BİLİMSEL KAYNAKLAR: ZERDEÇAL VE ACI KAYISI ÇEKİRDEĞİ KANSER, KARACİĞER, SAFRA KESESİ VE ŞEKER HASTALARINA FAYDA SAĞLAYABİLİR. SCIENTIFIC SOURCES; CURCUMIN/TURMERIC, BLACK PAPER and BITTER ALMOND (VITAMIN B 17) MAY SUPPORT CANCER, DIABETS, GALL BLADDER TREATMENTS.

1 tatlı kaşığı zerdeçalı, yarım çay kaşığı karabiber ile zeytinyağında soğuk kavurarak (yağın dumanı çıkmadan indirmek) iltihaplı hastalıklarınızın rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

Bu karışımdaki karabiber zerdeçalın bağırsaklardan emilimini arttırmaktadır. Bu karışım bal ile karıştırılarak da alınabilir.

Karşımın Akciğer kanseri dahil bir çok kanser tipinde, plörezide,  romatoid artritte, alzheimerda, yangılı rahatsızlıklar, karaciğer, safra taşları ve çamurları ve daha birçok rahatsızlıklarda da destekleyici tedavi olarak kullanılmasının da ötesinde yararlar sağladığı birçok araştırmada gösterilmiştir.

Kanser tedavisinde acı bademin rolü bugüne kadar birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu konuda en son yapılan araştırmalardan biri de Turgut Özel Üniversite’sinden geldi. Acı kayısı çekirdeğinde bulunan %6 civarındaki amigdalin proteininin (B 17 vitamini) kanser hücrelerini öldürdüğü bilimsel olarak tespit edildi. Acı kayısı çekirdeğinin şeker hastalarının tedavisinde ve karaciğer hasarları üzerinde de olumlu sonuç verdiği daha önceki bilimsel çalışmalarda tespit edilmiştir. Acı kayısı çekirdeğinin tüketilmesinde doktor tavsiyesi önemlidir. Çünkü bu çekirdeğin çok tüketilmesi içerisinde bulunan siyanür nedeniyle ölümlere yol açabilmektedir.

Acı badem içerisinde bulunan siyanürü izole ederek elde edilen ekstrelerin kanser tedavisine yardımcı olacağı değerlendirilmektedir. Çocuklara verilmemek kaydıyla, yetişkinlerde, günde 3-4 adet acı kayısı çekirdeğinin veya daha emniyetli olarak bunun içeriğine eşdeğer acı badem ekstresinin tüketilmesinin söz konusu kanser, karaciğer ve şeker hastaları için faydalı olabileceği konusunda bilimsel çalışmalar birbirini teyit etmeye devam etmektedir.

KANSERİN NEDENİ: HÜCRESEL BİLGİ YOĞUNLUĞUN DÜŞMESİ-CANCER AND CELL KNOWLEDGE

fig11

KANSER TEDAVİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR-BİLGİNİN YÖNETİMİ VE HOMOSTATIS

NEW APPROACHES ON CANCER TREATMENT-INFORMATION MANAGEMENT AND HOMOSTATIS

Kanser tedavisinde, kaybedilen hücresel bilginin hücrelere tekrar yüklenmesi ve hücrelerin bir eğitim sürecinden geçirilerek bu bilgiyi kullanmalarının sağlanması kanser tedavilerinde önemli gelişmelere yol açacaktır. 

Kanserin tedavisinde bölgesel yaklaşım yanında, bio-sistemin toptan rehabilitasyonuna yönetlik HOMOSTATİK yaklaşımlar giderek önemini arttıracaktır.

Re-setting of the information at cancerous cells and education process of this cells will be a new emerging approach in cancer treatment.  This new approach will also be based not only regional cancer treatment but also HOMEOSTATIC bio-system upgrade in its entirety. 

KANSERE KARŞI ZENCEFİL VE ACI BİBER- GINGER AND HOT PEPER AGAINST CANCER

zencefilacibiber

Amerikan Kimya Derneği’nin tespitine göre, zencefil ve acı biber kanser hastalığının tedavisine iyi gelmektedir.

American chemical society: Ginger and hot pepper is good for cancer.

