SU DİYETİNİN 20 FAYDASI-20 BENIFITS OF WATER FASTING

 

SU DİYETİNİN 20 FAYDASI

İnsan 250 bin yıl önce var oldu. Tarımsal üretim ise 12 bin yıl önce yapılmaya başlandı. Bu zamana kadar geçen 238 bin yılda insan avlanamadığı çoğu zamanlar aç kaldı. Sadece su içti. Modern yaşamla birlikte insan kendi enerjisini kullanma kabiliyetini yitirmeye başladı. Göbeklendi…
Bedeninizi terbiye etmeyi öğreniniz; bedeninizi cam gibi görürseniz, o hep cam kalır 😊
1 uzman kontrolünde olmak kaydıyla; 1 günlükle başlayan ve 15 güne kadar çıkabilen su diyetinin faydaları :
1. Otofaji (autophagy): Diyet süresince vücuttaki atık maddeler geri dönüşümle yok edilir. Kanser dahil birçok hastalığın önü alınabilir.
2. Ömrü uzatır.
3. Çizgili kasları arttırır.
4. Sinirsel yıpranmaları azaltır. Beyinde yeni sinir hücreleri oluşur. Alzheimer ve Parkinson rahatsızlıkları olumlu etkilenir. Sara ve otistik hastalar rahatlar.
5. Periyodik diyetler sonucu, romatizmal hastalıklar, kronik ağrılar, yüksek tansiyon ve enflamasyon şikayetleri azalır. Kalp rahatsızlıklarına iyi gelir.
6. İnsülin direncine iyi gelir. Bel bölgesi incelir.
7. Vücuda çeşitli kanallardan giren ağır metaller temizlenir.
8. Enerji Düzeyiniz yükselir.
9. Karaciğeriniz yüklerinden kurtulur.
10. Allerjik durumlara karşı direnç gelişir.
11. Metebolizma hızı artar.
12. Sindirim sistemi iyileşir.
13. Uyku kalitesi artar.
14. Zihinsel berraklık, hafızada ve odaklanmada iyileşme görülür.
15. Denge bozukluklarında iyileşme görülür.
16. Moral ve motivasyon yükselir.
17. Kan temizlenir; cilt parlar, genç ve güzel bir görünüm ortaya çıkar.
18. Huzur ve mutluluk hissi yükselir.
19. Sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklar frenlenir.
20. Vücut kendisini onarır; lenf sistemi temizlenir.

İNSÜLİN DİRENCİ BUNAMAYA NEDEN OLUR MU?- INSULIN RESISTANCE MAY CAUSE ALZHEIMER

 

 

İnsülin direnci ve obezite ile bunama (alzheimer) arasında yakın bir ilişki var!

SEBEBİ BİLİNMEYEN HASTALIKLARIN SEBEBİ NEDİR? WHAT IS THE CAUSE OF ATOPİC DISEASES

 

SEBEBİ BİLİNMEYEN RAHATSIZLIKLARIN/HASTALIKLARIN KAYNAĞI NE OLABİLİR?

Bir rahatsızlık için hangi doktora gideceğiniz bir önemli sorun olarak karşımızda duruyor! Bu konuda hastanelerde verilen hizmetler yetersiz kalıyor.
Şimdi size aslında bir stres kaynaklı sorun olan klinik depresyon tanımlı birçok rahatsızlığın ismini vereceğim. Bu rahatsızlıklar için temel tetkikler ve ilk müdahalelerde bir sonuç alamazsanız hemen kendinize dönün ve sorunun stres kaynaklı olup olmadığını anlamaya çalışın.

Cinsel isteksizlik, alkol, sigara, kafein ve uyuşturucu veya sakinleştirici alma isteğinde artış,ani unutkanlıkların artması, sebepsiz üşümeler ve terlemeler, el ve ayaklarda yanma, gıda allerjileri, sebepsiz kaşıntılar, morartılar, istenmeyen benler, ağır metal yükü, hipotroid, düşük şeker, besin maddelerinde dengesizlik, kanser, kronik enflamasyon, kronik ağrı, şeker hastalığı, tembellik, yorgunluk, sinirlilik, kalp rahatsızlığı, karaciğer rahatsızlığı, akciğer rahatsızlığı, MS, romatizma, adet öncesi sıkıntılar, karıncalanma ve uyuşmalar, kalp çarpıntısı ve kalp krizi korkusu, kulak çınlamaları ve uğultular, sebebi belirsiz baş ve karın ağrıları, ani ishaller, vücutta triptofan ve buna bağlı olarak seretonin eksikliği.

Bir kısım ilaçlar da bazı depresyona ve bunun neticesinde bazı rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu ilaçlar; antihistaminikler, tansiyon ilaçları, romatizmal ilaçlar, doğum kontrol ilaçları, kortizonlu ilaçlar ve sakinleştiriciler olarak özetlenebilir.

