15 ADIMDA KORONA VİRÜSE KARŞI GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ; POZİTİF VE NEGATİF FAKTÖRLER / HOW CAN WE BOOST OUR IMMUNE SYSTEM AGAINST CORANA VIRUS (COVID-19); CONS AND PROS IN 15 STEPS?

 

KORANA VİRÜS (COVİD-19) BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNDEN DAHA GÜÇLÜ DEĞİLDİR.

15 MADDEDE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ NASIL GÜÇLENDİRİRİZ?

Temiz hava, temiz su, temiz gıda, temiz düşünce ve hareket 5 önemli korunma aracı olup, bağışıklık sistemini ayakta tutan direklerdir. Vücudun bir bütün halinde dengede olması (homeostatis) sadece virütük hastalıklar için değil, tüm rahatsızlıklar için tedavide ilk önce önemle dikkate alınması gereken bir faktördür. Hiçbir hastalık bu denge kurulmadan tam olarak tedavi edilemez. Hekim öncelikle vücutta fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal faktörler başta olmak üzere dengeyi bozan faktörleri tespit ederek bu dengeyi sağlamaya yönelik bir tedavi planı geliştirmelidir. Ancak bundan sonra yine de hastalığa özel bir işlem gerekirse ona göre hareket edilmelidir.

Her türlü bulaşıcı ortamlardan uzak durulması yanına temizlik kurallarına son derece dikkat edilmesi ön şarttır. Bunun yanında, ilacı bulunmayan bu pandemi için bağışıklık sistemimizin sağlıklı ve dengeli olması korona virüse karşı en etkili ilaç/çare olarak öne çıkmaktadır. İşte bağışıklık sistemini zayıflatan ve güçlendiren faktörler

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ ZAYIFLATAN FAKTÖRLER

15 FACTORS KEEPING IMMUNE SYSTEM WEAK AND OUT OF BALANCE

  1. Ne yaparsanız yapın ama stres yapmayınız! Stresli ortamlardan uzak durunuz. Sürekli moralinizi bozan televizyon haberleri izlemek dâhil stresli ortamlardan uzak durunuz. Stresi azaltmak için doktor tavsiyesi olmadan ilaç, sigara ve alkol gibi ürünler kullanmayınız.
  2. Her türlü basit şeker ve bunlardan yapılan besinlerden uzak durunuz. Şeker bağışıklık sistemini baskılar; virüslerin hızla üremesine neden olur.
  3. Et ve et ürünlerinden uzak durunuz. Bu besinler vücutta iltihabi süreçlere sebep olarak bağışıklık sistemini zayıflatmaktadır.
  4. İshal veya kabızlık durumundan kaçınınız. Bağışıklık hücrelerinin % 80 ini bağırsaklarda bulunduğundan bu durumlar bağışıklık sistemini zayıflatır.
  5. Başta sigara (akciğer düşmanı) ve alkol (lenfosit düşmanı) olmak üzere varsa sağlığınıza zararlı her türlü kötü alışkanlıklarınızdan vaz geçiniz.
  6. Her türlü uzun ömürlü paketlenmiş/işlenmiş ürünlerden uzak durunuz.
  7. Asidik gıdalardan uzak durunuz.
  8. Allerjik gıdalardan uzak durunuz
  9. Mümkün olduğu kadar evde kalarak, seyahatlerinizi erteleyiniz.
  10. İklim değişikliklerinden kaçınınız, rüzgârda, nemde, aşırı sıcak ve soğukta kalmaktan kaçınınız.
  11. Aşırı yorucu işleri erteleyiniz.
  12. Vücudu susuz bırakmayınız. Ağırlığınıza göre yeterli miktarda kaliteli su içiniz.
  13. Kilo almamaya özen gösteriniz.
  14. Tansiyonunuzu normal sınırlar içinde tutunuz.
  15. Havadaki nem oranı belli bir seviyenin altına düştüğünde odayı nemlendiriniz.

 

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ SAĞLIKLI VE DENGELİ TUTAN FAKTÖRLER

15 STEPS TO KEEP YOUR IMMUNE SYSTEM HEALTY AND IN BALANCE

 

  1. Ruh halinizi dengede tutunuz. Her olumsuzda olumlu bir yanın da bulunduğunu unutmayınız; bunu ön plana çıkarınız. Pozitif düşününüz. Hayata olumlu bakınız. Şükürdar olunuz. Duanın tedavi edici etkilerinden yararlanınız.
  2. Gülünüz. Gülmek kadar bağışıklık sistemini güçlendiren etkili bir araç/ilaç yoktur. Duygusal, zihinsel ve ruhsal sağlığınızı koruyunuz. Sevdiklerinizle doğrudan veya sosyal medya aracılığıyla hoş sohbetler ediniz. Komedi filmler ile komik oyunlar izleyiniz. Sevdiğiniz işleri yaparak evde hoş vakit geçirmeye çalışınız.
  3. Virüse karşı her türlü temizlik önlemlerini alınız. Kişiler arası bulaşma önlemlerini tavizsiz uygulayınız.
  4. Günde 30-60 dakika arasında hafif spor ve/veya meditasyon yapınız. Bahçe işleri ile uğraşınız. Bunlar stres düzeyinizi düşürür ve bağışıklık hücrelerinizin vücudunuzda devriye gezmesine ve virüsleri kolayca avlamasına yardımcı olur.
  5. Yeteri kadar güneşte kalınız. Temiz hava için odanızı havalandırınız. Derin nefes egzersizleri yapınız.
  6. Ilık bir duş ve rahatlatıcı bir müziği takiben günde ortalama 7 saat uyuyunuz.
  7. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için göğüs bölgemizdeki timüs bezi üzerine hafifçe vurarak masaj yapınız.
  8. Lenf sisteminizi çalıştırmak için vücudunuzun tüm bölgelerine hafif yüzeysel masaj yapınız.
  9. Arda arda 3 gün ve her öğünden önce bol baharatlı, şehriyeli tam tavuk çorbası içiniz.
  10. Vitamin A, B, C, D ve E başta olmak üzere vücudunuzun ihtiyacına göre magnezyum ve Çinko başta olmak üzere mikro vitamin ve mineral desteklerinden yararlanınız. Bu vitaminlerin zengin olduğu gıdaları ön plana çıkarınız. Soğan, sarımsak, kırmızı biber, kale, astragalus, ekinezya, selenyum, adaçayı, kızılcık, yaban mersini, çilekgiller, turpgiller, lahanagiller, baklagiller, ginseng, marul, deve dikeni, havuç, parlak renki sebzeler, kara mürver, brokoli, narenciye, yoğurt, zerdeçal, zencefil, ıspanak, badem, ayçiçeği tohumu, kabak çekirdeği, yeşil çay, papaya, kivi, kemik suyu, kekik yağı bu anlamda öne çıkan gıdalardır.
  11. Anti-oksidan gücü yüksek gıdaları öncelikle alınız.
  12. Alkali gıdalardan, sebze ve meyvelerden ve tam tahıllardan faydalanınız.
  13. Koyu renkli sebze ve meyve ağırlıklı “Akdeniz Usulü Diyet” uygulayınız. Bu besinler içerisinde ihtiyaç duyduğumuz vitamin ve mineral maddeler daha boldur.
  14. Kalp damar sağlığımız için zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar kullanınız. Yağlı balıklar yiyiniz. Omega-3 zengini keten tohumu ve incir çekirdeği yağından da faydalanınız.
  15. Barsak sağlığımızı güçlendirecek yoğurt, ayran, kefir, turşu gibi ürünler tüketiniz.

 

Not: Yukarıdaki tavsiyelerin kişinin özel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebileceğini lütfen unutmayınız.

 

THE KORANA VIRUS (COVID-19) IS NO STRONGER THAN THE IMMUNE SYSTEM.

HOW DO WE STRENGTHEN THE IMMUNE SYSTEM IN ARTICLE 15?

Clean air, clean water, clean food, clean thinking and movement are 5 important protection tools and are the pillars that keep the immune system afloat. It is important to be aware of the fact that homeostatis is not only a factor for viral diseases, but also for all ailments. No disease can be fully cured without this balance being established. The physician should first develop a treatment plan to achieve this balance by identifying the factors that upset the balance, especially the physical, emotional, mental and spiritual factors in the body. However, after this, the disease should be treated accordingly if a special procedure is required.

It is a prerequisite to stay away from all kinds of infectious environments, as well as to pay close attention to the rules of cleanliness. In addition, the healthy and balanced immune system for this pandemic that does not have a drug, stands out as the most effective drug/remedy against the virus. Here are the factors that weaken and strengthen the immune system

FACTORS THAT WEAKEN OUR IMMUNE SYSTEM

Whatever you do, don’t stress! Avoid stressful environments. Stay away from stressful environments, including watching television news that constantly depresses you. Do not use products such as drugs, cigarettes and alcohol without the advice of a doctor to reduce stress.
Avoid all kinds of simple sugars and foods made of them. Sugar suppresses the immune system; it causes viruses to reproduce rapidly.
Avoid meat and meat products. These foods weaken the immune system by causing inflammatory processes in the body.
Avoid diarrhea or constipation. Since 80% of the immune cells are present in the intestines, these conditions weaken the immune system.
Avoid any bad habits that are harmful to your health, especially smoking (lung enemy) and alcohol (lymphocyte enemy).
Avoid any long-lasting packaged / processed products.
Avoid acidic foods.
Avoid allergic foods
Stay at home as long as possible and postpone your travels.
Avoid climate changes, wind, humidity, extreme heat and cold.
Delay over-strenuous work.
Do not leave the body dehydrated. Drink enough quality water according to your weight.
Take care not to gain weight.
Keep your blood pressure within normal limits.
When the humidity in the air falls below a certain level, moisten the room.
FACTORS THAT KEEP THE IMMUNE SYSTEM HEALTHY AND BALANCED

Keep your mood balanced. Keep in mind that there is a positive side to every negative; bring it to the fore. Think positive. See life positively. Fortunately, be thankful. Take advantage of the healing effects of prayer.
Laugh. There is no effective tool/drug that strengthens the immune system as much as laughing. Protect your emotional, mental and mental health. Have pleasant conversations with your loved ones directly or via social media. Watch comedy movies and funny games. Try to have a nice time at home by doing the things you love.
Take all cleaning measures against the virus. Do not compromise on measures of interpersonal transmission.
Do light sports and/or meditate for 30-60 minutes a day. Keep yourself busy with yard/garden/garage work. These lower your stress level and help your immune cells patrol your body and hunt down viruses easily.
Stay in the sun long enough. Air your room for fresh air. Do deep breathing exercises.
Sleep for an average of 7 hours a day following a warm shower and relaxing music.
To strengthen the immune system, massage by tapping on the thymus gland in our chest area.
To operate your lymph system, massage all parts of your body slightly superficial.
3 days in a row and before each meal, eat full chicken soup with lots of spiced noodles.
Benefit vitamin A, B, C, D and E, especially according to the needs of your body, especially magnesium and zinc, including micro and macro vitamin and mineral supplements and foods rich in these vitamins.

Give priority to 0nion, garlic, red pepper, kale, astragalus, echinacea, selenium, sage, cranberry, blueberry, Berry, cruciferous, cabbage, beans, ginseng, milk thistle, carrots, brightly colored vegetables, black elderberry, broccoli, citrus fruits, yogurt, turmeric, ginger, spinach, almonds, sunflower seeds, pumpkin seeds, green tea, papaya, kiwi, bone broth, oregano oil in this sense, the featured foods.
Consume and prefer  high anti-oxidant foods.
Take advantage of alkaline foods, vegetables and fruits and whole grains.
Use a “Mediterranean diet” with dark vegetables and fruits. Vitamin and mineral substances we need in these foods are more abundant.
Use healthy oils such as olive oil for our cardiovascular health. Eat oily fish. Use Omega-3 rich flaxseed and fig seed oil.
Consume products such as yogurt, buttermilk, kefir, pickles to strengthen our bowel health.
Note: Please note that the above recommendations may vary depending on a person’s particular health condition.

VÜCUTTA KRONA VİRÜS VAR MI? NASIL ANLARIZ? NASIL KORUNMALIYIZ? NE KELLE PAÇA NE BAŞKASI, TADAVİDE EN ETKİLİ FAKTÖRLER NELERDİR? EN ÖNEMLİ 10 TEDBİR VE DİĞERLERİ. HAVE YOU INFECTED WITH CORONA VIRUS? HOW CAN YOU UNDERSTAND THIS AND HOW CAN YOU DEFEND YOURSELF? HOW SHOULD BE THE TREATMENT? THE TEN ON TOP AND OTHERS.

HAVE YOU INFECTED WITH CORONA VIRUS? HOW CAN YOU UNDERSTAND THIS AND HOW CAN WE DEFEND OURSELVES? HOW SHOULD BE THE TREATMENT?

Vücutta krona virüs (cavid 19) varlığından süphelenmek için  yüksek ateş, öksürük, nefes darlığı, boğaz ağrısı, ishal, aksırma, burun akıntısı, yorgunluk, göğüste ağrı, bulantı ve kusma semptomlarının bulunması gerekir.

Tedavi edilmediği takdirde akciğer rahatsızlığı ile öne çıkar ve ağır akut solunum yolu yetersizliği neticesinde, başta böbreklerin iflası olmak üzere, çoklu organ ölümüne kadar giden bir sürece neden olabilir.

Virüsün vücuda bulaşma durumu tıbbi araştırmalarla kesinleşmesi esastır. Bununla birlikte nefesinizi 10 saniye kadar tuttuğunuz zaman bir rahatsızlık hissetmiyorsanız akciğerlerde fibroz oluşmadigini anlayabiliriz. Diger taraftan Virüsün semptomları belirginleşmişse veya bir şüphe durumu varsa acilen bir sağlık kuruluşuna muracaat etmek gerekir.

Vürüsten korunmak için;

  1. Hastalık şüphesi varsa acilen tıbbi destek alınmalıdır. Bununla birlikte;
  2. Bağışıklık sistemini güçlü tutacak şekilde beslenilmelidir. Bağışıklık sistemini güçlendirecek en önemli ekonomik besin tavuk eti çorbasıdır.

İngiltere’de Pirbright Enstitüsü tarafından yapılan ve Frontiers in Cellular and Infection Microbiology dergisinde yayınlanmış bilimsel araştırmalar göstermiştir ki; tavuk etinde bulunan PD 1 (Programmed death cell 1) ve PD_L1 (Programmed Cell Death Ligand 1) proteinleri bağışıklık sistemini aktive veya inaktive ederek virütik hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor veya engelliyor.

Tavuğun (büyük ihtimalle bu anlamda büyük benzerlik gösteren insanın da) T bağışıklık hücresi zarındaki PD 1 protein reseptörü ile sağlıklı hücre zarındaki PD L 1 reseptörü snaps (bağlantı) yaptığında, PD L 1 reseptörü inaktive olmakta ve  bağışıklık hücreleri devre dışı kalmakta (inactivation); bu durumda sağlıklı hücreler zarar görmemektedir.

Virüsten etkilenmiş hücreler PD L1 reseptörlerini yok etmekte ve böylece kendilerinin ölümü pahasına bağışıklık hücrelerinin virüslere saldırarak yok olmalarına yardımcı olmaktadırlar.

Bazı  virütik hastalıklarda virüs, sağlıklı hücre zarındaki PD L 1 reseptörünün (almacının) sayısını hızla arttırarak bağışıklık hücrelerinin bunları yok etmeseni engelleyebilmekte ve kendileri bu yolla hücre içerisinde gizlenerek hızla yayılabilmektedir.

