HÜCRELER ARASI HABERLEŞME VE SİSTEMİK İLTİHAP SÜRECİ VE KANSERE GİDEN YOL. KANSER NASIL BAŞLIYOR? / SYSTEMIC INFLAMATION PROCESS, CELL CYEBERNETICS AND THE WAY TO CANCER. HOW DOES THE CANCER START UP?

KANSER NASIL BAŞLAR? HOW THE CANCER START UP?

Genlerimizin bütünlüğünün yani DNA Bütünlüğünün bozulması kansere giden yolun da başlangıcıdır. DNA bütünlüğünü koruyan en önemli yapı, kromozomların uçlarındaki telomerlerdir. Telomerler aşındıkça boyları kısalır ve kromozomların yapıları korumasız kalmaya başlar. Kromozomlar üzerinde bulunan DNA yapıları da bütünlüğünü kaybetmeye başlar.

Böyle bir durumda, hücre diğer hücrelerden yardım almak üzere Yaşlılığa Bağlı Salgı Fenotipi (YBSF) ismi verilen haberci proteinler salgılar.

Hücre hasarı bir yaralanma veya benzeri bir durumdan ortaya çıkmış ise, bu yardım çağrısı onarıcı veya bağışıklık hücrelerine ulaşır ve süreç hücrenin hasarının giderilmesi ile tamamlanır.

Hücre hasarı telomer hasarı dolayısıyla DNA hasarı şeklinde ise, durum değişir. Bu yardım sinyallerine cevap veren hücreler telomerin, kendini korumak amacıyla, direnmesi sonucu asla hücreye yardımcı olamazlar. Ancak hasarlı hücre tarafından sürekli salınan YBSF haberci molokülleri iltihaplanmaya yol açan (stokin benzeri) kimyasallar içerdiğinden vücutta sistematik iltihaplanma süreci başlar. Dışardan yardım alamayan hasarlı hücrede mevcut DNA hasarından dolayı normal fonksiyonlar kesintiye uğrar. Hücre yaşam programı bozulur. Hücrede kontrol edilemeyen çürümeler oluşur. Bu çürümeler, komşu hücrelere doğru yayılır ve zaman içerisinde kanserleşme süreci başlar.

Bu sürecin başlamasını veya başlamışsa kesintiye uğramasını sağlayabilecek 5 tavsiye, bilinen tıbbın değişmez kuralı olarak, geçerliliğini sürdürmektedir. Bunlar:

  1. Bol oksijenli temiz hava
  2. Temiz su
  3. Temiz Gıda
  4. Temiz Düşünce
  5. Spor ve müzik

YAKLAŞIK 1000 FİZİKSEL HASTALIĞIN RUHSAL, DUYGUSAL VE ZİHİNSEL KÖKENİ BELLİDİR VE BUNA GÖRE DE TEDAVİ ŞANSI VARDIR/ ABOUT 1000 PHISICAL DISEASES MAY BE CURED ACCORDING TO THEIR ALREADY DIAGNOSED MENTAL, SPIRITUAL AND EMOTIONAL GROUNDS

1000 CİVARINDAKİ RAHATSIZLIĞIN ZİHİNSEL, DUYGUSAL VE RUHSAL KÖKENLERİ TEMİZLENEREK KONTROL ALTINA ALINABİLME ŞANSI VARDIR.
 
Her hastalığın birçok nedeni olmakla birlikte, insan bir sistemdir. Bu sistemde en ufak bir aksaklık, aksaklığın derecesine göre bize bir sinyal (kırmızı ışık) yakar. Bu sistemde beden zihnin, duyguların ve ruhun alt sistemi olarak çalışır. Yani, zihniniz, duygularınız ve ruhunuzda yaşadıklarınız bedeninize bir şekilde yansır.
SYSTEM MEDICINE
Örnek vermek gerekirse, Bireyselliğimizi koruyan bir duyu organı olan cilt hastalıklarının kökeninde görüntümüzü/bireyselliğimizi bozan endişe, korku, eskilerde kalmış çözülmemiş sorunlar, ben tehdit altındayım duygusu ve ben tehdit altındayım duygusu yatar. Bunun gibi ciddi bir rahatsızlık olan sedef dahil, bayanların korkulu rüyası selülit ve omurga çarpıklıkları dahil yaklaşık 1000 civarındaki fiziksel rahatsızlığa merkezinde bilinç altı tedavisi olan, diğer tedavi yaklaşımları ile birlikte tedavi şansı doğmuştur. Bilinç altı birikimleri, teşhis ve tedavi eden sibernetik tıp imkan ve kabiliyetleri bu konudaki ilerlemeleri hızlandırmış bulunmaktadır.
 