Uyku bozukluğu ve düşük adrenal fonksiyonları da strese ve neticede stres kökenli hastalıklara yol açabilir.

1. KENDİNİZİ OTOMATİK NEGATİF DÜŞÜNCELERDEN KURTARIN…
2. DURUMUN ASLINDA BÖYLE OLMADIĞINI KENDİNİZE GÖSTERİN
3. BU DÜŞÜNCELERİN BAŞKA AÇIKLAMALARI OLABİLECEĞİNİ GÖRÜN
4. NEGATİF DÜŞÜNCE KALIPLARINIZDAN VE TAKINTILARINIZDAN, AYNI ŞEYLERİ DÜŞÜNÜP DURMA HALİNİZDEN NASIL KURTULACAĞINIZI ÖĞRENİN-DÜŞÜNCELERİNİZİ KONTROL ALTINA ALIN.
5. NEGATİF DÜŞÜNCE VE İNANÇLARINIZI POZİTİF OLANLARLA YER DEĞİŞTİRİN.
6. HEMEN YÜKSEK POTANSİYELLİ BİR VİTAMİN KOMPLEKSİ ALMAYI DENEYİN. BU KARIŞIMDA THIAMIN, RIBOFLOVİN, NİASİN, BİOTİN, B5, B6, B9, B12 VE VİTAMİN C MUTLAKA YÜKSEK DOZLARDA BULUNSUN.
7. ANTİ DEPRESAN İLAÇLAR KULLANMADAN ÖNCE MONOAMİN METEBOLİZMASINI VE PRECURSER TEDAVİSİNİ DÜŞÜNÜN. BUNUN İÇİN VÜCUTTA TRİPTOFAN, 5 HTP VE TYROSINE EKSİKLİĞİ VARSA BUNLARI HEMEN TAMAMLAYIN.
7. DOĞAL DESTEKLERDEN YARARLANIN. BUNLARIN ARASINDA KETEN TOHUMU YAĞI, ST. JOHN’S WORT, KAVA, GINKGO BİOLOBA DRAJELERİ BULUNMAKTADIR.

BİLİNÇ ALTI NEGATİF DÜŞÜNCELERDEN KURTULAMAYANLAR İÇİN ŞİMDİ BİLİNÇALTI TEDAVİ CİHAZLARI KULLANILMAKTADIR.ACHE

BAĞIRSAKLARDAKİ İLTİHAP HANGİ ORGANLARI ETKİLER?- WHICH ORGANS ARE EFFECTED FROM INTESTINAL INFLAMATION?

 

BAĞIRSAKLARDAKİ İLTİHAP HANGİ ORGANLARI ETKİLER?- WHICH ARE THE ORGANS AFFECTED FROM INTESTINAL INFLAMATION?

Karaciğerde toksik arındırma azalır, karaciğer rahatsızlıkları başlar (hepatit ve siroz), cillte özellikle yüzde kırmızı lekeler oluşur (gangren cinsi), cilt rahatsızlıkları artar (pyoderma gangrenosum gibi), damar sağlığı bozulur; uç noktalara kan akışı azalır, göz rahatsızlıkları başlar (episcleritits, iritis ve uveitis), böbrek ve safra taşları oluşablilir ve çocuklarda gelişme geriliği görülebilir.

BAĞIRSAK İLTİHAPLARINDA İLAÇLARIN YAN ETKİSİ VE VİTAMİN MİNERAL DENGESİZLİĞİNİN KAYNAKLARI -SIDE EFFECTS OF THE DRUGS AT INTESTIONAL INFLAMATIONS AND SOURCE OF IMBALANCE OF VITAMINS AND MINERALS

BAĞIRSAK İLTİHABINDA KULLANILAN İLAÇLAR KALSİYUM VE FOSFOR EMİLİMİNİ AZALTABİLİR – DRUGS USED FOR INTESTINAL INFLAMATIONS MAY CAUSE MALABSORBITON OF CALCIUM AND PHOSPHOR.

BAĞIRSAK İLTİHABINDA İLAÇLARIN OLUMSUZ ETKİSİ VE
VİTAMİN VE MİNERAL DENGESİZLİKLERİNİN KAYNAKLARI

Bağırsak İltihabında İlaçların İstenmeyen Yan Etkileri bir şekilde ortadan kaldırılmalıdır. Çünkü:
1. Prednisone gibi kortigosteroid grubu ilaçlar, proteinlerin parçalanmasını arttırır buna karşılık sağlık için hayati öneme haiz olan protein sentezini baskılarlar. Kalsiyum ve fosfor emilimini azaltır, c vitamininin, kalsiyumun, potasyumun ve çinkonun idrarla atılımını arttırırlar, kanda şeker düzeyini, trigliseridi ve kolestrolü yükseltirler. Vitamin B6, askorbik asit, folat ve Vitamin D ihtiyacını arttırırlar. Kemik oluşumunu ve yara iyileşmesini olumsuz etkilerler.
2. Sulfasalazin grubu ilaçlar (sulfasalazine), vücutta folat emilimini ve taşınmasını azaltırlar, kandaki demir ve folat düzeyini düşürürler ve askorbik asidin idrarla atılmasını hızlandırırlar.

