ROMATİZMAL AĞRILAR İÇİN YÜRÜME Mİ, KOŞMA MI? AĞIRLIK ÇALIŞMALARINDA AĞIR VE HAFİF ARASINDA BİR FARK VAR MI? MUTLULUK PINARI ENDOCANNABİNOİD HORMONU NASIL YÜKSELTİLİR? ODAKLANMA, ÖĞRENME, DİKKAT DAĞINIKLIĞI, HİPERAKTİVİTEİ ZAMAN VE MEKANSAL SORUNLARA UCUZ VE KEYİFLİ BİR ÇÖZÜM VAR MI?/ RUN OR WALK FOR ROMOTOID ARTHRITIS? LIGH OR HEAVY LIFTING FOR MUSCLE STRENGTHING? IS THERE A PLAYFUL WAY TO SPEED UP INTELLEGENCE, PREVEN ATTENTION DEFICIENCEY AND HYPERACTIVITY; ENDOCANNABINOID HORMON.

Lütfen aşağıdaki tespitleri uygularken özel durumunuzu dikkate alalım.
 
ROMATİZMAL AĞRILAR İÇİN YÜRÜME Mİ, KOŞMA MI?
 
AĞIRLIK ÇALIŞMALARINDA AĞIR VE HAFİF ARASINDA BİR FARK VAR MI?
 
MUTLULUK PINARI ENDOCANNABİNOİD HORMONU NASIL YÜKSELTİLİR?
 
ODAKLANMA, ÖĞRENME ZAMAN VE MEKANSAL SORUNLARA UCUZ VE KEYİFLİ BİR ÇÖZÜM VAR MI?
 
1.Koşmak mı, yürümek mi? diz ağrısını arttırır?
İngiltere’de yapılan bilimsel araştırmalar göstermiştir ki; özel durumunuzu dikkate alarak, koşmak dizlerdeki yataklara daha fazla kan akışını sağladığı için yürümekten daha fazla diz sağlığına iyi gelmektedir. Yürürken dize gelen ağırlıkların süresi ve şiddeti artarken, koşarken bu süre kısaldığından belli zamana düşen şiddet de düşmektedir.
2. Koşmak mı, yürümek mi daha fazla mutluluk yaratır?
İngiltere’de yapılan bilimsel çalışmalar göstermiştir ki; koştuğumuz zaman beyindeki endocannabinoid sistemi devreye girmekte ve ürettiği endocannabinoid isimli mutluluk hormonu kanda yükselerek yürümekten daha fazla mutluluk sağlamaktadır.
3. Ağırlık kaldırma egzersizlerinde ağırlığın derecesi kasların geliştirilmesinde fark yaratır mı?
İngiltere’de yapılan bilimsel çalışmalarda ağır veya daha hafif yüklerle çalışmanın kas geliştirilmesinde bir fark yaratmadığı gösterilmiştir. Ancak; daha ağır yüklerle yapılan çalışmalarda daha kısa zamanda netice alınmaktadır.
4. Odaklanma, öğrenme zorluğu, dikkat dağınıklığı, hiperaktivite, unutkanlık ve mekan/zaman kaynaklı sorunlar için en uygun yöntem nedir?
İngiltere’de yapılan bilimsel çalışmalar sonucu, dansın, özellikle bilişsel, mekansal ve ritimsel özellikleri olan latin dansları gibi dansların tüm yukarıda sayılan sorunlara değişik yüzdelerle iyi geldiği gösterilmiştir. Bu dans egzersizleri ile 3 aylık bir süre sonunda bilişsel kabiliyetin %30 civarında arttığı tespit edilmiştir.

STRES HÜCRELERİMİZE NASIL GİRER? HOW DOES THE STRESS ENTER TO OUR CELLS

 

TEHDİT VE MÜCADELE STRESİNİN GENETİK SAĞLIKLA İLİŞKİSİ- THREAT AND FIGHT STRESS AND GENETIC HEALTH

 

positive stress

 

STRES HÜCRELERİMİZE NASIL GİRER?

