KULAK ÇINLAMASI-TINNITUS

tinnitus

KULAK ÇINLAMASI NEDENLERİ VE TEDAVİSİ-TINNITUS CAUSES AND TREATMENT

Kulak çınlaması, zamanında tedavi edilmezse vertigo ve sağırlığa neden olabilir. Bu sebeple kulak çınlaması olanlar için dikkate edilmesi gerekenler aşağıda özetlenmiştir.

SEBEPLERİ:

  1. Başta yüksek stres düzeyi olmak üzere, kronik yorgunluk, yüksek tansiyon, kalp damar ve beyin damar rahatsızlığı, menier hastalığı (baş dönmesi ile birlikte kulak çınlaması, otosklerosis rahatsızlığı (kulakta kemik büyüme baskısı), kansızlık, allerji, troid rahatsızlıkları, boyun eklem romatizması, karotit atardamar sertliği, kalp damar hastalıkları, akustik nöroma (acoustic neuroma), tümör, MS hastalığı ve çene kemiği bağlantı rahatsızlığı (temporomandibular joint) konusunda hassas olsunlar. bu rahatsızlıklar kulak çınlaması yapabilir.
  2. Ototoksik ilaçlar, bir yandan fayda sağlarken diğer yandan zarar veren ilaçlardır. Ailesinde kulak çınlaması, baş dönmesi ve sağırlık hikayesi olanlarda, yüksek ses ortamında bulunanlar veya yüksek sesle müzik dinleyenlerde bu ilaçlar daha zarar verici bir hale gelebilirler. Bu ilaçlara örnek olarak, kemoterapi ilaçları-cisplatin and carboplatin, idrar söktürücüler, aspirin, anti-enflamatuarlar bazı antibiyotikler, anti depresanlar, aminoglikosid antibiyotikler (aminoglycoside antibiotics-gentamicin verilebilir. Bu tip ilaçlar kullanılmadan önce bir işitme testi yapılarak zaman zaman kullanılan ilacın kulak sağlığına olan etkisi izlenmelidir. Bu tip ilaçların sürekli kullanılması durumunda 1 hafta içinde %70 işitme kaybına sebep olduğu bilinmektedir.
  3. Kulakta bir enfeksiyon veya tıkanma, alkol, sigara, kafein, yüksek ses, şeker, tuz ve asitli içecekler kulak çınlaması yapabilir.
  4. Kulak çınlamasına baş dönemesi ve işitme kaybının eşlik etmesi işitme sinirlerinde bir rahatsızlığın olduğunu gösterir. Kulak çınlaması sadece bir kulakta var ve ağrı ve baş dönmesi eşlik ediyorsa mennier hastalığından şüphelenilmelidir.

TEDAVİDE DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER

  1. Kulak çınlaması belleğimizde kayıtlı bir ses olarak işitilebilir. Bu durumlarda, güzel şeyler hayal ederek, hoş bir müzik dinleyerek, başka bir şeye odaklanarak, progressive masaj yaparak (ayaktan başlayıp yukarı boyuna doğru kasları 30 sn. boyunca gevşetip bırakmak), derin nefes alıp vermek, şarkı söylemekle bu ses maskelenerek etkisiz hale getirilebilir.
  2. Kulak çınlaması beyinde bir inanç yaratılarak da önlenebilir. Kulak çınlaması klima sesi nasıl bir müddet sonra önemsiz bir ses olarak algılanıp duyulmuyorsa, kulak çınlaması da bilinç altında böyle bir duygu yaratılarak bilinç üstüne çıkması engellenebilir.
  3. Gıda desteği olarak ginkgo biloba veya çinko ve magnezyum destekleri faydalıdır. Akapunktur, manyetik alan tedavisi ve hipnoz da tedavide yararlı görülmektedir.
  4. Alkali bir diyet uygulanmalıdır.
  5. Fiziki egzersiz ve sportif faaliyetler önemsenmelidir.
  6. Kulak çınlaması sebepleri genellikle kişiseldir. Yiyecek ve içecekler açısından, hangi şeyin kulak çınlamasını arttırdığını, 1 hafta bazı yiyeceklerden ve içeceklerden uzak durup, deneyerek tespit edip, bu yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır.
  7. Diş tedavisi çene kemiğinin başa bağlandığı yerden kaynaklanan kulak çınlamaları için önemli olabilir.

İŞİTME KAYBI VE KULAK ÇINLAMASINA SİBERNETİK TIP YAKLAŞIMI

Kulak çınlaması ve işitme kaybının birlikte bulunduğu durumlarda en güncel tedavi sibernetik tıp yaklaşımı olarak görülebilir. Bu tedavi duyu hücrelerini etkileyen tüm antropik kirliliğin bölgeden uzaklaştırılması, temizlenen hücrelerde homostatik dengeyi bozan unsurların analiz edilerek belirlenmesi ve yeniden homostatik dengenin kurularak hücrelerin sağlıklı çalışmasını temin etme üzerine kuruludur.

