DAHA FAZLA PROTEİN DAHA FAZLA SAĞLIK DEĞİLDİR- THE MORE PROTEIN DOES NOT MEAN THE MORE HEALTH.

DAHA FAZLA PROTEİN SİZE KİLO ALDIRIR VE KEMİK ERİMESİ YAPAR- TOO MUCH PROTEIN GETS YOU FATTY  AND CAUSES OSTEOPOROSIS.

Daha fazla protein daha fazla sağlık değildir!
 
Kilonuzu 0.8 ile çarpın. Bu sizin günlük kaç gram proteine ihtiyacınız olduğunu gösterir. Bundan fazla protein alırsanız yağa dönüşür. Vücut asidik olur. Asidik vücudu alkali yapmak için, vücut aldığınız kalsiyumu kullanır, o eksikse kemiklerin içini boşaltarak kalsiyumu alır. Kemik erimesi ortaya çıkar… Daha fazla protein hem size kilo aldırır, kalp damar rahatsızlıklarına ve şeker hastalığı ile böbrek yetmezliğine sebep olur hem de kemik erimesi denen rahatsızlığı tetikler…

HAŞİMATO HASTALIĞININ TEDAVİSİNDE GIDA DESTEKLERİNİN ROLÜ- NUTRITIONAL SUPPORT IN HASHIMOTO TREATMENT

HAŞİMATO HASTALIĞININ TEDAVİSİNDE TAKVİYELER
Huzursuz bağışıklık sendromu (Sahin’s sendrom), haşimato (bağışıklık sisteminin troit hücrelerine saldırması sonucu troit bezinin iltihaplanarak troit hormonu dengesinin bozulması- hastalığının en önemli nedenleri arasındadır.

Bunun için T4 hapları kullanılmaktadır. Oysa bunun kaynağında birçok faktör yanında önemli bir faktör olarak vücutta Glutation seviyesinin düşmesi de yatmaktadır. Vücutta glutation seviyesini yükseltmek için selenyum desteklerinden yararlanabilir veya antep fıstığı gibi glutation zengini besinler tüketebilirsiniz.

DÜŞÜNCELERİMİZLE ZAYIFLAYABİLİRİZ-WE CAN LOSE WEIGHT WITH OUR THOUTHS

OBEZ

DÜŞÜNEREK ZAYIFLAYINIZ.

LOSE WEIGHT BY THOUGHTS

 

Aldığınız kaloriden daha önemlisi belki de ne düşündüğünüzdür:) Buyurun:)

ABD’de Columbia Business School’dan biliminsanları, yüksek kalorili bir yiyecek tüketildiğinde vücudun açlık hormonu olarak bilinen Ghrelin’i salgılamayı durdurduğunu, metabolizmanın hızlanmasıyla daha kolay kilo verdiklerini ortaya çıkarttı.

Klinik psikolog Alia Crum, psikolojinin metabolizma hızı üzerindeki etkisini araştırmak için bir grup denekten 380 kalorilik bir bardak milkshake içmelerini istedi. Milkshakelerin yarısının üzerine 140 kalori olduğunu, diğer yarısının üzerine ise 620 kalori olduğunu yazan Krum, daha yüksek kalorili bir içecek tükettiğini düşünen deneklerin metabolizma hızının diğer gruba göre çok daha fazla yükseldiğini tespit etti.

VUCUTTA KANSER HÜCRELERİ İLE SAVAŞAN LENFOSİTLER- THE WAR BETWEEN CANCER CELLS AND LYMPHOCITES

HUZURSUZ BAĞIŞIKLIK SENDROMU- SAHIN SENDROMU’NU OLUMLU VEYA OLUMSUZ ETKLEYEN FAKTÖRLER- FACTORS THAT INHIBIT OR INDUCE THE IRRITABLE IMMUNE SYNDROM

Akyuvarlar vücudumuzu dışarıdan gelecek her türlü patojene karşı vücudumuz koruyan hücrelerdir. Henüz tam olarak açıklanamayan çok zeki bir süreç sonucu toksik maddeleri ve patojen unsurları vücudumuzdan uzaklaştırmakla görevlidirler. cancerandwhitebloodcellResimde kanser hücresine bağlanan bir akyuvar hücresi görülmektedir.