HOW DOES THE STRESS GET INTO OUR CELLS?

Tehdit stresi damarları büzerek vücuda daha az kan ve oksijen akışına neden olurken, mücadele stresi damarları genişleterek vücuda daha fazla kan ve oksijen akımına sebep olur.
Tehdit stresi genetik yıkımlara sebep olurken, Mücadele stresi, genetik sağlığı korur. Kalifornia San Fransisko Hastanesinde yapılan araştırmalar bu neticeleri doğrulamaktadır.

KRONİK TEHDİT VEYA KORKU ALTINDA YAŞANAN STRESİN NETİCELERİ?

Algılanan tehdit tepkisi insanı kapanmaya ve acıya dayanmaya hazırlar. Korku veya tehdit altında vagus siniri devre dışı kalır. Vagus siniri , iç organlarımıza emniyet duygusu vererek onların sakin kalmalarını sağlayan beyinden doğrudan kalp, akciğer ve böbrek gibi iç organlara doğrudan erişim sağlayan sinirdir. Kendimizi sürekli bir tehdit altında hissettiğimiz zaman, genetik yapımız olan DNA bütünlüğümüzü koruyan kromozonların uçlarındaki telomer boyları kısalır. Bunun sonucu olarak hücrelerimizdeki DNA bütünlüğü bozulmaya başlar. Hücreler programlandığı gibi görevlerini yerine getiremezler ve hastalık riski yükselir. Kronik stres altında karşılaşacağımız önemli risklerin bazıları aşağıda açıklanmıştır:

1.KALP VE BEYİN DAMAR HASTALIKLARI İLE KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ RİSKİ: Korku veya tehdit altında kan damarlarımız daralır. Çünkü tehdit bize zarar verdiği zaman vücuttan fazla kan akmaması lazımdır. Bunun sonucu olarak, tansiyonumuz yükselir, kalp atışlarımız artar. Beynimize akan kan miktarı azalır. Kalp, beyin ve damar hücreleri yeteri kadar beslenemez. Buradaki hücrelerin kromozom uçlarındaki telomerler kısalmaya başlar ve zaman içerisinde genetik yapı bozukluklarına sebep olur. Hücre yapıları bozulur; kalp, beyin ve damar rahatsızlıkları riski artar.

  1. KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ RİSKİ: Böbrekler seçmeli süzgeç görevi gören özel hücreleri ile kanı süzerler. Böbrekler çok ince kılcal damarlara sahiptirler. Süreli yüksek tansiyon neticesinde bu damarlar ve hücrelerde genetik kırılmalar ortaya çıkar ve böbrek kandan dışarı atılması gereken toksik atıkları süzemediği gibi vücudun ihtiyacına göre bir denge içerisinde yürüteceği süzme görevini de yerine getiremezler. Diyalize girme riski artar.
  2. AKCİĞER RAHATSIZLIKLARI RİSKİ: Korku veya tehdit altında vagus siniri devre dışı kaldığı için, ihtiyaç duyulan aşırı oksijen nedeniyle nefes sıklığımız artar. Artan nefes sıklığı, vücuda daha çok oksijen vermesi gerekirken, sığ nefes almalar sonucu akciğer tabanında daha fazla karbondioksit yatağı oluşur. Vücudun artan ihtiyacına karşılık yeterli oksijen temin edilemez. Zaman içerisinde akciğer hücreleri başta olmak üzere, tüm hücrelerde oksijen eksikliğinden doğan genetik kırılmalar ortaya çıkar. Vücutta giderek kronikleşen kan ve oksijen miktarındaki düşüş, genetik kırılmaları daha da yükselterek kanser riskini artırır.
  3. KARACİĞER ve PANKREAS RAHATSIZLIĞI RİSKİ: Böbrek üstü bezlerimiz kortizol salgılar. Kortizol tehdit altında ihtiyaç duyduğumuz aşırı enerji için kanda glikoz (şeker) miktarını yükseltir. Hissedilen tehdit veya korku süresi, şiddeti düşse de, uzun zaman devam ederse karaciğerimiz yağ bağlamaya başlar, pankreasımız yağlanır ve insülin üretim kapasitesi düşer. Şeker hastalığı riski artar.
  4. RUHSAL, DUYGUSAL VE ZİHİNSEL RAHATSIZLIKLAR RİSKİ: Kronik stres altında beyinin yeteri kadar kan ve oksijen ile beslenememesi ve toksik maddelerin beyinden atılamaması sonucu beyin hücrelerinde de aynı şekilde genetik kırılmalar ortaya çıkar. Beynin temel görevlerinden olan ruhsal, duygusal ve zihinsel sağlıkta bozulma riski artar.

