SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNDEKİ YAĞ TİP -2 DİYABETE YARARLI MI? ARE MILK AND MILK PRODUCT FATS GOOD FOR DIABETIC PEOPLE?

BÜTÜN KATI YAĞLAR ZARARLI DEĞİLDİR- ALL FATS ARE NOT DANGEROUS FOR THE HEALTH.

Genel olarak aşırı yağlı beslenmenin insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bilinmektedir.
Bu çalışmalar henüz başlangıç aşamasındadır ama yanlış olarak bilinen birçok şeyin tahtını sallamak üzeredir.
İngiltere’de gıdaların sağlığımız üzerindeki etkilerini araştıran bir araştırma gıdaların fiziksel ve  psikolojik sağlığımız üzerindeki olan etkilerini göstermesi açısından önemlidir.
Bu çalışmaya göre, yağsız gıdaların stres düzeyimizi arttırdığı ve ruh halimizi olumsuz olarak etkilediği görülmüştür.
İngiltere’de yapılan bu araştırmalar sonucu,  salam sosis içindeki yağların sağlığa zararlı oldukları teyit edilmiştir.   
Diğer yandan bu çalışma göstermiştir ki; süt ve süt ürünleri içindeki yağlar Tip-2 şeker hastalığına iyi gelmektedir. 
Omega-3 isimli yağın vücut için çok önemli bir yağ olduğu konusundaki çalışmalar birbirini teyit etmektedir. Beyin fonksiyonları başta olmak üzere, kalp damar ve beyin damar sağlığı ile cilt sağlığı için omega-3 yağları olmazsa olmaz bir rol üstlenmişlerdir.
Çalışmaların bu aşamasında orantısı makul olmak kaydıyla yağ, karbonhidrat ve protein karışımlı bir diyetin tek yönlü diyetlere göre daha sağlıklı olduğu gösterilmiştir.
Bir başka bilimsel gerçek de şudur ki; kahverengi yağ hücrelerinin beyaz yağ hücrelerinin yakılmasına destek vermesi açısından vücut için çok önemli yağlardır.  Kahverengi yağ hücrelerinin  beyaz yağ hücrelerinin yakılmasına yardımcı olabilmesi için ortam sıcaklığının 22 derece santigrat veya altında olması gerekmektedir.  Bu durumda spor salonlarında veya zayıflama amaçlı sportif faaliyetlerde vücudu sıkı sıkıya sarmanın yağ yakmaya yardımcı olmadığı ancak vücutta suyun atılmasına destek verdiği unutulmamalıdır.

GENETİK MİRAS KADER DEĞİLDİR/THE GENETIC HERITAGE IS NOT A DESTINY

GENETİK MİRAS KADER DEĞİLDİR!
ŞİŞMANLIĞIN SADECE %5’İNDEN TEK BİR GEN SORUMLUDUR.
 
