • Hareket eksikliği

olarak özetlenebilir.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi. Zihinsel, duygusal ve ruhsal kirlilik başladığı zaman, diğer 4 faktör ne kadar iyi olursa olsun, bunlar hastalanma sürecini sadece biraz uzatabilir ama önleyemez. 6 aşamada insan hayatı son bulur.

Her hücre, ait olduğu bir insanın tüm özelliklerini taşır. İnsan gibi beslenir, sindirir, enerji üretir,  dış tehlikelere karşı koruma iç güdüsüyle hareket eder, solunum yapar, zihinsel, duygusal ve ruhsal faaliyette bulunur, hareket eder, su ister ve atıklarını dışarı boşaltır.

Günümüzde bu doğal süreç binlerce yıllık genetik tecrübeden o kadar hızlı bir değişimle farklı bir yaşama zorlandı ki; vücudun doğal savunma sistemi olan bağışıklık sistemi dost ve düşmanı ayıramaz oldu. kimi koruyacağını, kime saldıracağını bilemez oldu. Aldığımız bazı ilaçlarla veya yukarıda saydığım birçok kirliliği hayatımıza katarak, kendi elimizle onun başına sürekli vuruyoruz; onu sersemletiyoruz, hatta delirtiyoruz.  Can derdine düşmüş durumda… Kediyi duvara sıkıştırırsanız ne yapar? sizi tırmalar… Bağışıklık sistemi son 50 yılda hızla duvara sıkışmış bir kedi gibi hareket ediyor…

Bir çare bulmalıyız… Onu bakım- onarıma almalı, tekrar evcilleştirmeli ve  bizim dost onun ise bizim sarsılmaz savunma gücümüz olduğunu ona tekrar hatırlatarak, inandırmalıyız…

Karıncaya demişler; “Bu hızla gidersen hacca asla varamazsın. Karınca da ” Varamasam da yolunda ölürüm ya” demiş.

Sibernetik tıp imkanlarını kullanarak bu konuda çalışıyorum. İnşallah bu konuda yaptığım araştırmalar bir somut  neticeye erer. Bir gün isim babalığını yaptığım Huysuz Bağışıklık Sendromu veya Şahin’s sendrom’un nedenlerini ve bunun çaresini ortaya koyarak insanlığa bir hizmet de ben sunmuş olurum.

DOKU ARASI SIVININ İONİK DETOXU/ DETOX W/IONIZATION OF THE INTERSTITUAL FLUID

10527476_10152539380899411_4426224307772197038_n

 

DOKU ARASI SIVININ İONİK DETOXU/ DETOX W/IONIZATION OF THE INTERSTITUAL FLUID

(Please go down for the English version)

Kemik erimesi veya kanser gibi hastalıklardan korunmak ve bu hastalıklarda tedavi sürecini kısaltmak için doku arası sıvının alkali olması son derece önemlidir. ABD’de bulunan Hastalıkların Kontrol Merkezi tarafından yapılan değerlendirmede Hastalıkların %85’i vücudumuzdaki toksin ve kirlenme neticesinde ortaya çıkmaktadır. Hastalıklardan korunmak için doku arası sıvının %80 negatif %20 pozitif elektrik yüklü ionlardan oluşması gerekmektedir.

Antalya’da faaliyet gösteren Sibernetik Sağlık Merkezinde uygulanan iyonik detox vücuttaki serbest radikalleri temizleyerek vücudun alkali bir yapıya kavuşmasına hizmet etmektedir.

İyonik detoxun bilimsel ispatı Pasifik Kolej Öğretim Üyesi  Uzman Onkolog Christine Adamo LAc, tarafından gerçekleştirilen laboratuvar çalışması ile yapılmıştır.

Test Neticeleri aşağıdaki şekilde özetlenmiştir:

  1. Detox sonrası yapılan pH testileri ile daha önce asidik olan doku arası sıvının alkali hale geldiği
  2. Detoxun etkisinin idrar ve terleme yoluyla 48 saat kadar daha devam ettiği
  3. Kan şekerini ve kolesterol düzeyini önemli ölçüde düşürdüğü
  4. Mide bağırsak şikayetlerini, cilt rahatsızlıklarını, mantar ve maya enfeksiyonlarını önemli ölçüde ortadan kaldırdığı ve kanserli hastaların iyileşmesine yardımcı olduğu
  5. Detoxun etkisinin devam etmesi için asidik besinlerden uzak durulması gerektiği
  6. Ayakta açık yaraları olanlar ile, kalp ritmi düzenleyicileri kullananlar, Tip I şeker hastalarının ionik detox yaptırırken dikkatli olmaları gerektiği,
  7. Periferial nöropatik rahatsızlıklarda kan akışını hızlandırmak için akapunktur tedavisi ile birlikte uygulanmasının yararlı olacağı sonucuna varılmıştır.

Kaynak http://www.pacificcollege.edu/news/blog/2015/04/24/ionic-foot-detox-fact-or-myth

DETOX W/IONIZATION OF THE INTERSTITUAL FLUID

An alkaline body is crucial to a person’s health. Diseases thrive in an acidic environment. So basically, the less acidic your body is and the more alkaline, the less prone you are to contracting a disease, such as osteoporosis or cancer, The Center for Disease Control reports that up to 85% of all illness are caused by toxins and pollutants in our bodies. The human body functions best when the ions are balanced at 80% negative and 20% positive.

The ionic detox in The Center of Sibernetic Health Center at Antalya, helps to facilitate the alkalization process through the process of ionization, which removes “free radicals” from the body.