MÜCADELE TEPKİSİNİN YARATTIĞI STRES

Bir olaya karşı mücadele etmeye karar verildiğinde, vücuttaki tüm güçler bir araya getirilmeye çalışılır. Yine kalp atışımız hızlanır ancak tehdit tepkisinin aksine kan damarları genişler ve vücuda daha fazla oksijen pompalanmaya başlar.

SONUÇ: Olayları değerlendirirken veya düşüncelerimize yön verirken, korku dolu bir yaklaşım bizi genellikle başarısızlığa götürür. Sürekli korku altında yaşamak ise genetik yapımızda geri dönülmez hasarlara yol açabilir. Korku ağırlıklı yaklaşımlar yerine kazanma ağırlıklı yaklaşımlar ise bizi başarıya ve genetik sağlığın sürekliliğine götürür.

Bazen iki duygu bir arada yaşanabilir. Bu durumda korku ağırlıklı yaklaşımın mücadele ağırlıklı yaklaşıma galip gelmesine izin verilmeden, olayın gerektirdiği tedbirleri de alarak mücadele ağırlıklı bir yaklaşımla yönümüzü tayin etmemiz gerekir.

YAKLAŞIK 1000 FİZİKSEL HASTALIĞIN RUHSAL, DUYGUSAL VE ZİHİNSEL KÖKENİ BELLİDİR VE BUNA GÖRE DE TEDAVİ ŞANSI VARDIR/ ABOUT 1000 PHISICAL DISEASES MAY BE CURED ACCORDING TO THEIR ALREADY DIAGNOSED MENTAL, SPIRITUAL AND EMOTIONAL GROUNDS

1000 CİVARINDAKİ RAHATSIZLIĞIN ZİHİNSEL, DUYGUSAL VE RUHSAL KÖKENLERİ TEMİZLENEREK KONTROL ALTINA ALINABİLME ŞANSI VARDIR.
 
Her hastalığın birçok nedeni olmakla birlikte, insan bir sistemdir. Bu sistemde en ufak bir aksaklık, aksaklığın derecesine göre bize bir sinyal (kırmızı ışık) yakar. Bu sistemde beden zihnin, duyguların ve ruhun alt sistemi olarak çalışır. Yani, zihniniz, duygularınız ve ruhunuzda yaşadıklarınız bedeninize bir şekilde yansır.
SYSTEM MEDICINE
Örnek vermek gerekirse, Bireyselliğimizi koruyan bir duyu organı olan cilt hastalıklarının kökeninde görüntümüzü/bireyselliğimizi bozan endişe, korku, eskilerde kalmış çözülmemiş sorunlar, ben tehdit altındayım duygusu ve ben tehdit altındayım duygusu yatar. Bunun gibi ciddi bir rahatsızlık olan sedef dahil, bayanların korkulu rüyası selülit ve omurga çarpıklıkları dahil yaklaşık 1000 civarındaki fiziksel rahatsızlığa merkezinde bilinç altı tedavisi olan, diğer tedavi yaklaşımları ile birlikte tedavi şansı doğmuştur. Bilinç altı birikimleri, teşhis ve tedavi eden sibernetik tıp imkan ve kabiliyetleri bu konudaki ilerlemeleri hızlandırmış bulunmaktadır.
 