Genetik olarak atalarımızdan devraldığımız her şey doğrudan bizim kaderimizi belirlemez. Bunun koşulları vardır. İnsan genlerinde yazılı olan genetik bilgiler hücrede hayat buluncaya kadar bir dizi etkileşimden ve düzenleme veya düzeltmelerden geçmektedir. üstelik genetik yapı statik değil, dinamik (değişken) bir yapıdır. İyi veya kötü bir genin varlık gösterebilmesi için, iç ve dış çevre dahil, diğer genetik faktörlerin de rolü vardır.
Örneğin ailesinden birinde şeker hastalığı olan birinin mutlaka şeker hastası olması gerekmez. Çünkü şeker hastalığının nesilden nesile geçmesini sağlayan gen, yeni nesillerde aile dışı evlilikler başta olmak üzere birçok nedenle etkisini kaybedebilir. Akraba evliliklerinde genetik faktörlerin taşınımı çok büyük bir oranda gerçekleşebilir. Yabancı evliliklerinde ise bu oran giderek düşer.
Bir genin doğrudan yeni nesillere aktarılabilmesi hücre içerisindeki fonksiyonlarla da doğrudan ilgilidir. Haberci RNA’lar olarak adlandırılan mRNA’ların bu gendeki bilgileri hücre içerisine aktararak bu bilgilere göre bir proteinin yapılanması gerekir. Bu dinamik bir süreçtir. Hücre içerisindeki ortam ve zaman değişkeni mRNA’ların  proteine aktaracağı bilgi muhtevasını her zaman etkileyebilecek durumdadır.  Bu süreçte neler olduğu ve bunun nasıl kontrol altına alınabileceği Trankriptome isimli yeni bir bilim dalının konusu olmaya başlamıştır.
Diğer taraftan mRNA’lar tarafından genetik faktörle ortaya çıkabilecek yapıda yer alacak proteinin sentezlenme süreci de yine hücre içerisindeki mevcut durum ve zamanlama açısından  büyük ölçüde değişliğe uğrayabilir. Sözkonusu  protein sentezinin bu süreçte nelerden etkilendiği ve bu etkenlerin nasıl kontrol altına alınabileceği de yeni ortaya çıkan Proteonom bilminin konusudur.
Gerek genler ve haberci RNA’lar ve gerekse Proteonom’ların zaman ve ortam bakımından  her an dinamik bir süreç içerisindedirler.  Zamanla yarışır bir hızda ilerlemesine rağmen hücre içerindeki faaliyetler muhteşem bir kusursuzluktadır. Hücre içerisindeki muhteşem mimari ve kusursuz işleyiş yaklaşık ilk canlının ortaya çıkışından bugüne kadar geçen 2 milyar yıllık bir süreçte gelişerek bu güne gelmiştir.
Bir hücre içersindeki olayların karmaşıklığı ve yoğunluğu çok yüksek düzeydedir.  Prof. Gökhan Hotamişgil’in Nobel yolunda ilerlerken yaptığı çalışmalarda bu nitelik olarak gösterilmiştir.  Bir hücre içerisinde 4 terebaytlık görüntü bilgisi söz konusudur.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, hücre içerisindeki olayları etkileyen faktörler genetik faktörlerin nesilden nesile aktarılmasında hayati bir rol üstlenmektedir. Bu sebeple hücre sağlığını etkileyen faktörler ve metebolik süreç, sağlığın idamesi açısından temel faktörler olup,  son derece önemlidir.
Gerek kanser olsun , gerek şeker hastalığı, kalp-damar rahatsızlığı veya başka bir rahatsızlık genetik faktörlerin bir kader olmadığını artık biliyoruz. En azından yukarıdaki faktörleri dikkate aldığımızda, genetik bir risk var veya yok ise, bunu göz önüne alarak dikkatsiz bir hayat yaşamak büyük sürprizlere gebe olabilir.

TIP 2 ŞEKER HASTALIĞININ NEDENİ VE TEDAVİSİ/REASONS OF DIABETUS MELLITUS AND ITS TREATMENT

 

OBEZİTE VE KARACİĞER YAĞLANMASI TİP 2 ŞEKER HASTALIĞININ EN ÖNEMLİ NEDENİDİR.

TİP 2 ŞEKER HASTALIĞI UYGUN BİR TEDAVİ İLE ŞEKERÖNLENEBİLİR.

Şeker hastalığının önlenememesi kalp-damar ve böbrek rahatsızlıkları başta olmak üzere körlük dahil bir çok ciddi rahatsızlıklara neden olur.

En son yapılan bilimsel araştırmalar göstermektedir ki; karaciğer ve pankreastaki yağlanma ile tip-2 diyabet (şeker) hastalığı arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Karaciğerdeki yağ oranı %5 in üzerine çıktığı zaman tip 2 diyabet riski giderek artmakta ve neticede şeker hastalığı başlamaktadır.  Bunun nedeni karaciğerde yağ oranı arttıkça artan yağ,  insülin hormonu sağlayan pankreasa yayılır. Pankreasa yayılan yağ hücreleri insülin hücrelerini sıkıştırarak onların insülin üretimini engeller.

 Karaciğer %10 yağlanmış halde ise, uygun bir tedavi ile bu oran 4 haftada %5 e düşürülebilir ve normalleşebilir.

Uygun bir tedavi ile, karaciğer yağlanmasının önlenmesini takiben, 8 haftada %1 yağ kaybeden pankreas sağlıklı hale gelebilir ve insülin hormonu üreten hücreler insülin hormonu üretmeye başlayabilir. Böylece şeker hastalığı son bulmuş olur.

TIP 2 DİYABET (ŞEKER) HASTALIĞINI ÖNLEMEK İÇİN NE YAPILMALIDIR?