Tavuk vürüs salgınlarına karşı sağlıklı hücrelerini koruyacak özel proteinler (antibodiler) sentezleyerek kendini büyük ölçüde koruyabilmektedir. Bu mekanizmanın nasıl çalıştığına dair bilimsel çalışmalar sürmektedir. Bugün tam olarak bilinmemesine rağmen, sağlıklı tavuk etinden yapılan çorbaların içinde, tavuklarda olduğu gibi, insanlarda da bağışıklık sistemini virüslere karşı güçlendiren proteinlerin varlığı bilinmektedir. Tavuk etinin virüs salgınlarındaki etkinliği ise buna yorumlanmaktadır.

Bol baharatlı, şehriyeli, domatesli tavuk çorbasının virüs vucuttan temizleninceye kadar her öğün içilmesi tedaviye destek açısından faydalıdır.

Bunun dışında;

  1. Bağışıklık sistemini zayıflatan en büyük neden olarak stresten uzak durmak önemlidir.
  2. Şeker ve şekerli gıdalardan, market ürünlerinden uzak durulmalıdır.
  3. Alkali gıdalarla beslenmeye dikkat edilmelidir.
  4. Tereyağı ile birlikte C, A, D ve E vitaminleri desteklerinden faydalanılmalıdır.
  5. Evcil hayvanlar ara taşıyıcı olduklarından bu konuda son derece dikkatli olunmalıdır.
  6. İnsandan insana bulaşmayı önlemek için, çok kalabalık yerlerde veya muhtemel riskli alanlardan uzak durulması ve  maske kullanılması önemlidir. Temizlik şartlarına kesinlikle uymak gerekir. Eller sık sık sabunla yıkanmalı ve/veya alkolle temizlenmelidir. Boğaz bölgesi sürekli nemli tutulmalı ve sık sık su içilmelidir. İçilen su ile birlikte virüslerin akciğer yerine mideye nakli sağlanabilir. Burada mide asidi ile ortadan kaldırılabilirler.
  7. Sigara içilmemesi ve içilen yerlerden uzak durulması, yaşam alanlarının sık sık havalandırılması, bol oksijenli açık alanların tercih edilmesi
  8. Vücudun aşırı yorulmaması, dinlenme için yeterli zaman ayrılması
  9. Vücuttaki akut veya kronik iltihap düzeyi  kontrol edilmeli, eğer yüksekse tıbbi destek alınmalı,
  10. Virüse karşı daha dikkatli olması gerekenler:
  • Zorlu şartlarda aşırı tehlike altında hissediyorsanız ve/veya çocukluğunuz olumsuz yaşam tecrübeleri ile dolu ise,
  • çocukluğunuzda ihmal edilmiş biri iseniz, telomer boylarınız yaşınıza göre daha kısalmıştır. Virüsün sizi etkilemesi için genetik yatkınlığınız artmış olabilir  Hemen paniklemeyin Telomerler kısalabilir ve yeniden uzayabilir de ancak yine de aşağıdaki örnek önlemleri süratle almalısınız.Bunun için yapmanız gereken basit önlemler:
    1. Hızla meditasyon teknikleri ile stres düzeyinizi düşürmeniz ve böylece telomer boylarını normalleştirmek üzere telomeraz enziminizi arttırmanız gerekir.
    2. Her türlü egzersiz özellikle kalp-damar sağlığınız için önerilen egzersizleri önemle yapmanız lazımdır.
    3. Yalnızlıktan sıyrılıp, sosyalleşmeniz, zevkle yapacağınız sosyal aktivitelere zaman ayırmanın zamanı gelmiştir.
    4. Güven veren kişi ve ortamlarda bulunmalısınız.
    5. Çocuklarınızı sevgi dolu, güven veren bir ortamda büyüterek, daha başlangıçta kısa telomerlerle hayata başlamalarını engelleyiniz. Aksi halde, bu çocuklar, kısa sürede ortaya çıkacak genetik bozulmalardan dolayı, bir dizi kronik hastalıklara aday olabilirler.
    6. Anne ve baba zorlu hayat şartlarında yaşamışlarsa, onların zorlu şartlardan dolayı yumurta ve sperm hücrelerindeki kısalmış olan telomerleri, kromozomlar yoluyla size geçmiş olabilir.
    7. Salam, sosis ve sucuk gibi hazır gıdalar ve gazlı içecekler telomer boylarını kısaltmaktadır. Bunlardan uzak durulmalıdır.

 

<script data-ad-client=”ca-pub-6508821863020777″ async src=”https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js”></script&gt;

YÜKSEK TANSİYON, KOLESTEROL VE TRİGLİSERİT DÜZEYİ NE İLE DÜŞER/WHAT IS THE MOST IMPORTANT WAY TO LOWER HIGH BLOOD PRESSURE, TRIGLYCERIDES and CHOLESTEROL

 

Birçoğumuzun kendisinde veya yakınlarında mevcut olan özellikle yüksek tansiyonun düzenlenmesine, kolestrol ve trigliserit düzeyinin düşürülmesine yardımcı önemli 2 enzim nedir?

Yüksek tansiyon, trigliserit yüksekliği için kullandığımız ilaçların yan etkilerinin başında kaslarda erime ve yorgunluk sendromu gelmektedir. Bu ilaçların yan etkilerini azaltmak başta olmak üzere, kaslarda erime, Parkinson hastalığı, kanser, diabet, HIV, kronik yorgunluk sendromu, uyuklama, Bunama (alzheimer), deprasyon, endişe, denge bozukluğu, huzursuzluk ve bağışıklık sistemindeki bozukluklara karşı Coenzyme Q10 ve Coenzyme A isimli enzimlerden “doktorunuza danıştıktan sonra” yararlanmanız faydalı olacaktır.

Coenzyme Q10’in kandaki şeker düzeyini etkilemesi nedeni ile, seker hastası olan dostlarım özellikle doktorlarına danıştıktan sonra doktor tavsiyesinde bu enzimlerden faydalanabilirler.

her iki enzim birlikte hücre düzeyinde yağ, karbonhidrat ve protein metabolizmasını düzenleyerek hücre bazında enerji üretimini başlatmaktadır.

Özellikle diğer metebolik enzimler yanında özellikle kalp rahatsızlıkları, kaslarda erime, Parkinson hastalığı, kanser, diabet, HIV rahatsızlıklarına karşı etkili olan Coenzyme Q 10 enzimini sürece sokan Coenzyme A eksikliği, hücrelerde enerji dönüşümünü bloke ederek, vücudumuzda kilo almak dahil birçok metebolik düzensizliklere neden olmaktadır.

<script data-ad-client=”ca-pub-6508821863020777″ async src=”https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js”></script&gt;

KANSER TEDAVİSİNDE YENİ GELİŞMELER-THE LATEST NON-PHARMALOGICAL TREATMENTS AT CANCER TREATMENT

SON TEDAVİ YÖNTEMLERİ, KANSERDE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEK ÜZERİNE KURULUYOR. KANSER TEDAVİSİNDE BAĞIŞIKLIĞI BASTIRAN TEDAVİ YÖNTEMLERİNİN SONU MU GELİYOR?


1. ABD Sandiego Üniversitesi’nde Türk Doktor Duygu Özmadenci yumurtalık kanserine bağışıklık sistemini yükselten çalışmasıyla çare buldu. Bu çalışma ile ABD’de her yıl 10 bilim insanına verilen OCRA ödülünün de sahibi oldu.2. İngiltere Cardiff Üniversitesindeki bilim insanları vücuttaki bağışıklık hücrelerini güçlendirerek kansere çare buldular. Bu çalışma sonucu akciğer, deri, kan, kolon, meme, ilik, prostat, rahim ve böbrek hücrelerindeki kanser hücreleri bağışıklık sistemi hücreleri (T hücreleri) ile yok edildi…

Doktor ve hastane mutlaka gerekli ama hastalar alışverişe çıkan bir müşteri gibi de düşünülmemeli…

ABD’de her yıl 50 bin ile 100 bin kişi arasında kişi doktorların yanlış uygulamaları sebebiyle hayatlarını kaybetmektedir.

Artık biliniyor ki; her ilacın yaklaşık %51’i tedavi ederken %49’u yan etkiler adı altında hasta edebilmektedir.

2000 YIL ÖNCE HİPOKRAT TEMEL TEDAVİ YÖNTEMİNİ KOYDU:

HİPOKRAT: YEDİĞİNİZ İÇTİĞİNİZ, İLAÇLARINIZ, İLAÇLARINIZ YEDİĞİNİZ İÇTİĞİNİZ OLSUN …

YENİ ÇAĞDAKİ TIBBİ TRENDİN AYAK SESLERİNİ DUYUN: TEMİZ HAVA, TEMİZ SU, TEMİZ GIDA, TEMİZ DÜŞÜNCE VE HAREKET : İŞTE BU “LIFE STYLE MEDICINE-HAYAT TARZI TIBBI…

SAĞLIKLI OLMAK YANINDA POZİTİF HAYAT SEVİNCİ İÇİN ÖNEMLİ BİR BESİN KAYNAĞI/ ONE FOR ALL HEALTH AND POSITIVE VITALITY

SAĞLIKLI OLMAK YANINDA POZİTİF HAYAT SEVİNCİ İÇİN ÖNEMLİ BİR BESİN KAYNAĞI

Yorgun, bitkin, hayattan zevk almaz, eli kalkmaz, dili dönmez, küskün, uyuşuk, içinden birşey yapmak gelmez, bitmişlik, tükenmişlik gibi duygular içerisinde iseniz, ayrıca şeker hastası iseniz, prostat rahatsızlığınız varsa, bağırsak sorunlarınızla boğuşuyorsanız, hipotroidiniz varsa, adrenal bezleriniz normal çalışmıyorsa, kansızlık yaşıyorsanız bunları ve daha fazlasını  atlatıp zıp zıp zıplayan, neşeli, canlı, hayat dolu, gülen, güldüren, pozitif hayat sevinci ile dolu biri olmak istiyor musunuz.

Enerjinizi yükseltmek yanında,  şekerinizi düzenleyerek daha iyi bir uyku çekmek, iş yorgunluğunu atmak,

100 GRAMI 1 TL OLAN SÜPER GIDA J :

Kafeinin yan etkileri olmadan ama kafeinden daha etkili bir canlandırıcı…  % 33 protein, % 9 lif, %4 yağ, %37 karbonhidrat içerir. 100 gramında sadece 307 kalori vardır. 5 gramlık ekstresinde 9 protein, 760 mg vitamin K, 1000 mg kalsiyum, 15 000 IU vitamin A ve vücut için önemli tüm B vitaminleri ile diğer hayati mikro elementleri ve vitaminleri içermektedir.

Doğadan gelen süper güç J

Bu gıda desteği, vücudumuz için gerekli birçok önemli vitamin ve minerali de doğal yollardan karşılıyor J

İçindekiler:

Kalsiyum: 481 mg
Demir: 1.64 mg
Magnezyum: 57 mg
Fosfor: 71 mg
Potasyum: 334 mg
Sodyum: 4 mg
Çinko: 0.34 mg
Vitamin B1 (Tiamin) : 0.01 mg
Vitamin B2 (Riboflavin): 0.16 mg
Vitamin B3 (Niasin): 0,39 mg
Vitamin B-6 Vitamini: 0.1 mg
Vitamin B 9 (Folat): 14 µg
A Vitamini: 101 µg
A Vitamini: 2011 İÜ
K Vitamini (filokinon): 498,6 µg

Bu gıda desteğinin sağlığımıza yararları bununla da bitmiyor J

  • Hücre zarı sağlığı insan sağlığının en önemli göstergesidir. Hücre yapısını korur. İçerisindeki quercetin gibi flavonoidlerle DNA ve hücre zarlarınızın serbest radikallerin neden olduğu zararlardan korunmasına yardımcı olur.
  • İçerisindeki silis ve kükürtle cildi güzelleştirir saçları parlatır
  • İçerisindeki çinko ile hafızayı güçlendirir
  • Lenf sistemini uyarır. Vücüdu toksinlerden arındırır; karaciğer ve böbrekleri temizler
  • Kırmızı kan hücrelerini arttırır; anemiye iyi gelir
  • Antibakteriel özelliği ile gargarası ile ağız ve diş sağlığında yararlıdır. Diş eti kanamalarına iyi gelir
  • Bağışıklık sistemi ve dolaşım dolaşım sorunlarını önler; soğuk algınlığına iyi gelir
  • Menstrüasyon sorunları; ağrıları ve şişkinlikleri azalatır,  menepoz semptomlarını iyileştirir
  • Metebolizmada verimliliği arttırır, metebolizmayı hızlandırırarak kilo vermeyi kolaylaştırır
  • Böbrek ve safra kesesinde detox yaparak, bunların sağlığını korur; taşların düşürülmesini kolaylaştırır
  • Kas kütlesini arttırır
  • Hormonal dengeyi sağlar
  • İçerisindeki krom ile şeker hastalığına iyi gelir
  • İçeriğindeki selenium ve doğal fenolik yapısı ile kanser tedavisinde ve kanser yararlı olup, hastalığına yakalanma riskini düşürür, gen bütünlüğünün korunmasında önemlidir (antimutagenic)
  • İçerisindeki beta-stesterol sayesinde bağırsaklardan kolesterol emilimini arttırarak yüksek tansiyonu önler; tansiyonu düşürür, içerisindeki yüksek potasyum sayesinde kalp krizi geçirme riskini azaltır
  • Hemoroid sorunlarını hafifletir
  • Solunum sistemini rahatlatır; kuru öksürüğü keser, saman nezlesi (allerjik rinit) ve astıma iyi gelir
  • İçerisindeki beta-sitosterol sayesinde prostat iyi huylu prostat büyümesine karşı faydalıdır, Cinsel gücü arttırır
  • Allerji önleyicidir; hapşırma, kaşıntı ve burun tıkanıklarına iyi gelir
  • Çölyak hastalığına (glüten allerjisi) iyi gelir
  • İyi bir idrar söktürücü olduğundan bol su ile birlikte alınmalıdır; vücudu susuz bırakmamak gerekir.
  • Böbrek taşlarını önler, idrar yolu enfeksiyonlarına karşı yararlıdır.
  • Hazımsızlık, mide bulantısı, aşırı gaz, bulantı, kolite karşı yararlıdır
  • Kabızlığı önler
  • Bağırsaklardan besin emilimini arttırır
  • Bağırsak solucanlarını ve parazitleri öldürerek ishali önler
  • Eller, dizler, kalçalar ve omurgadaki eklem ağrılarına (romatizmal ağrılara) (artrit) karşı yararlıdır. Isırgan otu suyu ile ayaklar yıkanabilir
  • Burun, bağırsak ve uterin kanamaları gibi kılcal kanamaları azaltır
  • Gut hastalığına iyi gelir
  • İçerisindeki bor ile kemiklerdeki kalsiyumun korunmasına böylece osteoporozun önlenmesine yardımcı olur
  • Tonik ve maske olarak kullanıldığında, yaşlanma karşıtı etkisi ile, (anti-aging) yara izlerinin ve lekelerin görünümünü azalır. Kırışıklıklarla yaş lekelerine iyi gelir
  • Zeytinyağı ile karıştırılarak kullanıldığında yanık tedavisinde faydalıdır
  • Suçiçeği ve egzama tedavisine iyi gelir
  • Emzirme döneminde kadınların süt verimini arttırır
  • Böcek ısırıklarına karşı etkilidir
  • Kesecik iltihabı (bursit) tedavisinde yararlıdır

Not: Herhangibir özel durumu olan kimselerin tüm gıda desteklerini doktor kontrolünde almaları gerekmektedir. Örneğin, hamile kadınlarda düşük riskini arttırabilir. Kan inceltici özelliğinden dolayı düşük tansiyon hastalarının doktor kontrolünde tüketmesi gerekir. Şeker hastalığı için ilaç kullananlar şeker düzeyini daha da düşürebileceğinden doktor kontrolünde kullanmalıdır.