TINNITUS

CAUSES:

  1. Age: The natural ageingprocess can result in a deterioration of the cochlea or other parts of the ear. Around the age of 60, hearing sensitivity can start getting worse. Hearing loss associated with natural aging is called presbycusis, and it can be accompanied by tinnitus.
  2. The temporomandibular joint(TMJ): the area where the jaw bone attaches to the head, just in front of the ear. They suggest that dental treatment may relieve symptoms of tinnitus, because the muscles and nerves in the jaw are closely connected to those in the ear.
  3. Loud noise exposure: Being exposed to occupational loud noise on a regular basis from heavy equipment, chain saws or firearms is a common cause of tinnitus. However, even if you don’t work in a noisy environment, you can still suffer the effects of noise exposure by listening to loud music through headphones, attending live music performances frequently and engaging in noisy hobbies.
  4. Unhealthy habits: Researchers are not entirely certain why, but drinking alcohol, smoking cigarettes, eating certain foods and consuming caffeinated beverages can play a role in tinnitus.
  5. Common ailments: Having anemia, allergies, high blood pressure, cardiovascular disease, circulatory problems, diabetes and an underactive thyroid gland are all medical conditions that can lead to tinnitus.
  6. Meniere’s disease: This disorder is characterized by a classic trio of symptoms: tinnitus, fluctuating hearing loss and dizziness. Meniere’s disease isn’t directly connected to tinnitus, but people with Meniere’s often experience it, at least temporarily. Meniere’s disease is an inner ear disease that typically only affects one ear. Meniere’s disease – This disease can cause pressure or pain in the ear, The noise is accompanied by dizziness – this may be a sign of Ménière’s disease or a neurological problem. While Meniere’s isn’t fully understood, it appears that several relief options for tinnitus can also help with this disease. Patients are often advised to reduce stress and lower their consumption of caffeine and sodium.
  7. Hearing loss: Damage to the sensory cells in the inner ear, especially due to aging or noise exposure can cause tinnitus as well as hearing loss.
  8. Injuries to the head and neck
  9. Atherosclerosis of the carotid artery – Putting pressure on the carotid artery can sometimes decrease the intensity of the tinnitus.
  10. Stress and fatigue seems to worsen tinnitus.
  1. vere hypertension – People with high blood pressure can also experience a throbbing headache, restlessness, nausea, vomiting, blurred vision and seizures.
  1. Otosclerosis – This disease may cause tinnitus as the middle ear bones stiffen and freeze.
  2. Acoustic neuroma – This slow-growing, benign tumor on the auditory nerve is also accompanied by facial paralysis, headache, nausea and vomiting.
  • Atherosclerosis of the carotid artery – Putting pressure on the carotid artery can sometimes decrease the intensity of the tinnitus.
  • Certain medications can damage the ear, resulting in hearing loss, ringing in the ear, or balance disorders. These drugs are considered ototoxic. Hearing and balance problems caused by these drugs can sometimes be reversed when the drug therapy is discontinued. Sometimes, however, the damage is permanent. Certain medications, such as some chemotherapy medicines, antibiotics, diuretics, non-steroidal anti-inflammatory drugs (NSAIDs) and aspirin (this is more likely to occur at very high doses) can cause tinnitus. include certain aminoglycoside antibiotics, such as gentamicin (family history may increase susceptibility), and cancer chemotherapy drugs, such as cisplatin and carboplatin. Drugs known to cause temporary damage include salicylate pain relievers (aspirin, used for pain relief and to treat heart conditions), quinine (to treat malaria), and loop diuretics (to treat certain heart and kidney conditions).
  • Other medical issues often associated with tinnitus as a symptom include arthritis of the neck, multipe sclerosis and glomus jugulare tumor.

TREATMENT

  1. Tinnitus Retraining Therapy (TRT): TRT depends upon the natural ability of the brainto “habituate” a signal, to filter it out on a subconscious level so that it does not reach conscious perception. Dental Treatment.
  2. Supplements: Ginkgo bilobaor minerals such as zinc or magnesium and acupuncture, magnets, or hypnosis.
  3. Monitor your hearing and balance systems before and during treatment. Before starting the treatment, a baseline record of your hearing and balance should be recorded by an audiologist. The baseline record should include an audiologic hearing test that uses high-pitched testing, word recognition, and other tests when possible. This information can help you and your doctor make any important decisions to stop or change the drug therapy before your hearing is damaged.
  4. A Diet special to the person. Some foods may aggravate the tinnitus, where others have no effect. A food should be avoided for a period of seven days. Your body should be challenged by reintroducing that food, withdrawing it, re-challenging it, and withdrawing it again to see it the tinnitus presents itself again.
  5. Exercise
  6. Dietary changes:Reduce the amount of sodium. A diet rich in whole grains, fruits, vegetables and healthy fats. Limit consumption of alcohol and tobacco products.
  7. Reduce stress:Stress and anxiety can temporarily increase blood pressure and cause tinnitus. Get a massage, meditating or practicing deep-breathing exercises. Increase amount of physical activity in general will also decrease stress. Consider taking a day off work to simply relax, go for a walk or enjoy time with family.
  8. Decrease caffeine:Consuming too much coffee or soda regularly can not only increase blood pressure, it can aggravate tinnitus.
  9. Learn to habituate tinnitus, or ignore it, is one of the best ways to find relief. find things that you enjoy doing to occupy your time and help your mind forget about the ringing sensation in your ear. Whether you like to garden, paint or go hiking, these hobbies can take your mind off of the frustration and help you to refocus your concentration on something that makes you happy.
  10. At times when your tinnitus is most bothersome, like when you’re trying to fall asleep, you can use a sound generator to play white noise, ocean sounds or other environmental sounds to distract your brain from focusing on the unwanted sounds. Set the volume at a level that just barely covers your tinnitus and allows you to concentrate on the noise in the room instead of the noise in your head.
  11. Relaxation techniques: Yoga can be very beneficial for tinnitus because you are taught to pay attention to your breath and you learn to tune into what your body is “saying” to you.
  12. Autogenic relaxation: Think of a phrase or saying that relaxes your mind and helps you to imagine a peaceful place, and simply repeat it in your head. While doing this, try to sit in a comfortable position and slowly breathe in and out.
  13. Visualization:Similar to autogenic relaxation, visualization helps to calm your body by thinking of a place that makes you feel at ease. For example, if you are thinking of a beach, don’t simply imagine yourself sitting on a beach, but try to bring all of your senses into play. Think of the salty smell in the air, the warm humidity, the sound of the crashing waves, the feeling of the sand between your toes and the warmth of the sun on your skin.
  14. Progressive muscle relaxation:It is probably easiest to try progressive muscle relaxation while standing up, but you can also receive some benefits by sitting down. Start by tensing the muscles in your toes and feet for about five to 10 seconds. Then, slowly release these muscles for 30 seconds and do the same for the legs, hips, abdomen, lower back, shoulders, arms, hands, neck and jaw.