Her hücremizde kanserojen maddeler, iltihabi süreçler dahil dışarıdan ve içeriden gelebilecek her türlü tehlikeyi algılayabilen bir nevi radar görevi yapan ve aynı zamanda bu tehlikelere bağlanarak onları etkisiz hale getiren oluşumlar vardır. Bu oluşumlar hücre içinde ve dışında gizlenmiş patojenlere karşı sürekli alarm durumdadır. Kısaca açıklamak gerekirse, bir hastalık yapıcı virüs, bakteri vb. etmen bu oluşumlar tarafından tanımlandığı zaman, hemen onun tahlilini yapılır. Bu tahlile göre onu etkisiz hale getirmek için ne tür bir yol izleneceği karara bağlanır. Bu ya hastalık etmeninin hemen yerinde yok edilmesi şeklinde olur veya ona özgü yok edici bir yolun bulunarak uygulanması sonucunu doğurur.

Vücudumuz sadece hastalık yapan virüs, bakteri veya kanserojen maddelerle tehdit altında değildir. Bugün modern tıbbın henüz ilgi alanı dışında olan, vücudu içten ve dıştan etkileyen birçok faktör vücudu tehdit etmekte ve bağışıklık sisteminizi yormaktadır. Bunların başında stres faktörünü belirtmek fazla yanıltıcı olmaz. İçeriden ve dışarıdan algıladıklarımız renk, koku, ısı, ışık, görüntü, ailevi ve sosyal ilişkiler, elektromanyetik dalgalar, arzın konumu, genetik faktörler gibi stres dışında birçok faktör de bağışıklık sistemimizi yakından etkilemektedir. Bunlar arasında patojenler dışında sistemi sakinleştirici veya sistemin görev yapasını engelleyici veya çok yönlü etkileri ile bağışıklık sistemimizi kararsız hale düşüren veya dost düşman hücre ayırımı yapmalarını engelleyen etmenler de vardır.

Aslında olay, insanın genel yaşantı şeklini yakından ilgilendirmektedir. Ne kadar pozitif bir yaklaşım ve huzur dolu bir yaşam, o kadar güçlü bağışıklık sistemi diyebiliriz.  Hayatımızda kaos ne ölçüde yüksekse o kadar Bir şaşkın bağışıklık sistemi söz konusudur.  İşte hayatımıza yansıttığımız birçok kontrol edilemeyen durum ve faktör Huzursuz Bağışık Sendromu-sahin Sendromu veya “Irrıtable Immune Syndrom- Sahin’s Syndrome”- adını verdiğim bir rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Bir örnek olmak üzere Th-17 kodlu bir alyuvar panik halindeki bağışıklık sistemi tarafından aşırı miktarda üretilerek sisteme verilmektedir. Bu hücre dost ve düşman hücre ayırımı yapamadığı için sağlıklı hücrelere de saldırmaktadır. Romatizmal artrit gibi immun hastalıklar, plörezi (zatülcenp) veya kemoterapi alan kanser hastalarında veya bağışıklık sistemi rahatsızlıklarında, kronik şeker hastalığında, kalp damar rahatsızlıklarında, beslenme bozukluklarında, kirli havada, kirli suda, hareketsiz bir yaşamda, iltihabi kronik böbrek rahatsızlıklarında, her tülü kronik eklem iltihaplarında ortaya çıkan bu durum genellikle yapılması gereken tedaviyi de etkilemektedir. Bağışıklık sistemi sağlığı genel sağlık düzeyimizin en önemli bir göstergesidir. Bağışıklık sistemi sağlığı, ömrümüzün süresini belirleyen en önemli faktörlerden biri olarak ortaya çıkmaktadır.