Bütün bunların kaynağı nedir biliyor musunuz? ISIRGAN OTU

Kuru veya yaş yapraklarının çayını yaparak günde 1-2 bardak içebilirsiniz. Daha etkili olmasını istiyorsanız, kökünden çay yapınız.

Tired, exhausted, don’t enjoy life, don’t get the language as soon as he gets disgruntled, lazy doesn’t do anything, perfective, if you’re in feelings of burnout also if you are a diabetic, if you have a prostate condition, if you are struggling with bowel problems, if you have hypothyroidism, your adrenal gland is working normally if all of these things and more if you live through the anemia, bouncy, cheerful, lively, full of life, laughing, laugh, Do you want to be a positive life filled with joy.

 Besides boosting your energy, getting a better sleep by regulating your sugar, relieving work fatigue,

100 GRAMS OF 1 TL SUPER FOOD  :

It contains 33% protein, 9% fiber, 4% fat, 37% carbohydrates… without the side effects of caffeine but more effective than caffeine. There are only 307 calories per 100 grams. Its 5-gram extract contains 9 proteins, 760 mg vitamin K, 1000 mg calcium, 15 000 IU vitamin A and all B vitamins important to the body, as well as other vital micro-elements and vitamins.

Superpower from nature 

This food support meets many important vitamins and minerals necessary for our body in natural ways 

The health benefits of this food support does not end with this 

– Cell membrane health is the most important indicator of human health. Protects the cell structure. Flavonoids such as quercetin help protect your DNA and cell membranes from damage caused by free radicals.

– It beautifies the skin with silica and sulfur in it brightens the hair

– Strengthens memory with zinc in it

– Stimulates the lymph system. Detoxifies the body; cleans the liver and kidneys

– Increases red blood cells; good for anemia

– Antibacterial properties with gargarı is useful in the health of the mouth and teeth. Good for bleeding gums

– Immune system and circulation prevents circulatory problems; good for cold

– Menstruation problems; reduces pain and bloating, improves the symptoms of menstruation

– Increases productivity in methebolism, facilitates weight loss by accelerating methebolism

– By detoxifying the kidney and gallbladder, it protects their health; it facilitates the lowering of stones

– Increases Novartis

– Provides Hormonal balance

– It is good for diabetes with chromium in it

 It is important for the treatment of cancer and to reduce the risk of developing the disease and to maintain gene integrity (antimutagenic).)

– Beta-stesterol in the intestine increases the absorption of cholesterol by preventing high blood pressure; lowers blood pressure, high potassium in it reduces the risk of heart attack

– Alleviates hemorrhoid problems

– Relaxes respiratory system; cuts dry cough, hay fever (allergic rhinitis) and good for asthma

– Beta-sitosterol in the prostate is beneficial against benign prostate enlargement, increases sexual power

– Anti-allergy; good for sneezing, itching and nasal congestion

– Helps coeliac disease (gluten allergy)

– Because it is a good diuretic, it should be taken with plenty of water; it should not leave the body dehydrated.

 It prevents kidney stones, is useful against urinary tract infections.

– It is useful against indigestion, nausea, excessive gas, nausea, colitis

– Prevents constipation

– Increases absorption of nutrients from the intestines

– Prevents diarrhea by killing intestinal worms and parasites

 It is useful against joint pain (rheumatic pain) (arthritis) in the hands, knees, hips and spine. Feet can be washed with nettle juice

– Reduces capillary bleeding such as nose, bowel and uterine bleeding

– It’s good for gout.

– Helps to protect the calcium in the bones with the boron in it, thus preventing osteoporosis

-When used as a tonic and mask, it decreases the appearance of (anti-aging) scars and spots with its anti-aging effect. It’s good for wrinkles and age spots

– It is useful in the treatment of burns when mixed with olive oil.

– Good for the treatment of chickenpox and eczema

– Increases the milk yield of women during breastfeeding

– Effective against insect bites

– Useful for the treatment of SAC inflammation (bursitis)

Note: people with any special condition should receive all food support under the supervision of a doctor. For example, it can increase the risk of miscarriage in pregnant women. Because of its blood-thinning properties, patients with low blood pressure should consume it under the control of a doctor. People who take medication for diabetes should use it under doctor’s supervision, as it can lower their sugar level further.

Do you know what the source of all this is?

STINGER

Skip to content

MEDICINE CYBERNETIC CYBERNETICS TYPE-

SYSTEMATIC DIAGNOSIS AND TREATMENT – SYSTEMATIC DIAGNOSIS AND TREATMENT

HomeHEALTHY LIFE OF JOY FOR POSITIVE BESIDES BEING AN IMPORTANT SOURCE OF FOOD / O POSITIVE FOR ALL HEALTH AND VITALITY

BESIDES BEING HEALTHY FOOD FOR POSITIVE LIFE OF JOY AN IMPORTANT SOURCE / ONE FOR ALL POSITIVE HEALTH AND VITALITY

EdgeJanuary 8, 2020urdina are antacids / anti-ACIDS , kidney / KIDNEY , NUTRITION-NUTRITION , SKIN SAĞLIĞIMIZ- SKIN CARE , DETOX , EMOTIONAL HEALTH EMOTIONAL HEALTH , physical health-THE PHISYCAL HEALTH , CARDIOVASCULAR-CARDIOS , CANCER-CANCER , cholesterol-CHOLESTEROL , Gastric intestinal-GASTRO-INT , oBESITY-obesity , MENTAL HEALTH SPIRITUAL HEALTH , hEALTHY NUTRITION DIET -HEALTY , SOCIAL HEALTH-SOCIAL HEALTH , MENTAL HEALTH MENTAL HEALTH , dIABETES of-dIABETESObesity-Obesity WHAT GOOD INCOME their menstruation. BREASTFEEDING WHAT INCREASES , intestinal KURTALAN the NE POUR is , eczema WHAT GOOD INCOME , HEMORRHOIDS WHAT A GOOD INCOME , nettle WHAT BENEFITS , ISIRGAN BENEFITS OT , CANCER TREATMENT OF NATURAL SUPPORTS , CHEMOTHERAPY EFFECT THAT PLANTS IN CANCER , a CHEMOTHERAPY IN CANCER SUPPORTING PLANTS , WHAT GOOD INCOME FOR CANCER , Micro-sacs İNFECTİON NE GOOD INCOME , NATURAL CANCER TREATMENT PLANTS AT , WHAT GOOD INCOME for rheumatic pain ,WHAT A GOOD INCOME FORGETFULNESS , WHAT IS GOOD FOR DIABETICS , WHAT IS GOOD FOR NETTLE , SO WHAT GOOD INCOME the STAIN , SUGAR DISEASE WHAT GOOD INCOME , Diarrhea WHAT GOOD INCOME

BESIDES BEING AN IMPORTANT FOOD SOURCE FOR HEALTHY LIFE JOY POSITIVE

Tired, exhausted, not to enjoy life, does not rise hand, does not turn language, resentful, lethargic, does not do anything inside, perfective, if you are in such feelings of burnout, you are diabetic also, if you have prostate disease, if you are struggling with your intestinal problems, if you have hypothyroidism, your adrenal glands normally does not work, you are having anemia and more ditch pogo stick jumping, cheerful, lively, full of life, laughing, laugh, do you want to be one filled with positive joy of life.

Besides raise your energy, take better sleep by editing your sugar, toss the work fatigue,

SUPER FOOD IS 100 GRAMS 1 per J:

but without the side effects of caffeine from caffeine more effectively refreshing … 33% protein, 9% fiber, 4% fat, 37% carbohydrate. There are only 307 calories in 100 grams. 5 g of protein extracted 9, 760 mg of vitamin K, 1000 mg calcium comprising 15 000 IU of vitamin A and other essential vitamins and microelements and all B vitamins important for the body.

J superpower from nature

This food support, many important vitamins and minerals necessary for our body also lives in a natural way J

Contents:

Calcium: 481 mg
Iron 1.64 mg
Magnesium 57 mg
Phosphorus 71 mg
Potassium 334 mg
Sodium: 4 mg
Zinc 0.34 mg
Vitamin B1 (Thiamin): 0.01 mg
Vitamin B2 (Riboflavin) 0.16 mg
Vitamin B3 (Niacin) 0.39 mg
Vitamin B-6 Vitamin a: 0.1 mg
vitamin B9 (folate): 14 mg
Vitamin E 101 mg
Vitamin a: 2011 IU
Vitamin K (phylloquinone): 498.6 mg

support our health benefits of these foods does not stop there J

  • The cell membrane is the most important indicator of the health of human health. It protects the cell structure. your DNA and cell membranes, wherein the flavonoids, such as quercetin helps to protect against damage caused by free radicals.
  • Wherein the silica and sulfur skin beautiful shine hair
  • Wherein improves memory zinc
  • It stimulates the lymphatic system. Purifies the body it toxin; Cleanses the liver and kidneys
  • It increases red blood cells; It is good for anemia
  • with mouthwash with antibacterial properties it is useful in oral and dental health. well bleeding gums income
  • It prevents the immune system and circulation, circulation problems; good for colds
  • Menstrual problems; Pain and swelling are azalat, to improve menopause symptoms
  • Umeda metabolism increases productivity, facilitates making can speed up metabolism to lose weight
  • By detoxifying the kidney and gall bladder, protect their health; Facilitates the reduction of stone
  • Increases muscle mass
  • Provides hormonal balance
  • Wherein the chromium is good for diabetes
  • And selenium content in natural phenolic structure and is useful in the treatment of cancer and cancer, reduces the risk of disease, it is important to protect the integrity of the gene (antimutagenic)
  • # Thanks to the beta-stesterol prevent high blood pressure by increasing the absorption of cholesterol from the intestine; Lowers blood pressure, thanks to the high in potassium reduces the risk of heart attack
  • Hemorrhoids alleviates the problem
  • It calms the respiratory system; dry cough cuts, hay fever (allergic rhinitis) and asthma is good
  • With that beta-sitosterol is useful against prostate in benign prostatic hyperplasia, increases sexual power
  • Allergy is the inhibitor; sneezing, itching and nasal congestion is good for
  • Celiac disease (gluten allergy) is good
  • This is a good diuretic should be taken with plenty of water; You need not to deprive the body.
  • Prevent kidney stones is useful against urinary tract infections.
  • Indigestion, nausea, excessive gas, nausea, useful against colitis
  • It prevents constipation
  • It increases the absorption of nutrients from the intestine
  • Prevent diarrhea, intestinal worms and parasites killing
  • Hands, knees, hips and the spine articular pain (rheumatic pain) (arthritis) is useful against. Nettle feet washed with water
  • Nose, reduces capillary bleeding such as intestinal and uterine bleeding
  • Good gout income
  • calcium in bones and thus protect the boron helps in preventing osteoporosis
  • When the toner and used as a mask, to effect the anti-aging (anti-aging) reduces the appearance of scars and stains. wrinkles, age spots with the best revenue
  • When used in mixing with the olive oil it is useful in the treatment of burns
  • Chicken pox and eczema treatment is good
  • Breastfeeding women to increase the milk yield
  • It is effective against insect bites
  • Vesicles inflammation (bursitis) are useful in treating

Note: Any such exception is the one who must take all the food in support of the doctor. For example, it can increase the risk of miscarriage in pregnant women. Due to the blood-thinning properties should consume low blood pressure patients under medical supervision. users should use the drug for diabetes may further reduce the sugar level checked by a doctor.

Do you all know what is their source? dead nettle

By day the tea you can drink 1-2 glasses of dry or wet leaves. If you want to be more effective, make root tea.

Tired, exhausted, do not enjoy life, do not get the language as soon as he gets disgruntled, lazy does not do anything, Perfective, if you’re in feelings of burnout also if you are a diabetic, if you have a prostate condition, if you are struggling with bowel problems, if you have hypothyroidism, your adrenal gland is working normally if all of thes on things and more if you live through the anemia, bouncy, cheerful, lively, full of life, laughing, laugh , Do you want to be a positive life filled with joy.

 Besides boosting your energy, your getting a better sleep by regulating sugar, relieving worker fatigue,

$ 1 100 GRAMS OF SUPER FOOD :

It contains 33% protein, 9% fiber, 4% fat, 37% Carbohydrates … without the side effects of caffeine is more effective than caffeine. There are only 307 calories per 100 grams. Its 5-gram extract contains proteins 9, 760 mg of vitamin K, 1000 mg of calcium, 15,000 IU of vitamin A and all B vitamins importante to the body, as well as other vital micro-elements and vitamins.

Superpower from nature 

This food support meets many vitamins and minerals necessary for our body importante in natural ways 

The health benefits of this food support does not end with this 

– Cell membrane is the Most Important health indicator of human health. Protects the cell structure. Flavonoids such as quercetin help protect your DNA and cell membranes from damage Caused by Free Radicals.

– It beautifies the skin with silica and sulfur in it brightens the hair

– Strengthens memory with zinc in it

– Stimulates the lymph system. Detoxifies the body; cleans the liver and kidneys

– Increases red blood cells; good for anemia

– Antibacterial properties with gargarı is useful in the health of the mouth and teeth. Good for bleeding gums

– Immune system and circulation prevents circulatory problems; good for cold

– Menstruation problems; reduces pain and bloating, improves the symptoms of menstruation

– Increases productivity in methebolism, facilitates weight loss by accelerating methebolism

– By detoxifying the kidney and gallbladder, it protects their health; it facilitates the lowering of stones

– Increases Novartis

– Provides Hormonal balance

– It is good for diabetes with chromium in it

 It is important for the treatment of cancer and to reduce the risk of developing the disease and to maintain gene integrity (antimutagenic).)

– Beta-stesterol in the intestine increases the absorption of cholesterol by preventing high blood pressure; lowers blood pressure, high potassium in it reduces the risk of heart attack

– Alleviates hemorrhoid problems

– Relaxes respiratory system; cuts dry cough, hay fever (allergic rhinitis) and good for asthma

– Beta-sitosterol in the prostate is beneficial against benign prostate enlargement, increases sexual power

– Anti-allergy; good for sneezing, itching and nasal congestion

– Helps coeliac disease (gluten allergy)

– Because it is a good diuretic, it should be taken with plenty of water; it should not leave the body dehydrated.

 It prevents kidney stones, is useful against urinary tract infections.

– It is useful against indigestion, nausea, excessive gas, nausea, colitis

– Prevents constipation

– Increases absorption of nutrients from the intestines

– Prevents diarrhea by killing intestinal worms and parasites

 It is useful against joint pain (rheumatic pain) (arthritis) in the hands, knees, hips and spine. Feet can be washed with nettle juice

– Reduces capillary bleeding such as nose, bowel and uterine bleeding

– It’s good for gout.

– Helps to protect the calcium in the bones with the boron in it, thus preventing osteoporosis

-When used as a tonic and mask, it decreases the appearance of (anti-aging) scars and spots with its anti-aging effect. It’s good for wrinkles and age spots

– It is useful in the treatment of burns when mixed with olive oil.

– Good for the treatment of chickenpox and eczema

– Increases the milk yield of women during breastfeeding

– Effective against insect bites

– Useful for the treatment of SAC inflammation (bursitis)

Note: people with any special condition should receive all food support under the supervision of a doctor. For example, it can increase the risk of miscarriage in pregnant women. Because of its blood-thinning properties, patients with low blood pressure should consume it under the control of a doctor. People who take medication for diabetes should use it under doctor’s supervision, as it can lower their sugar level further.

Do you know what the source of all this is?