Kaynak/source: https://www.sciencedaily.com/releases/2016/09/160907125119.htm

 

 

EVRENDE HER SEY BİRBİRİYLE KONUŞUYOR MU- IS EVERYTHING COMMINATING WITH EACH OTHER IN THE UNIVERSE

BİTKİLER ARASI HABERLEŞME- COMMINICATION BETWEEN PLANTS

Bir ağaç zararlı böcekler tarafından zarar görmeye başladığı zaman yaydığı kimyasal koku ile diğer ağaçları bu durumdan haberdar eder. Buna göre çevredeki diğer ağaçlar bu böceklerin saldırısına uğramamak için, böcekleri kendilerinden uzakta tutacak bir kimyasal madde salgılarlar. Aşağıda bitkilerin kendi bünyeleri içinde ve aralarında haberleşmede aracı olarak kullandıkları sinir hücreleri görülmektedir.

smartneurons

Bitkiler ile insanlar arasında da bilinen haberleşme, kainattaki her sistemin bir başka üst sistemin alt sistemi olarak doğal bir haberleşme içerisinde bulunmalarını gayet doğal karşılamamıza neden olmaktadır. Eğer öyle olmasaydı; evrende bugün hakim olan denge kesinlikle bir kaosa dönüşürdü.

Her şeyin çekirdeğini teşkil eden atomlar arasındaki haberleşme konusunda yapılan bilimsel çalışmalar da bugün gelinen noktada herhangibir şüpheye yer vermeyecek bir kesinliğe ulaşmıştır. Ağağıda görülen görüntü, bir araya getirilen 2 atom veya atom gruplarına ait bilgilerin bu atomların birbirlerinden ayrıldıkları vakit, yer ve zaman şartlarından bağımsız olarak (evrende nerede bulunurlarsa bulunsunlar veya birbirlerinden farklı zaman evrelerinde bulunsunlar fark etmez şekilde) birbirleri ile haberleştiklerini göstermektedir.

communicatingatams

Her şey bir üst sistemin alt sistemidir. Her şey birbirleri ile haberleşerek düzenin devamına katkıda bulunmaktadır. Bugünkü bilinen manası ile cansız bir şey yoktur; her şey tek tek veya birlikte hareket halinde ve birbirleri ile haberleşen, mantıkları ile hareket etmekte ve biz insanlar gibi bazen öngörülebilir ve bazen de öngörülemez bir şekilde davranmaktadır.

Beynimiz bedenimizin bir üst sistemidir. Bedenimiz ile beynimiz arasındaki iletişim hücre düzeyindedir. Her hücre ait olduğu dokunun, her doku ait olduğu organın, her organ ait olduğu bedenin, her beden ait olduğu beynin bir alt sistemidir. Vücudumuzdaki tüm düzen aynen bitkiler veya atomlar arasındaki haberleşme gibi hücreler arası haberleşme ile sağlanmaktadır.

Hücreler proteinle vasıtasiyle birbirleri ile haberleşir. Beyin bir tehlike ile karşılaştığında hipotalamus ve hipofiz bezi kanalı ile dolaşım sistemine ve sinir sistemine ilettiği sinyallerle, böbrek üstü bezlerine gerekli sinyalleri gönderir. Böbrek üstü bezleri ürettiği hormonlarla bu tehlike hakkındaki bilgiyi tüm vücuda anons etmiş olur. Her hücre tipi bu anonsa vücutta üstlendiği göreve göre farklı bir hareket şekli ile cevap verir. Örneğin tehlikeli bir şey gördüğümüzde böbrek üstü bezlerimizden adrenalin hormonu salgılanır. Göz bebeklerimiz daha iyi görmek için büyür, tüylerimiz diken diken olur, ter bezleri çalışır, terleriz, tansiyonumuz yükselir, nabzımız vücudumuza daha çok kan pompalamak için daha hızlı atmaya başlar, akciğerlerimiz kana daha fazla oksijen vermek için genişler.

Böbrek üstü bezlerden karaciğere giden sinyaller, karaciğerin yağ asidi salgılamasına bunun da kaslara enerji takviyesinde kullanılmasına yol açar.

Astım atağında haberleşme proteini akciğerdeki bronşların daralmasını sağlarken, astım karşıtı ilaçlar hücrelere bronşların genişlemesini söyler.