VÜCUTTA HASTALIK SÜRECİ NE ZAMAN BAŞLAR İNSAN ÖMRÜ İLE HÜCRELERİMİZDEKİ KROMOZOMLARIN UCUNDAKİ TELOMER UZUNLUĞU ARASINDA YAKIN BİR İLİŞKİ VARDIR. TELOMERLERİN UZUNLUĞU NE KADAR HIZLI KISALIRSA, ÖMÜR O HIZDA AZALIR/WHEN IS A HEALTY LIFE ENDS UP WITH A CRONIC DISEASES. LENGHT OF TELOMERS IS CLOSELY RELATED WITH LONG-LIVITY.

VÜCUTTA HASTALIK SÜRECİ NE ZAMAN BAŞLAR

İNSAN ÖMRÜ İLE HÜCRELERİMİZDEKİ KROMOZOMLARIN UCUNDAKİ TELOMER UZUNLUĞU ARASINDA YAKIN BİR İLİŞKİ VARDIR. TELOMERLERİN UZUNLUĞU NE KADAR HIZLI KISALIRSA, ÖMÜR O HIZDA AZALIR…

SİZİN TELOMERLERİNİZİN UZUNLUĞU YAŞINIZA GÖRE MUHTELEMELEN NE KADARDIR?

İnsanı insan yapan genleridir. Kromozomları genleri taşıyan ayakkabı bağcıklarına benzetebiliriz. Ayakkabı bağcıklarının ucunda, bağcıkların çözülerek dağılmasını önleyen küçük başlıklar vardır. Eğer bu başlıklar çözülürse, ayakkabı bağcığı da kısa süre içinde çözülerek kullanılmaz hale gelir. İşte bunun gibi hücrelerimizdeki kromozomların ucunda telomerler vardır. Bu telomerler aşındıkça hücrelerin kromozom bütünlüğü süratle kaybolur, TELOMER1cilt kırışır ve hastalıklı bir hayat başlar. Telomerler tamamen kaybolunca o hücre artık genetik bilgilerini doğru bir şekilde yeni hücrelere aktaramaz. Vücutta iltihabi süreçler başlar.

Telomerler yaşlanmanın doğal bir neticesi olarak da azalabilir. Yeni doğan bir bebekte 10 bin baz çifti telomer varken, bu rakam 65 yaşında 4800’e inmiş olur.

Bilimsel araştırmalar göstermiştir ki; telomerlerin kısalma hızı kontrol edilebilir.

TELOMERLERİN UZUNLUĞUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLERDEN BAZILARI: Zorlu şartlarda aşırı tehlike altında hissediyorsanız ve/veya çocukluğunuz olumsuz yaşam tecrübeleri ile dolu ise, çocukluğunuzda ihmal edilmiş biri iseniz, telomer boylarınız yaşınıza göre daha kısalmıştır. Hemen paniklemeyin Telomerler kısalabilir ve yeniden uzayabilir de ancak yine de aşağıdaki örnek önlemleri süratle almalısınız.

 

Bunun için yapmanız gereken basit önlemler:

  1. Hızla meditasyon teknikleri ile stres düzeyinizi düşürmeniz ve böylece telomer boylarını normalleştirmek üzere telomeraz enziminizi arttırmanız gerekir.
  2. Her türlü egzersiz özellikle kalp-damar sağlığınız için önerilen egzersizleri önemle yapmanız lazımdır.
  3. Yalnızlıktan sıyrılıp, sosyalleşmeniz, zevkle yapacağınız sosyal aktivitelere zaman ayırmanın zamanı gelmiştir.
  4. Güven veren kişi ve ortamlarda bulunmalısınız.
  5. Çocuklarınızı sevgi dolu, güven veren bir ortamda büyüterek, daha başlangıçta kısa telomerlerle hayata başlamalarını engelleyiniz. Aksi halde, bu çocuklar, kısa sürede ortaya çıkacak genetik bozulmalardan dolayı, bir dizi kronik hastalıklara aday olabilirler.
  6. Anne ve baba zorlu hayat şartlarında yaşamışlarsa, onların zorlu şartlardan dolayı yumurta ve sperm hücrelerindeki kısalmış olan telomerleri, kromozomlar yoluyla size geçmiş olabilir.
  7. Salam, sosis ve sucuk gibi hazır gıdalar ve gazlı içecekler telomer boylarını kısaltmaktadır. Bunlardan uzak durulmalıdır.

SAĞLIKLI, YAKIŞIKLI VEYA GÜZEL GÖRÜNMENİN SIRRI ÖMÜR, SAĞLIKLI YAŞAM VE HASTALIKLI YAŞAMIN TOPLAMIDIR. SAĞLIKLI YAŞAM SÜREMİZİ NASIL ARTTIRABİLİRİZ?/WHAT IS THE SECRET OF POSITIVE VITALITY, BEAUTY AND YOUNGNESS, HOW CAN WE EXTEND OUR HEALTY PERIOD OF LIFE?