Pacific College Alumna and Oncology Specialist Christine Adamo, LAc, tested the ionic detox machine

The results has been reported as:

  1. The pH test says: The post detox pH levels were right in the middle of the spectrum, as they should be, and noticeably more alkaline than before the detox.
  2. The detox continues to alkalize the body up to 48 hours after the treatment, via urination and sweat, which is an added benefit.
  3. Other scientifically measured effects of this detox, besides alkalization, are lower blood sugar levels and lower cholesterol levels
  4. It is found that it is especially good for those suffering from GI disorders, skin conditions, fungal or yeast infections, and cancer. It is gentle and safe, and not compromising because it bypasses the gastro-intestinal system,
  5. One should not eat/drink acidic foods after a treatment, to help better facilitate the detox process. It’s important to aid in your body’s alkalizing process.
  6. The ionic detox is contraindicated for those who have a pacemaker and open sores or lesions on his/her feet. People with Diabetes Type I should use this therapy with precaution.
  7. The detox also works well when accompanied with acupuncture, to stimulate blood flow, in treating peripheral neuropathy.

 

We appreciate the courtesy of webpage: http://www.pacificcollege.edu/news/blog/2015/04/24/ionic-foot-detox-fact-or-myth20131120_203259

KANDA ŞEKER TAHLİLİ VE YORUMU-BLOOD CHEMISTRY ANALYSYS AND COMMENTS FOR DIABETICS

 

ŞEKER HASTALARI İÇİN REFERANS BİLGİLER- REFERENCE INFO FOR THE DIABETICS

ŞEKER HASTALARI İÇİN REFERANS BİLGİLER

 

GLÜKOZ (mg/dL)  : 70-115 ARASI EN İYİ CLİNİK DEĞERLER

85-100 ARASI DEĞERLER EN İYİ DEĞERLER

120-150  ARASI GİZLİ ŞEKER

150 VE ÜZERİ ŞEKER HASTALIĞI

  1. GLÜKOZ DEĞERİ 150 DEN YÜKSEKSE:

SEBEPLERİ:

  1. Aminotransferez (ALT veya SGPT) yüksekse Aşırı mineral tüketiminden doğan böbrek üstü bezlerinde tembellik (düşük frekans) ve bunun neticesinde aşırı mineral tüketimi vardır.
  2. Hipotroid değerinde düşüş
  3. B Vitaminleri komplexi
  4. Hamilelik
  5. Astım
  6. Böbrek sorunları
  • GLUKOZ NORMAL DEĞERLERDEN DÜŞÜKSE:

SEBEPLERİ:

  1. LDH (Lactate dehydrogenase) düşükse pankreas kökenlidir.
  2. Kanda şeker düşüktür (hypoglycemia)
  3. ALT normal değerlerden sapmışsa karaciğerde şeker üretimi düşüktür (liverhypoglicemia)
  4. Mide asit derecesi düşmüştür (Hypochloridia)
  5. Yüksek Yağ içeren diyetle beslenilmektedir, kanda yüksek şekere neden olur.
  6. Böbrek üstü bezleri (adrenals) tembeldir.
  7. Troid, aşırı alkol alımı, protein eksikliği
  8. Anti-oksidan eksikliğinden dolayı hızlı bir oksitlenme

 

You will find here one of the blood chemistry tests which will follow up in series. The tests utilize optimal values within the range of the general clinical values for determining basic imbalances in the blood chemistry even before they manifest as a disease process. By the correlation of all factors together from a holistic and scientific perspective, the source of a major symptomatic expression may be determined. This enables you to have an idea how to prevent and/or alleviate the existing imbalance through the process of balancing the functional aspects of the body chemistry. The interpretation of the tests will also provide you with one of the most sophisticated, technical and valid methods of analysis in evaluating your present state of health and existing needs.

ŞEKER HASTALARI İÇİN REFERANS BİLGİLİER- REFERENCE INFO FOR THE DIABETICS

blood_sugar_im

 

GLUCOSE (GLU) CLN: 70-115 OPT: 85 – 100

 

HIGH

 

 

 

 

——– 

LOW

Diabetes:

Pre-diabetic: Above 120

 

Diabetic: Above 150

-SGPT HIGH = Liver

Etiology:

Pancreas=Underactive Adrenals=

=Overactive mineral utilization,

Decreased Hyperthroid, B-Complex,

pregnancy, Asthma, Renal Disturbunces.

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            

 

 

-LDH (LACTATE DEHYDROGENASE) LOW

=Pancreas

-Hypoglycemia

-SGPT Altered= Liver Hypoglycemia

-Hypochloridia

-High Fat Diet  = Sugar

-Adrenals=Underactive

-Throid, Alcholism, Protein Deficiency,

Rapid Oxidation Rate

 

 

 

Okumaya devam et

OBEZİTE KONUSUNDA 10 TEMEL TETBİR- 10 BASIC PRE-CAUTION FOR PRO AND AGAINST OBESITY

HİPOTROİD (TEMBEL TROİD) TEDAVİSİ- TREATMENT FOR HYPOTHROIDISM

TEMBEL TROID RAHATSIZLIĞI ŞİŞMANLIĞI, ŞİŞMANLIK ŞEKER HASTALIĞINI, ŞEKER HASTALĞI KALP DAMAR RAHATSIZLIKLARINI TETİKLER”

ı. BUNLAR OBESİTEYİ ÖNLEMEK İÇİN- THOSE THAT ARE AGAINST OBESITY

Okumaya devam et