KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ) VE DAMAR SERTLİKLERİNE KARŞI İLAÇ GİBİ BİR VITAMIN; K2 VE 1 DEMET MAYDANOZUN SİHRİ-VITAMIN K2 AND PARSLEY AGAINST OSTEOPOROSIS AND MIRACLE OF A BUNCH OF PARSLEY

 

Kemik erimesine (osteoporoz) ve kalp damar ve beyin damar tıkanıklıklarını önlemede ilaç gibi bir vitamin; K2 ve ilaç gibi bir sebze: Maydanoz
 
1. K2 vitamini kemiklerimizin ana dolgusu olan kalsiyumun emilimi için çok önemli bir vitamindir. K2 vitamini ile birlikte alınan kalsiyum, kemik ve dişlerde kalsiyum eksikliği için önemli olan osteokalsin proteinini aktive eder. Böylece kalsiyum kemik ve dişlere yerleşebilir.
 
2. Kalsiyumun fazlası vücut için tehlikelidir. damarlarımızda ve böbreklerimizde çökerek birikmesi buralarda tıkanıklıklara neden olur. Kalp damar rahatsızlıkları ile böbrek rahatsızlıkları başlar. K2 vitamini kalsiyumun buralarda çökmesini önleyen matris gla proteinini aktive ederek bu çökmeyi engeller. Maydanoz içerisinde bulunan bol miktardaki B vitamin komplexleri, kemikleri zayıflatan homocystein protein düzeyini düşürürerek kemik sağlığına ayrıca yardımcı olmaktadır.
 
3. Böbrek yetmezliği sonucu ortaya çıkan damar kireçlenmelerinin tedavisinde K2 vitamininin önemi bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir.
 
