DEMİR DESTEKLERİ FAYDALI MI ZARARLI MI? -IS FERRITIN SUPPORTS GOOD OR BAD FOR THE HEALTH

 

MİND FOR THE SOURCE OF FERRITIN, PREFER ORGANIC SOURCES…

DEMİR DESTEKLERİNİN KAYNAĞINA DİKKAT EDİNİZ VE ORGANİK OLANLARI TERCİH EDİNİZ.

DEMİR DESTEKLERİ FAYDALI MI ZARARLI MI?

Organik mineraller ile inorganik minerallerin vücuttaki emilimleri birbirlerinden farklıdır.
Demir desteği diye eczaneden bir inorganik demir alırsanız, bu sadece vücudunuzdaki yükü arttırır… Hayatında en az bir kez canlı organizma içerisinde yaşamış demir olan İnorganik demir desteği alırsanız vücudunuz hemen faydalanır.
İnorganik demir demek, içerisinden karbon atomu olmayan demir demektir. bu demirin elektronlarının dönüş istikameti, vücuttaki elektronların dönüş istikametinin de tersidir! Neticeyi artık siz değerlendirin…

MAJÖR DEPRESYON RAHATSIZLIĞI- MAJOR DEPRESSION DISORDER

MOJÖR DEPRESYON RAHATSIZLIĞINDA DÜŞÜK ARJİNİN SEVİYELERİ GÖRÜLMÜŞTÜR.

ARJININ LEVELS ARE LOWER AT MAJOR DEPRESSION DISORDERS

Majör Depresyon Hastalığı
 
Majör Depresyon Hastalığı
 
Arjinin vücut için gerekli temel amino-asitlerden biridir. Doğu Finlandiya Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada Majör depresyon rahatsızlığı olanlarda Arjinin biyo-yararlanım seviyeleri düşük bulunmuştur. Anti depresan ilaç kullanımı hastaların arjinin seviyelerinde bir değişikliğe yol açmamıştır. Arjinin, kalp-damar- beyin damar ve sinir sistemi sağlığında önemli roller üstlenir; kan akışını düzenler. Arjinin böbreklerden toksik madde atılımını arttırır, yaraların çabuk iyileşmesini sağlar, bağışıklık sistemini destekler, ereksiyon için önemlidir. Deprasyona bağlı olarak vücutta iltihaplı tepkiler görülmektedir. Vücutta arjinin eksikliğinde sinir sistemi ve dolaşım sistemi sağlığı için gerekli olan nitrik oksit üretimi düşmektedir. Vücutta arjinin fazlalığının da sağlık açısından önemli risk faktörleri arasında bulunduğu unutulmamalıdır.
 
Arjinin kısmen vücutta üretilen kısmen de dışarıdan gıdalarla alınabilen bir amino asittir. Hidi ve tavuk etinde, kabak çekirdeğinde, soya fasulyesinde, yer fıstığında, süt ve süt ürünlerinde, nohut ve mercimekte yüksek oranda bulunur. Araştırma Journal of Affective Disorders dergisinde yayınlanmıştır.
For English text please refer to:

HAYAT NE ZAMAN SONA ERER? HER ŞEY NE ZAMAN DURUR? WHEN DOES EVERYTHING STOP?

 

HAYAT NE ZAMAN SONA ERER? HER ŞEY NE ZAMAN DURUR!

WHEN IS THE REAL TIME OF DEATH?

Ölümden sonra bazı gen aktivitelerinde artış olduğu bilimsel çalışmalar sonucu belirlendi. Ölüm anından itibaren ölümsüz olan DNA’lar bir müddet daha genleri RNA’lara aktarmaya devam etmektedir. Kararlı olmadığı zannedilen RNA moleküllerinin de şaşırtıcı bir vaziyette yapılarını bozmadıkları gölülmektedir. Yani yaşam bir anlamda bir müddet daha doku seviyesinde devam etmektedir.

Genler doku seviyesinde çalıştıklarından, görevlerini yapması için bir beyne de gerek olmadığı görülmektedir. Öyleyse bugün kullandığımız Beyin Ölümü:) ! gerçeği ne kadar yansıtmaktadır.

Yaşamın esası anabolik ve katabolik moloküler süreçler, enerji ve yapısal oluşumlar için gerekli enzim ve kimyasal bileşenler tükendiği zaman durmaktadır. Biyolojik hayat ancak o zaman sonra ermektedir.

Yapılan araştırmalar beyin dokusunda genetik açıdan ihmal edilecek kadar gen aktivite değişikliği olurken, yumurtalık ve prostatta orta derecede, kalın bağırsakta ise, 600 civarında, en yüksek düzeyde genetik aktivite olduğunu göstermektedir.