BEYNİMİZDE BAĞIRSAK BAKTERİLERİ VAR/ GUT BACTERIA WAS SEEN IN OUR BRAIN

BRAIN MICROBIOME

HASTALIKLARIMIZDAN DOLAYI ASLA ÜMİTSİZ OLMAYALIM.
TIPTA ÇOK ŞEY AKŞAMA KADAR DOĞRUDUR. BU GÜNE KADAR OLAN BİLGİLERİMİZLE, BEYİNDE BAĞIRSAK BAKTERİSİNİN BULUNMASI İMKANSIZDI.
BAĞIRSAĞIMIZDAKİ BAKTERİLER BEYNİMİZDE DOLAŞMAKTADIR.
Bu keşif, Neuroscience 2018 Yıllık Toplantısında açıklanmıştır.
Ne yerseniz,o olursunuz. Geçtiğimiz günlerde, ABD Alabama üniversitesinde tesadüfen yapılan bir buluş, bu sözün ne kadar doğru olduğunu gösterdi. Bu buluş ile ilk defa beyinde bağırsak bakterilerinin bulunduğu tespit edildi. Oysa, bugüne kadar beyin-kan bariyeriyle, kandaki bakterilerin asla beyine ulaşamayacağını, bunun imkansız olduğunu zannediyorduk.
Harward Üniversitesi Tıp Fakültesinin Haziran 2018’de bağırsaklarımızı ikinci beynimiz olarak ilan edişinden hemen sonra, Alabama Üniversitesi beynimizde bağırsak bakterileri olduğunu keşfetti.
Bağırsak bakterilerinin beyne nasıl ulaştığı tam olarak bilinmemekle birlikte sinir sistemi kanalı ile beyine ulaşmış olabilecekleri değerlendirilmektedir.
Alzheimer hastalarının beyinlerinde görülen bakteriler, alzheimer (bunama) hastalığı ile beyine ulaşan bağırsak bakterileri arasında bir ilişkiyi gösterebilir. Resimde kan damarının hemen solunda oval şekilde görülen bakteriler beynin değişik bölgelerinde bulunmaktadır. Ancak, sinir hücrelerinin haberleşmesinden sorumlu yıldız şekilli hücrelerde özellikle bol bulunmaları dikkat çekmektedir.
Bağırsak bakterilerinin sağlığımızı, genlerimizi etkilediklerini zaten biliyorduk. Şimdi ise ruhsal, duygusal ve zihinsel durumumuzu çok yakından etkilediği konusunda kesin bulgulara doğru gidiyoruz.

HAYALLERİMİZE NASIL KAVUŞABİLİRİZ? MUTLULUK, SAĞLIK VE BAŞARININ ANAHTARI/ HOW CAN WE REACH OUR DREAMS? THE KEY TO HAPPINESS, HEALTH VE SUCCESS

 

MUTLULUK, SAĞLIK VE BAŞARININ ANAHTARI/ THE KEY TO HAPPINESS, HEALTH AND SUCCESS
 
Sağlığınız duygu ve düşüncelerinizin bir göstergesidir. Ne hissediyorsanız onu yaşarsınız.
 
Mutlu, sağlıklı ve başarılı olmak istiyorsanız, onlardan aldığınız derslere sayarak, önce kendinizi sonra da her şeyi ve herkesi affederek başlayın… Bilinç altınıza yerleşmiş olarak, mutluluğunuzu, sağlığınızı ve başarınızı frenleyen bu “takozları” öyle affedin ki; düşünce ve davranışlarınıza, bir bilgisayarın işletim sistemi gibi, siz farkında olmadan artık onlar yön vermesinler.
 