CYBERNETIK APPROACH TO THE HEARING LOSS AND TINNITUS

The Cybernetic Approach is the most modern and effective approach in treating the tinnitus and hearing loss.  It is based on clearance of antropic energies effecting the hearing cells, homostatic analysis and re-establishing of homostatis in the reagon

 

Müh. Dr. Şahin KESİKMİNARE

portre
Eng. Dr. Şahin KESİKMİNARE

sahinsdesk

toplantı
PM INTERNATIONAL-ALMANYA,  ABANT ÇALIŞTAYINDA

Müh. Dr. ŞAHİN KESİKMİNARE,  

         

EĞİTİMİ: Amerika Birleşik Devletleri UNM’de  Sibernetik/İntegratif Tıp Doktorluğu, Başkent Üniversitesi ve University of Texas’ta Akedemik  Master derecesi (M.Sc) ile Türkiye ve Almanya’da Sistem Mühendisliği (Eng) dalında lisans eğitimlerini başarı ile tamamladı. Sibernetik Tıp alanında uzmanlaştı.

Halen Sibernetik Tıp dalında USA-da Rektör Danışmanlığı ile birlikte teorik ve bilimsel çalışmalar yapmaktadır. 

20131120_203259

Antalya’da  Sibernetik Tıp Konferansında

immunecellagainscancer

MÜH. DR. ŞAHİN KESİKMİNARE’NİN ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞI TIBBİ ARAŞTIRMA KONULARI

  • HUZURSUZ BAĞIŞIKLIK SENDROMU

Huzursuz Bağışıklık Sendromu -Şahin Sendromu (Irritable Immune Syndrome- Sahin’s Syndrome): Bu sendromu ilk kez tespit ederek ismini vermiştir. Bir tıp bildirisi olgunluğuna getirmek üzere üzerinde çalışmaları devam etmektedir.

  • HÜCRESEL DİRİLİŞİN DİNAMİKLERİ

Hücresel Dirilişin Dinamikleri- Dynamics of Cytological Reanimation: Bu çalışma çeşitli düzeylerde hastalanmış bulunan hücreleri eski sağlığına kavuşturacak etmenler araştırılmaktadır. Çalışma, sistem konsepti içerisinde hücresel dirilişi etkileyen içsel ve dışsal faktörler ile bunlar arasındaki iletişim ve etkileşim araştırılması ve sonuçların  bir tıp bildirisi ile sunulması amaçlanmaktadır. 

neurons kandamarları      dna

 

SİBERNETİK BİLİMİ VE SİBERNETİK TIP NEDİR?

KAİNAT BİR BÜTÜNDÜR VE BİZ DAHİL, HER ŞEY O BÜTÜNÜN BİR PARÇASIDIR.

KAİNAT ve ONUN BİR ALT SİSTEMİ OLAN İNSAN, OTONOM İDARESİ İLE, KENDİ KENDİNİ İDARE EDEN SİBERNETİK BİR YAPIDADIR.

Kâinat bir büyük sistemdir ve her şey bir üst sistemin alt sistemidir. İnsan da, kainatın bir alt sistemidir. Kendisini etkileyen dış çevre ile iç çevrenin enerji akışlarının altında her zaman fiziksel, ruhsal, duygusal ve zihinsel bir denge arayarak yaşar…  Özetle belirtmek gerekirse, insan kendisine hayat veren  sağlığını alt ve üst sistemlerin etkisinde otonom olarak düzenler.

Sibernetik bilimi, birçok bilimin ortak paydasında, çok disiplinli bir bilimdir; ileri bilgisayar programları, mühendislik ve  değişik bilim ve  en ileri teknolojileri kendisine konu edinir. Her türlü sistemin kontrol altına alınması ve iletişiminin yönetilmesi sibernetik bilimin ana konusudur.

Bir çok alanda kendisine uygulama alanı bulan bu entegre bilim dalı; beşeri tıp alanında da ileri teknoloji mühendislik uygulamalarının, doğrusal olmayan işlemleri yüksek hızda işleyebilen  ileri bilgi işlem uygulamaları ile entegrasyonu sonucu, hastalıkların teşhis ve tedavisi dahil, insan sağlık sisteminin otonom yönetilmesinde tıpta özgün bir uzmanlık alanının doğmasına zemin hazırlamıştır. 

SİBERNETİK TIP MÜHENDİSLİĞİ NEDİR?

Sibernetik tıp; sistem ve iletişim teorilerini (systems and communications theory), bağlantı ağlarını (connections) ve karar teorilerini (decision theory) kullanarak geliştirilen cihazları tıbbi araştırma ve sağlıkla ilgili teşhis ve tedavi alanlarında kullanan tıbbi mühendislik dalıdır.