KMROMOSAĞLIKLI, YAKIŞIKLI VEYA GÜZEL GÖRÜNMENİN SIRRI
ÖMÜR, SAĞLIKLI YAŞAM VE HASTALIKLI YAŞAMIN TOPLAMIDIR. SAĞLIKLI YAŞAM SÜREMİZİ NASIL ARTTIRABİLİRİZ?

Kanser hücreleri hariç, her sağlıklı hücre bölünerek ama giderek azalan bir hızda çoğalır. Neticede her hücre belli bir süre sonunda artık yaşlanarak bölünemez ve ölür. Bu ömre Hayflick limiti denir. Ancak, Her hücrenin ömrü sınırlı değildir. Kalp damar, akciğer, karaciğer, pankreas, cilt, saç, bağırsak, kemik ve bağışıklık hücreleri yenilenebilir hücreler arasındadır. Hücrelerimiz sağlıklı bir şekilde yenilendikçe, organlarımız da yenilenir ve cildimiz parlar, genç ve güzel/yakışıklı görünürüz. Vücutta ne kadar çok yaşlı hücre varsa, hücreler arası haberleşme o kadar kötüdür ve bunun neticesi olarak o kadar hastalığa yatkınlık, cilte bozulmalar ve yaşlı bir görünüm vardır. 



Sağlıklı, yakışıklı veya güzel görünmenin sırrı, hücre sağlığında ve hücrelerin ömrünü uzatmakta yatmaktadır. Hücre ömrü, stres başta olmak üzere, genetik yatkınlık-“açtırma kutuyu söyletme kötüyü”!, çevresel şartlar, beslenme gibi çok şeyden etkilenir. Bunlar hücre DNA’larının uçlarında bulunan Telomerlerin boylarının kısalma hızını belirler. Çünkü telomer boyları sıfırlanınca hücre de ölmektedir. Telomeraz enzimi ise telomer boylarını arttırarak hücrenin ömrünü uzatmaktadır. Hücre içerisinde bulunan Telomeraz enzimi miktarı azaldıkça telomer boyları kısaldığından, hücre ömrü de kısalmaktadır. Sağlıklı kök hücreler, her organa dönüşebilen anahtar hücrelerdir; ana organlarımızın sürekli sağlıklı kalmasını sağlarlar. Bu hücrelerin içinde ömrümüzün sonuna kadar yetecek telomeraz enzimi bulunduğundan, kök hücreler en uzun sağlıklı yaşayan hücrelerimizdir. Sağlık, güzellik/yakışıklılık ve uzun ömrün sırrı hücre sağlığından geçmektedir. Hücre sağlığını etkileyen en önemli faktör hücreler arası haberleşmenin sağlığıdır.Hücre ömrünü arttırmanın ve hücre sağlığını korumanın yolları ileTelomeraz enzimini arttıran fakörler ayrı ayrı yazıların konusu olacaktır.

KANSER TEDAVİSİNDE EN SON YENİLİK, KEMOTERAPİNİN SONU GELİYOR/THE LATEST IN CANCER THERAPY, END OF CHEMOTERAPY

KANSERDE SAĞLIKLI HÜCRELERİ DE ÖLDÜREN KEMOTERAPİNİN SONU GELİYOR!
YAPILAN BİR BULUŞ İLE, HÜCRE RNA’SINA YÜKLENEN BİR MOLOKÜL SAYESİNDE, SADECE KANSERLİ HÜCRELER DOĞAL YOLDAN ÖLMEYE BAŞLADI…
Hücreler bizim en küçük canlı birimimizdir. Biz yaşamaya devam ederken bunlar bir yandan ölür, diğer yandan doğarlar… Her dakika vücudumuzda doğal bir süreç olarak, 300 milyon hücre doğar, 300 milyon hücre ölür.Böylece görevlerini yerine getiremeyen veya hastalıklı hücreler doğal bir şekilde vücuttan atılır.
Kanser hücreleri ise, bağışıklık sisteminin “intihar edin” emrine uymayarak ölmedikleri gibi, aşırı bir şekilde çoğalmaya devam ederler.Normal hücrelerde RNA ve mRNa’lar bu görevi yerine getirirken, kanserli hücrelerde bu görev yerine getirilememektedir. Amerika’da North Western Üniversitesinde bir grup araştırmacı, kanserli hücrelerin çoğalmasını durdurarak ölmelerini sağlayan küçük bir RNA molokülü buldular. Kanserli hücrelere bu emri vermek üzere, bunların RNA ve mRNA’larına, küçük karıştırıcılar (small interfering) yüklü RNA’larla (siRNA) komut yüklediler. Böylece kemoterapinin toksik etkisi ile ölebilen kanser hücreleri, yaşam programlarına yapılan böyle bir müdahale ile doğal yoldan ölmeye başladılar. Bulunan siRNA molokülü kanserli hücrenin hayatını devam ettirdiği birkaç geni yok ederek kanserli hücreleri öldürmüştü.Yapılan buluş 4 insan ve 4 fare üzerinde başarılı şekilde denendi.Yapılan buluşun yıllar içinde kanser tedavisinde kemoterapinin yerine kullanılması beklenmektedir. Kaynak: ZME Science, 23 kasım 2018