Zihninizi, duygularınızı ve ruhunuzu bilinçli bir şekilde olmasını arzu ettiğiniz, sizi mutlu edecek şeylere yoğunlaştırın, onları olmuş gibi hayal edin… Bu hayal ile mutlu, heyecanlı ve coşkulu hissediyor muzunuz? Tüm bedeninizi bir huzur kaplıyor mu? İşte bundan sonra onu yapma yönünde güçlü bir irade sahibi olacaksınız. O yönde hareket edeceksiniz ve böylece o hayalin gerçek sahibi olacaksınız. KANSERİN PANZEHİRİ YÜKSEK BİR MUTLULUK HİSSİDİR. Sizi mutlu edecek şeylerden daha etkili bir tedavi aracı bulamazsınız… Unutmayın ki; neye odaklanırsanız onu büyütürsünüz.

BUNAMA (ALZHEIMER) HASTALIĞI, BELİRTİLERİ, NEDENLERİ VE 12 MADDEDE TEDAVİSİ/ALZHEIMER DISEASE SIGNS, CAUSES AND ITS TREATMENT IN 12 ITEMS

 

UNUTKANLIK BUNAMA (ALZHEIMER) BELİRTİSİ OLABİLİR

Eğer yaşınız orta yaşın üzerindeyse ve geçmişi hatırlıyor, yeni olayları hatırlamakta zorluk çekiyorsanız doktorunuzla görüşmeniz uygun olacaktır. Bu durum, farkına varmakta geciktiğiniz takdirde hızla ilerleyebilecek olan Bunama (Alzheimer) hastalığının başlangıcı olabilir.

Alzheimer hastalığının nedeni beyindeki sinir hücreleri arasındaki bağlantıyı kesmesidir. Bağlantısı kesilen sinir hücreleri giderek ölür ve bunun neticesinde beyin küçülmeye başlar.

BUNAMANIN BELİRTİLERİ

Başlangıç safhası:

  1. Kelimeleri unutmak veya eşyaların yanlış yerlere koymak
  2. Okuduğu şeyi hemen unutmak
  3. Aynı şeyi defalarca sormak
  4. Giderek sorun çıkaracak işlere girmek
  5. Yeni kişilerle karşılaştığında isimlerini hemen unutmak

Orta şiddette bunama belirtileri:

  1. Kendisi hakkında ayrıntıları unutma
  2. Senet veya çek üzerine yanlış tarih ve rakamları yazma
  3. Hangi ay ve hangi mevsim olduğunu unutma
  4. Yemek pişirmede zorluk
  5. Yemek siparişi vermede zorluk

Orta üst şiddette bunamanın belirtileri

  1. Saatin kaç olduğunu unutmak
  2. Adresini, telefon numarasını, gittiği okulu unutmak
  3. Mevsim gereği veya özel o gün için hangi elbiseyi giyeceğini bilememek

Bunamaya neden olan etmenler:

Bunamaya neden olan etmenler:

Vücutta artan oksidatif hasar bunamanın başlıca nedeni olarak görülmektedir.Yaşın ilerlemesi ile birlikte doğal olarak oraya çıkması.

  1. Yaşın ilerlemesi ile birlikte doğal olarak veya genetik vb. nedenlerle beyin sinir hücre sağlığının bozulması.
  2. Genetik nedenlerle beyin sinir hücre sağlığının bozulması.
  3. Baş bölgesinde bir travmanın yaşanması.
  4. Vücutta silikon düzeyinin artması
  5. Vücutta serbest radikal düzeyinin artması
  6. Beyin damar rahatsızlıkları
  7. Beyinde alüminyum düzeyinin yükselmesi. Alüminyum pişirme kapları ve kağıtlarından dolayı alüminyum bulaşık gıdalar, sütten yapılmayan kremalar, kabartma tozu, sofra tuzu, Alüminyum merdaneler arasından geçen beyaz pirinçler bu açıdan dikkatle yenmelidir. Başlıca alüminyum kaynakları olarak su, gıdalar, antiasitler ve deodorantlar sayılabilir. Bazı içme sularının temizlenmesi için alüminyum “alum” olarak kullanılmaktadır. Yerel otoritelerden içme suyunda ne kadar “alüminyum” olduğunu öğrenebilirsiniz. Sitrik asit ve kalsiyum sitrat sudan ve gıdalardan alınan aliminyum oranını arttırabilir,