STINGER

Share this: Müh. Dr. SAHİN KESİKMİNARE

İlgili

UNUTKANLIĞA NE İYİ GELİR? WHAT IS GOOD FOR THE MEMORY SUPPORT

UNUTKANLĞA İYİ GELEN ŞEYLER 1 YOGA, PLATES GİBİ AKTİVİTELER SABAH YÜRÜYÜŞLERİ VUCUT FREKANSI İLE UYUMLU NOTALARCA ZENGİN MÜZİKİ ESERLERİ DİNLENMESİ VÜCUT FREKANSI İLE UYUMLU DOĞAL TAŞLARIN KULLANILMASI AÇIK HAVA SPORLARI VE YÜZME

“ÖRNEK TEDAVİLER-SAMPLE TREATMENTS” içinde

KARACİĞERE NE İYİ GELİR- WHAT IS GOOD FOR THE LIVER HEALTH

“ÖRNEK TEDAVİLER-SAMPLE TREATMENTS” içinde

KANSER İÇİN NE İYİ NE KÖTÜDÜR-GOODS AND BADS FOR CANCER

  Kanserin rahat geliştiği ve yaşayıp yayıldığı ortamlar: Kanser oksijensiz ortamda hayat bulur- Ne kadar çok sigara o kadar kanser olma ihtimali vardır. Kanser vücutta asidik ortamlarda hayat bulur- Ne kadar asidik vücut o kadar kanser riski demektir.. Asidik vücut:sağlıksız bir beslenme ve asidik gıdaların fazla tüketilmesi yanında, stres, kirli…

“KANSER-CANCER” içindeDüzenle

Yazı dolaşımı

MEMEDE FİBROKİSTLERİN VE KALSİFİKASYONUN ÖNLENMESİ

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how data is processed your comment .

YOU ARE FOLLOWING THIS BLOG

You have to follow this blog and also other wonderful 1,288 people ( manage ).TürkçeAfrika DiliAlmancaArapçaArnavutçaAzericeBaskçaBelarusçaBengalceBoşnakçaBulgarcaBurmacaCava DiliCebuanoChichevaÇekçeÇince (Basitleştirilmiş)Çince (Geleneksel)DancaEndonezya DiliErmeniceEsperantocaEstonyacaFarsçaFelemenkçeFilipinceFinceFransızcaFrizon DiliGalceGaliçyacaGücerat DiliGürcüceHabeşçeHaiti Creole DiliHausa DiliHavai DiliHırvatçaHintçeHmong DiliHosaİbraniceİgbo DiliİngilizceİrlandacaİspanyolcaİsveççeİtalyancaİzlandacaJaponcaKamboçyacaKannadaKatalancaKazakçaKırgızcaKoreceKorsika DiliKuzey İskoç DiliKürtçeLaocaLatinceLehçeLetoncaLitvancaLüksemburgcaMacarcaMadagaskar DiliMakedoncaMalayalamMalezya DiliMalta DiliMaori DiliMarathiMoğolcaNepalceNorveççeÖzbekçePencap DiliPeştucaPortekizceRomenceRusçaSamoacaSesotho DiliSeylancaShonaSırpçaSintSlovakçaSlovenceSomaliceSundanizceSvahili DiliTacikceTamilTay DiliTelugu DiliUkraynacaUrducaVietnamcaYidceYorubaYunancaZuluÇeviri tarafından desteklenmektedirSearch:

LATEST ARTICLES

MOST POPULAR ARTICLES – TOP POSTES AND PAGES

CALENDAR

PASCHINAPACCPA
 one2nd345
67891011th12
13141516171819
20212223242526
2728293031 
” Search  

MY FACEBOOK

MY PAGES / PUBLISHED WRITINGS

ARCHIVES

archives  Select Month   January 2020 (1)   December 2019 (2)   October 2019 (3)   September 2019 (2)   August 2019 (1)   July 2019 (1)   June 2019 (3)   May 2019 (5)   April 2019 (5)   March 2019 (12)   February 2019 (9)   January 2019 (2)   December 2018 (4)   November 2018 (7)   October 2018 (13)   September 2018 (7)   August 2018 (2)   July 2018 (16)   June 2018 (2)   May 2018 (16)   April 2018 (21)   March 2018 (20)   February 2018 (20)   January 2018 (24)   December 2017 (6)   November 2017 (8)   October 2017 (5)   September 2017 (5)   August 2017 (5)   July 2017 (2)   June 2017 (14)   May 2017 (5)   Nisan 2017  (2)   Mart 2017  (4)   Şubat 2017  (3)   Ocak 2017  (3)   Aralık 2016  (8)   Eylül 2016  (2)   Ağustos 2016  (2)   Temmuz 2016  (2)   Haziran 2016  (9)   Mayıs 2016  (4)   Nisan 2016  (3)   Mart 2016  (3)   Şubat 2016  (7)   Ocak 2016  (7)   Aralık 2015  (2)   Kasım 2015  (13)   Ekim 2015  (12)   Eylül 2015  (9)   Ağustos 2015  (6)   Haziran 2015  (23)   Mayıs 2015  (5)   Nisan 2015  (1)   Mart 2015  (4)   Şubat 2015  (10)   Ocak 2015  (25)   Aralık 2014  (7)   Kasım 2014  (26)   Ekim 2014  (40)   Eylül 2014  (64)   Ağustos 2014  (63)   Şubat 2014  (1)  WordPress.com’da Blog Oluşturun. Tema: WordPress.com tarafından Big Brother.

Skip to toolbar

Log Out

KARBONHİDRAT YOKSUNU BİR BESLENME HÜCRE SAĞLIĞINI BOZAR/LACK OF CARBONHYDRATE IN NUTRITION DECOMPONSATE THE CELL HEATH

 

BESLENMEDE KARBONHİDRATIN ÖNEMİ/IMPORTANCE OF CARBONHYDRATE IN THE NUTRITION
Beslenme planlarımızı dengeli bir şekilde karbonhidrat, protein ve yağlar üzerine kurmalıyız. Bu üç temel besin maddesi hücre sağlığının güvencesidir. Birinin dengesiz alımı sonucu hücre zarı sağlığı bozulur. Hücre zarı sağlığı bozulursa CİLT SAĞLIĞI DAHİL vücutta her şey bozulur.
Bazı zayıflama reçetelerinde önerildiği gibi karbonhidrattan ve yağdan yoksun bir diyet hücre zarlarında glikoproteinlerin ve glikolipidlerin oluşumunu aksatır. Bu durum, hücrelerin birbirleri ile haberleşme düzeyine zarar verir. hücre zarı sağlığı bozulur. Hücre zarının saydamlığı ve esnekliği kaybolarak sertleşir, Bu durumda, hücreler seçici geçirgenliğini kaybederek “yol geçen hanı”na dönerlerler ki; bu kanser dahil birçok hastalığın ana sebeplerinden biridir. Giderek çevre ile bağı kesilerek “kör ve sağır” olan hücreler yeteri kadar beslenemez; bağışıklık sistemi çöker ve bu hücreler netice olarak hastalık odakları haline gelebilirler.

KARACİĞER SAĞLIĞI VE KARACİĞERDE DETOX SÜREÇLERİ-LIVER HEALTH AND DETOXIFICATION IN LIVER

KARACİĞER SAĞLIĞI VE DET0X SÜRECİ/LIVER HEALTH AND DETOX PROCESS

KARACİĞERDE DETOX SÜRECİ

Bağırsak toplardamarlarından emilen gıda ve toksinler portal toplar damar ile karaciğere gelir. Kanda bulunan antijen-antikor sentezleri, bağırsaklardan emilerek gelen bakteri ve bakterilerin çıkardıkları toksinler ve diğer toksik maddeler karaciğerde filtre edilir. Bunlar karaciğerde bir dizi işlemden geçerler. Bu süreçte birçok zararlı hormon ve mikrop ya pasif hale getirilir veya parçalanarak dışarı atılacak duruma getirilir. Yine bu süreçte aldığımız gıdalar vitamin ve mineral olarak depolanır, sentezlenir, karonhidrat, yağ ve proteinler metebolize edilir, ilaçlar ve zararlı maddeler detox edilir.

Birçok madde yağda eridiği için vücut bunları normal süreçlerle dışarı atamaz. Bunların 2 ayrı fazda enzimlerle nötralize edilerek suda eriyebilir hale getirimesi gerekir. Karaciğerde işlenen bütün bu toksinler  2 ana fazda işlem görerek ya redüksiyon yoluyla veya detox yoluyla etkisiz hale getirilir. Bu iki olaya redox denmektedir. Sağlıklı bir karaciğerdeki redox süreci, % 99 oranında ilk fazda gerçekleşir.  Sağlıksız bir karaciğerde ise bunların çoğu karaciğer Faz 2’de işlem görmek üzere beklerler.

Karaciğerdeki detox sürecinde önemli bir konu da günlük, doğal metebolik süreçler sonucu veya başkaca sebeplerle vücuda giren veya vücutta ortaya çıkan serbest radikallerdir. Serbest radikaller elektron eksiği bulunan moloküllerdir. Bu eksikliklerini gidermek için hücrenin DNA’sı dahil, zarından, iç yapısındaki atomlardan, moloküllerden elektron çalarak bunların yapısını dengesiz hale getirirken, diğer yandan kendileri oksitlenmiş-paslanmış toksik oluşumlar oluştururlar. Kronik hastalıkların ve yaşlanma sürecinin en büyük sebebi bu olarak görülmektedir.

Vücudumuzun eczanesi ve laboratuvarı olan ve ağır bir yük altında çalışan karaciğerin önemli bir görevi bu serbest radikalleri redüksiyon sonucu etkisiz hale getirimektedir.

Karaciğer hem redüksiyon-indirgeme (reduction) hem de detox sürecini birlikte yürütmektedir; buna redox denmektedir. Aşağıda açıklandığı üzere karaciğerin hem serbest rakikalleri etkisiz hale getirme (redüksiyon) hem de toksik maddeleri vücuttan atma (detox) sürecinde önemli desteklere ihtiyacı bulunmaktadır. İki sürece aynı zamanda destek veren Glutatyon bu süreçte en önemli aktör olarak görünmektedir. Bu süreç içerisinde glutatyon;

  1. Serbest radikallerin elektron ihtiycını karşılayarak onları avlayıp, etkisiz hale getiriyor ve diğer moloküllerin yapılarının bozulmasını önlemektedir.
  2. Metebolik süreçte enerji üretimini desteklemektedir.
  3. Kurşun, civa, kadmiyum ve bakır gibi toksik ürünleri vücuttan temizleyerek detox görevi görür.
  4. Katı ve sıvı gıdalarla, hayvansal ve bitkisel ürünlerle, temizlik ajanları dahil çeşitli yollarla aldığımız kimyasal atıkları ve bulaşıkları, hormonları, antibiyotikleri etkisiz hale getirir.
  5. Sigara dumanı dahil çevresel kirlilikle aldığımız toksinleri temizler.
  6. Avakado, kuşkonmaz, portakal, domates ve hodan yağı desteğinde, ciltte melanin düzeyini düşürerek cildin beyazlaştırarak, parlak bir görünüm kazanmasını sağlar.

Karaciğerde toksik madde temizliği 2 fazda yapılmaktadır. 1. Faz detox sürecinde aşırı serbest radikal üretilir. Bu serbest radikaller bir şekilde dengelenerek ortadan kaldırılmadıkça, 2 faz detox süreci için çok büyük bir tehlike arz ederler. Bu durum, 2 faz detox faaliyetlerini sekteye uğratır. Bunun üzerine bir de 2. Faz detox sürecinde gerekli enzim faaliyetlerinde yavaşlama veya duraksama şeklinde aksaklıklar olursa bu kişiler çevreden gelen kirliliğe karşı aşırı duyarılı olurlar. Bunlara patolojik detox gereksinimi olan kişiler denir. Bunlar, ya kısa sürede aşırı toksik madde almışlardır veya düşük dozda ama uzun süre toksik madde almışlardır. Bunlar, 2. Faz detox enzimleri tükenme noktasında geldikten sonra durum ciddileşir. Ara ürün olarak ortaya çıkan serbest radikaller karaciğeri tıkanma noktasına getirir. Bu kişiler, durum patolojik görüntü arz edinceye kadar, durumlarından habersiz olarak yaşarlar.

Alınan ilaçlar size etki etmiyorsa, aşırı etki ediyorsa veya ters etki ediyorsa, ilaç değiştirerek vücutta başkaca rahatsızlıklara meydan vermemek çok önemlidir. Bunun için karaciğer enzimlerinizle birlikte, karaciğerde gerçekleşecek 8 aşamalı detox süreci için gerekli olan vitamin, mineral madde, aminoasit ve enzimlerin vücuttaki durumu dikkate alınmalıdır.

DETOX SÜRECİNDE GENEL OLARAK İHTİYAÇ DUYULAN GIDA VE GIDA DESTEKLERİ

Sağlığı sarsılan karaciğer birçok nedenle hızla yağlanmaya başlar. Karaciğerde yağlanmaya neden olan başlıca etmenler; aşırı alkol, yanlış beslenme tarzı, toksik madde ve ilaçlara karşı ters reaksiyon, hareketsiz bir yaşam, stres ve hepatit virüsü olarak sayılabilir. Bu durumda detox sürecini suratle kontrol altına almak gerekir. Bu süreçte en çok ihtiyaç duyulan vitamin ve mineral takviyeleri yapılmalıdır. Bunlar arasında öne çıkan vitminler olarak;