K2 vitamini en çok maydanozda bulunmaktadır. 1 demet maydonozda günlük ihtiyacımızın 10 katı kadar K2 vitami ve %14’ü kadar kalsiyum içermektedir.
Maydanozun faydaları bununla da bitmez;
– Maydanozun antioksidan değeri (ORAK) 74000 olup, en üst sıralarda bulunmaktadır. Bu özelliği ile etkin bir kanser önleyicidir.
– İçerisinde bulunan C, A ve K vitaminleri ile bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Vitamin A, özellikle lenfositlerin ve beyaz kan hücrelerinin etkilerini arttır.  Yükselern bağışıklık sistemi, romatizmal rahatsızlıkları önler.
– Yüksek lif içeriği ile bağırsak sağlığı için önemlidir. Bağırsakta yüksek lif miktarı kanda kollestrol seviyesinin düşmesine yardımcı olur.
– İçerisinde bulunan apigenin flavonoidi ile öğrenme ve hafızayı güçlendirir. Beyin nöronlarının sağlığını koruyarak bunamayı ( alzheimer) önler.
– Maydanoz ıspanağın 2 katı demire sahiptir. Günlük demir ihtiyacımızın %34’ünü karşılar. Demir, kırmızı kan hücrelerimizin oksijen taşıma kapasitesinin artmasına yardımcı olur. Kansızlığı önler.
-Maydanozun içinde portakaldan 3 kat fazla ve günlük ihtiyacımızın %60 kadarını karşılayacak kadar C vitamini, %50 kadarını karşılayacak A vitamini bulunur.
– Maydanoz göz sağlığı için de önemlidir. Gözde makula dejenarasyonunu ve kataraktı önleyen lutein ve zeaxanthin içerir.
-Maydanozda, metebolik sürecin sağlıklı işleyebilmesi için gerekli olan bakır ile karaciğer sağlığı için önemli olan manganez (super-antioxidant superoxide dismutase) vardır.
-Maydanoz enzim yönünden de zengindir. İçerisinde protein ve yağların sindirilmesine yardımcı enzimler vardır.
-Maydanoz vücuttan fazla suyun atılmasında ve kilo vermede çok etkilidir.
– Maydanozun içindeki B9 vitamini (folat) kırmızı kan hücrelerinin oluşmasına ve  sağlıklı genetik yapının ortaya çıkmasında önemlidir.
– Maydanoz idrar söktörücü etkisi ile, yüksek tansiyonun önlenmesinde ve vücuttan toksinlerin atılmasında önemlidir. Vücutta ödemi ve idrar yolu enfeksiyonlarını önler.
-Maydanoz çayı, kolit, hazımsızlık ve bağırsak gazlarının önlenmesinde çok yararlıdır.
-Maydanoz, kanı temizler; özellikle vücuttaki zararlı civanın temizlenmesinde önemlidir.
-Maydanoz içerisinde bulunan myricetin enzimi ile kan şekerinin düşürülmesinde, insülin direncinin kırılmasında önemlidir.
– Maydanoz etkin bir antiseptiktir. Diş eti rahatsızlıklarının önlenmesinde faydalıdır.
– Maydanoz etkin bir karaciğer temizleyicisidir. Karaciğer detoxu için önemidir. Karaciğer detox sürecinde çok önemli bir enzim olan limonen enzimini ihtiva eder.
– Maydonoz yüksek miktarda potasyum içeriği ile, vücutta mineral madde dengesizliğini önlemede çok etkin rol oynar.
-Maydanoz, sinir hücrelerindeki kadmiyumparsley toksiditesini önleyerek, sağlıklı bir sinir sistemi için çok önemlidir.
– Maydanoz ciltteki yağ üretimini düzenler. Bu açıdan etkin bir akne savaşçısıdır.
-Düzendli içilen maydanoz çayı vücutta ürik asit düzeyini düşürerek yangısal süreçleri önler.
– Maydanozun içinde bulunan apigenin enzimi, prostat, kolon ve kolorektal kanserlerini tedavi ve önlenmesinde çok etkilidir; bu enzim kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemektedir.( kaynak: oncotarget). maydanoz içerisinde bulunan myristicin enzimi ise vücuttaki serbest radikalleri avlayarak kanserojen maddelerin bağlanmasında etkili olmaktadır.
-Maydanoz, safra üretimini ve mide öz sularını arttırarak bağırsak gazlarının önlenmesinde, şişkinlikte, mide bulantısında, hazımsızlıkta ve reflünün önlenmesinde önemli bir bitkidir.
-Maydanoz, bayanlarda hormonal dengesizlikleri ve özel gün kramplarını önler.
-Maydanoz tohumu pastası, keratin ve kolejen üretimini arttırarak saç sağlığına katkı sağlar.
Not: Hamile bayanların aşırı tüketimi sakıncalı olabilir. Maydanoz yüksek miktarda oxalat ihtiva ettiğinden böbrek taşı oluşumuna ve gut ataklarının artmasına neden olabilir.

VÜCUTTA HASTALIK SÜRECİ NE ZAMAN BAŞLAR İNSAN ÖMRÜ İLE HÜCRELERİMİZDEKİ KROMOZOMLARIN UCUNDAKİ TELOMER UZUNLUĞU ARASINDA YAKIN BİR İLİŞKİ VARDIR. TELOMERLERİN UZUNLUĞU NE KADAR HIZLI KISALIRSA, ÖMÜR O HIZDA AZALIR/WHEN IS A HEALTY LIFE ENDS UP WITH A CRONIC DISEASES. LENGHT OF TELOMERS IS CLOSELY RELATED WITH LONG-LIVITY.

VÜCUTTA HASTALIK SÜRECİ NE ZAMAN BAŞLAR

İNSAN ÖMRÜ İLE HÜCRELERİMİZDEKİ KROMOZOMLARIN UCUNDAKİ TELOMER UZUNLUĞU ARASINDA YAKIN BİR İLİŞKİ VARDIR. TELOMERLERİN UZUNLUĞU NE KADAR HIZLI KISALIRSA, ÖMÜR O HIZDA AZALIR…

SİZİN TELOMERLERİNİZİN UZUNLUĞU YAŞINIZA GÖRE MUHTELEMELEN NE KADARDIR?