Konu ile ilgili zaman zaman daha ayrıntıya yönelik açıklamalar burada yapılmaya devam edilecektir.

KARACİĞER BİRİNCİ FAZ TOKSİK TEMİZLİK SÜRECİNİ ENGELLEYEN GIDALAR- INHIBITOR FOODS OF LIVER FIRST PHASE DETOXIFICATION

  • Antihistaminics
  • anti-acidics
  • Curcumin
  • Capsaicin

Aldığımız anti-histaminik (kaşıntılara karşı) ilaçlar ile mide asidi için kullandığımız ilaçların, greyfurt suyunun, fazla alınması halinde zerdeçalın içindeki kurkumin maddesinin, kırmızı biberdeki capsaicinin karaciğerdeki ilk aşama toksinlerden temizleme sürecini yavaşlatacağını unutmayalım.

2 NCİ FAZ KARACİĞER DETOXU İÇİN EN ÖNEMLİ 6 GIDA- THE MOST IMPORTANT 6 FOODS FOR 2 ND PHASE LIVER DETOXIFICATION

KARACİĞER DETOXUNU DESTEKLEYEN EN ÖNEMLİ 6 GIDA

THE MOST IMPORTANT 6 FOODS SUPPORTING 2 PHASE LIVER DETOX

Karaciğerde ikinci ve son aşama olan toksik temizlik için 6 fazda gerekli olan gıdalar: Faz sırasıyla:
 
1. Glutathione, Vitamin B6
2. Glycine
3. S-Adenosyl-methionine,
4. Molibdenum, methionine, cysteine
5. Acetyle-CoA
6. Glucuronic acid
 

KARACİĞER DETOXUNU ENGELLEYEN EN ÖNEMLİ ŞEY:

THE MOST IMPORTANT 6 INHIBITORS OF 2 PHASE LIVER DETOX

 

Karaciğerde ikinci ve son aşama olan toksik temizliği 6 fazda engelleyen gıdalar, faz sırasıyla:
 
1. Selenyum, Vitamin B2, Glutathione ve Çinko eksikliği
2. Düşük protein diyeti
3. Folik asit ve vitamin B 12 eksikliği
4. Aspirin gibi storoid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar, tetrazyne (gıdalarda canlı sarı renk vermek için kullanılan katkı maddesi, molibden eksikliği)
5. Vitamin B2, B5 veya Vitamin C eksikliği
6. Aspirin, probenecid

KANSERİ NASIL ÖNLERİZ; KARACİĞERDE DETOX SÜRECİ- HOW CAN WE PREVENT CANCER; DETOX PROCESS IN THE LIVER.

 

KANSERİ NASIL ÖNLERİZ? – HOW CAN WE PREVENT CANCER?
KARACİĞERDE DETOX SÜRECİ- THE DETOX PROCESS IN THE LIVER
detox1
Kanseri başlatan sebeplerin % 99’u çevresel kanserejen kirlilikten ve bunu önleyecek gıda eksikliği ve karaciğerdeki yorgunluktan gelmektedir.
Kanserojen maddelere karşı karaciğerdeki detox ve oxidasyon sürecinin sağlıklı çalışması çok önemlidir.
Bu ve bunun gibi vücudu toksinlerden temizleme görevi karaciğer aittir. Karaciğer bağırsaklardan emilen her türü toksini vücuda göndermeden önce temizler. Vücutta bu süreci destekleyecek yeteri kadar besin maddesi yoksa, süreç rahatsızlanır. Bağırsaklarımızdakiler, yediklerimiz, içtiklerimiz ve soluduğumuz hava, bakteriler, bağışıklık komplexleri, ara metabolik ürünler, tarım ilaçları, böcek ilaçları, ilaçların toksik yanı, elektromanyetik kirlilik, çamaşırlarımızdan, tabak ve çatalların kimyasallarla yıkanmasından gelen toksik yük vücudumuzu tıkamadan önce karaciğerde temizlenmelidir.
Birçok hastalığın nedeni olan, vücudumuzu yorgun düşüren kurşun, civa, tarım ilacı artıkları dahil 4000 civarındaki toksinleri atmak için ne yapmalıyız:
Toksinlerin çoğu yağ hücreleri içinde depolanarak vücudu zehirlemeleri önlenir. Toksinlerin yağ hücrelerinin içinden çıkarılıp suda eriyebilir hale getirilmesi gerekir. Safra yağları eritir ama safranın %99’u erittiği toksik maddelerle birlikte tekrar kullanılmak üzere geri emilir; Şükürler olsun ki, vücut yağda eriyen toksinleri glutation (sisteyin, glutamik asit ve glisin aminoasitlerinin birleşimi) suda eriyebilir hale getirir ve böbreklerden atılmasını sağlar.
 