Tip I gizli şekerde, pankreas insülin üretemez. kanda insülin yoktur, insulin hormonu kullanılarak hücrelerin şekeri kullanması sağlanır. İnsülin yetersiz olduğu durumlarda kanda şeker yükselir.

Tip II şeker hastalığında, vücutta insülin vardır, ancak hücre bu insülini taşıyan proteinin içeri giriş parolasını! tanımaz ve kanda şeker yükselir.

ağağıdaki link vücuttaki haberleşme konusunda size daha görsel bir şölen sunacaktır.

http://learn.genetics.utah.edu/content/cells/cellcom/

Ölüm anında beyin hücrelere ölüyoruz bilgisini göndermeden önce hiç bir hücre ölmez. Bu bilgiyi alan hücreler son hazırlıklarını yaparak ölüm sürecini başlatırlar.

İşte bu sebeple kalp krizi geçiren hastalar, beynin ölüm emrini vermede acele etmemesi için, düşük oksijen ve düşük ısı altında tutularak zaman kazanılır.

Siz de doktor müdahalesi başlayıncaya kadar zaman kazanmak için bir yakınınız yanınızda kalp krizi geçirirse bu bilgiyi hatırınızda tutarak davranınız.

Aşağıdaki link bir ışığın, nitrik oksidin, sitokinin ve hormonun cilt kanseri oluşması için nasıl bir haberleşme etmeni olduğunu göstermektedir.

http://learn.genetics.utah.edu/content/cells/signals/

Hücreler arasındaki haberleşme çok kötü bozulduğu zaman, hücreler öl mesajını alamadıkları için başı boş büyür ve kanser oluşur.

Hücreler arası haberleşmenin kontrolü kanserin önlenmesinde çok önemli bir yer tutar.

 

 

PANCAR, HAVUÇ, ELMA KANSERE KARŞI- BEETROOT, CAROT AND APPLE AGAINST CANCER

ALMANYA’DA (DR. SCHOENENBERGER VE FARBERSE) VE MACERİSTANDA NOBEL ÖDÜLLÜ PROF. FERENCZY) DOKTORLARIN YAPTIĞI ARAŞTIRMAYA GÖRE; 1 ER ADET PANCAR KÖKÜ, HAVUÇ VE ELMA SUYUNUN HER GÜN SIKILARAK 3 AY BOYUNCA İÇİLMESİ KANSERİ GERİLETMEKTEDİR.

ACCORDING TO THE GERMAN DOCTORS (DR. SHOENENBERGER AND FARBERSE) AND HUNGARIAN  DOCTOR (PROF. DR. FERENCZY), JUICE OF BEETROOT, CAROT AND APPLE CAN PREVENT DEVELOPMENT OF CANCER CELLS. TO WITNESS THE RESULT, ONE HAS TO DRINK JUICE OF THIS TRIOS ALONG 3 MONTHS.

HODGKING DIŞI LENFOMAYI İYİLEŞTİREN FAKÖRLER-THE FACTORS TO IMPROVE THE NON-HODGKING LYPHMPHOMA

HODGKING DIŞI LENFOMANIN (LENF KANSERİ) İYİLEŞMESİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER- THE FACTORS  IN ORDER TO SUPPORT THE NON-HODGKING LYPHMPHOMA IMPROVEMENT

HODGKIN DIŞI LENFOMA (LENF DÜĞÜMLERİNDE OLUŞAN KANSER) HASTALIĞINDA İYİLEŞMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Okumaya devam et

VITAMİN D MUCİZESİ- MIRACLE OF VITAMIN D

   

D3 (CHOLECALCIFEROL): SIVI VITAMIN D3 (CHOLECALCIFEROL) GÜNDE 10000 IU ALIMI.  VİTAMİN D SİNİR KILIFLARINA ZARAR VEREN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ HÜCRELERİNE MANİ OLURKEN DİĞER TARAFTAN KORUYUCU BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ HÜCRELERİNİ (T DÜZENLEYİCİ HÜCRELER) GÜÇLENDİRİR.

VİTAMİN D, ANTİBAKTERİEL PEPTİLERİ DE GÜÇLENDİRİR.

Okumaya devam et