Medical cybernetics is a branch of cybernetics which has been emerged by entegration of the computer science and engineering , It applies the concepts of cybernetics to medical research and practice. It employes computerized medical programs and medical devices for the application of systems– and communication theory, connectionism and decision theory on biomedical research and health related issues including diagnosis and treatment.

For further information please click on

HASTALIK SÜRECİMİZ/ PROGRESSION OF THE DISEASE

All the diseases start at the brain as the mental, spiritual and emotional disturbances and stop at the brain with a due care.. If it can not be stopped in 5 the phase and/or at an early phase of the sixth phase, we can not stop its end as a terminal phase.

The progress devolopes as follows: psychophysiological, energoinformational, neuroendocrine, endotoxic, symptomatic and terminal. At the first three stages an illness is considered easily curable, at the fourth – curable, at the fifth – hardly curable, at the sixth – incurable.)

HER TÜRLÜ HASTALIK 6 KADEME GELİŞİR VE SONLANIR

Etrafımıza bir elektron gözlükle baktığımızda, insanları havada dalgalanan bir enerji silüeti olarak görürüz. Eşyaları da öyle… Madde olarak gördüğümüz her şeyin aslında bir enerji olduğunu anlamak bu kadar basitleşmiştir. Enerjiyi yönettiğimiz zaman sağlığı da yönetebileceğimiz bu gerçeğe dayanmaktadır.

Tüm hastalıklar 6 kademe sonunda genetik programın etkilenmesi (mutasyon) sonucu terminal ile sonuçlanır.

 1. İlk aşamada hastalıklar, ilk önce psikolojik durumun (ruhsal, zihinsel, duygusal yapının), vücudumuzdaki ilgili hücreleri etkilemesiyle başlar (psychophisical phase). Bu esnada iştahsızlık gibi hafif bozulmalar hissedilir, can sıkıntısı başlar.

2. İkinci aşamada bu bölgelerdeki hücresel bozulmaların devam etmesi haline, psikolojik sıkıntı, hücreler arası bilgi paylaşımı ile tüm vücuda yayılır. Tüm hücrelerin bu bilgi ile sağlık düzeyi düşer, (energoinformational phase); kendimizi halsiz hissederiz.
3. Üçüncü aşamada hücreler arası aktif bilgi, 4. aşamada sinir sisteminden yayılan endokrin salgıları ile endokrin sistemi dahil tüm hücre ve organlara sıçrar (neuroendocrine); “her tarafım dökülüyor” deriz.
4. Dördüncü aşamada hücreler arası sıvıyı, hücreleri ve daha sonra tüm vücudu asidik-toksik bir yapıya dönüştürerek tıkar ve hastalıkların gelişmesi için uygun bir ortam hazırlar (endotoxic); zaman zaman yaşanana baş ağrıları gibi “belki geçer” diyerek önemsemeyeceğiniz rahatsızlıklar başlar. 
5. Beşinci aşamada rahatsızlanan vücutta hastalık belirtileri ortaya çıkar ve doktora gitmek zorunda kalırız (symptomatic); evde tedavi çok zorlaşmıştır. Migren atakları başlar.
6. Altıncı olan son aşamada ortaya çıkan hastalık artık tedavi edilemez durumda olup, yatarak tedavi başlar, netice alınamazsa, hasta sonunu bekler duruma düşer. (terminal).
 
İlk 3 aşama kolaylıkla tedavi edilebilirken, 4. aşama tedavi edilebilir durumdadır. 5 ve 6. aşamanın tedavisi zordur.
Hücrelerimizdeki bio-enerji düzeyi düştükçe gözlerimizdeki ışıltı sönmeye başlar. Hastalığı ilerlemiş insanlara “gözlerinde fer kalmamış” deriz. Bu durumda insanın bio-frekans düzeyi 42 kiloherz’in altına düşer ve gözler donuklaşır. Çünkü tüm organların sinir uçları gelir gözün renkli kısmının arkasında son bulur.
Bio-frekans/enerji düzeyimiz 62 kiloherz’in üzerine çıktığı durumlarda birçok hastalık baskılanır. 42 kiloherz seviyesine düşünce hastalıklar belirmeye veya artmaya başlar.

SİBERNETİK SAĞLIK KONSÜLTASYON MERKEZİ FAALİYET ALANI/SCOPE OF WORK

 

SİBERNETİK TIP SAĞLIK KONSÜLTASYON MERKEZİMİZDE YÜRÜTÜLEN FAALİYETLER

Antalya’da faaliyet gösteren Sibernetik Sağlık  Konsültasyon Merkezimizde verilen hizmetler aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

Sibernetik Tıp, insan vücudunaki haberleşme ağında (sibernet) meydana gelen bozulmalar ve bunun neticesinde bozulan dengeleri (homostatis) tespit ederek  buna göre rahatsızlıklara teşhis koyan ve bozulan haberleşme ağı ile dengeleri rehabilite ederek rahatsızlıkları önlemeye çalışan tıp dalıdır.

Sibernetik tıp aynı zamanda rahatsızlığın özelliğine göre vücuda yerleştirilen implantlarla/cihazlarla/çiplerle, bozulan haberleşme ağını ve dengeyi (homostatis) rehabiilte ederek  rahatsızlıkların etkilerini ortadan kaldırmayı da kendisine konu edinen tıp dalıdır.

Aşağıdaki fotograf ve temsili resimde görüldüğü üzere, geliştirilerek insana adapte edilen makina/cihaz/arayüzler kullanılarak, herhangi bir nedenle bir veya birkaç organını  kısmen veya tamamen kullanamayan kişiler için bu organlarını kısmen veya tamamen kullandırmaya yönelik çalışmalar ve buluşlar da bu tıbbın konusudur.