TEDAVİSİ

  1. Hastalığın başında, 2 yıl boyunca desferrioxamin’in kasa şırınga edilmesi ile vücuttaki aliminyumun desferrioxamine bağlanarak idrarla atılmasının sağlanması.
  2. Antioksidanlar hastalığın başlamasını geciktirmektedir. Günde 3000 mg. vitamin C ve 3200 IU vitamin E kullanılması bunamaya karşı kullanılan ilaçlara başlama süresini 5-6 yıl civarında geciktirmektedir.
  3. Magnezyum zengini gıdalarla beslenilmesi veya magnezyum desteklerinden yararlanılması. Magnezyum, alüminyum emilimini alüminyuma rakip olması nedeniyle azaltır.
  4. İşlenmiş her türlü gıdadan uzak durulması. Magnezyum zengini oldukları için koyu yeşil renkli sebzeler, fındık fıstık gibi çerez ve tohumlar yenilmesi.
  5. Acetylcolin nörolojik iletişimi ve dolayısıyla hafıza gücünü arttırır. B1 vitamini (thiamin) beyinde acetylkolin gibi işlev görür. Başta Thiamin olmak üzere B vitaminleri takviyesi yapılması. Günde 3-8 gram aralığında kullandırılırsa hastaların hafıza gücü kuvvenlendirilebilir.
  6. Metilkobalamin ve adonesil kobalamin formatında B12 vitamini kullanılması
  7. DNA sağlığı ve süperoxid dismutaz enzimi gibi vücut için gerekli birçok enzimin yapısında bulunan ve DNA kopyalanması ve tamirinde önemli rol oynayan Çinko desteklerinden yararlanılması. Zink aspartat olarak günde 27 mg. Alınabilir.
  8. Lesitinin yapısında bulunan, fosfatidil kolin desteklerinden yararlanılaması. Fosfatidil kolin, beyinde sinir hücreleri arasındaki iletişimi güçlendiren asetilkolin seviyesini yükseltmektedir. 15-25 gr/gün dozajında alınabilir. Bu konudaki bilimsel çalışmalar birbirini teyit etmediği için, 15 günlük bir kullanım sonucu bir fayda görülmezse kullanıma son verilmelidir.
  1. Beyin hücre zarlarını kuvvetlendirici olarak fosfatidilserin düzeyinin güçlendirilmesi. Genel olarak fosfatidilserin beyin tarafından üretilmektedir. Ancak beyinde B9 ve B12 vitaminlerinin eksik olması durumunda bu üretim yeterli olamamaktadır. Bu desteklerin alınması ile fosfatidilserin düzeyi de yükselmektedir. Fosfatidilserin düzeyi yüksek olan hastaların huyları iyileşmekte, davranışları düzelmekte ve hafıza güçleri yükselmektedir.
  2. L-Asetlkarnitin beyin hücrelerinde enerji düzeyini yükseltmekte, hücre zarlarını stabilize etmektedir. Destek olarak verilebilir.
  3. DHEA beyinde çok yoğun bir şekilde bulunur. Hafızayı güçlendirir. Yaşlılıkla birlikte hızla azalamaya başlar. DHEA gıda desteği olarak verilebilir. DHEA, vücuttaki faaliyetleri düzenleyen tüm steroid hormonların (sex hormonları, kortikosteroidler vb) kaynağıdır. 50 yaşlarındaki erkekler için 25-50 mg, bayanlar için günde 15-25 mg. Kullanılabilir. Yaş ilerledikçe bu dozlar daha da arttırılabilir. DHEA, şeker hastalığının tedavisinde, obezitede, yüksek kolestrol tedavisinde, kalp rahatsızlıklarında ve artrit tedavisinde önemli bir destektir. Yüksek dozlarda vücutta akne görülmesi durumunda dozaj düşürülmeli veya desteğe son verilmelidir.
  4. Zihinsel faaliyetlerin sağlık düzeyini yükseltmek için keten tohumu yağı ve gingo biloba ekstresi (günde 3 defa 80 mg) destek olarak kullandırılabilir.

