SİBERNETİK TIP NEDİR? TEŞHİS VE TEDAVİNİN GELECEĞİ – WHAT IS CYBERNETIC MEDICINE? THE FUTURE OF DIAGNOSIS AND TREATMENT

SİBERNETİK TIP NEDİR? TEŞHİS VE TEDAVİNİN GELECEĞİ…

WHAT IS CYBERNETIC MEDICINE? THE FUTURE OF DIAGNOSIS AND TREATMENT …

Sibernetik tıp çok basit anlatımla insanı evrensel sisteminin bir alt sistemi olarak değerlendirir. Son teknoloji makineler, sürücüsüz arabalar ve robotlar çalıştıkları ortamda nasıl kendi kendilerini kontrol edip yönetebiliyorsa, insanlar da bulundukları ortamda kendi kendilerini kontrol ederek yönetmektedir.

İnsan hayatı ve otomatik kontrol ve yönetime sahip bu makine, otomobil veya robotların sistem esaslı çalışma benzerliği sibernetik tıbbın ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Henüz zihinsel, duygusal, ruhsal ve fiziksel bakımdan insan davranışlarını tam olarak yansıtan bir robot üretilememiştir. Ama bu üretilmeyeceği anlamında değildir. İnsan davranışlarının çeşitli zihinsel, duygusal, ruhsal ve fiziksel etkileşimler sonucu nasıl şekillendiğinin tam olarak bilinememesi bunun en önemli nedenidir. Bir başka anlatımla, insanın davranışlarını yönlendiren bu faktörlerin girdi-çıktı açısından robotlarda olduğu gibi doğrusal işlem olmadığıdır. İnsan davranışlarının temelinde o kadar çok faktör var ki; bunlar doğrusal olmayan çok fonksiyonlu denklemlere konu olmaktadır. Yani robotlarda olduğu gibi ben şu komutu verirsem bu neticeyi alırım demek, insan için çok geçerli değildir.
Ama robot teknolojileri ile insan yaratılışı arasında ortak bir nokta var; ikisi de sistem esaslıdır.
Sistem esaslı demek; iç ve dış dünyalarından gelen sinyalleri değerlendirdikten sonra bir karar verir ve ona göre otomatik/otonom olarak hareket ederler.
Robotların davranışlarını kontrol altına almak ve yönetebilmek için iç dünyaları ve dış dünyaları bir anlamda kontrol edilebilirken, insanda bunu başarma yönündeki çalışmalar henüz emekleme aşamasında bile değildir.

İnsan davranışları zihinsel, duygusal, ruhsal ve fiziksel sağlığın da bir yansımasıdır. Yani davranış ile sağlık arasında çok yakın bir ilgi vardır. İnsan bir sistem olduğundan girdiler, süreç ve bir de çıktılar vardır. Peki, girdi olarak zihinsel, duygusal, ruhsal ve fiziksel sağlığı etkileyen faktörlerin tam bir envanteri çıkarılmış mıdır? Kocaman bir hayır… Sağlığın çıktılarını kontrol edebilmek, yani tedavi sürecini yönetebilmek için, bunların girdilerini henüz vücuda girmeden veya giriş noktasında kontrol altına alıp çıkıncaya kadar işlemden geçirmek gerekmez mi? Onların ne olduğunu tam olarak bilmeden ve vücuda olan tek tek veya müştereken etkilerini anlamadan hastalığın sebeplerini nasıl ortaya koyabiliyoruz. Tıbbın birçok ihtisas dalı ilgilendikleri alanda ilerlemeler kaydetmektedir. Her dalın uzmanı kendi gözlüğü ile konuya bakmaktadır. Bu sebeple olaya sistem bazında bütünsel bakamadığımız için koyduğumuz teşhisler de çoğu kez yüzeysel oluyor… Bir yeri yaparken çok yeri yıkma ihtimali artıyor…

Tıpta ihtisaslaşma bütünün, yani sistemin nasıl işlediğine dair yapılması gereken esas çalışmayı geri plana atmıştır. Çünkü bütünün, yani sistemin nasıl işlediği anlaşılmazsa, sadece ihtisas gözlüğü ile yapılan teşhis ve tedaviler pek de doğru neticeler vermeyebilirler.