Araştırma sonucuna göre, kaynayan suyun altındaki ateşi kestiğimiz zaman, suyun hala kaynamaya devam etmesi gibi, ölümün aniden değil bir zaman süreci içerisinde gerçekleştiği görülmektedir. Üstelik kesin ölüm zamanını VÜCUT SICAKLIĞI dahil insanın yaşı gibi birçok faktör etkilemektedir. Ölüm katılığı ve vücut sıcaklığı dikkate alınarak hazırlanan ölüm raporları yerine, bir müddet sonra gerçek ölümü belirlemek için, kısa süreler için genetik sağlık durumu, uzun süreler için mikrobik flora takip edilmeye başlanacaktır. Geliştirilecek bir algoritma ile yaklaşık 9 dakika içinde gerçek ölüm gerçekleşti mi ve bunun zamanı tam olarak belirlenecektir.

2017 yılında Open Biology adlı dergide bilim insanları, bazı fare ve zebra balığı genlerinin, hayvanların ölmesinden sonraki 4 güne kadar aktif kaldığını bildirmişlerdir.

4 gün tıpta az bir süre değildir. Bir insan kolay yetişmiyor… Teslim mi olacağız… yoksa bu 4 günü çok iyi değerlendirerek insanları yeniden hayata bağlayabilecek miyiz?

Hastanelerimizde yoğun bakım yerine, YENİDEN HAYAT ÜNİTELERİ ne zaman kurulacak?

Faydalanılan kaynaklar: Science News, Open Biology 2017, ve February 13 2018, Nature Communications.

 

Please refer to

for a supportive sourceranimasyonranimasyon

https://www.sciencenews.org/article/genes-could-record-forensic-clues-time-death

just for a supportive source.

VUCUTTA KANSER HÜCRELERİ İLE SAVAŞAN LENFOSİTLER- THE WAR BETWEEN CANCER CELLS AND LYMPHOCITES

HUZURSUZ BAĞIŞIKLIK SENDROMU- SAHIN SENDROMU’NU OLUMLU VEYA OLUMSUZ ETKLEYEN FAKTÖRLER- FACTORS THAT INHIBIT OR INDUCE THE IRRITABLE IMMUNE SYNDROM

Akyuvarlar vücudumuzu dışarıdan gelecek her türlü patojene karşı vücudumuz koruyan hücrelerdir. Henüz tam olarak açıklanamayan çok zeki bir süreç sonucu toksik maddeleri ve patojen unsurları vücudumuzdan uzaklaştırmakla görevlidirler. cancerandwhitebloodcellResimde kanser hücresine bağlanan bir akyuvar hücresi görülmektedir.

Her hücremizde kanserojen maddeler, iltihabi süreçler dahil dışarıdan ve içeriden gelebilecek her türlü tehlikeyi algılayabilen bir nevi radar görevi yapan ve aynı zamanda bu tehlikelere bağlanarak onları etkisiz hale getiren oluşumlar vardır. Bu oluşumlar hücre içinde ve dışında gizlenmiş patojenlere karşı sürekli alarm durumdadır. Kısaca açıklamak gerekirse, bir hastalık yapıcı virüs, bakteri vb. etmen bu oluşumlar tarafından tanımlandığı zaman, hemen onun tahlilini yapılır. Bu tahlile göre onu etkisiz hale getirmek için ne tür bir yol izleneceği karara bağlanır. Bu ya hastalık etmeninin hemen yerinde yok edilmesi şeklinde olur veya ona özgü yok edici bir yolun bulunarak uygulanması sonucunu doğurur.

Vücudumuz sadece hastalık yapan virüs, bakteri veya kanserojen maddelerle tehdit altında değildir. Bugün modern tıbbın henüz ilgi alanı dışında olan, vücudu içten ve dıştan etkileyen birçok faktör vücudu tehdit etmekte ve bağışıklık sisteminizi yormaktadır. Bunların başında stres faktörünü belirtmek fazla yanıltıcı olmaz. İçeriden ve dışarıdan algıladıklarımız renk, koku, ısı, ışık, görüntü, ailevi ve sosyal ilişkiler, elektromanyetik dalgalar, arzın konumu, genetik faktörler gibi stres dışında birçok faktör de bağışıklık sistemimizi yakından etkilemektedir. Bunlar arasında patojenler dışında sistemi sakinleştirici veya sistemin görev yapasını engelleyici veya çok yönlü etkileri ile bağışıklık sistemimizi kararsız hale düşüren veya dost düşman hücre ayırımı yapmalarını engelleyen etmenler de vardır.