İnsanı insan yapan genleridir. Kromozomları genleri taşıyan ayakkabı bağcıklarına benzetebiliriz. Ayakkabı bağcıklarının ucunda, bağcıkların çözülerek dağılmasını önleyen küçük başlıklar vardır. Eğer bu başlıklar çözülürse, ayakkabı bağcığı da kısa süre içinde çözülerek kullanılmaz hale gelir. İşte bunun gibi hücrelerimizdeki kromozomların ucunda telomerler vardır. Bu telomerler aşındıkça hücrelerin kromozom bütünlüğü süratle kaybolur, TELOMER1cilt kırışır ve hastalıklı bir hayat başlar. Telomerler tamamen kaybolunca o hücre artık genetik bilgilerini doğru bir şekilde yeni hücrelere aktaramaz. Vücutta iltihabi süreçler başlar.

Telomerler yaşlanmanın doğal bir neticesi olarak da azalabilir. Yeni doğan bir bebekte 10 bin baz çifti telomer varken, bu rakam 65 yaşında 4800’e inmiş olur.

Bilimsel araştırmalar göstermiştir ki; telomerlerin kısalma hızı kontrol edilebilir.

TELOMERLERİN UZUNLUĞUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLERDEN BAZILARI: Zorlu şartlarda aşırı tehlike altında hissediyorsanız ve/veya çocukluğunuz olumsuz yaşam tecrübeleri ile dolu ise, çocukluğunuzda ihmal edilmiş biri iseniz, telomer boylarınız yaşınıza göre daha kısalmıştır. Hemen paniklemeyin Telomerler kısalabilir ve yeniden uzayabilir de ancak yine de aşağıdaki örnek önlemleri süratle almalısınız.

 

Bunun için yapmanız gereken basit önlemler:

  1. Hızla meditasyon teknikleri ile stres düzeyinizi düşürmeniz ve böylece telomer boylarını normalleştirmek üzere telomeraz enziminizi arttırmanız gerekir.
  2. Her türlü egzersiz özellikle kalp-damar sağlığınız için önerilen egzersizleri önemle yapmanız lazımdır.
  3. Yalnızlıktan sıyrılıp, sosyalleşmeniz, zevkle yapacağınız sosyal aktivitelere zaman ayırmanın zamanı gelmiştir.
  4. Güven veren kişi ve ortamlarda bulunmalısınız.
  5. Çocuklarınızı sevgi dolu, güven veren bir ortamda büyüterek, daha başlangıçta kısa telomerlerle hayata başlamalarını engelleyiniz. Aksi halde, bu çocuklar, kısa sürede ortaya çıkacak genetik bozulmalardan dolayı, bir dizi kronik hastalıklara aday olabilirler.
  6. Anne ve baba zorlu hayat şartlarında yaşamışlarsa, onların zorlu şartlardan dolayı yumurta ve sperm hücrelerindeki kısalmış olan telomerleri, kromozomlar yoluyla size geçmiş olabilir.
  7. Salam, sosis ve sucuk gibi hazır gıdalar ve gazlı içecekler telomer boylarını kısaltmaktadır. Bunlardan uzak durulmalıdır.

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNDEKİ YAĞ TİP -2 DİYABETE YARARLI MI? ARE MILK AND MILK PRODUCT FATS GOOD FOR DIABETIC PEOPLE?

BÜTÜN KATI YAĞLAR ZARARLI DEĞİLDİR- ALL FATS ARE NOT DANGEROUS FOR THE HEALTH.