Bir hastaya bir ilaç yazılmadan önce vücutta bir denge durum analizi (homeostatis) yapılmasının neden bu kadar önemli olduğunu unutmamak lazımdır. Çünkü vücudun mevcut dinamikleri ile kullandığımız ilaçlar arasında sıkı bir etkileşim vardır.

NEDEN BAZI GIDALAR ASİDİK VEYA ALKALİ? – WHY IS SOME FOODS ACIDIC OR ALCHALINE?

GIDALARI ASİDİK VEYA ALKALİ YAPAN NEDİR – WHAT MAKES THE FOODS ACIDIC OR ALCHALINE

Gıdaların asidik veya alkali olma özelliği nereden gelir?

Gıdaların alkali veya asidik oluşları yandıkları zaman bıraktıkları küllerin asidik veya alkali mineral olma durumuna göre değerlendirilir. Örneğin limon, içerdiği Kalsiyum, Potasyum ve Mağnezyum mineralleri ile alkali özellik taşır. Bir de böbrekteki etkileri açısından. Limon PRAL (potential Renal Acid Load: Böbrekte potansiyel asit yükü) değeri olarak da negatif yani alkali grupta sınıflandırılmıştır. Limon bu özelliği ile böbreklerin kandaki alkali dengeyi (Ph 7.35-7.45 ) daha kolaylıkla sağlamasına yardımcı olur ve onların alkali idrar üretmesini sağlar. Yani limon sitrik asit ihtiva etmesine rağmen, vücutta asit yükü doğurmaz; vücudun asit yükünü rahatlatır. Diğer taraftan limonun veya limon karakterindeki bazı meyve ve sebzelerin yemek dışında, aç karnına doğrudan yenmesi midede asiditeyi arttırabilir ve ona zarar verebilir. Böyle bir durumda limon yenmesi yerine, limonlu suyun içilmesi ile bu ılımlı asidite, midenin daha az asit üretmesine neden olur ve limon sindirimi kolaylaştırır. Böylece midede üretilen fazla asidin sonradan sindirim sorunu da ortadan kalkmış olur…

Alkali gıdaların ölçülü alınmaları durumunda vücuttaki yangılanma süreçlerini yavaşlattıkları ve toksinlerin atılmasında faydalı oldukları bilinirken, asidik gıdaların aşırı alınması durumunda vücutta yangılanma süreçlerini başlattıkları ve kanser dahil birçok hastalıklara zemin hazırladıkları bilinmektedir.

Görüntünün olası içeriği: yiyecek

BÖBREK SAĞLIĞINDA TUZ VE POTASYUM ORANI NE OLMALIDIR? – WHAT SHOULD BE POTASSIUM TO SODIUM RATIO FOR A HEALTHY KIDNEY?

GIDALARLA ALDIĞIMIZ SODYUM POTASYUM ORANI NE OLMALIDIR – FINDING THE RIGHT SODIUM TO POTASSIUM RATIO

BÖBREK SAĞLIĞINDA TUZ VE POTASYUM ORANI
Tuz oranı yüksek potasyum oranı düşük bir diyet böbreğin su hacmini devam ettirebilmesini son derece olumsuz etkiler. Bazı kişiler tuza duyarlıdır. Bu kişilerde yüksek tuz alımı ödemi arttırırken tansiyonu da yükseltir. Tuza karşı duyarlılığı azaltmak için tuzu azaltırken potasyum alımını da arttırmak gerekmektedir. Bu kişilerde günlük tuz alımı 1800 mg. ‘ın altında kalmalıdır.
Sağlıklı bir yaşam için alınan günlük potasyum düzeyi tuz düzeyinin 5 katı civarında olmalıdır. Bu oran günlük ortalama alınan potasyum düzeyinin yaklaşık 10 katı daha yüksektir. Buna rağmen bu dahi yetmeyebilir. Meyve ve sebze ağırlıklı bir diyet Potasyum sodyum oranını 100 katı yapabilir. Başka bir deyişle aldığınız tuzdan 100 katı fazla potasyum alabilirsiniz. Çünkü birçok sebze ve meyvede potasyumun tuza oranı 50 kattan fazladır.
Eğer tuz tutkunu biriyseniz tuz yerine potasyum klorid alabilirsiniz. Bu sizin damağınızda tuz tadı vererek sizi tuz bağımlılığından kurtarabilir.

Otomatik alternatif metin yok.
Otomatik alternatif metin yok.
Otomatik alternatif metin yok.
Görüntünün olası içeriği: yiyecek