Sibernetik Sağlık Konsültasyon Merkezimizin faaliyet konusu, sibernetik tıbbın konusu olan sağlık sorunlarınızın çözümüne yardımcı olmaktır.

SİBERNETİK TIP NEDİR?

Kâinat bir büyük sistemdir ve her şey bir üst sistemin alt sistemidir. İnsan da kâinatın bir alt sistemidir; kendisini etkileyen dış çevre ile iç çevrenin etkisinde bir hayat sürer. Beşeri tıbbın bilimsellik düzeyi, fiziksel, ruhsal, zihinsel ve duygusal sağlığımızı etkileyen iç ve dış çevre şartlarını kontrol altına alıp yönetebilme düzeyi kadardır.

Sibernetik Tıp, Alternatif tıp, Tamamlayıcı Tıp ve Konvansiyonel (batı) tıbbı ve Bütünsel Tıp gibi bir tıp dalıdır. Sibernetik tıp, teşhis ve tedavide geçen zamanı kısaltmayı ve teşhis ve tedavide insan hatalarını alt düzeye düşürebilmek için ortaya çıkmıştır. Sibernetik Tıp cihazlarının çalışma prensibi, hücrelerin bi0-enerji/bio-frekans düzeyine göre sağlık durumlarını belirlemeye dayanır.

Bütünsel Tıp, hastalık yok, hasta insan vardır prensibi ile teşhis ve tedavisinde  insanı fiziksel, ruhsal, duygusal, zihinsel, sosyal yönleri ile bir bütün olarak görürken, Sibernetik tıp, bu yaklaşıma ilaveten insan sağlığını ve insanı etkileyen tüm iç ve dış faktörleri sistem konsepti ile  kontrol altına alarak, program/makine/cihaz/arayüz etkileşimi ile bunları yönetmeyi hedeflemektedir.

Sibernetik tıp çalışmalarının diğer hedefleri arasında bozulan herhangi bir sağlık durumunu, dışarıdan veya vücuda yerleştirilmiş (implanted) cihazlarla normalleştirmek ve bunun da ötesinde insan-makine/cihaz/arayüz etkileşimi ile insan sistemini etkileyen tüm faktörleri kontrol altına alarak sağlığını yönetmektir.  

Sibernetik Tıptaki gelişmelerle, artık günümüzde tıp bilimi, insana etkileyen tüm iç ve dış faktörlerin sebep-sonuç ilişkisini kontrol ederek içeriden/dışarıdan yönetebilmeyi hedeflemektedir. Bu hedefe yaklaşma derecemiz, tıbbın bilimselliğinin de bir açıdan göstergesi olmaktadır. 

TÜM HASTALIKLAR HÜCRELERİN BİO-FREKANS SEVİYESİNDEKİ BİR BOZULMA İLE BAŞLAR, BİO-FREKANS SEVİYESİNİN NORMALLEŞMESİYLE İYİLEŞİR.

HASTALIK SÜRECİMİZ/ PROGRESSION OF THE DISEASE

All the diseases start at the brain as the mental, spiritual and emotional disturbances and stop at the brain with a due care.. If it can not be stopped in 5 the phase, the sixth phase is terminal, dead of the brain…

The progress devolopes as : psychophysiological, energoinformational, neuroendocrine, endotoxic, symptomatic and terminal. At the first three stages an illness is considered easily curable, at the fourth – curable, at the fifth – hardly curable, at the sixth – incurable.)

Etrafımıza bir elektron gözlükle baktığımızda, insanları havada dalgalanan bir enerji silüeti olarak görürüz. Eşyaları da öyle… Madde olarak gördüğümüz herşeyin aslında bir enerji olduğunu anlamak bu kadar basitleşmiştir. Enerjiyi yönettiğimiz zaman sağlığı da yönetebileceğimiz bu gerçeğe dayanmaktadır.

Tüm hastalıklar insan bio-enerjisindeki bozulma ile hücrede başlar, zamanında uygun teşhis ve tedaviler konularak sağlıklı düzeyine yükseltilemezse,  6 kademe sonunda bio-enerjinin genetik programı etkilemesi (mutasyon) sonucu terminal ile sonuçlanır.

Her türlü hastalığın süreci 6 kademede  gelişir ve biter

 1. Hastalıklar, ilk önce psikolojik durumun (ruhsal, zihinsel, duygusal yapının), vücudumuzda bio-frekans seviyesi diğerlerine göre düşük bulunan hücreleri etkilemesiyle başlar (psychophisical phase). Bu esnada iştahsızlık gibi hafif bozulmalar hissedilir, can sıkıntısı başlar.
2. Bu bölgelerdeki frekans bozulmalarının devam etmesi haline, psikolojik sıkıntı, hücrelerarası bilgi paylaşımı için enerjik bilgiye dönüşür (energoinformational phase); kendimizi halsiz hissederiz.
 4. Enerji halini alan bilgi 4. aşamada sinir sistemi kanalıyla endokrin sistemdeki hücre ve organlara sıçrar (neuroendocrine); her tarafım dökülüyor dersiniz.
 5. aşamada hücreler arası sıvıyı, hücreleri ve daha sonra tüm vücudu asidik-toksik bir yapıya dönüştürerek tıkar ve hastalıkların gelişmesi için uygun bir ortam hazırlar (endotoxic); zaman zaman yaşanana baş ağrıları gibi belki geçer diyerek önemsemeyeceğiniz rahatsızlıklar başlar. 
 5. aşamada rahatsızlanan vücutta hastalık belirtileri ortaya çıkar ve doktora gitmek zorunda kalırsınız (symptomatic); evde tedavi çok zorlaşmıştır. Migren atakları başlar.
 6. aşamada ortaya çıkan hastalık artık tedavi edilemez durumda olup hasta sonunu bekler durumdadır (terminal).
 