BEYNİMİZDE BAĞIRSAK BAKTERİLERİ VAR/ GUT BACTERIA WAS SEEN IN OUR BRAIN

BRAIN MICROBIOME

HASTALIKLARIMIZDAN DOLAYI ASLA ÜMİTSİZ OLMAYALIM.
TIPTA ÇOK ŞEY AKŞAMA KADAR DOĞRUDUR. BU GÜNE KADAR OLAN BİLGİLERİMİZLE, BEYİNDE BAĞIRSAK BAKTERİSİNİN BULUNMASI İMKANSIZDI.
BAĞIRSAĞIMIZDAKİ BAKTERİLER BEYNİMİZDE DOLAŞMAKTADIR.
Bu keşif, Neuroscience 2018 Yıllık Toplantısında açıklanmıştır.
Ne yerseniz,o olursunuz. Geçtiğimiz günlerde, ABD Alabama üniversitesinde tesadüfen yapılan bir buluş, bu sözün ne kadar doğru olduğunu gösterdi. Bu buluş ile ilk defa beyinde bağırsak bakterilerinin bulunduğu tespit edildi. Oysa, bugüne kadar beyin-kan bariyeriyle, kandaki bakterilerin asla beyine ulaşamayacağını, bunun imkansız olduğunu zannediyorduk.
Harward Üniversitesi Tıp Fakültesinin Haziran 2018’de bağırsaklarımızı ikinci beynimiz olarak ilan edişinden hemen sonra, Alabama Üniversitesi beynimizde bağırsak bakterileri olduğunu keşfetti.
Bağırsak bakterilerinin beyne nasıl ulaştığı tam olarak bilinmemekle birlikte sinir sistemi kanalı ile beyine ulaşmış olabilecekleri değerlendirilmektedir.
Alzheimer hastalarının beyinlerinde görülen bakteriler, alzheimer (bunama) hastalığı ile beyine ulaşan bağırsak bakterileri arasında bir ilişkiyi gösterebilir. Resimde kan damarının hemen solunda oval şekilde görülen bakteriler beynin değişik bölgelerinde bulunmaktadır. Ancak, sinir hücrelerinin haberleşmesinden sorumlu yıldız şekilli hücrelerde özellikle bol bulunmaları dikkat çekmektedir.
Bağırsak bakterilerinin sağlığımızı, genlerimizi etkilediklerini zaten biliyorduk. Şimdi ise ruhsal, duygusal ve zihinsel durumumuzu çok yakından etkilediği konusunda kesin bulgulara doğru gidiyoruz.

KALSİYUM KAYNAKLI ENFLAMASYONLAR VE TEDAVİSİ/INFLAMATION CAUSED BY CALCIUM AND TREATMENT

 

VÜCUTTA AŞIRI İLTİHAPLANMANIN KALSİYUM KAYNAKLI SEBEPLERİ VE TEDAVİSİ

Vücudunuzda iltihap varsa, kalp damar rahatsızlığınız varsa, kan değerlerinizde bozulma varsa, başta aşırı başta B9 ve B 12 olmak üzere, B vitamini emilimi sonucu olmak üzere birçok nedenle bağırsaklardan aşırı kalsiyum ve sodyum emilimi sebep olabilir.

Hücre dışında olması gereken kalsiyum ve sodyumun hücre dışına atılması gerekir. Bunların aşırı şekilde hücre içinde birikmesi yukarıdaki rahatsızlıklara neden olabilir. Aşırı B vitamini kalsiyum emilimini arttırabilir. Böyle bir durumda B vitamini, potasyum ve magnezyum düzeyinizi kontrol ettiriniz. Vücutta düşük B vitamini seviyeleri, vücuda aşırı kalsiyum emilimini düşürmek için, vücudun B vitamini emilimini engellemesi sonucu ortaya çıkabilir.

Magnezyum, kalsiyumunun, potasyum ise sodyumun hücre içinden dışarıya çıkmasını sağlar. Hücre içinde sıkışan kalsiyumun hücre dışına atılması yangısal/iltihabi süreçlerin önünü keser. Kalsiyum fazlalığından doğan iltihabi süreçleri magnezyum desteklerinden yararlanarak önleyebilirsiniz.