  1. B vitamin kompleksleri birçok enzimin oluşması için hayati öneme haizdir. Vitamin B2 (riboflavin) bir yandan ilaç ve diğer vucuda yabancı maddelerin metabolizmasında, yağ metebolizmasında rol alırken diğer yandan anti oksidan etkisi ile glutatyonun geri kazanımında rol oynar. Vitamin B3’ün doz aşımında karaciğer enzimleri artar. Vitamin B5, CoA’nın yapısı taşı olup, onun aktif halidir. CoA’nın glutatyon üretiminde önemli bir rolü vardır. Vitamin B5, karaciğerde glutatyon sentezi ve Co-enzim A (CoA), Co-Enzim1 ve Co-enzim Q 10 sentezi için önemlidir. Gulutatyonun yapı taşlarından biri olan sistein ve magnezyum, CoA’nın sentezinde kullanılır.
  2. Vitamin C, serbest radikal oluşumunu engelleyerek, detox sürecinin en iyi şekilde işlemesine katkı sağlar. Eksikliği süreci aksatır. C vitamini glutatyon peroksidaz, superoksit dismutaz, katalaz gibi antioksidan enzimlerin oluşumunda rol oynar. Oksitlenmiş E vitaminini onararak antioksidan etkisini arttırır. Vücutta glutatyon sentezinde genetik bozulmalar sonucu eksiklik olduğunda lökosit, eritrosit ve sinir hücreleri zarar görür. C vitamini, kanser hastalarında önemli bir gösterge olan glutatyon seviyesindeki düşüklüğü yüksetlme açısından glutatyon ve NAC (n-acetyl cysteın) gibi çok pahalı desteklerle kıyaslandığında daha maliyet etkin olduğu araştırmalarla bulunmuştur. Sağlıklı insanlarda c vitaminin yüksek dozlarında pro oksidan (oksitleyen) etki görülmediği halde,  hastalık durumundaki kısıtlı yararın  tersine, NAC’ın yüksek dozlarının pro-oksidan etki yaptığı ve hücresel stresi %83 oranında arttırdığı gözlenmiştir. Kanser hastalarında intervenöz uygulamanın sınırlı etkisine rağmen, günlük 3 gr oral glutatyon takviyesin plazmada eksilen  glutatyon, sistein ve glutamin düzeylerinde önemli bir fark yaratmamaktadır. Buna karşılık, sağlıklı insanlarda günlük 500 mg c vitamini glutatyon seviyesini optimal dozaj olarak arttırmakta ve sürdürebilmektedir. Bu sebeple glutatyon desteği yerine C vitamini desteği tercih edilebilir.
  3. Vitamin E ve selenyum güçlü bir antioksidan olmaları yanında glutatyon peroxidaz enzim oluşumu için gereklidir.
  4. Genel olarak C, A, E, B (B6, B9 ve B12) ve Minerallerden Ca ve iz elementler detox sürecinde önemlidir. Lipotropik formüllü destekler, kolin, betain, metionin, vitamin B6, B9, B12 yağların karaciğerden atılmasında ve safranın karaciğerdeki süreçlerinde önemlidir. Hepatit, siroz ve toksik karaciğer için lipotrofik formüllü destekler karaciğerde glutatyon ve metionin seviyelerini yükseltebilirler.
  5. Karaciğer sağlığından lesithinin önemli bir yeri vardır. Her öğünden önce 1200 mg alınması (kollestrolün düşürülmesi, yağların eritilmesi, yağda eriyen vitaminlerin emiliminin arttırılması, enerjinin yükseltilmesi, karaciğer fonksiyonlarının iyileştirilmesi, hücre zarı sağlığının yükseltilmesi, beyin koruyucu zarının, adalelerin ve sinir hücrelerinin güçlendirilmesi için ve genel olarak karaciğer fonksiyonlarının güçlendirilmesi açısından önemli görülmektedir. Lipoic asidin glutatyon ile birlikte E vitaminini tekrar kazanarak hücre zarlarını koruma ve güçlendirmesinde c vitamini gereklidir.
  6. Karaciğerde detox süreci için önemli gıdalar arasında aynı zamanda içerdikleri indol-3-karbinol sayesinde güçlü bir anti-ükanser besin olan lahanagillerden lahana, brüksel lahanası ve brokoli başta gelmektedir. Portakal ve mandalina içlerinde bulunan limonen enzimi ile karaciğer 1 ve 2 faz enzimlerinin detox kabiliyetlerini yükseltirler. Bunlar aynı zamanda kanser önleyici/tedavi edici enzimlerdir.
  7. Karaciğerdeki redox sürecinde bir diğer önemli destek ise deve dikeni (sillymarine-milk thistle) ekstresidir. Deve dikeni ekstresinin detox sürecine ve karaciğer sağlığına olan etkileri bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir. Deve dikeni ekstresi;
  8. Önemi bir antioksidan olarak çoğu kez vitamin C ve E’den daha güçlüdür.
  9. Antioksidan etkisiyle karaciğerde doku hasarını tedavisinde ve glutatyon sentezinin artmasında önemli bir destektir.
  10. Karaciğeri, aminata toxin, galaktosamin, karbon tetraklorid, galactosamine ve and praseodymium nitrate toksinlerine karşı korur.
  11. Karaciğeri siroz, yağlanma ve hepatite karşı korur, safra yolu iltihaplanmalarını önler.
  12. Karaciğerde redox süreçleri sonucu glutatyon yapısındaki bozulmaları önler v azalan glutatyon düzeyini % 35 civarında yükseltir.
  13. Karaciğerdeki redox sürecinde asidik gıdalar süreci yavaşlatır. Alkali gıdalar ise normalleştirmeye yardımcı olur. Karaciğer sağlığı için, karaciğer rengine uygun olarak, koyu yeşil,kahverengi ve siyah besinleri tercih etmek gerekir. Yapıları, içerdikleri hormon, mineral madde ve vitaminlerle karaciğer sağlığına önemli destek veren gıdaların başında;
  14. Enginar ekstresi (50 mg., günde 1 adet )
  15. Kereviz
  16. Kırmızı pancar
  17. Lahanagiller
  18. Co-enzim A içermeleri nedeniyle; mantar, peynir, kırmızı elma, kırmızı şarap, avakado
  19. Haftada veya 10 günde 1 kez kuzu karaciğeri yenmesi.
  20. Isırgan otu ekstresi (100 mg, günde 1 adet),
  21. Yoğurt, kefir
  22. Muz,
  23. Keten tohumu yağı
  24. Siyah turp
  25. Brewer’s yeast,
  26. Siyah erik,
  27. Siyah üzüm,
  28. Yulaf ezmesi
  29. Su teresi
  30. Maydanoz
  31. Karaciğer yağlanmasını önlemek ve troid fonksiyonunu göçlendirmek için (karaciğerde T4’ün, T3’e çevrilmesini sağlamak için) önemli etmenler:
  32. Düşük karbonhidrat ve düşük yağlı yiyeceklerin alımı, kaliteli protein alımı
  33. Beyaz ekmek, beyaz şeker ve katı yağlardan, hazır yiyeceklerden uzak durulması
  34. Yulaf ekmeği eşliğinde bol posalı bir diyet takip edilmesi porsiyonların küçültülerek karaciğer yükünün azalatılması.
  35. Kereviz, ananas, enginar, dereotu özellikle yenmeli.
  36. Yoğurt ve kefirin fırsat buldukça diyete dahil edilmesi

KARACİĞER SAĞLIĞI BOZULMUŞ KİŞİLERİN İLK 2 AY İÇERİSİNDE AĞIRLIKLI OLARAK ALMASI GEREKEN GIDALAR

  1. Kereviz, brokoli, karnabahar, brüksel lahanası, su teresi, tatlı patates, limon, maydanoz (günde 2 bağ),  avakaso, ceviz, kabak çekirdeği, badem, zeytin, chia tohumu ve çekilmemiş keten tohumu, elma, bütün sarımsak ve soğan (hafif pişmiş olabilirler), ıspanak, kara lahana, kıvırcık lahana, pazı, roman marulu, roka, kale (kıvırcık lahana), alfaalfa, karahindiba, çilekgiller (frambuaz böğürtlen, çilek, mantar, kabak çekirdeği (günde 1 avuç geçmeyecek), brezilya fıstığı (brazıl nuts), dut vb), deniz yosunu, rezene, küncü, ananas (bromolaın için), kıyılmış aleovera yaprağı, papaya (pataın enzimi), reyhan, zerdeçal, kırmızı biber, kimyon, biberiye, zaman zaman çok az olmak kaydıyla ateşte çok hafif öldürülmüş domates veya domates salçası (likopen), yulaf ezmesi, badem sütü, sarı, kırmızı, yeşil renkli kalifornia çan biberi (californıa bell pepper), kivi, bal kabağı, ay çiçeği çekirdeği, yaban mersini, tatlı patates, buğday özü (wheat germ)),çam fıstığı, erik, siyah erik, nar,kantalup, kudret narı, dere otu, kırmızı soğan. Bu listede yer almayan gıdaları bunlarla birlikte yemeni z gerekebilir. Bu durumda bu gıdalardan alkali olanlarını yemelisiniz. Bunların arasında salatalık, kuşkonmaz, pırasa, biber, patates, tüm sebze filizleri, domates, turp, turp yaprakları sayılabilir.
  2. Balzamik elma veya limon sirkesi
  3. Şeker yerine az miktarda stevia yapraklarını, akça ağaç şurubu
  4. Yiyeceklerin üzerine buğday kepeği, yulaf kepeği ve buğday özü serpilmesi
  5. Meyve ve sebze suyu yerine meyve ve sebzeleri tüketilmesi.
  6. 2 çay kaşığı balzamik elma sirkesini 1 kaşık bal, yarım çay kaşığı arı poleni veya bir kaşık akça ağaç şurubu ile karıştırıp bunun bir bardak suda eriterek diyet kokteyl yapılması
  7. Yenmesi gerekenler hakkında özel durumlar
  8. Verilen liste dışında kalan meyve, sebze, tahıllardan sadece alkali olanlar yenecek
  9. Fındık, fıstık, cevizgünde toplam 15 adedi geçmeyecek şekilde yenirken, günde yarım bardak badem, 1 bardak kabak çekirdeği yenecek.
  10. Her öğün 1 dilim kızarmış tam tahıllı yulaf ekmeği
  11. Sabah kalkınca bir bardak organik apple cider vinegar, öğle yemeğinden ve akşam yemeğinden 1 saat önce birer bardak içilecek. İçerisine bir miktar organik akça ağaç şurubu veya organik polenli bal konabilir. Gün içerisinde 1,5 bardak posalı havuç suyununun içerisine 1 çay kaşığı keten tohumu yağı konarak içilecek
  12. Not: çiğ yiyeceklerin ilk önce gaz yaparak rahatsızlık vermesi, vücudun asidik olduğunu gösterir. Alkali oldukça bu geçer
  13. İçilecek su ve çaylar;
  14. Yeşil çay, sıvı klorofil, deve dikeni (milk thıstle) çayı, rezene çayı, zencefril çayı, ekinazya çayı, 1 bardağı geçmeyecek şekilde  meyan kökü şerbeti. Poşet çaylar sıcak suda 1-2 dk. Arasında tutulduktan sonra bardaktan çıkarılmalı, ılıdıktan sonra içilmesi
  15. Alınmaması daha uygun olmakla birlikte, günde en fazla 1 bardak siyah çay, günde en fazla 1 fincan türk kahvesi,
  16. Günde 25 kg. ağırlık başına 1 litre sıvı/doğal su tüketilmesi az 3 litre doğal temiz su içilmesi gelmektedir.
  17. Karaciğer sağlığında protein desteği olarak esansiyel amino asitler yüksek biyo yararlanıma sahiptir. Bu aminoasitlerin ihtiyaç çerçevesinde destek olarak kullanılması karaciğer sağlığı açısından önemlidir. Bunlar parçalandıklarında karaciğerde ve böbreklerde baskı yapmazlar.
  18. Karaciğer sağlığında karbonhidratler da önemlidir. Çok fazla kabonhidrat alındığında karaciğer ve kaslarda depolanır. Glikoz fazlası yağ hücrelerinde trigliserit olarak depolanır. Bu durum karaciğere hantallık kazandırarak, sağlığını olumsuz etkiler.

 

KARACİĞER SAĞLIĞINI BOZAN GENEL KONULAR

  1. AKTİVİTE EKSİKLİĞİ

Aşırı kilo, düşük aktivite yanında karaciğer sağlığını bozan etmenlerin başında ruhsal ve bedensel toksik ortamlardan uzak durulması, zihinsel ve duygusal stres düzeyinin bilinçli bir şekilde yönetilmesi gelir. Her gün yaşadığımız stres, besin maddelerinin emilimini bozmada olan etkileri ile vücudumuzdaki toksik madde miktarını arttırarak karaciğer sağlığını olumsuz etkiler.

Her gün 3 km. gidiş, 3 km. geliş olmak üzere 6 km tempolu yürüyüş yapılması, yürürken zaman zaman hafif hızda koşma ataklarının yapılması, günde iki kez iç organları ve özellikle karaciğeri ve dalağı hissedecek şekilde kasların gerilmesi ve karın kaslarını geliştirici hareketlerin yapılması, yoga ve yüzme gibi sporlara, futbol, veleybol veya başka takım oyunlarına iştirak edilmesi bu anlamda faydalı olacaktır.

  1. VÜCUTTA OKSİJEN EKSİKLİĞİ

Günde ortalama 20 dk. Doğrudan güneş ışığı alınması, günde 3 defa temiz havada 5 dakikalık derin nefes egzersizi yapılması karaciğer sağlığını destekleyecektir.

  1. KARACİĞER SAĞLIĞI İÇİN ZARARLI OLABİLECEK GIDALAR VE GIDALARIN ALIM TARZI

Yemeklerde veya içeceklerde durumu kötüleştiren bir gıda türünlerinden uzak durulması gerekecektir Bazı gıdalar genel olarak allerjik etiketli olup, size olabilecek allerjik etkilerini takip ederek hayatınız boyunca dikkatle kullanmanız gerekebilir.  Bu gıdalar arasında çiftlik ve kümes ürünleri, dip deniz (kabuklu) balıkları, narenciye, (limon hariç), kavun, çilek, brüksel lahanası, kereviz, patlıcan, baklagiller, soğan, patates, ıspanak, domates, fındık, ceviz, çikolata, keten tohumu yağı (günde bir yemek kaşığından fazla), tuz ve baharatlar sayılabilir.

Serbest radikal üreten yiyeceklerin yenmemesi (aşırı ısınmış yağda üretilen yiyecekler, ızgarada yanmış yiyecekler, katı yağlar, her türlü hazır yiyecekler gibi)

Başlıca zararlı gıdalar:

  1. Şeker ve şekerli ürünler,
  2. Her türlü katı yağ,
  3. Kahve, çay, alkol,
  4. Çiftlik, deniz ve kümes ürünleri (et, balık, yumurt vb)
  5. Beyaz ekmek, pastane ürünleri dahil, beyaz undan yapılan her şey,
  6. Yuksek protinli yiyecekler,
  7. Soda dahil tüm gazlı içecekler
  8. Greyfurt suyu karaciğer 1. Faz enzim faaliyetlerini engelleyen naringenin ihtiva etmesi nedeniyle enzim faaliyetini yavaşlatır. Bu durum özellikle ilaçların metebolize süresini uzatarak etkilerini artırabilir ve toksik bir etki oluşmasına neden olabilir. Bu sebeple dikkatli kullanılmalıdır.

 

  1. GIDALARIN ALINMA TARZI

 

Gıdaların alınma tarzı karaciğer sağlığını yakından ilgilendirmektedir. Her zaman sofradan tam olarak doymadan kalkılması. Gıdaların ağızda iyice ve yeterli sürede çiğnenmesi, Yemek esnasında katı yiyeceklerle birlikte yarım bardaktan fazla ılık su alınmamaması. Yemeklerden 1 saat sonra ve önce ılık su içebilir. Soğuk su içilmemesi, yemeklerin ılık yenmesi sindirim sistemi sağlığı ve bunu etkileyen karaciğer sağlığı için önemlidir.

 

Karaciğer sağlığı için gıdaları birlikte alırken içerdikleri vitamin ve mineral maddelerin birbirine olan etkilerini dikkate almak gerekir.Gıda çeşitliliği yaratılırken faydalı olanların birlikte alınması, birlikte alındıklarında toksik oluşumlara veya gıda kayıplarına neden olan gıdaların ise ayrı ayrı alınması önemlidir.

 

  1. ÖDEM

Vücutta aşırı ödem oluşması, doku arası sıvıların artmasına neden olduğundan karaciğere baskı yaparak gücünü düşürür; faaliyetini yavaşlatır. Ödem arttırcı gıda ve hayat tarzından uzak bir yaşam gerekmektedir.

  1. İLAÇLAR

Karaciğer sağlığını etkileyen ilaçların aşırı tüketimi, tüketiminde dikkate alınması gereken konulara özen gösterilmemesi ve aşırı ilaç kullanımı karaciğer sağlığını olumsuz etkilemektedir.

    

KARACİĞER 1. FAZ DETOX SÜRECİ

Karaciğer 1 faz detox sürecinde, tembel yani az çalışarak-enzim aktivasyonu düşükse, sağlıklı çalışmıyor demektir. Bu durumda kafeine ve kimyasallara karşı rahatsızlık gelişir; kahve içen kimsenin uykusu bir türlü gelmez. Karaciğerin bir şeyi metebolize etmesi demek onu suda eriyebilir hale getirerek, böbreklerden atılmasını sağlamaktır. Bu durumda karaciğer kafeini metebolize (detox) etmekte zorlanmaktadır.  Yavaşlayan 1. Faza bir başka örnek de parfümdür; parfüm kokusu sizi hasta eder.