Genel olarak aşırı yağlı beslenmenin insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bilinmektedir.
Bu çalışmalar henüz başlangıç aşamasındadır ama yanlış olarak bilinen birçok şeyin tahtını sallamak üzeredir.
İngiltere’de gıdaların sağlığımız üzerindeki etkilerini araştıran bir araştırma gıdaların fiziksel ve  psikolojik sağlığımız üzerindeki olan etkilerini göstermesi açısından önemlidir.
Bu çalışmaya göre, yağsız gıdaların stres düzeyimizi arttırdığı ve ruh halimizi olumsuz olarak etkilediği görülmüştür.
İngiltere’de yapılan bu araştırmalar sonucu,  salam sosis içindeki yağların sağlığa zararlı oldukları teyit edilmiştir.   
Diğer yandan bu çalışma göstermiştir ki; süt ve süt ürünleri içindeki yağlar Tip-2 şeker hastalığına iyi gelmektedir. 
Omega-3 isimli yağın vücut için çok önemli bir yağ olduğu konusundaki çalışmalar birbirini teyit etmektedir. Beyin fonksiyonları başta olmak üzere, kalp damar ve beyin damar sağlığı ile cilt sağlığı için omega-3 yağları olmazsa olmaz bir rol üstlenmişlerdir.
Çalışmaların bu aşamasında orantısı makul olmak kaydıyla yağ, karbonhidrat ve protein karışımlı bir diyetin tek yönlü diyetlere göre daha sağlıklı olduğu gösterilmiştir.
Bir başka bilimsel gerçek de şudur ki; kahverengi yağ hücrelerinin beyaz yağ hücrelerinin yakılmasına destek vermesi açısından vücut için çok önemli yağlardır.  Kahverengi yağ hücrelerinin  beyaz yağ hücrelerinin yakılmasına yardımcı olabilmesi için ortam sıcaklığının 22 derece santigrat veya altında olması gerekmektedir.  Bu durumda spor salonlarında veya zayıflama amaçlı sportif faaliyetlerde vücudu sıkı sıkıya sarmanın yağ yakmaya yardımcı olmadığı ancak vücutta suyun atılmasına destek verdiği unutulmamalıdır.

ZEYTİNYAĞI ERKEKLERDE TESTESTERON HORMONU DÜZEYİNİ %40 YÜKSELTMEKTEDİR/ OLIVE OIL RAISES THE TESTESTERON LEVEL UP TO 40%

Zeytinyağı erkeklerde testesteron düzeyini % 40 yükseltiyor.
 
Yunanistan’da bilim insanları tarafından yapılan bilimsel çalışmalar göstermiştir ki; günde 9 kaşık ( çeyrek çay bardağı kadar) soğuk sıkma zeytinyağı içenlerde testesteron (erkeklik hormonu) düzeyinin %40 yükseldiği gösterildi. Zeytinyağının kalp ve beyin damar rahatsızlıklarına iyi geldiği zaten biliniyordu. Zeytin yağının bu etkisinin dolaşım sisteminde iyileşme yaratmasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Bu sebeple böyle bir etkinin bayanlarda yan etkisi de olmayacaktır; Hatta vajinal bölgenin kanlanmasında iyileşme görülebilecektir. Böyle bir diyetin Akdeniz tarzı diyetle desteklenmesi halinde daha iyi sonuçlar alınacağı bilinmektedir.testesteron1

ÇOCUKLUK TRAVMALARI VE BUNUN NESİLLER BOYU SÜREN DUYGUSAL, ZİHİNSEL VE RUHSAL DURUM BOZUKLUKLARINA OLAN ETKİSİ/ CHILDHOOD TRAVMAS AND ITS SPIRITUAL, EMOTIONAL AND MENTAL DISTURBANCES ALONG THE GENERATIONS

 

ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİNDE YAŞADIKLARI TRAVMALAR 3 NESİL BOYUNCA

ZİHİNSEL, DUYGUSAL, RUCHİLDHOODHSAL VE FİZYOLOJİK RAHATSIZLIKLARA SEBEP OLMAKTADIR.

ÇOCUK-AİLE İLİŞKİLERİNİN BİLİNÇLİ YÖNETİMİ ÇOCUKLARIMIZIN İLERİDE KARŞILAŞACAKLARI PSİKOLOJOJİK VE NÖROLOJİK SORUNLARIN ÖNLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİDİR.