Sağlık konusu sadece tıp doktorlarını ilgilendiren basit bir konu değildir. İnsan sağlığını anlamak, kontrol etmek ve yönetebilmek için, yani tedavi sürecini doğru yönetebilmek için öncelikle insanın kainat sistemi içerisinde alt ve üst sistemleri olan karmaşık bir sistem olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Davranışlarımızın ve/veya sağlığımızın nelerden etkilendiğini anlamak için, mühendislik başta olmak üzere birçok bilim dalının işbirliğine ihtiyaç vardır.

Benim de
alanım olan, sibernetik tıp, mühendislik ve tıbbın birleşmesiyle ortaya çıkan tıp doktorluğu dalıdır.

Sibernetik tıp, birçok mühendislik dalını beşeri tıp ile entegre ederek teşhis ve tedaviyi sistem bazında başarabilmek amacıyla doğmuştur.

Sibernetik tıp, evrenin bir bütün olduğunu, yani özünün aynı olduğunu veya tüm yaratılışın tek birşeyden yaratıldığını esas alır. Buna göre, her şey, başka bir şeyin alt veya üst sistemidir. Sistemler arasında büyük bir etkileşim vardır. Bu etkileşimden dolayı dengeler bozulduğu zaman neticede yeni bir denge kurulur. Hastalıkların teşhis ve tedavisinde her ne kadar karmaşık bir yapıya sahip olursa olsun insanı kainatın bir alt sistemi olarak görür.

Sibernetik tıp, insan sağlığını veya davranışını içerden ve dışarıdan etkileyen ruhsal, zihinsel, duygusal ve fiziksel faktörler dahil tüm faktörleri girdi olarak görür. Bu faktörleri ve bunların vücutta geçirdikleri değişiklikler ile bunların çıktılarını frekans bazında izler. Çünkü herşeyin temeli enerjidir. Enerji frekanstır; frekans bilgidir. İnsan sağlığının yönetiminde bilgi esastır. Sağlık, hastalık sürecinde netliği kaybolan bilgiye netlik kazandırılarak gerçekleştirilir.

Sibernetik tıp, insan sistemini analiz ederken, girdileri değerlendirirken, hastalık süreçlerini takip ederken ve teşhis koyarken, mühendislik ve tıbbı entegre etmiştir. Bu amaçla, teşhis ve tedavide geniş ölçüde mühendisler ve tıp doktorları tarafından geliştirilen ileri teknoloji cihazlar ile yüksek hızda doğrusal olmayan denklemleri büyük bir doğrulukla (%85-95 güven aralığında) çözebilen ileri teknoloji bilgisayarlar/bilgisayar programları kullanılmaktadır.

Son teknoloji bir otomobilin arızalarını ve bu arızaların sebeplerini artık elektronik cihazlarla hatasız olarak bir çırpıda tespit edebiliyoruz. Sibernetik tıbbın ileriye dönük çalışmaları sonucu insan sistemini etkileyen tüm hastalık girdileri, bunların vücutta geçirdikleri süreçler ve vücuda olan etkileri de bu şekilde tespit edilecektir. Girdilerin hepsine hakim olamasak da, teşhis ve tedavide bu konuda geldiğimiz nokta son derece başarılı görülmektedir.

Otomatik alternatif metin yok.

Müh. Dr. Şahin KESİKMİNARE

portre
Eng. Dr. Şahin KESİKMİNARE

sahinsdesk

toplantı
PM INTERNATIONAL-ALMANYA,  ABANT ÇALIŞTAYINDA

Müh. Dr. ŞAHİN KESİKMİNARE,  

         

EĞİTİMİ: Amerika Birleşik Devletleri UNM’de  Sibernetik/İntegratif Tıp Doktorluğu, Başkent Üniversitesi ve University of Texas’ta Akedemik  Master derecesi (M.Sc) ile Türkiye ve Almanya’da Sistem Mühendisliği (Eng) dalında lisans eğitimlerini başarı ile tamamladı. Sibernetik Tıp alanında uzmanlaştı.