Tip 2 şeker hastaları için karaciğer yağlanmasını önleyecek ve karaciğer yağ oranını %5 in altına düşürecek uygun bir diyet çok önemlidir. Şeker hastalığını önlemek üzere yapılacak tedavide bütün vücut için sibernetik homostatis analizi yapılarak karaciğer ve pankreas yağlanmasına neden olan tüm faktörler belirlenir. Bu faktörler dikkate alınarak yapılacak bir tedavi sonucu  2 aylık bir süre sonunda TIP-2 şeker hastalığı önlenebilmektedir.

C VİTAMİNİNİN UZUN SÜRE AŞIRI ALINMASI SAĞLIĞA ZARARLIDIR. – EXTRA VITAMIN C IS NO GOOD FOR THE HEALTH.

 

C vitimini, güçlü bir  antioksidandır ve VİTAMİN Cbağışıklık sisteminin olmazsa olmazıdır. C vitamini, gençlik ve güzellik için çok önemli olan kolajen sentezi için de önemlidir.
Aşırı stres, sigara, kafein, çevre kirliliği, doğum kontrol hapları ve enfeksiyon ve hastalıklar C vitamini stoklarını süratle eritirler.
C vitamini suda eriyen bir vitamindir.
 
İhtiyaçtan fazla uzun süre C vitamini tüketimi birçok rahatsızlığa neden olabilir
 
C vitaminin günlük dozun üzeride sürekli olarak alınması, kolajen sentezini aşırı arttırarak ciltte ve damarlarda aşırı kolajen birikimlerine neden olabilir. ciltte sertleşme, renk lekeleri ve cilt altında yumrular oluşabilir. Aşırı kolajen üretimi, cilt üstünde ve altında kalsiyum birikintilerine, hücre ve dokularda kılcal damarları boğan birikintilere/sertliklere ve romatoid rahatsızlıklara da neden olabilir; kalp/beyin damar ve böbrek rahatsızlıkları başta olmak üzere birçok rahatsızlığa yol açabilir.

SU DİYETİNİN 20 FAYDASI-20 BENIFITS OF WATER FASTING

 

SU DİYETİNİN 20 FAYDASI

İnsan 250 bin yıl önce var oldu. Tarımsal üretim ise 12 bin yıl önce yapılmaya başlandı. Bu zamana kadar geçen 238 bin yılda insan avlanamadığı çoğu zamanlar aç kaldı. Sadece su içti. Modern yaşamla birlikte insan kendi enerjisini kullanma kabiliyetini yitirmeye başladı. Göbeklendi…
Bedeninizi terbiye etmeyi öğreniniz; bedeninizi cam gibi görürseniz, o hep cam kalır 😊
1 uzman kontrolünde olmak kaydıyla; 1 günlükle başlayan ve 15 güne kadar çıkabilen su diyetinin faydaları :
1. Otofaji (autophagy): Diyet süresince vücuttaki atık maddeler geri dönüşümle yok edilir. Kanser dahil birçok hastalığın önü alınabilir.
2. Ömrü uzatır.
3. Çizgili kasları arttırır.
4. Sinirsel yıpranmaları azaltır. Beyinde yeni sinir hücreleri oluşur. Alzheimer ve Parkinson rahatsızlıkları olumlu etkilenir. Sara ve otistik hastalar rahatlar.
5. Periyodik diyetler sonucu, romatizmal hastalıklar, kronik ağrılar, yüksek tansiyon ve enflamasyon şikayetleri azalır. Kalp rahatsızlıklarına iyi gelir.
6. İnsülin direncine iyi gelir. Bel bölgesi incelir.
7. Vücuda çeşitli kanallardan giren ağır metaller temizlenir.
8. Enerji Düzeyiniz yükselir.
9. Karaciğeriniz yüklerinden kurtulur.
10. Allerjik durumlara karşı direnç gelişir.
11. Metebolizma hızı artar.
12. Sindirim sistemi iyileşir.
13. Uyku kalitesi artar.
14. Zihinsel berraklık, hafızada ve odaklanmada iyileşme görülür.
15. Denge bozukluklarında iyileşme görülür.
16. Moral ve motivasyon yükselir.
17. Kan temizlenir; cilt parlar, genç ve güzel bir görünüm ortaya çıkar.
18. Huzur ve mutluluk hissi yükselir.
19. Sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklar frenlenir.
20. Vücut kendisini onarır; lenf sistemi temizlenir.

SU DİYETİ NASIL YAPILIR? HOW CAN YOU DO WATER FASTING?