ABD Kolombiya üniversitesinden Dr. Bridget Callahan ve ekibinin yaptığı araştırmalar çocuğun ilk gelişim döneminde yaşadığı duygusal travmaların, “duygusal öğrenme” etkisi nedeni ile, zihinsel ve sindirimsel travmalara neden olduğunu gösterdi.

Bu travmalar sadece çocukla sınırlı kalmayıp, 3 nesil boyunca etkisini sürdürmektedir.

Anne ve babalar çocuklarının duygusal bütünlüğünü korumak ve duygu eksenli nörobiyolojik gelişimini sağlıklı bir şekilde sağlamak için özen göstermelidirler.

Hayvanlar üzerinde ve daha ilk gelişim aşamasında büyük travmalar yaşamış çocuklarda ve çocuk bakım evlerinde kalan çocuklar üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar psikolojik, nörolojik ve sindirimsel rahatsızlıkların kökeninin çocukluk çağlarında yaşanan kronik hastalıklardan ve aile içi travmalardan kaynaklandığını göstermiştir.

Stres ve stres kaynaklı bazı rahatsızlıkların da bağırsak sistemindeki mikrobiyom dengesi ile doğrudan ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bağırsaklarımız tıpkı beynimiz gibi duygularımızı ve düşüncelerimizi doğrudan etkilemektedir. Stres düzeyimiz değiştikçe bağırsaklarımızdaki bakteri düzeyi de değişmektedir. Bu durum tersi için de doğrudur.

Bağırsak bakteri düzeyinin hafıza ve beyindeki hipokampüs üzerindeki izlenen etkileri araştırılmaya devam etmektedir.

Bugün itibariyle karşılaşılacak böyle bir durum karşısında en uygun tedavi şekli uygun bir beslenme rejimi ve gıda destekleridir.

SU DİYETİNİN 20 FAYDASI-20 BENIFITS OF WATER FASTING

 

SU DİYETİNİN 20 FAYDASI

İnsan 250 bin yıl önce var oldu. Tarımsal üretim ise 12 bin yıl önce yapılmaya başlandı. Bu zamana kadar geçen 238 bin yılda insan avlanamadığı çoğu zamanlar aç kaldı. Sadece su içti. Modern yaşamla birlikte insan kendi enerjisini kullanma kabiliyetini yitirmeye başladı. Göbeklendi…
Bedeninizi terbiye etmeyi öğreniniz; bedeninizi cam gibi görürseniz, o hep cam kalır 😊
1 uzman kontrolünde olmak kaydıyla; 1 günlükle başlayan ve 15 güne kadar çıkabilen su diyetinin faydaları :
1. Otofaji (autophagy): Diyet süresince vücuttaki atık maddeler geri dönüşümle yok edilir. Kanser dahil birçok hastalığın önü alınabilir.
2. Ömrü uzatır.
3. Çizgili kasları arttırır.
4. Sinirsel yıpranmaları azaltır. Beyinde yeni sinir hücreleri oluşur. Alzheimer ve Parkinson rahatsızlıkları olumlu etkilenir. Sara ve otistik hastalar rahatlar.
5. Periyodik diyetler sonucu, romatizmal hastalıklar, kronik ağrılar, yüksek tansiyon ve enflamasyon şikayetleri azalır. Kalp rahatsızlıklarına iyi gelir.
6. İnsülin direncine iyi gelir. Bel bölgesi incelir.
7. Vücuda çeşitli kanallardan giren ağır metaller temizlenir.
8. Enerji Düzeyiniz yükselir.
9. Karaciğeriniz yüklerinden kurtulur.
10. Allerjik durumlara karşı direnç gelişir.
11. Metebolizma hızı artar.
12. Sindirim sistemi iyileşir.
13. Uyku kalitesi artar.
14. Zihinsel berraklık, hafızada ve odaklanmada iyileşme görülür.
15. Denge bozukluklarında iyileşme görülür.
16. Moral ve motivasyon yükselir.
17. Kan temizlenir; cilt parlar, genç ve güzel bir görünüm ortaya çıkar.
18. Huzur ve mutluluk hissi yükselir.
19. Sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklar frenlenir.
20. Vücut kendisini onarır; lenf sistemi temizlenir.