NOT: Burada verilen gıda desteklerinin dozajları bilimsel çalışmalara konu özel hastalar için kullanılan dozajlardır.  Söz konusu destekler hastaya gerekli testler yapılmadan kullandırılmamalıdır. Belirtilen dozajlar bu testlerden sonra her hasta için uygun doz olarak tespit edilmelidir. Hastanın tedavisi süresince, doz miktarları değişkenlik gösterebilir. Her hasta için, hastanın özel durumuna göre bazılarının verilmesi zararlı olabileceği gibi, verilmesi gerekenler de cins ve dozaj olarak farklılık gösterecektir.

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNDEKİ YAĞ TİP -2 DİYABETE YARARLI MI? ARE MILK AND MILK PRODUCT FATS GOOD FOR DIABETIC PEOPLE?

BÜTÜN KATI YAĞLAR ZARARLI DEĞİLDİR- ALL FATS ARE NOT DANGEROUS FOR THE HEALTH.

Genel olarak aşırı yağlı beslenmenin insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bilinmektedir.
Bu çalışmalar henüz başlangıç aşamasındadır ama yanlış olarak bilinen birçok şeyin tahtını sallamak üzeredir.
İngiltere’de gıdaların sağlığımız üzerindeki etkilerini araştıran bir araştırma gıdaların fiziksel ve  psikolojik sağlığımız üzerindeki olan etkilerini göstermesi açısından önemlidir.
Bu çalışmaya göre, yağsız gıdaların stres düzeyimizi arttırdığı ve ruh halimizi olumsuz olarak etkilediği görülmüştür.
İngiltere’de yapılan bu araştırmalar sonucu,  salam sosis içindeki yağların sağlığa zararlı oldukları teyit edilmiştir.   
Diğer yandan bu çalışma göstermiştir ki; süt ve süt ürünleri içindeki yağlar Tip-2 şeker hastalığına iyi gelmektedir. 
Omega-3 isimli yağın vücut için çok önemli bir yağ olduğu konusundaki çalışmalar birbirini teyit etmektedir. Beyin fonksiyonları başta olmak üzere, kalp damar ve beyin damar sağlığı ile cilt sağlığı için omega-3 yağları olmazsa olmaz bir rol üstlenmişlerdir.
Çalışmaların bu aşamasında orantısı makul olmak kaydıyla yağ, karbonhidrat ve protein karışımlı bir diyetin tek yönlü diyetlere göre daha sağlıklı olduğu gösterilmiştir.
Bir başka bilimsel gerçek de şudur ki; kahverengi yağ hücrelerinin beyaz yağ hücrelerinin yakılmasına destek vermesi açısından vücut için çok önemli yağlardır.  Kahverengi yağ hücrelerinin  beyaz yağ hücrelerinin yakılmasına yardımcı olabilmesi için ortam sıcaklığının 22 derece santigrat veya altında olması gerekmektedir.  Bu durumda spor salonlarında veya zayıflama amaçlı sportif faaliyetlerde vücudu sıkı sıkıya sarmanın yağ yakmaya yardımcı olmadığı ancak vücutta suyun atılmasına destek verdiği unutulmamalıdır.