 

Su diyetinin şekli kişiden kişiye değişir. Kişinin sağlık durumu genel bir değerlendirmeye tabi tutulur. Bu değerlendirme sonucu, su diyetinin amacına göre bir plan hazırlanmalıdır. Başta vücutta su ile yıkanarak aşırı miktarda kaybolacak mineraller, iz elementler, vitaminler vb. besin maddelerinin durumu tespit edilmelidir. Bu gibi çalışmalardan sonra diyet günleri ve dinlenme günlerinin sayısı belirlenir.

Bilinçsiz bir şekilde su diyeti yapmak sağlık sorunlarına yol açabilir. Örneğin; kişide sodyum hassasiyeti su diyeti için önemli bir faktördür. Örneğin içinde bulunduğumuz yaz mevsiminde aşırı su içerek vucuttan tuzun/ sodyumun yıkanması başta kalp rahatsızlığı

olmak üzere sağlık sorunları yaratabilir.

Eğer herhangi bir rahatsızlığınız yoksa, ilk önce 1 günlük su diyetine başlayabilirsiniz. İlk başlangıçta, 1. gün kahvaltı yapmayıp öğle ve akşam yemek yiyiniz. 2. gün hem kahvaltı hem öğle yemeğini atlayınız, 3. gün Akşam saat 17 de ağır olmayan bir yemekten sonra birşey yemiyerek diyete başlayınız. Kilonuzu dikkate alarak 3 litre civarında su içebileceğiniz gibi, canınız su istedikçe de su içebilirsiniz. Vücut istedikçe su içebilirsiniz. Ertesi gün yine aynı saatte önce ılık limonlu bir bardak su veya sevilen bir meyve suyu içilebilir. Mide birden bire doldurulmaz. 3 saatlik aralıklarla hafif gıdalar az az yenerek normalleşme sağlanır. Bu süreç sonunda hafif bir yemekle diyeti tamamlayabilirsiniz.

Diyet bitiminde yoğurt ve meyve suları iyi bir seçim olacaktır. Ağır yağlı ve şekerli gıdalardan kaçınılmalıdır.

Hangi gıdalar birlikte alınır, hangileri birlikte alınmaz konusunda yazılan yazımıza uygun bir menü seçilirse daha elverişli bir seçim olacaktır.

Stresli günler yaşadığınız zaman su diyeti yapmayınız. Bedenen ve ruhen sakin olduğunuz bir zamanda su diyeti yapınız.

Sonra 1 gün ara verebilir veya 3 gün olarak devam edebilirsiniz. 1 hafta normal beslenmeden sonra aynı diyeti 4 gün olarak tekrarlayabilirsiniz. Böyle devam ederek bir doktor gözetiminde olmak kaydıyla, 12 ay içinde 10 veya 15 günlük bir diyetle programı tamamlayabilirsiniz.

Bir başka diyet programı her hafta haftanın  art arda gelen 2 günü su diyeti yapmaktır.

3 ay böyle devam ettikten sonra diğer 3  ay bunu 3 güne de çıkarabilirsiniz. 2 nci 6 lık periyotta da bu program aynen uygulanabilir.

Su diyeti esnasında  alınacak yemekler 100 gramlık bir porsiyon olarak alınmalı, sebze ve salatalarla bu yemek desteklenmelidir. Doğal gıdalarla beslenilmelidir.

Diyet sırasında özellikle maydanoz, tere, özellikle su teresi, soğan, sarımsak, 30 gram kadar tohum-çerez, sarı, kırmızı, mor sebzeler tercih edilmelidir.

Diyet sırasında uykunuz gelirse uyuyunuz. Aşırı enerji gerektiren işlerden uzak durunuz.

Diyet sırasında yoga gibi zihin-beden entegrasyonunu sağlayan sporların yapılması da sürece katkı sağlayacaktır.

OTİSTİK ÇOCUKLARIN NEDENİ? WHAT COUSES THE AUTISTIC CHILDREN?

 

jama Psikiatri Dergisi’nde yayınlanan 777 bin gebe hanıma ait gebelik verileri incelenerek yapılan değerlendirmeye göre. Gebelikte yüksek tansiyon otizm (beyin sinirlerinde hasara yol açan rahatsızlık) nedenidir. Bu bebeklerde kilo düşüklüğü ve daha ileri yaşlarda kalp damar rahatsızlıkları da gözlenmektedir.

 

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve oturan insanlar