İlk 3 aşama kolaylıkla tedavi edilebilirken, 4. aşama tedavi edilebilir durumdadır. 5. aşamanın tedavisi zordur. 6. aşamanın tedavisi neredeyse imkansızdır.

Hastalığı ilerlemiş insanlara gözlerinde fer kalmamış deriz. İşte insanın bio-enerji düzeyi 42 kiloherz’in altına düşmesi durumunda gözlerimiz donuklaşır. Çünkü tüm organların sinir uçları gelir gözün renkli kısmının arkasında son bulur. Hücrelerimizdeki bi0-enerji düştükçe gözlerimizdeki ışıltı bu yüzden sönmeye başlar. Bi0-enerji düzeyimiz 62 kiloherz’in üzerine çıktığı durumlarda kanser dahil tüm hastalıklar baskılanır. 42 kiloherz’de kanser süreci başlar…

SİBERNETİK SAĞLIK KONSÜLTASYON MERKEZİMİZDE SUNULAN HİZMETLER:

TÜM RAHATSIZLIKLARINIZI SİZİ ETKİLEYEN İÇSEL VE DIŞSAL FAKTÖRLERİ SİSTEM BAZINDA DEĞERLENDİRDİĞİMİZ İÇİN SAĞLIK KONUSUNDA VERDİĞİMİZ HİZMETLERDE BİR SINIR BULUNMAMAKTADIR. ÖRNEK OLARAK; OBEZİTE (AYDA 10 KG VEREBİLİRSİNİZ), METEBOLİK SORUNLAR, AĞRI, TANSİYON, ŞEKER, CİLT, İLİŞKİ KURMADA ZORLUK, ENERJİ DÜŞÜKLÜĞÜ, İÇE KAPANIKLIK DAHİL, SOSYAL, FİZİKSEL, DUYGUSAL, ZİHİNSEL SORUN, HASTALIK VE RAHATSIZLIKLARINIZ İÇİN ÇÖZÜM MERKEZİYİZ.

HER TÜRLÜ SAĞLIK SORUNUNUZ İÇİN  BİZE GELEREK HİÇBİR ÜCRET ÖDEMEDEN DANIŞMANLIK HİZMETİ ALABİLİRSİNİZ

DNA, HÜCRE, ORGAN, SİSTEM,  ENERJİ HATLARI İLE İÇ  VE DIŞ FAKTÖRLERE DAYALI SAĞLIK KONSÜLTASYONU

Modern tıbbın temel prensibi olan “Hastalık yok, hasta insan vardır” anlayışı ile Merkezimizde insan sağlığı bi0-enerji düzeyinde ortaya çıkan değişiklikler dikkate alınarak, DNA, hücre, organ, sistem ve enerji hatları yanında fiziksel, ruhsal, duygusal ve zihinsel bazda ve bunları  etkileyen iç ve dış çevre olarak sistem bazında değerlendirilmektedir.

Genel sağlık durumunun değerlendirilmesinde insanı içten ve dıştan etkileyen tüm faktörler bi0-enerji bazında ölçülerek değerlendirilmektedir. 

  1. Hücre bazında her organın  ve dolaşım, sindirim, boşaltım sistemi gibi tüm sistemlerin bi0-enerji bazında sağlık durumu belirlenerek, gerekiyorsa geç kalmadan uygun bir uzman doktor veya sağlık kurumundan tıbbi destek almanız sağlanmaktadır.  
  2. Genel sağlığınızı yakından etkileyen vücuttaki tüm enerji hatlarınızın sağlık düzeyi belirlenerek, bunların neden olabileceği rahatsızlıklar belirlenmekte,  gerekiyorsa geç kalmadan uygun bir tıbbi destek almanız sağlanmaktadır.

BİO-ENERJİ REHABİLİTASYONU

Genel sağlık düzeyinizin belirlenmesi sonucu gerekiyorsa:

  1. Hücreler arası sıvının asidik/alkali düzeyine göre, sağlıklı bir yapının sürekliliği için destek programları sunulmaktadır.  
  2. Hücre bazında varsa bio-enerji rahatsızlıkları belirlenerek, rehabilite edilmekte veya gerekiyorsa, tam zamanında tıbbi destek almanız sağlanmaktadır. 
  3. Vücuttaki bio-enerji hatlarının ve şakraların varsa bozulan sağlık düzeyi belirlenerek, uygun sağlık kuruluşlarından veya uzman doktorlardan tam zamanında tıbbi destek almanız sağlanmaktadır. 

GEÇ KALMADAN, UYGUN BİR TIBBİ DESTEK İMKANI

Yapılan bio-enerji ölçümlerine dayalı olarak olarak, sibernetik tıbbın dışında vücutta konvansiyonel (hastane) tıbbının veya bunların dışında sağlığın rehabilitasyonu ile ilgili bilinen diğer 185 çeşit yöntemin kullanılması gereken bir durumun belirlenmesi durumunda, tıbbi teşhis ve tedavide geç kalmamanız için sizleri hizmet almanız gereken konunun uzmanı tıp doktorlarımıza veya sağlık kuruluşlarımıza veya diğer uzman sağlık personeli veya kurumlarımıza yönlendirmekteyiz. Verilen Önleyici Sağlık Konsültasyon hizmeti ile tam zamanında Tıbbi teşhis ve tedavi almanız sağlanmaktadır.