Karaciğer 1. Fazda aşırı çalışıyorsa kişi kahveye karşı duyarlılığını kaybeder. Örneğin kahve içmek uykusunu etkilemez. Karaciğeri 1. Detox fazında aşırı çalıştıran unsurların başında

  1. Tarım ve böcek ilaçları,
  2. Kafein,
  3. Antibiyotikler (Sulfamidler),
  4. Boya kokuları,
  5. Egzos dumanları ve
  6. Antihistaminikler

gelir.

Bunlar Cytochrome P 450 enzim sistemini aşırı uyararak serbest radikal üretimini hızlandırırlar. Serbest radikallerin artması, karaciğer 2. Fazda bunların çabucak nötralize edilmesini sağlar. Ancak bunun için 2. Fazda detox sürecinin sağlıklı olması gerekir. Aksi halde 2. Fazda da ortaya çıkan serbest radikaller dolayısiyle daha büyük bir serbest radikalli toksik yapı ile karşılaşılır.

Karaciğer 1. Fazda her metebolize edilen toksik moloküle karşı 1 adet serbest radikal üretilir. Bu süreçte serbest radikallere karşı anti-oksidan savunma olmazsa- serbest radikaller karaciğere zarar vermeye devam eder. Bu süreçte en önemi anti oksidan glutatyondur. Aşırı toksik durumda glutatyon stoğu bu fazda tükenirse, karaciğer 2. Faz glutatyon detoxuna yeteri kadar glutatyon kalmabilir ve bu durumda oxidatif stres oluşur bu da karaciğere zarar vererek zaafiyetine yol açar.

Karaciğer, akciğer ve böbrekler toksik yük altında oldukları için glutatyon depolarlar ve aşırı miktarda glutatyon tüketirler. Vücutta magnezyum eksikliğinde glutatyon görev yapamaz. Glutatyon sentezi için gama glutamil sisteyin (γ-glutamyl cysteine), glycine, ATP, and magnesium ionları lazımdır.

Karaciğer 1. Faz detox sürecinde mümkün olan en fazla detox temin edilerek 2. Faz detox sürecinin yükü hafifletilmelidir. Karaciğer 2. Faz detox süreci yavaş ise, 1. Faz detox süreci bundan negatif olarak etkilenir ve toksitisesi yükselir.

Karaciğer 1. Faz detoxunda özellikle cytochrome P 450 (CYP 450) enzimleri kullanılır.

CYP 450 enzimleri dalga boyu 450 nm olan bir grup enzimin genel adıdır. Bunlar, karaciğerde toksik maddelerin temizlenmesinde önemli bir enzim grubudur. Bu enzimler en çok karaciğerde bulunur. Bu enzimler ilaç metebolizmasında önemlidir. Aşırı aktif olmaları durumunda ilaçlar çabucak metebolize olur ve kişiler ilaçlardan bir fayda göremediğini ifade ederler. Yeteri kadar aktif olmadıklarında ise ilaç uzun süre metebolize olmayarak kişiyi aşırı etkiler. CYP 450 enzimlerinin aktivasyon dereceleri bu enzimlerin genetik değişime uğrayıp uğramadıkları ve alınan ilaçların bu enzimler üzerine olan etkileri ve alınan gıda cinsi ile yakından ilgilidir. Örneğin greyfurt meyvesi bu enzimlerin aktivasyon düzeyini düşürerek enzim faaliyetini yavaşlatır. Bu durumda biz ilaçların etkilerini daha ağır hissederiz. Lahanagiller, örneğin brokoli, ise bu enzimlerin aşırı aktif ederler. Bu durumda biz ilaçların etkilerini pek hissetmeyiz. Çünkü çabucak metebolize (suda eriyebilir hale getirilerek vücuttan atılma durumu) edilirler. Bu sebeple lahanagillerin yeterli tüketimi ile göğüs, prostat, akciğer, karaciğer, endometrium, yumurtalık ve kolan kanseri risklerineki düşüş arasında % 70 bir ilişki bulunmuştur.

Cytochrome P 450 enzimlerinin aktive olması için magnezyum, çinko, bakır ile vitamin A ve C gereklidir. Toksinler vücuttan atılabilmesi için öncelikle parçalanır. CYP 450 enzimleri, vücuda yabancı maddeleri detox eder,  gıdaların ve esansiyel yağ asitleri, bitkisel besinler, steroid hormonlar ve A ve D vitaminleri gibi içeride üretilen moloküllerin metebolize edilmesine yardımcı olur.

İlaçlar ve çevresel toksinler P 450 enzimlerinin faaliyetini hızlandırırlar. Bu hızlanma neticesinde karaciğerde ortaya çıkan serbest radikal oranı ve oksidatif stres düzeyi de yükselir.

CYP 450 enzimleri ile, NADH (nicotinamine adenosine dinucleotide) eş etken olarak kullanılmak suretiyle, toksinlerin metebolize edilmesinin 3 amacı vardır.

  1. Parçalanma ile toksinler böbreklerden atılmak üzere oksitlenerek, indirgenerek veya hidrolize edilerek suda eriyebilir hale getirililir.
  2. Parçalamanın diğer amacı toksinleri karaciğer 2. Faz detoxunda atılabilecek şekilde kimyasal olarak aktif hale getirmektir.
  3. Toksinleri daha az zararlı hale getirmektir.

Karaciğer 1. Fazda bağlanan toksinler:

kafein, alleri ilaçları (histaminler), hormonlar, barbükü edilmiş etteki benzopyren, sarı gıda boyaları, ibuprofen, lidocain, codein, diazepam, alkol, cortisone, testosterone, warfarin, reçetesiz satılan birçok ağrı kesici ilaç ile reçeteli satılan bazı ilaçlar, bazı grip ilaçları, yanmış gıdalarla alınan benzopyrene, gıdalara sarı renk vermek için katılan oniline, carbon tetrachloride, böcek ilaçları (aldrin, heptachlor, arachidonic acid) ve sakinleştirici ilaçlar (barbiturants)

KARACİĞER 1. FAZ DETOX SÜRECİNİ AKTİFLEŞTİREN DESTEKLER

Bu toksinlerin etkili bir şekilde temizlenebilmesi için süreci aktifleştiren,  glutatyon başta olmak üzere, etkili destekler:

  1. Lahanagiller familyasından sebzeler (lahana, brokoli,brüksel lahanası)
  2. Deve dikeni
  3. Zerdeçal
  4. Resveretrol
  5. Yeşil Çay
  6. Vitamin B zengini gıdalar (maya ve tam tahıllar)
  7. Vitamin C zengini gıdalar
  8. Greyfurt dışında narenciye grubu meyveler
  9. Cytocrome P 450 enzimler
  10. İlaçlar: alkol, nikotin, phenobarbital, antibiyotikler-sulfonamides, steroidler
  11. Gıdalar: lahana, brokoli, brüksel lahanası,
  12. Mangalda pişirilen etlerde bulunan benzopren,
  13. Yüksek protein diyeti,
  14. portakal ve mandalin
  15. Besin maddeleri: Vitamin B1, B3 ve C
  16. Bitkiler : Kimyon ve dere otu
  17. Çevresel toksinler: Karbon tetrachlorit; egzos dumanı, poya kokkuları, bitki ve böcek ilaçları
  18. Köri ve zerdeçal- sigara dumanının kansorejen etkisine karşı etkilidir.

Olarak sayılabilir.

KARACİĞER 1. FAZ DETOX SÜRECİNİ YAVAŞLATAN/ENGELLEYEN FAKTÖRLER

Aşağıdaki maddeler karaciğer 1. Faz P 450 enzim faaliyetini yavaşlatarak toksinlerin daha uzun süre karaciğerde kalmalarına neden olarak karaciğere zarar vermektedir.

  1. Hareketsizlik ve ve yaşlılık
  2. İlaçlar: benzodiazepinler, antihistamikler, cimetidin ve diğer mide asidi baskılayıcılar, ketoconazol, sulfafenaz.
  3. Gıdalar: Greyfurt suyu, zerdeçal, kapsisin (acı biberin etken maddesi) curcumin from turmeric; eugenol (karanfil yağı), quersetin (soğan)
  4. Botanik bitkiler: Zerdeçal, kırmızı acı biber (kapsaisin), aynı sefa bitkisi (klendula)
  5. Diğer: Bağırsaklarda üretilen zararı bakteriler ve yaşlılık.

 

KARACİĞER 2. FAZ DETOX SÜRECİ

Bu fazda karaciğer hücreleri toksik maddeleri, böbreklerden atılmak üzere, suda eriyebilir hale getirmek üzere onları sistein, glisin veya sülfür molokülleri gibi başka maddelerle bağlarlar.

Karaciğer 1. Faz detox süreci sonucu ortaya çıkan ürünler, karaciğere gelen toksinlerden bazıları daha fazla serbest radikal durumunda oldukları için daha toksik bir durum arz ederler. Bu sebeple bu kansorejen maddelerin karaciğer 2. Fazdaki süreçlerde hızla nötrleştirilmeleri gerekir. Aksi halde vücutta kanserojen birikimler başlar.

Karaciğer 2. Faz detox sürecinde hayati öneme sahip amino asitler glisin, sistein, glutamin, methionin, taurin, glutamik asit ve aspartik asittir.

Karaciğerde detox faaliyeti yer yer birbirini tamamlaycak şekilde 8 süreçte tamamlanır.

1       KARACİĞER 2. FAZ GLUTATYON (GLUTATHIONE CONGUTATION) DETOX SÜRECİ

GLUTATYONUN ROLÜ

 

Glutatyon vücudun paslanmasına neden olan serbest radikallerin avlanarak etkisiz hale getirilmesinde baş aktördür. Vücudun hastalıklardan korunmasında, toksinlerin vucuttan atılmasında, vücudun pozitif canlılıkla güçlendirilmesinde mekezi konumdadır.

Glutatyon sisteyin, glutamik asit ve glisinden oluşan bir 3’lü aminoasittir.  Karaciğerde yapılır. Glisin et, tavuk ve balıkta bulunur. Sisteyin sağan ve sarmısakta bulunur.

Hücre içinde glutatyon seviyesini yükselten etmenler :

  1. C vitamini,
  2. peynir altı suyu
  3. alfa lipoik asit (ALA)
  4. Glutatyon öncü molokülleri olarak S-Adonosylmethionine (SAMe) ve N-Acetylsisteine (NAC)
  5. Sillymarine- Deve dikeni ekstresi
  6. Yumurta (özellikle döllenmiş yumurta)

glutatyonun hücre içi seviyelerini yükseltmekte kullanılır.

Glutatyon hücre içi redox (indirgeme ve oksitleme) yaparak tampon görevi görür. Hücre içindeki toksinleri temizlemede en önemli rolü oynar. Protein olmayan bir tiyoludur. Glutatyon süreci sağlıklı değilse vücutta toksik yorgunluk işaretleri görünür; vücut canlılığını kaybeder. Bağışıklık sistemi düşer, erken yaşlanma gözlemlenir.

Karaciğer detoxunun % 60 civarındaki süreçleri glutatyon sürecine aittir. Bu süreçte toksinler suda eriyebilir hale gelir. Çok önemli bir antioksidandır. 1. Fazda ortaya çıkan serbest radikalleri elekron vererek oksitler.  Serbest radikalleri yok etmek için elektronlarını onlara vererek etkisini kaybeden glutatyonu C vitamini, Çinko, Coenzim Q 10 ve selenyum gibi antioksidanlar, kaybettiği elektronu ona tekrar kazandırarak, ona tekrar devreye sokarlar.

Glutatyon, magnezyum desteği ile çalışmaktadır. Bu bakımdan vücutta yeterli magnezyum stoklarını olması önelidir. Diğer taraftan metionin, sistein ve glutatyon sentezi için gereklidir.

Glutatyon ya gıdalarla veya dışarıdan destek olarak alınır. Taze meyve, sebze, pişmiş balık ve ette bulunan glutatyon kolayca emilirken destekler için bunu söylemek zordur.

Sentetik glutatyonun hücreler tarafından doğrudan emilmesi çok zordur. Bunun yerine indirenmiş formları olan S-Acetyl Glutatation (S-GSH) veye L- Glutatyon (L-GSH) formu kullanılır.

Glutatyon veya S-GSH veya L-GSH vücut için çok önemli bir anti-oksidandır. Eksikliğinde diyabetten parkinsona ve astımdan böbrek rahatsızlıklarına kadar bir dizi hastalık görülebilir.

Glutatyon yaşlanma sürecini yavaşlatan çok etkili bir antioksidan olmak yanında, glutatyon vücuda aşağıdaki durumlarda destek verir:

  1. Böbreklerde, karaciğerde ve beyinde biriken kurşun, kadmiyum ve civa başta olmak üzere, bunları hücre içi proteinlere bağlayarak, ağır metal detoxu yapar; Civa, selenyum içeren enzimlerin sentezini engelleyerek kansorejen bir sürece yol açabilir.
  2. Peroxitleri vücuttan temizler.
  3. Glutatyon lenfoma hücrelerinde programlı hücre ölümlerini aktive ederek lenf kanserinin tedavisine katkı sağlar;
  4. Metabolik süreçlerde, sinyal üretiminde, gen ifadesinde (expresyonunda) rol alır;
  5. HIV virüsü dahil, latent (uykuda olan) veya aktif Virüslere karşı korur;
  6. Akciğer ve bağırsak yüzeylerindeki sıvıyı toksinlerden arındırı; mukoza sağlığı için önemlidir;
  7. Normal hücrelerde tersini yaparken, kanser hücrelerinde glutatyon düzeyini düşürerek kanserle mücadeleyi kolaylaştırır;
  8. DNA tamirinde rol alır;
  9. Bağışıklık hücrelerini güçlendirir;
  10. Hücrelerin antioksidan kapasitesini arttırır;
  11. İki yönlü denge sağlar (redox); bir yandan redüksion (indirgeme) yaparak toksik maddeleri suda eriyebilir hale getirir, diğer taraftan, bunların böbreklerden atılımın sağlar (detox)
  12. Nicotin, böcek ilaçları (organophosphates); Solventler (solvents), parasetamol, acetaminophen, antibiotikler ve kanserojenler (epoxides) redoxu yapar.
  13. Vitamin C ve E’nin geri dönüşümünü destekler;
  14. Makrofajları aktive eder;
  15. Kronik kilo kaybı ve ilaç toksiditesini önler.
  16. Uykuyu düzenler, odaklanmayı arttırır, stresin etkilerini azaltır.

 

Depresyon, otizm, kronik yorgunluk sendromu, oto-immün rahatsızlıklar ve kronik romatizmal/iltihaplı hastalıklar başta olmak üzere bir dizi rahatsızlık vücutta glutatyon seviyesinin düşüklüğünden kaynaklanabilir.

 

Vitamin C, N acetil sistein (NAC), glisin, metionin glutatyon sentezini arttırır. Günlük 500 mg. Vitamin C, kırmızı kan hücrelerindeki glutatyon düzeyini %50 arttırır.

GLUTATİYON DETOX SÜRECİNİ AKTİVE EDEN ÖNEMLİ DESTEKLER

  1. Glutathione ve öncü enzimleri- glutatyon precursers (Cysteine, Glycine, Glutamic Acid).
    1. Glisin; fasülye, bira mayası, esmer prinç kepeği, deniz ve çiftlik ürünleri (ancak süt değil yoğurt ve kefir), yumurta, baklagiller, tohum kuruyemişler, şeker kamışı, peynir altı suyu ve tam buğday.
    2. -sistein; soğan ve sarmısak, et, yumurta, kırmızı biber ve brokoli.
    3. -Glutamin; tüm baklagiller, maydanoz, pancar, lahana, kıvırcık lahana (kale), ıspanak gibi sebzelerle, buğday ve buğday çimi..
  2. Selenyum,
  3. Vitamin B2 ve B6,
  4. Çinko,
  5. Lahanagiller,
  6. limonen ihtiva eden gıdalar (naranciye ve mandalin kabukları),
  7. Dere otu ve kimyon tohumu yağı,
  8. Esansiyel yağ asitleri (siyah üzüm çekirdeği yağı, keten tohumu yağı, EPA)
  9. Paratiroid dokusu,
  10. Sistein; soğan ve sarımsakta bulunur.