Halen Sibernetik Tıp dalında USA-da Rektör Danışmanlığı ile birlikte teorik ve bilimsel çalışmalar yapmaktadır. 

20131120_203259

Antalya’da  Sibernetik Tıp Konferansında

immunecellagainscancer

MÜH. DR. ŞAHİN KESİKMİNARE’NİN ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞI TIBBİ ARAŞTIRMA KONULARI

  • HUZURSUZ BAĞIŞIKLIK SENDROMU

Huzursuz Bağışıklık Sendromu -Şahin Sendromu (Irritable Immune Syndrome- Sahin’s Syndrome): Bu sendromu ilk kez tespit ederek ismini vermiştir. Bir tıp bildirisi olgunluğuna getirmek üzere üzerinde çalışmaları devam etmektedir.

  • HÜCRESEL DİRİLİŞİN DİNAMİKLERİ

Hücresel Dirilişin Dinamikleri- Dynamics of Cytological Reanimation: Bu çalışma çeşitli düzeylerde hastalanmış bulunan hücreleri eski sağlığına kavuşturacak etmenler araştırılmaktadır. Çalışma, sistem konsepti içerisinde hücresel dirilişi etkileyen içsel ve dışsal faktörler ile bunlar arasındaki iletişim ve etkileşim araştırılması ve sonuçların  bir tıp bildirisi ile sunulması amaçlanmaktadır. 

neurons kandamarları      dna

 

SİBERNETİK BİLİMİ VE SİBERNETİK TIP NEDİR?

KAİNAT BİR BÜTÜNDÜR VE BİZ DAHİL, HER ŞEY O BÜTÜNÜN BİR PARÇASIDIR.

KAİNAT ve ONUN BİR ALT SİSTEMİ OLAN İNSAN, OTONOM İDARESİ İLE, KENDİ KENDİNİ İDARE EDEN SİBERNETİK BİR YAPIDADIR.

Kâinat bir büyük sistemdir ve her şey bir üst sistemin alt sistemidir. İnsan da, kainatın bir alt sistemidir. Kendisini etkileyen dış çevre ile iç çevrenin enerji akışlarının altında her zaman fiziksel, ruhsal, duygusal ve zihinsel bir denge arayarak yaşar…  Özetle belirtmek gerekirse, insan kendisine hayat veren  sağlığını alt ve üst sistemlerin etkisinde otonom olarak düzenler.

Sibernetik bilimi, birçok bilimin ortak paydasında, çok disiplinli bir bilimdir; ileri bilgisayar programları, mühendislik ve  değişik bilim ve  en ileri teknolojileri kendisine konu edinir. Her türlü sistemin kontrol altına alınması ve iletişiminin yönetilmesi sibernetik bilimin ana konusudur.

Bir çok alanda kendisine uygulama alanı bulan bu entegre bilim dalı; beşeri tıp alanında da ileri teknoloji mühendislik uygulamalarının, doğrusal olmayan işlemleri yüksek hızda işleyebilen  ileri bilgi işlem uygulamaları ile entegrasyonu sonucu, hastalıkların teşhis ve tedavisi dahil, insan sağlık sisteminin otonom yönetilmesinde tıpta özgün bir uzmanlık alanının doğmasına zemin hazırlamıştır. 

SİBERNETİK TIP MÜHENDİSLİĞİ NEDİR?

Sibernetik tıp; sistem ve iletişim teorilerini (systems and communications theory), bağlantı ağlarını (connections) ve karar teorilerini (decision theory) kullanarak geliştirilen cihazları tıbbi araştırma ve sağlıkla ilgili teşhis ve tedavi alanlarında kullanan tıbbi mühendislik dalıdır.

Medical cybernetics is a branch of cybernetics which has been emerged by entegration of the computer science and engineering , It applies the concepts of cybernetics to medical research and practice. It employes computerized medical programs and medical devices for the application of systems– and communication theory, connectionism and decision theory on biomedical research and health related issues including diagnosis and treatment.