SAĞLIKLI YAŞAM REHBERLİĞİ

Sağlığınızla ilgili bilinçlenmenize yardımcı olmak üzere, bio-enerji düzeylerine göre mevcut sağlık düzeyinizi sistem ve organ bazında değerlendiriyor, potansiyel rahatsızlıklarınız konusunda sizleri bilgilendiriyoruz.  Bunların gerekiyorsa uzman doktor ve hastanelerimizde tedavi edilmek üzere ele alınması ve yönetilmesi konusunda sizlere danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Bu sürecin başında ve sonrasında Doktorunuzun da görüşleri doğrultusunda size özgü sağlıklı bir yaşam programı hazırlatılarak tedavi süreciniz hızlandırılmaktadır.

Hizmetlerimiz konusunda sizlere daha fazla bilgi sunmaktan mutluluk duyacağız. Lütfen önceden randevu alarak merkezimizi ziyaret ediniz ve hizmetlerimiz hakkında daha yakından bilgi alınız. 

Randevu için Selin Hanım:  (+90) 242 324 79 49  

email: urdr@outlook.com

Adres: Tera City karşısı-İşbir Yatak üstü, “Sağlığa Bütünsel Bakış” Tekelioğlu Cad. Astur Ceylan Sitesi 86/F No 10 kat 5 Muratpaşa Antalya

İLETİŞİM-INFO AND CONTACT…

13077054_10154277631159411_5258785811168394731_n

 

İrtibat/Contact Tlf: 0242 3247949; +90 242 3247949

ve Müh. Dr. Şahin Kesikminare:  Local: 0555 3182428; International: +90 555 3182428

 

İSHAL YAPAN VE İSHALİ ÖNLEYEN ÇAY RAVENT ÇAYI-RHEUM HERBAL TEA FOR AND AGAINST DIARRHEA

 

ravent1-135x100

Revent bitkisinin çayı bir yanda mide, bağırsak kanamalarının durdurulmasına yardımcı olurken diğer yanda az miktarda içilirse ishali önlemede yardımcı olurken, çoğu ishal yapabilmektedir.

EVRENDE HER SEY BİRBİRİYLE KONUŞUYOR MU- IS EVERYTHING COMMINATING WITH EACH OTHER IN THE UNIVERSE

BİTKİLER ARASI HABERLEŞME- COMMINICATION BETWEEN PLANTS

Bir ağaç zararlı böcekler tarafından zarar görmeye başladığı zaman yaydığı kimyasal koku ile diğer ağaçları bu durumdan haberdar eder. Buna göre çevredeki diğer ağaçlar bu böceklerin saldırısına uğramamak için, böcekleri kendilerinden uzakta tutacak bir kimyasal madde salgılarlar. Aşağıda bitkilerin kendi bünyeleri içinde ve aralarında haberleşmede aracı olarak kullandıkları sinir hücreleri görülmektedir.

smartneurons

Bitkiler ile insanlar arasında da bilinen haberleşme, kainattaki her sistemin bir başka üst sistemin alt sistemi olarak doğal bir haberleşme içerisinde bulunmalarını gayet doğal karşılamamıza neden olmaktadır. Eğer öyle olmasaydı; evrende bugün hakim olan denge kesinlikle bir kaosa dönüşürdü.

Her şeyin çekirdeğini teşkil eden atomlar arasındaki haberleşme konusunda yapılan bilimsel çalışmalar da bugün gelinen noktada herhangibir şüpheye yer vermeyecek bir kesinliğe ulaşmıştır. Ağağıda görülen görüntü, bir araya getirilen 2 atom veya atom gruplarına ait bilgilerin bu atomların birbirlerinden ayrıldıkları vakit, yer ve zaman şartlarından bağımsız olarak (evrende nerede bulunurlarsa bulunsunlar veya birbirlerinden farklı zaman evrelerinde bulunsunlar fark etmez şekilde) birbirleri ile haberleştiklerini göstermektedir.

communicatingatams

Her şey bir üst sistemin alt sistemidir. Her şey birbirleri ile haberleşerek düzenin devamına katkıda bulunmaktadır. Bugünkü bilinen manası ile cansız bir şey yoktur; her şey tek tek veya birlikte hareket halinde ve birbirleri ile haberleşen, mantıkları ile hareket etmekte ve biz insanlar gibi bazen öngörülebilir ve bazen de öngörülemez bir şekilde davranmaktadır.

Beynimiz bedenimizin bir üst sistemidir. Bedenimiz ile beynimiz arasındaki iletişim hücre düzeyindedir. Her hücre ait olduğu dokunun, her doku ait olduğu organın, her organ ait olduğu bedenin, her beden ait olduğu beynin bir alt sistemidir. Vücudumuzdaki tüm düzen aynen bitkiler veya atomlar arasındaki haberleşme gibi hücreler arası haberleşme ile sağlanmaktadır.

Hücreler proteinle vasıtasiyle birbirleri ile haberleşir. Beyin bir tehlike ile karşılaştığında hipotalamus ve hipofiz bezi kanalı ile dolaşım sistemine ve sinir sistemine ilettiği sinyallerle, böbrek üstü bezlerine gerekli sinyalleri gönderir. Böbrek üstü bezleri ürettiği hormonlarla bu tehlike hakkındaki bilgiyi tüm vücuda anons etmiş olur. Her hücre tipi bu anonsa vücutta üstlendiği göreve göre farklı bir hareket şekli ile cevap verir. Örneğin tehlikeli bir şey gördüğümüzde böbrek üstü bezlerimizden adrenalin hormonu salgılanır. Göz bebeklerimiz daha iyi görmek için büyür, tüylerimiz diken diken olur, ter bezleri çalışır, terleriz, tansiyonumuz yükselir, nabzımız vücudumuza daha çok kan pompalamak için daha hızlı atmaya başlar, akciğerlerimiz kana daha fazla oksijen vermek için genişler.