DETOX
Vücutta yeteri kadar glutation sentezlenemez ise karaciğerde toksik madde miktarı artar ve karaciğer yetersizliği başlar. Glutation aynı zamanda iyi bir antioksidanttır. Eksikliğinde kanser süreci hızlanır. Vücutta ne kadar toksik madde varsa, o kadar çok glutation tüketilir, harcanın glutationun yerine konması gerekir. Sigara ve bazı hastalıklar da glutation üretimini engeller, glutation düzeyi düşük gıdalar da vücutta glutation düzeyinin düşük olmasına neden olurlar. HIV, SİROZ, PLÖREZİ, KATARAKT, AİDS’in kökeninde glutation eksikliği de yatmaktadır.
 
Glutation taze meyvelerde ve sebzelerde , pişmiş balıkta, kuşkonmazda, avakado, ceviz, lahanagiller, portakal kabuğu yağı, dereotu, kimyon tohumu ve ette bulunur. Günde 1000-3000 mg arasında C vitamini alımı da glutation üretimini arttırır. Sindirim sisteminden ve damarlardan iyi emilir. Suni glutation için emilim o kadar etkili değildir.
Günde 500 mg Vitamin C almak, vücutta glutatin seviyesinin yükselmesine yardımcı olur. N-acetilcysteine, glycine ve methionine almak da vücutta glutation üretimini arttırır.
 
Bunun dışında bu kadar önemli olan konu ve süreçler aşağıda özetlenmiştir:
 