Aslında olay, insanın genel yaşantı şeklini yakından ilgilendirmektedir. Ne kadar pozitif bir yaklaşım ve huzur dolu bir yaşam, o kadar güçlü bağışıklık sistemi diyebiliriz.  Hayatımızda kaos ne ölçüde yüksekse o kadar Bir şaşkın bağışıklık sistemi söz konusudur.  İşte hayatımıza yansıttığımız birçok kontrol edilemeyen durum ve faktör Huzursuz Bağışık Sendromu-sahin Sendromu veya “Irrıtable Immune Syndrom- Sahin’s Syndrome”- adını verdiğim bir rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Bir örnek olmak üzere Th-17 kodlu bir alyuvar panik halindeki bağışıklık sistemi tarafından aşırı miktarda üretilerek sisteme verilmektedir. Bu hücre dost ve düşman hücre ayırımı yapamadığı için sağlıklı hücrelere de saldırmaktadır. Romatizmal artrit gibi immun hastalıklar, plörezi (zatülcenp) veya kemoterapi alan kanser hastalarında veya bağışıklık sistemi rahatsızlıklarında, kronik şeker hastalığında, kalp damar rahatsızlıklarında, beslenme bozukluklarında, kirli havada, kirli suda, hareketsiz bir yaşamda, iltihabi kronik böbrek rahatsızlıklarında, her tülü kronik eklem iltihaplarında ortaya çıkan bu durum genellikle yapılması gereken tedaviyi de etkilemektedir. Bağışıklık sistemi sağlığı genel sağlık düzeyimizin en önemli bir göstergesidir. Bağışıklık sistemi sağlığı, ömrümüzün süresini belirleyen en önemli faktörlerden biri olarak ortaya çıkmaktadır.

Konu ile ilgili zaman zaman daha ayrıntıya yönelik açıklamalar burada yapılmaya devam edilecektir.

HUZURSUZ BAĞIŞIKLIK SENDROMU AKYUVAR ETMENİ-SAHIN SENDROMU- IRRITABLE IMMUNE SYNDROME AND WHITE BLOOD CELLS-SAHIN’S SYNDROM

Th-17 AKYUVAR HÜCRELERİ HUZURSUZ BAĞIŞIKLIK SENDROMUNUN BİR NEDENİDİR.

Th-17 WHITE BLOOD CELLS ARE ONE OF THE INDUCING FACTOR FOR SAHIN’S SYDROME-IRRITABLE IMMUNE SYNDROME

 

whıtebloodcells.jpg

T-17 akyuvar hücrelerinin vücutta aşırı üretimi Huzursuz Bağışıklık -Irritable Immune Syndome- sahin’s Syndome- sedef, romatoid artit ve bir kısım kanserlerin de sebebidir. Bu olay sonucu böbrek nakillerinde nakledilen organ reddedilmekte veya bir başka ifade ile atılmaktadır.

Th-17 hücresinin aşırı üretilmesine neden olan molokülün tespitine, ve bunu harekete geçiren stres dahil tüm faktörlerin belirlenmesine ve daha da önemlisi hücreler arası haberleşme dinamiklerinin frekans kodlarını kontrol etmeye yönelik -Sibernetik Tip -Medical Cybernetics-çalışmalar, tıpta yeni bir çığır açmaya adaydır.

Th-17 isimli akyuvarların üretiminin kontrol altına alınmasıyla kemoterapinin yan etkileri de ortadan kaldırılmış olacaktır. Biraz sabır:)

ÇOCUKLARDA DİKKAT EKSİKLİĞİNİN NEDENLERİ- REASON FOR ATTENTION DEFICIT DISORDER AT CHILDREN

ÇOCUKLARDA DİKKAT EKSİKLİĞİNİN EN ÖNEMLİ NEDENİ AĞIR METAL BİRİKİMİDİR.- HEAVY METAL TOXIFICATION IS THE MAIN REASON FOR ATTENTION DEFICIT DISORDER AT THE CHILDREN.

Çocuklarda dikkat eksikliğinin veya suça meyilli olmanın bir nedeni de ağır metal birikimidir.

ALZHEIMER, PARKİNSON HASTALIĞININ NEDENLERİ – REASONS FOR ALZHEIMER AND PARKINSON

GLUTATION ENZİMİ, BAKIR, MAGNEZYUM, ÇİNKO VE VİTAMİN C PARKİNSON VE ALZHEIMER RİSKİNİ AZALTIR- CU, MG, ZN, VITAMIN C AND GLUTATHION REDUCES PARKINSON AND ALZHEIMER RISKS

Sigara içen çoğu kimse kansere yakalanırken bazıları yakalanmaktadır. Bunun bir nedeni karaciğerde P450 enzim açısından bir sorun yaşaması ve toksik durumun yeterince yükselmemesidir. Enzim düzeyi düştüğü zaman veya görev yapamadıkları zaman ve toksik düzey belli bir sınırı aştığı zaman durum değişebilir.
Karaciğer ilk fazda bir toksini yok edemez ise, bunu 2. fazda yok edilmesi için parçalar. Bu parçalama sonucu serbest radikaller ortaya çıkar ve 1. fazda yok edilen toksinlerin şekil değiştirerek yeniden ortaya çıkmasına neden olur. Bunu önlemenin yolu yeterince antioksidan gıda almaktır. Bunların en önemlisi de glutathion’dur.
Cytochrome P 450 enzim faaliyeti beyinde de mevcuttur. Yeteri kadar güçlü olmadığı durumlarda sinir hücrelerini tahrip ederek Alzheimer ve parkinson hastalıklerına neden olur.
Bu rahatsızlıkları önlemek için yeterli miktarda Bakır, Magnezyum, Çinko ve Vitamin C alınması, Cytochrome P450 enzim faaliyeti açısından çok önemlidir.