Böbrek üstü bezlerden karaciğere giden sinyaller, karaciğerin yağ asidi salgılamasına bunun da kaslara enerji takviyesinde kullanılmasına yol açar.

Astım atağında haberleşme proteini akciğerdeki bronşların daralmasını sağlarken, astım karşıtı ilaçlar hücrelere bronşların genişlemesini söyler.

Tip I gizli şekerde, pankreas insülin üretemez. kanda insülin yoktur, insulin hormonu kullanılarak hücrelerin şekeri kullanması sağlanır. İnsülin yetersiz olduğu durumlarda kanda şeker yükselir.

Tip II şeker hastalığında, vücutta insülin vardır, ancak hücre bu insülini taşıyan proteinin içeri giriş parolasını! tanımaz ve kanda şeker yükselir.

ağağıdaki link vücuttaki haberleşme konusunda size daha görsel bir şölen sunacaktır.

http://learn.genetics.utah.edu/content/cells/cellcom/

Ölüm anında beyin hücrelere ölüyoruz bilgisini göndermeden önce hiç bir hücre ölmez. Bu bilgiyi alan hücreler son hazırlıklarını yaparak ölüm sürecini başlatırlar.

İşte bu sebeple kalp krizi geçiren hastalar, beynin ölüm emrini vermede acele etmemesi için, düşük oksijen ve düşük ısı altında tutularak zaman kazanılır.

Siz de doktor müdahalesi başlayıncaya kadar zaman kazanmak için bir yakınınız yanınızda kalp krizi geçirirse bu bilgiyi hatırınızda tutarak davranınız.

Aşağıdaki link bir ışığın, nitrik oksidin, sitokinin ve hormonun cilt kanseri oluşması için nasıl bir haberleşme etmeni olduğunu göstermektedir.

http://learn.genetics.utah.edu/content/cells/signals/

Hücreler arasındaki haberleşme çok kötü bozulduğu zaman, hücreler öl mesajını alamadıkları için başı boş büyür ve kanser oluşur.

Hücreler arası haberleşmenin kontrolü kanserin önlenmesinde çok önemli bir yer tutar.

 

 

HER ŞEY BİR ÜST SİSTEMİN ALT SİSTEMİ-EVERYTHING IS A SUBSYTEM OF AN UPPER SYSTEM

IS OUR BRAIN A SUBMODEL OF THE UNIVERSE?  WHAT IS ENTORPHY LAW AND ENERYG-MATTER RELATIONSHIP?
WHEN MAY THE DOOM HAPPEN?  A BRAIN STORM…
IS OUR BRAIN AN ECHO OF THE UNIVERSE?
HUBBLE    BRAINR1T
IMAGES OF THE UNIVERSE                                                AND OUR BRAIN

BRAIN3

OUR BRAIN                                                          AND          OUR UNIVERSE

Bu resme bakınca bir an sesli düşündüm ve bunu sizlerle paylaşmak istedim. Dikkatlice bakalım…
 
Beyin hücrelerimizin görüntüsü evrenin maddesel ağına ne kadar da benzemektedir.
 
Vücudumuz ve bedenimiz bir bütündür. Beynimiz vücudumuz hakkında her türlü bilgiyi bize sunarken vücudumuzu da idare etmektedir. Beynimizdeki her hücre vücudumuzun tüm hücreleri ile haberleşme içerisindedir. Ve onların hepsi hakkında bilgi sahibidir.
 
Vücudumuzdaki hücreler gibi kainattaki her atom diğer tüm atomlar ile haberleşmektedir. Buradan yola çıkarak, Allah’ın ilmi dahilinde tüm atomlar haberleşme içerisinde evrenin düzenini sağlıyor diyebiliriz.
 
Vücutta hücreler, dokuların, dokular organların ve organlar da vücudun bir alt sistemi olduğu gibi, evrende de her şey bir üst sistemin alt sistemidir.
 
Evren akıllı olduğuna göre, evrenin bu görüntüsü maddesel evrenin en üst sistemi olarak beynini ve bedenini mi temsil ediyor? Kara Delikler nedir o zaman? Görünen evrenin bio-enerjisi veya vektörel enerjisi mi? 🙂
 
Veya,
 
Enerjinin Sakınımı Kanunu’na göre, kainatta her şey ya enerji veya maddedir veya insanda olduğu gibi bunun bir karmasıdır. Entropi Kanunu’na göre de her şey bir müddet sonra girdi-çıktı enerji farkındaki negatif değerden dolayı enerjisini kaybederek son bulacaktır. Evren de madde ile enerji arasında gidip geldiğine göre, Entropi kanununa göre maddesel evren son bulduktan sonra, enerji halindeki Kara Delikler daha önce maddeden enerjiye geçmiş bir başka evreni mi temsil ediyor? Ya da yeniden madde haline dönüşerek yeni bir somut evren olmak üzere gelecek bir zamanı! mı bekliyor?
 
Kur’an’da Tekvir süresi 29 ncü ayatte belirtildiği gibi, “Güneşin katlanıp dürüldüğü”, “yıldızların kararıp döküldüğü”,” ruhların (bedenlerle) birleştiği zaman” O zaman Kıyamet mi acaba?
 
Affınıza sığınarak sadece sesli düşündüm…