1. Vitamin B2, B5, B9, B12, C vitamini, selenyum, molibden ve qlutation düzeyimiz normal olmalıdır.
2. Amino asit üretimi için kaliteli protein alınmalıdır.
3. Aspirinden,tatrazine (sarı renkli gıda boyası) , probenecid uzak durmalıyız (hücre içindeki “sulfation” ve “acetylation ” detox fazlarını engellediği için)
4. Glycine, taurine, glutamine, arginine ve ornithine amino asitleri de vucutta toksinleri atmada kullanılır. Hepatit, alkolik karaciğer rahatsızlığı, karsinoma, kronik artrit, hipotroit, hamilelikte kan zehirlenmesi ve kimyasalların yol açtığı zehirlenmelerde bu amino asitlerin toksinlere bağlanması ile toksik etki düşer.
5. Kolin, B12 ve B9 vitaminlerinin vucutta yeteri kadar bulunması ile oluşan metil grupları toksinlerle birleşerek metilasyon süreci sonucu onları vücuttan atarlar. Doğum kontrol ilacı kullanan kadınlarda ve hamile kadınlarda vucutta östrojen fazlalığından oluşan kolastatis (karaciğerde harabiyete sebep olacak şekilde, safra kesesi tıkanıklığı sonucu safranın boşaltılamaması), safra akışının hızlandırılması ile bu süreç sonucu önlenebilir. Metinonin östrojenin atılımını sağlaması yanında östrojen fazlalığından ortaya çıkan azalan hücre içi normal sıvı düzeyinin devamında da önemlidir.
5. Tiroit ve östrojen hormonunun aşırı yükselmesini önlemek, bağırsak bakterilerinin ürettiği toksinleri atmak, bazı ilaçların toksik etkisini yok etmek, gıda katkı maddelerinden ortaya çıkan toksiditeyi azaltmak, sinir sistemi kirliliği ve çevre kirliliğinden doğan toksidite için vücutta sülfat bağlanmaları (sulfation) önemlidir. Vucutta methionine ve cysteine eksikliği bu süreci engeller. Günde 100 mg dan fazla Vitamin B6 alımı ile vücutta aşırı molibden bulunumu da bu sürece zarar vererek bu tip toksinlerin vücutta birikimini arttırır. Vücuda taurine ve glutatione desteği bu sürece güç kazandırır.
Yeteri kadar sülfür zengini gıda (yumurta sarısı, kırmızı biber, sarmısak, soğan, brokoli ve brüksel lahanası) alınması, sürece destek verir.
6. Sulfa grubu (antibiotikler) ilaçların toksik atıklarını vücuttan uzaklaştırılması için Co enzyme A gereklidir. Sürecin adı asitilasyon sürecidir. Bu süreci sağlıklı olmayan kişiler sulfa grubu ilaçlar ile diğer antibiyotiklere karşı daha duyarlıdır. Sürecin sağlıklı çalışabilmesi için Vitamin B2, vitamin B5 ve Vitamin C önemlidir. Gıda olarak mayalı gıdalar, bira mayası (brewer’s yeast), tam tahıllar, biber, lahana ve portakalgiller önde gelir.
7. Vücuttan aspirin, mentol, vanilin, benzoat gibi gıda katkı maddeleri ve bazı hormonların toksik etkilerini uzaklaştırmak için “glucoronidation ” toksik arındırma sürecinin sağlıklı çalışması gerekir. Bu süreçte ise glucoronic asit toksinlerle birleşerek onları etkisiz hale getirilerek vücuttan atılmasını sağlar. Vucutta bilirubin seviyesinin aşırı yükselmesi ile tanılanan Gilbert Hastalığı haricinde vücutta dikkat çekmeden sağlıklı bir şekilde çalışır. Glucoronic asit, limon portakal gibi portakalgillerin kabuğunda, dere otu yağı ve kimyon yağında bol bulunur. Bu süreç bizi kimyasal kanserojenlerden korur. Kükürt zengini ve greyfurt dışında portakalgillerin bolca tüketilmesi süreci destekler.
8. Özellikle sakinleştirici ilaçlardaki sülfür ihtiva eden moloküllere bağlanarak onların toksik etkilerini yok etmek için vücuttaki sulfoxidation sürecinin iyi çalışması gerekir. Bu süreçte sebze ve meyveleri taze göstermek için kullanılan sülfür ihtiva eden gıda koruyucuları ile astım ilaçlarının toksik etkileri de yok edilir. Bu süreçte sülfitler sülfata dönüştürülerek idrarla atılırlar. Sürecin sağlıksız işlediğini idrarda sülfit oranının sülfata göre artmış olduğunu görerek anlarız. Yine sülfür ihtiva eden gıdalar ve ilaçlar bizi rahatsız ediyorsa süreç sağlıksızdır. Özellikle ASTIM HASTALARI bu katkı maddeleri ve gıdalara karşı çok kötü ataklar yaşarlar. İdrarlarında sülfit/sülfat oranı yüksek olan astım hastalarına molibden takviyesi yapılarak astım rahatsızlıkları büyük ölçüde önlenebilir. Çünkü molibden – bakliyat ve tam tahıllı gıdalarda bol bulunur- bu sürecin sağlıklı işlemesi için çok önemlidir.