KUANTUM FİZİĞİ VE DİN- DİNLE BİLİM ARASINDAKİ BAĞ KONUSU- THE RELATIONSHIP BETWEEN RELIGION AND SCIENCE

KUANTUM FİZİĞİ VE DİN

DİN VE BİLİM ARASINDAKİ BAĞ KONUSU

Aşağıdaki yazı “Cerezform.com”dan alıntıdır.

İlginç olması açısından okuyucularımızla paylaşmak istedim.

Kuantum fiziği

Elektronların hem dalga hem de madde (particle) görüntüsü vermesine kuanta denir. Elektronlar bakınca madde, bakmayınca dalga görüntüsü verirler.  (cerezform.com’dan alıntı) Fizikçi Fizikçi Nick Herbert, dünyayı, sadece baktığımız zaman madde görüntüsü veren, aslında durmaksızın akan bir dalga çorbası olarak ifade etmektedir. Bohm’un bulduğu en enteresan hâllerden biri de bağımsız görünen atomaltı parçacıkların birbirleri ile ilişkisidir. Kuantum fizikğinin kurucu babalarından Neils Bohr, atomaltı parçacıkların sadece bir gözlemci tarafından izlendiğinde meydana çıktığına göre, parçacıkların özellikleri ve karakteristikleri hakkında görüş bildirmek anlamsızdır sonucunu çıkarttı. Elektronların gözlemci olmadan da var olduğunu baz aldı. Bu bazla atomaltı parçacıkların bilimle açıklanmayı bekleyen bir boyutu olduğunu keşfetti. Bu duruma “KUANTUM POTANSİYELİ” adını verdi. Bütün uzayda mevcut olduğunu; yer çekimi ile manyetik sahaların aksine, etkisinin uzaklıkla azalmadığını ortaya koydu. Okumaya devam et

KUR’AN’IN BİLİMSEL MUCİZELERİ – THE SCIENTIFIC MIRACLES OF THE KOR’AN

charunyahya.org isimli siteden alınmıştır. 

KURAN’IN BİLİMSEL MUCİZELERİ

EVRENİN VAROLUŞU

scienceandreligionpcts20. yüzyılın ortalarına dek hakim olan görüş, evrenin sonsuz boyutlara sahip olduğu, sonsuzdan beri var olduğu ve sonsuza kadar da var olacağı şeklindeydi. “Statik (durağan) evren modeli” adı verilen bu anlayışa göre, evren için herhangi bir başlangıç veya son söz konusu değildi.

Materyalist felsefenin de temelini oluşturan bu görüş, evreni sabit, durağan ve değişmez bir maddeler bütünü olarak kabul ederken, bir Yaratıcının varlığını da reddediyordu. Oysa 20. yüzyılda gelişen bilim ve teknoloji, materyalistlere zemin sağlayan durağan evren modeli gibi ilkel anlayışları kökünden yıkmıştır. Okumaya devam et