For further information please click on

HASTALIK SÜRECİMİZ/ PROGRESSION OF THE DISEASE

All the diseases start at the brain as the mental, spiritual and emotional disturbances and stop at the brain with a due care.. If it can not be stopped in 5 the phase and/or at an early phase of the sixth phase, we can not stop its end as a terminal phase.

The progress devolopes as follows: psychophysiological, energoinformational, neuroendocrine, endotoxic, symptomatic and terminal. At the first three stages an illness is considered easily curable, at the fourth – curable, at the fifth – hardly curable, at the sixth – incurable.)

HER TÜRLÜ HASTALIK 6 KADEME GELİŞİR VE SONLANIR

Etrafımıza bir elektron gözlükle baktığımızda, insanları havada dalgalanan bir enerji silüeti olarak görürüz. Eşyaları da öyle… Madde olarak gördüğümüz her şeyin aslında bir enerji olduğunu anlamak bu kadar basitleşmiştir. Enerjiyi yönettiğimiz zaman sağlığı da yönetebileceğimiz bu gerçeğe dayanmaktadır.

Tüm hastalıklar 6 kademe sonunda genetik programın etkilenmesi (mutasyon) sonucu terminal ile sonuçlanır.

 1. İlk aşamada hastalıklar, ilk önce psikolojik durumun (ruhsal, zihinsel, duygusal yapının), vücudumuzdaki ilgili hücreleri etkilemesiyle başlar (psychophisical phase). Bu esnada iştahsızlık gibi hafif bozulmalar hissedilir, can sıkıntısı başlar.

2. İkinci aşamada bu bölgelerdeki hücresel bozulmaların devam etmesi haline, psikolojik sıkıntı, hücreler arası bilgi paylaşımı ile tüm vücuda yayılır. Tüm hücrelerin bu bilgi ile sağlık düzeyi düşer, (energoinformational phase); kendimizi halsiz hissederiz.
3. Üçüncü aşamada hücreler arası aktif bilgi, 4. aşamada sinir sisteminden yayılan endokrin salgıları ile endokrin sistemi dahil tüm hücre ve organlara sıçrar (neuroendocrine); “her tarafım dökülüyor” deriz.
4. Dördüncü aşamada hücreler arası sıvıyı, hücreleri ve daha sonra tüm vücudu asidik-toksik bir yapıya dönüştürerek tıkar ve hastalıkların gelişmesi için uygun bir ortam hazırlar (endotoxic); zaman zaman yaşanana baş ağrıları gibi “belki geçer” diyerek önemsemeyeceğiniz rahatsızlıklar başlar. 
5. Beşinci aşamada rahatsızlanan vücutta hastalık belirtileri ortaya çıkar ve doktora gitmek zorunda kalırız (symptomatic); evde tedavi çok zorlaşmıştır. Migren atakları başlar.
6. Altıncı olan son aşamada ortaya çıkan hastalık artık tedavi edilemez durumda olup, yatarak tedavi başlar, netice alınamazsa, hasta sonunu bekler duruma düşer. (terminal).
 
İlk 3 aşama kolaylıkla tedavi edilebilirken, 4. aşama tedavi edilebilir durumdadır. 5 ve 6. aşamanın tedavisi zordur.
Hücrelerimizdeki bio-enerji düzeyi düştükçe gözlerimizdeki ışıltı sönmeye başlar. Hastalığı ilerlemiş insanlara “gözlerinde fer kalmamış” deriz. Bu durumda insanın bio-frekans düzeyi 42 kiloherz’in altına düşer ve gözler donuklaşır. Çünkü tüm organların sinir uçları gelir gözün renkli kısmının arkasında son bulur.
Bio-frekans/enerji düzeyimiz 62 kiloherz’in üzerine çıktığı durumlarda birçok hastalık baskılanır. 42 kiloherz seviyesine düşünce hastalıklar belirmeye veya artmaya başlar.