SU DİYETİ NASIL YAPILIR? HOW CAN YOU DO WATER FASTING?

 

Su diyetinin şekli kişiden kişiye değişir. Kişinin sağlık durumu genel bir değerlendirmeye tabi tutulur. Bu değerlendirme sonucu, su diyetinin amacına göre bir plan hazırlanmalıdır. Başta vücutta su ile yıkanarak aşırı miktarda kaybolacak mineraller, iz elementler, vitaminler vb. besin maddelerinin durumu tespit edilmelidir. Bu gibi çalışmalardan sonra diyet günleri ve dinlenme günlerinin sayısı belirlenir.

Bilinçsiz bir şekilde su diyeti yapmak sağlık sorunlarına yol açabilir. Örneğin; kişide sodyum hassasiyeti su diyeti için önemli bir faktördür. Örneğin içinde bulunduğumuz yaz mevsiminde aşırı su içerek vucuttan tuzun/ sodyumun yıkanması başta kalp rahatsızlığı

olmak üzere sağlık sorunları yaratabilir.

Eğer herhangi bir rahatsızlığınız yoksa, ilk önce 1 günlük su diyetine başlayabilirsiniz. İlk başlangıçta, 1. gün kahvaltı yapmayıp öğle ve akşam yemek yiyiniz. 2. gün hem kahvaltı hem öğle yemeğini atlayınız, 3. gün Akşam saat 17 de ağır olmayan bir yemekten sonra birşey yemiyerek diyete başlayınız. Kilonuzu dikkate alarak 3 litre civarında su içebileceğiniz gibi, canınız su istedikçe de su içebilirsiniz. Vücut istedikçe su içebilirsiniz. Ertesi gün yine aynı saatte önce ılık limonlu bir bardak su veya sevilen bir meyve suyu içilebilir. Mide birden bire doldurulmaz. 3 saatlik aralıklarla hafif gıdalar az az yenerek normalleşme sağlanır. Bu süreç sonunda hafif bir yemekle diyeti tamamlayabilirsiniz.

Diyet bitiminde yoğurt ve meyve suları iyi bir seçim olacaktır. Ağır yağlı ve şekerli gıdalardan kaçınılmalıdır.

Hangi gıdalar birlikte alınır, hangileri birlikte alınmaz konusunda yazılan yazımıza uygun bir menü seçilirse daha elverişli bir seçim olacaktır.

Stresli günler yaşadığınız zaman su diyeti yapmayınız. Bedenen ve ruhen sakin olduğunuz bir zamanda su diyeti yapınız.

Sonra 1 gün ara verebilir veya 3 gün olarak devam edebilirsiniz. 1 hafta normal beslenmeden sonra aynı diyeti 4 gün olarak tekrarlayabilirsiniz. Böyle devam ederek bir doktor gözetiminde olmak kaydıyla, 12 ay içinde 10 veya 15 günlük bir diyetle programı tamamlayabilirsiniz.

Bir başka diyet programı her hafta haftanın  art arda gelen 2 günü su diyeti yapmaktır.

3 ay böyle devam ettikten sonra diğer 3  ay bunu 3 güne de çıkarabilirsiniz. 2 nci 6 lık periyotta da bu program aynen uygulanabilir.

Su diyeti esnasında  alınacak yemekler 100 gramlık bir porsiyon olarak alınmalı, sebze ve salatalarla bu yemek desteklenmelidir. Doğal gıdalarla beslenilmelidir.

Diyet sırasında özellikle maydanoz, tere, özellikle su teresi, soğan, sarımsak, 30 gram kadar tohum-çerez, sarı, kırmızı, mor sebzeler tercih edilmelidir.

Diyet sırasında uykunuz gelirse uyuyunuz. Aşırı enerji gerektiren işlerden uzak durunuz.

Diyet sırasında yoga gibi zihin-beden entegrasyonunu sağlayan sporların yapılması da sürece katkı sağlayacaktır.