GLUTATYON DETOX SÜRECİNİ YAVAŞLATARAK ETKİSİZLEŞTİREN ÖNEMLİ FAKTÖRLER

Fazla alkol tüketimi ve viral hastalıklar karaciğerin yapısını bozarak karaciğerde glutatyon üretimini düşürürler.

Tahıllarda bulunan gluten ve sütte bulunan kazein sistein sentezini engelledikleri için, glutatyon seviyesini de düşürürler ve süreci yavaşlatırlar. Şizofren, depresyon, otizm, kronik yorgunluk, kas rahatsızlıkları, kronik iltihaplanma ve kronik oto-immün (bağışıklık sistemi) rahatsızlıkları olan kimselerin süt ve glutenli ürünler kullanması rahatsızlıklarını tetikler. Süt mamülleri olarak sadece az yağlı yoğurt ve kefir yenebilir. Bu rahatsızlıkları bulunanlar, süt ve buğday ununu kullanırlarsa karaciğerdeki detox süreci bundan olumsuz etkilenir. Bu hastalıkların iyileşme süreci bundan negatif olarak etkilenir.

Bunlar dışında süreci yavaşlatan etmenler:

  1. Selenium eksikliği,
  2. Vitamin B2 eksikliği,
  3. Glutathione ve çinko eksikliğidir.

 

2. KARACİĞER 2. FAZ AMİNO ASİT (AMİNOACİD CONGUTATION) DETOX SÜRECİ

Bu süreç sağlıklı değilse vücutta Hepatit, alcolik karaciğer, cilt kanserleri (carcinomas),

Kronik artrit (chronic arthritis), hipotroid (hypothyroidism), hamilelik kan zehirlenmesi (pregnancy toxaemia) görülür.

Bu süreçte bağlanan toksinler : Gıda koruyucuları (Benzoate) ve aspirin

AMİNO ASİT DETOX SÜRECİ SAĞLIĞI İÇİN ÖNEMLİ DESTEKLER

  1. Düşük proteinli gıda rejimi,
  2. Glicin (glicyne) – en çok ihtiyaç duyulan amino asit.
  3. Taurin (taurine),
  4. Glutamin (glutamine),
  5. Arginin ve
  6. Arithin

AMİNOASİT DETOX SÜRECİNİ YAVAŞLATARAK ZAYIFLATAN FAKTÖRLER

Düşük hayvansal ve bitkisel protein diyeti aminoasit sürecini yavaşlatır.

 

  1. KARACİĞER 2. FAZ METİLASYON (METHYLATION) DETOX SÜRECİ

Vücutta 150-200 civarında metil transferaz enzimi vardır. Karaciğerdeki methylasyon süreci düzgün bir gen ifadesi, protein fonksiyonu ve RNA metebolizması düzenlemesi için önemlidir. Metilasyon latent durumdaki virüsleri ve doğuştan gelen kanserojen virüslerle birlikte baskılar. Ağır metal detoxu yapar.

Menepoz sonrası sendromlar (Post menepose syndrom-PMS), aşırı östrojen üretimi (örneğin: cholestasis), Kansızlık, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, doğum anomalileri (spina bifida) ve nöropatiler karaciğer 2. Faz metlilasyon sürecinin önemini daha da arttırmaktadır. Bunların önemli sebeplerinden biri B9 vitamini eksikliği ve buna bağlı olarak metilfolat eksikliği olarak gösterilmektedir.

Vücudumuzda çok önemli görevleri olan B6, B9 ve B12 vitaminleri kanda normal veya yüksek çıkabilir.  Karaciğerdeki glutatyon ve metilasyon detox süreci için bu önemli değildir; çünkü bu süreçlerde aldığımız gıdalarla karaciğere gelen glutation ve metilatın karaciğerdeki glutatyon ve metilasyon detox/redox sürecinde kullanılabilmesi için B6,  B9 ve B12 vitaminlerinin aktif formda olmaları gerekir.

Metioninin bir meteboliti olan homosistein metilasyon sürecinde ortaya çıkar. Homosistein düzeyindeki aşırı artış karaciğerde metionin düzeyini düşürerek kalp damar rahatsızlıklarına ve bunamaya sebep olabilir.

Karaciğerdeki homosistein metilasyon sonucu tekrar metionine mi yoksa  glutatyonu oluşturmak üzere sisteine mi dönüştürülmesi vücudun ihtiyacına göre karaciğerde belirlenir. Denge çok hassastır. Bir yanda karaciğerde metilasyon sürecinin desteklediği gen expresyonu sağlığı diğer yanda ise glutatyon sürecinin desteklediği redox sürecinin sağlıkı işlemesi söz konusudur; örneğin glutatyon, selenyum içeren enzimleri engellediği civa detoxu için önemlidir.

Bu dengenin kurulabilmesi ve karaciğerdeki detox/redox sürecinin sağlıklı işleyebilmesi için B 12 vitaminin aktif formu olan (adenosylB12 and methylB12) ve folatın aktif formu olan metil folat (methylfolate) ile B6 vitaminin aktif formu olan Vitamin B6 (pyridoxal-5-phosphate veya P5P) desteği önemlidir. Örneğin otistik çocuklarda B6 vitaminin aktif formu eksiktir.

Karaciğerdeki glutatyon retox süreci için glutation ve metilasyon detox süreci için metilat alınan gıdalarla karşılansa da, bunların detox sürecine girmesi B6, B9 ve B12 vitaminlerinin aktif halleri ile mümkündür. B12 ve B9 vitaminleri bağırsaktan geçtiklerinde aktif hale gelirler. Bunun için bağırsak sağlığı son derece önemlidir. Bunun dışında glutationun bir formu olan gultationilkobalamin (glutathionylcobalamin) bu vitaminlerin aktif hale gelmesinde katalizör görevi görür.

B12 vitaminin aktif formu olan adenosilB12, hücrelerin aküsü olan mitokondria sağlığı için önemlidir; hücre içi metilmalonil CoA mutaz (methylmalonyl CoA) fazında rol alır. MetilB12 ise metionin sintaz (methionine synthase) enzimi için önemlidir. Karaciğerde glutatyon ve metilasyon detox/redox süreçlerinde görevlerini tamamlayan aktif B vitaminleri tekrar B9 ve B12 formlarına dönerek vücudun diğer bölgelerinde ihtiyaç duyulan yerlerde kullanırlar.

B vitaminin aktif formu olan adenosilB12 hücrelerin aküsü olan mitokondria sağlığı için önemlidir; hücre içi metilmalonil CoA mutaz (methylmalonyl CoA) fazında rol alır. MetilB12 ise metionin sintaz (methionine synthase) enzimi için önemlidir. Karaciğerde glutatyon ve metilasyon detox/redox süreçlerinde görevlerini tamamlayan aktif B vitaminleri tekrar B9 ve B12 formlarına dönerek vücudun diğer bölgelerinde ihtiyaç duyulan yerlerde kullanırlar.

Yapılan testler sonucu vücutta B12 düzeyi normal veya yüksek çıkabilir. Önemli olan bunun vücut tarafından kullanılma durumudur. B12 vitaminin vücut tarafından kullanılabilme durumu idrarda metilmolanikasit testi sonucu belirlenmelidir. Metilmolanikasit düzeyi yüksek çıkmışsa, kanda yeterli miktarda B vitamini olmasına rağmen karaciğerde aktif B vitaminine dönüşemedikleri için karaciğer tarafından kullanılamamaktadır. Bu önemi bir konu olup, teşhis ve tedavilerin planlamasında mutlaka göz önüne alınmalıdır.

Bu fazda bağlanan toksinler: Dopamin (nörotransmiter), epinefrin (adrenal hormonu), thioracil (canser ilacı), östrojen, adrenal hormone, histamine.

METİLASYON DETOX SÜRECİ SAĞLIĞI İÇİN ÖNEMLİ DESTEKLER

  1. adenosylB12 and methylB12) ve folatın aktif formu olan metil folat (methylfolate)
  2. S-adenosyl-methionine (SAMe); metionin amino asidinin metil veren aktif formu olup depresyon tedavisinde önemlidir. Oksitlenme sonucu yeterli metionin olmazsa SAMe düzeyi de düşebilir.
  3. Lipotropik gıdalar metionin, kolin ve betainin (choline, methionine betaine) metilasyon sürecinde SAM seviyelerini yükselttiğine dair çalışmalar vardır.

METİLASYON DETOX SÜRECİNİ YAVAŞLATAN FAKTÖRLER

Vitamin B9 ve B12 eksikliği metilasyon sürecini yavaşlatır.

  1. KARACİĞER 2. FAZ SULFASYON (SULFATION) DETOX SÜRECİ

Bu fazda sağlıklı çalışmayan bir karaciğerin belirtileri nörolojik rahatsızlıklardır.

Bu fazda bağlanan-metebolize edilen- toksinler: amin grubu nörotransmiterler (amine neurotransmitters), steroid hormonlar (steroid hormones), estrojen (oestrogen), troid hormonları (thyroid hormones) coumarin ve varfarin gibi kan incelticiler, paracetamol, acetaminophen, fenolik maddeler (phenolic compounds), metyhl dopa (Parkinson hastalığı için kullanılan ilaç, sulfonamidler (antibiotikler), mescaline ve suni gıda renklendiriciler-oniline boyaları (artificial food colourings). Non-steroidal anti enflamatuar ilaçlar (Romatizmal ilaçlar -NASİAD- aspirin), sarı renkli gıda boyaları (tetrazine), sülfürlü gıda katkı maddeleri

SULFASYON DETOX SÜRECİ SAĞLIĞI İÇİN ÖNEMLİ DESTEKLER

  1. Glycine,
  2. Cysteine,
  3. Methionine,
  4. Molibden,
  5. Acetyl-CoA,
  6. Vitamin B2, B5 ve B 9,
  7. Vitamin C

SULFASYON DETOX SÜRECİNİ YAVAŞLATAN ÖNEMLİ FAKTÖRLER

  1. NSIAD (non-steroidal anti-inflammatory drugs) grubu ilaçlar (aspirin),
  2. Tartrazin (gıdalara sarı renk veren gıda boyası),
  3. Molybden eksikliği.

 

5. KARACİĞER 2 FAZ ASETİLASYON DETOX SÜRECİ (ACETYLATION)

Bu süreçte Acetyl Co enzim A tarafından atılan başlıca toksinler: Sulfonamidler (antibiotikler) ve mescalindir.

ASETİLASYON DETOX SÜRECİNİ DESTEKLEYEN ÖNEMLİ DESTEKLER:

  1. Vitamin B5
  2. N-acetylcysteine.
  3. Thiamine,
  4. Pantothenic asid, ve
  5. vitamin C.
  6. Acetyl-CoA,
  7. Molybden,
  8. Iron,
  9. Niacinamide, Vitamin B-2

ASETİLASYON DETOX SÜRECİNİ ENGELLEYEN ÖNEMLİ FAKTÖRLER

  1. Vitamin B2, B5 eksikliği
  2. Vitamin C eksikliği

6. GLUKURONIDASİYON (GLUCURONIDATION) DETOX SÜRECİ

Bu fazda bağlanan toksinler:

  1. menthol,
  2. vanillin (sentetik vanilya),
  3. Guda katkı maddeleri : benzoates, ve bazı hormonlar,
  4. Calcium d-glucurate,
  5. Sigara dumanı,
  6. Doğum kontrol ilaçları (estrogens),
  7. Phenobarbital,
  8. Asprin,
  9. Probenesit,
  10. İlaçlar (steroids, morphine, diazepam, salicylates, paracetemol and NSAIDS),
  11. Acetaminophen,
  12. Morphine, d
  13. Diazepam( sakinleştirici, kas gevşetici) ve

GLUCURONİDASYON  DETOX SÜRECİ SAĞLIĞI İÇİN ÖNEMLİ DESTEKLER

  1. Balık yağı,
  2. limonen ihtiva eden gıdalar,
  3. Taurin,
  4. Glucuronik asit,
  5. Sigara dumanı
  6. Doğum kontrol hapları.

GLUCURONİDASYON  DETOX SÜRECİNİ ENGELLEYEN FAKÖRLER

  1. Aspirin,

 

7. KARACİĞER 2. FAZ SULFOXIDASYON DETOX SÜRECİ (SULPHOXIDATION)

Bu süreçte bağlanan toksinler: Sulfitler ve sarımsak bileşenleri

Sulfoxidasyon süreci sağlıksız kişiler kuşkonmaz yediklerinde idrarlarında yoğun bir kükürt kokusu hissederler. Bu kokuyu hissetmeyenlerin (Çinliler gibi) karaciğerleri genetik değişime uğramamıştır.

Bu süreçte bağlanan toksinler kuru gıdalara sarı ve taze görünüm vermek için kükürtlemede kullanılan sulfür bileşikleri ile sülfür ihtiva eden ilaçlardır. Bu sürecin sağlıksız olması halinde bu gıdaları alan kişilerde özellikle astım krizleri görülebilir.

SULFOXIDASYON DETOX SÜRECİNDE ÖNEMLİ GIDA DESTEKLERİ

  1. Cystein, methionine, taurine
  2. Molibden eksikliğinin giderilmesi
  3. Acetyl-CoA
  4. Vitamin B2, B5 ve Vitamin C eksikliğinin giderilmesi
  5. KARACİĞER 2. FAZ GLİSİNASYON DETOX SÜRECİ (GLYCINATION)

Bu fazda bağlanan toksinler: salisilik ve benzoik asitlerdir (salicylic and benzoic acids).

Benzoat bir gıda koruyucusudur.

8. GLİSİNASYON DETOX SÜRECİ (GLYCINATION) İÇİN ÖNEMLİ GIDA DESTEĞİ

  1. Glisin (glycine)
  2. Arginase
  3. Gly Co-factors (Folic Acid, Manganese, B-2, B-6/P-5-P)

EKZEMA NEDEN OLUR, 3 AYLIK BİR TEDAVİ İLE NASIL TEDAVİ OLUR? WHAT IS THE SOURCE OF ECZEMA AND HOW COME YOU GET RID OF THAT IN A THREE-MONTH PERIOD?

KAÇAMAK YAPMADAN, 3 AY SÜRECEK BİR TEDAVİ İLE EGZAMADAN KURTULABİLİRSİNİZ.

EKZEMA SEBEPLERİ VE PRATİK ÇÖZÜM YOLLARI

ECZEMA SOURCES AND PRACICAL TREATMENT WAYS.

Egzema sebepleri ve pratik çözümler:
DÜNYA GÖRÜŞÜNÜZ, YEDİKLERİNİZ İÇTİKLERİNİZ İLACINIZ, İLACINIZ DÜNYA GÖRÜŞÜNÜZ, YEDİKLERİNİZ İÇTİKLERİNİZ OLSUN.
Bilim insanları genetik yapımızda insana ait olmayan 145 tane gen buldular. Bunlar yediklerimiz, içtiklerimiz ve duygusal, zihinsel, ruhsal etkileşimlerimizle görüşümüzle genlerimize yerleştiler ve yerleşmeye devam ediyorlar…
Egzema, vücudu içten veya dıştan etkileyen bir rahatsızlığın cilde yansımasıdır. Asıl tedavi olarak dıştan tedavi değil de sebebi ortadan kaldıracak tedaviler izlenmelidir.
STRESTEN UZAK DURUNUZ ve;
1. Cildinizi mutlaka nemli tutunuz.
2. Özellikle deterjan kullanımında, mutlaka eldiven takınız.
3. Tırnaklarınızı kısa ve düz kesiniz ki; kaşınan yeri kaşırken daha fazla tahrişe neden olmasın.
4. Banyo ve mutfakta sıcak değil, ılık su kullanın.
5. İşiniz biter bitmez ellerinize nemlendirici merhemler sürün.
6. kolonya gibi, alkol içeren ürünler kullanmayınız.
7. sıcaktan ve aşırı terlemekten kaçının.
8. Her türlü baharattan kaçının.
9. Kaşıntınızı arttıran şeylerden uzak durunuz.
10. Aşırı kuru ve aşırı nemli ortamlar kaşıntıyı arttırır. Uzak durunuz.
11.Evde çiçek ve hayvan beslemeyiniz.
12. Pişmiş besinleri bekletmeden tüketmeye çalışınız.
13. Pişen besinleri iyi pişiriniz.
14. Boyalı ürünlerden uzak durunuz.
15. Astım, saman nezlesi, karaciğer, böbrek ve bağırsak rahatsızlıklarınızı tedavi ettiriniz.
16. Aldığınız ilaçları kontrol ediniz, egzama yan etkili ilaçlardan uzak durunuz.
17. Beslenme tarzınızı alkali beslenmeye çeviriniz, asidik ve proteinli gıdalardan uzak durunuz.
18. Genetik yatkınlığınız var mı? kontrol ediniz.
19 . Nikel ile temastan kaçınızınız.
20. Beyaz ekmek ve glutenli ürünlerden uzak durunuz.
21. Her türlü paketlenmiş ürünlerden uzak durunuz.
22. Her türlü işlenmiş et ürünlerinden uzak durunuz.
23. Yoğurt ve kefir gibi ürünler hariç, süt ve süt ürünlerinden (laktoz)
24. Bol elbise ve iç çamaşırları giyiniz.
24. Evinizdeki akarları yok edecek yöntemler uygulayınız.
25. Evin içindeki canlı cansız çiçeklerin kaşıntınıza olan etkilerini dikkate alınız.
26. Egzemanın neden olduğu şey, çoğu durumda kişiden kişiye değişir. Sizde egzema semptomlarını arttıran şeylerin neler olduğunu tespit ederek, bunlardan uzak durunuz.
27. Her türlü kızartmalardan uzak durunuz.
28. Her türlü gazlı içeceklerden uzak durunuz.
29. Kolon ve ince bağırsak sağlık kontrolünüzü yaptırınız.
30. Manganez, bakır ve sülfür oligo element düzeyiniz düşük olabilir. kontrol ettiriniz.
31. Vitamin B eksikliği vardır. Vitamin B desteklerinden yararlanmanız gerekebilir.
PRATİK RAHATLATMA YOLLARI
-Salyangozun öz suyunu kulak çubuğu ile alınız, ve etkilenmiş bölgeye sürünüz.
-Yarım litre klorsuz suda bir avuç beyaz dut kurusu bir taşım kaynatılıp. egzemalı bölgelere sürünüz.
-1 ay civarında akşamları ısırgan otu çayı içiniz.
– Bol miktarda yoğurt ve kefir tüketiniz.
– Canlı bakteri içeren prebiyotikler tüketiniz.
– Başta beyaz ekmek olmak üzere, buğday ve buğday ürünlerinden uzak durarak, gluten intoleransının neden olduğu kaşıntının önünü kesiniz.
– Temiz hava, temiz gıda, temiz su ve temiz düşünceye odaklanınız.
– Her fırsatta gülünüz… Sizleri güldürecek fıkralar öğrenip, dostlarınızla paylaşınız.
– Başta ağır metal detoxu olmak üzere, bilinçli bir detox programı uygulayınız.
ve;
1. Ellerinizi sirke, ingiliz tuzu, sofra tuzu, yulaf ezmesi veya kabartma tozu eklenmiş su ile yıkayınız.
2. Nemlendirici olarak hindistan cevizi yağı kullanınız.
3. Her gün toplam 1 avuç badem ve kabak çekirdeği tüketiniz. Katı yağlar ve margarinler yerine, bitkisel yağlar kullanınız.
4. Her gün 1 adet Silly Marine bitkisel draje alınız.
5. Karaciğer dostu (enginar, kereviz, ananas gibi) gıdalar tüketiniz.
6. B vitamini zengini koyu renkli sebze ve meyveler tüketiniz. Bu meyvelerin/sebzelerin lezzeti hafif ekşi veya hafif tatlı olsun. B vitamini desteklerinden ve manganez, bakır ve sülfür eksikliği varsa, bu desteklerden yararlanınız.
7. “Seramid” oranı yüksek nemlendiriciler kullanınız. (Eczacınız bu konuda size yardımcı olabilir)
8. Sarmısak, turşu, karabiber ve pulbiber gibi sıcak gıdalardan ve sıcak içeceklerden uzak durunuz.

KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ) VE DAMAR SERTLİKLERİNE KARŞI İLAÇ GİBİ BİR VITAMIN; K2 VE 1 DEMET MAYDANOZUN SİHRİ-VITAMIN K2 AND PARSLEY AGAINST OSTEOPOROSIS AND MIRACLE OF A BUNCH OF PARSLEY

 

Kemik erimesine (osteoporoz) ve kalp damar ve beyin damar tıkanıklıklarını önlemede ilaç gibi bir vitamin; K2 ve ilaç gibi bir sebze: Maydanoz
 
1. K2 vitamini kemiklerimizin ana dolgusu olan kalsiyumun emilimi için çok önemli bir vitamindir. K2 vitamini ile birlikte alınan kalsiyum, kemik ve dişlerde kalsiyum eksikliği için önemli olan osteokalsin proteinini aktive eder. Böylece kalsiyum kemik ve dişlere yerleşebilir.
 
2. Kalsiyumun fazlası vücut için tehlikelidir. damarlarımızda ve böbreklerimizde çökerek birikmesi buralarda tıkanıklıklara neden olur. Kalp damar rahatsızlıkları ile böbrek rahatsızlıkları başlar. K2 vitamini kalsiyumun buralarda çökmesini önleyen matris gla proteinini aktive ederek bu çökmeyi engeller. Maydanoz içerisinde bulunan bol miktardaki B vitamin komplexleri, kemikleri zayıflatan homocystein protein düzeyini düşürürerek kemik sağlığına ayrıca yardımcı olmaktadır.
 
3. Böbrek yetmezliği sonucu ortaya çıkan damar kireçlenmelerinin tedavisinde K2 vitamininin önemi bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir.
 
K2 vitamini en çok maydanozda bulunmaktadır. 1 demet maydonozda günlük ihtiyacımızın 10 katı kadar K2 vitami ve %14’ü kadar kalsiyum içermektedir.
Maydanozun faydaları bununla da bitmez;
– Maydanozun antioksidan değeri (ORAK) 74000 olup, en üst sıralarda bulunmaktadır. Bu özelliği ile etkin bir kanser önleyicidir.
– İçerisinde bulunan C, A ve K vitaminleri ile bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Vitamin A, özellikle lenfositlerin ve beyaz kan hücrelerinin etkilerini arttır.  Yükselern bağışıklık sistemi, romatizmal rahatsızlıkları önler.
– Yüksek lif içeriği ile bağırsak sağlığı için önemlidir. Bağırsakta yüksek lif miktarı kanda kollestrol seviyesinin düşmesine yardımcı olur.
– İçerisinde bulunan apigenin flavonoidi ile öğrenme ve hafızayı güçlendirir. Beyin nöronlarının sağlığını koruyarak bunamayı ( alzheimer) önler.
– Maydanoz ıspanağın 2 katı demire sahiptir. Günlük demir ihtiyacımızın %34’ünü karşılar. Demir, kırmızı kan hücrelerimizin oksijen taşıma kapasitesinin artmasına yardımcı olur. Kansızlığı önler.
-Maydanozun içinde portakaldan 3 kat fazla ve günlük ihtiyacımızın %60 kadarını karşılayacak kadar C vitamini, %50 kadarını karşılayacak A vitamini bulunur.
– Maydanoz göz sağlığı için de önemlidir. Gözde makula dejenarasyonunu ve kataraktı önleyen lutein ve zeaxanthin içerir.
-Maydanozda, metebolik sürecin sağlıklı işleyebilmesi için gerekli olan bakır ile karaciğer sağlığı için önemli olan manganez (super-antioxidant superoxide dismutase) vardır.
-Maydanoz enzim yönünden de zengindir. İçerisinde protein ve yağların sindirilmesine yardımcı enzimler vardır.
-Maydanoz vücuttan fazla suyun atılmasında ve kilo vermede çok etkilidir.
– Maydanozun içindeki B9 vitamini (folat) kırmızı kan hücrelerinin oluşmasına ve  sağlıklı genetik yapının ortaya çıkmasında önemlidir.
– Maydanoz idrar söktörücü etkisi ile, yüksek tansiyonun önlenmesinde ve vücuttan toksinlerin atılmasında önemlidir. Vücutta ödemi ve idrar yolu enfeksiyonlarını önler.
-Maydanoz çayı, kolit, hazımsızlık ve bağırsak gazlarının önlenmesinde çok yararlıdır.
-Maydanoz, kanı temizler; özellikle vücuttaki zararlı civanın temizlenmesinde önemlidir.
-Maydanoz içerisinde bulunan myricetin enzimi ile kan şekerinin düşürülmesinde, insülin direncinin kırılmasında önemlidir.
– Maydanoz etkin bir antiseptiktir. Diş eti rahatsızlıklarının önlenmesinde faydalıdır.
– Maydanoz etkin bir karaciğer temizleyicisidir. Karaciğer detoxu için önemidir. Karaciğer detox sürecinde çok önemli bir enzim olan limonen enzimini ihtiva eder.
– Maydonoz yüksek miktarda potasyum içeriği ile, vücutta mineral madde dengesizliğini önlemede çok etkin rol oynar.
-Maydanoz, sinir hücrelerindeki kadmiyum toksiditesini önleyerek, sağlıklı bir sinir sistemi için çok önemlidir.
– Maydanoz ciltteki yağ üretimini düzenler. Bu açıdan etkin bir akne savaşçısıdır.
-Düzendli içilen maydanoz çayı vücutta ürik asit düzeyini düşürerek yangısal süreçleri önler.
– Maydanozun içinde bulunan apigenin enzimi, prostat, kolon ve kolorektal kanserlerini tedavi ve önlenmesinde çok etkilidir; bu enzim kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemektedir.( kaynak: oncotarget). maydanoz içerisinde bulunan myristicin enzimi ise vücuttaki serbest radikalleri avlayarak kanserojen maddelerin bağlanmasında etkili olmaktadır.
-Maydanoz, safra üretimini ve mide öz sularını arttırarak bağırsak gazlarının önlenmesinde, şişkinlikte, mide bulantısında, hazımsızlıkta ve reflünün önlenmesinde önemli bir bitkidir.
-Maydanoz, bayanlarda hormonal dengesizlikleri ve özel gün kramplarını önler.
-Maydanoz tohumu pastası, keratin ve kolejen üretimini arttırarak saç sağlığına katkı sağlar.
Not: Hamile bayanların aşırı tüketimi sakıncalı olabilir. Maydanoz yüksek miktarda oxalat ihtiva ettiğinden böbrek taşı oluşumuna ve gut ataklarının artmasına neden olabilir.

VÜCUTTA HASTALIK SÜRECİ NE ZAMAN BAŞLAR İNSAN ÖMRÜ İLE HÜCRELERİMİZDEKİ KROMOZOMLARIN UCUNDAKİ TELOMER UZUNLUĞU ARASINDA YAKIN BİR İLİŞKİ VARDIR. TELOMERLERİN UZUNLUĞU NE KADAR HIZLI KISALIRSA, ÖMÜR O HIZDA AZALIR/WHEN IS A HEALTY LIFE ENDS UP WITH A CRONIC DISEASES. LENGHT OF TELOMERS IS CLOSELY RELATED WITH LONG-LIVITY.

VÜCUTTA HASTALIK SÜRECİ NE ZAMAN BAŞLAR

İNSAN ÖMRÜ İLE HÜCRELERİMİZDEKİ KROMOZOMLARIN UCUNDAKİ TELOMER UZUNLUĞU ARASINDA YAKIN BİR İLİŞKİ VARDIR. TELOMERLERİN UZUNLUĞU NE KADAR HIZLI KISALIRSA, ÖMÜR O HIZDA AZALIR…

SİZİN TELOMERLERİNİZİN UZUNLUĞU YAŞINIZA GÖRE MUHTELEMELEN NE KADARDIR?

İnsanı insan yapan genleridir. Kromozomları genleri taşıyan ayakkabı bağcıklarına benzetebiliriz. Ayakkabı bağcıklarının ucunda, bağcıkların çözülerek dağılmasını önleyen küçük başlıklar vardır. Eğer bu başlıklar çözülürse, ayakkabı bağcığı da kısa süre içinde çözülerek kullanılmaz hale gelir. İşte bunun gibi hücrelerimizdeki kromozomların ucunda telomerler vardır. Bu telomerler aşındıkça hücrelerin kromozom bütünlüğü süratle kaybolur, cilt kırışır ve hastalıklı bir hayat başlar. Telomerler tamamen kaybolunca o hücre artık genetik bilgilerini doğru bir şekilde yeni hücrelere aktaramaz. Vücutta iltihabi süreçler başlar.

Telomerler yaşlanmanın doğal bir neticesi olarak da azalabilir. Yeni doğan bir bebekte 10 bin baz çifti telomer varken, bu rakam 65 yaşında 4800’e inmiş olur.

Bilimsel araştırmalar göstermiştir ki; telomerlerin kısalma hızı kontrol edilebilir.

TELOMERLERİN UZUNLUĞUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLERDEN BAZILARI: Zorlu şartlarda aşırı tehlike altında hissediyorsanız ve/veya çocukluğunuz olumsuz yaşam tecrübeleri ile dolu ise, çocukluğunuzda ihmal edilmiş biri iseniz, telomer boylarınız yaşınıza göre daha kısalmıştır. Hemen paniklemeyin Telomerler kısalabilir ve yeniden uzayabilir de ancak yine de aşağıdaki örnek önlemleri süratle almalısınız.

 

Bunun için yapmanız gereken basit önlemler:

  1. Hızla meditasyon teknikleri ile stres düzeyinizi düşürmeniz ve böylece telomer boylarını normalleştirmek üzere telomeraz enziminizi arttırmanız gerekir.
  2. Her türlü egzersiz özellikle kalp-damar sağlığınız için önerilen egzersizleri önemle yapmanız lazımdır.
  3. Yalnızlıktan sıyrılıp, sosyalleşmeniz, zevkle yapacağınız sosyal aktivitelere zaman ayırmanın zamanı gelmiştir.
  4. Güven veren kişi ve ortamlarda bulunmalısınız.
  5. Çocuklarınızı sevgi dolu, güven veren bir ortamda büyüterek, daha başlangıçta kısa telomerlerle hayata başlamalarını engelleyiniz. Aksi halde, bu çocuklar, kısa sürede ortaya çıkacak genetik bozulmalardan dolayı, bir dizi kronik hastalıklara aday olabilirler.
  6. Anne ve baba zorlu hayat şartlarında yaşamışlarsa, onların zorlu şartlardan dolayı yumurta ve sperm hücrelerindeki kısalmış olan telomerleri, kromozomlar yoluyla size geçmiş olabilir.
  7. Salam, sosis ve sucuk gibi hazır gıdalar ve gazlı içecekler telomer boylarını kısaltmaktadır. Bunlardan uzak durulmalıdır.