ANTI ASİT KULLANIRKEN DİKKAT-PLEASE MIND TO ANTI-ACİDS

SAĞLIĞIN NOT DEFTERİ:

Midede asit düzeyinin normal olması önemlidir. örneğin, mide koruyucularla midedeki asit düzeyinizi hep düşük tutarsanız;astım, şeker, ekzema, safra, hepatit, kemik erimesi, sedef,romatizma, troid ve vitiligo hastalıklarından birine veya aynı anda birkaçına yakalanabilirsiniz. Anti asitler kanser oluşumunu da hızlandırabilmektedir.mide

1 soru bir cevap:
Dr. Bestami Beyazit Üte PPI 😦 özellikle Lansoprazol ) lerinin uzun süre kullanımında mide kanserine neden olduklarına dair bir şeyler okumuştum.Bu konuda bildiğiniz bir çalışma var mı hocam?
Like · Reply · 1 hr

Dr. Kesikminare Sahin: Evet haklısınız Hocam, Japon Kanser Derneği yapılan bir bilimsel çalışmayı yayınladı (25 Eylül 2015 tarihinde) üstelik kanser ilaçlarının etkisini de azalttığına dair bulgular var. Kaynak© 2015 The Authors. Cancer Science published by Wiley Publishing Asia Pty Ltd on behalf of Japanese Cancer Association.

KANSERE KARŞI ZENCEFİL VE ACI BİBER- GINGER AND HOT PEPER AGAINST CANCER

zencefilacibiber

Amerikan Kimya Derneği’nin tespitine göre, zencefil ve acı biber kanser hastalığının tedavisine iyi gelmektedir.

American chemical society: Ginger and hot pepper is good for cancer.

Kaynak/source: https://www.sciencedaily.com/releases/2016/09/160907125119.htm

 

 

EVRENDE HER SEY BİRBİRİYLE KONUŞUYOR MU- IS EVERYTHING COMMINATING WITH EACH OTHER IN THE UNIVERSE

BİTKİLER ARASI HABERLEŞME- COMMINICATION BETWEEN PLANTS

Bir ağaç zararlı böcekler tarafından zarar görmeye başladığı zaman yaydığı kimyasal koku ile diğer ağaçları bu durumdan haberdar eder. Buna göre çevredeki diğer ağaçlar bu böceklerin saldırısına uğramamak için, böcekleri kendilerinden uzakta tutacak bir kimyasal madde salgılarlar. Aşağıda bitkilerin kendi bünyeleri içinde ve aralarında haberleşmede aracı olarak kullandıkları sinir hücreleri görülmektedir.

smartneurons

Bitkiler ile insanlar arasında da bilinen haberleşme, kainattaki her sistemin bir başka üst sistemin alt sistemi olarak doğal bir haberleşme içerisinde bulunmalarını gayet doğal karşılamamıza neden olmaktadır. Eğer öyle olmasaydı; evrende bugün hakim olan denge kesinlikle bir kaosa dönüşürdü.

Her şeyin çekirdeğini teşkil eden atomlar arasındaki haberleşme konusunda yapılan bilimsel çalışmalar da bugün gelinen noktada herhangibir şüpheye yer vermeyecek bir kesinliğe ulaşmıştır. Ağağıda görülen görüntü, bir araya getirilen 2 atom veya atom gruplarına ait bilgilerin bu atomların birbirlerinden ayrıldıkları vakit, yer ve zaman şartlarından bağımsız olarak (evrende nerede bulunurlarsa bulunsunlar veya birbirlerinden farklı zaman evrelerinde bulunsunlar fark etmez şekilde) birbirleri ile haberleştiklerini göstermektedir.

communicatingatams

Her şey bir üst sistemin alt sistemidir. Her şey birbirleri ile haberleşerek düzenin devamına katkıda bulunmaktadır. Bugünkü bilinen manası ile cansız bir şey yoktur; her şey tek tek veya birlikte hareket halinde ve birbirleri ile haberleşen, mantıkları ile hareket etmekte ve biz insanlar gibi bazen öngörülebilir ve bazen de öngörülemez bir şekilde davranmaktadır.

Beynimiz bedenimizin bir üst sistemidir. Bedenimiz ile beynimiz arasındaki iletişim hücre düzeyindedir. Her hücre ait olduğu dokunun, her doku ait olduğu organın, her organ ait olduğu bedenin, her beden ait olduğu beynin bir alt sistemidir. Vücudumuzdaki tüm düzen aynen bitkiler veya atomlar arasındaki haberleşme gibi hücreler arası haberleşme ile sağlanmaktadır.

Hücreler proteinle vasıtasiyle birbirleri ile haberleşir. Beyin bir tehlike ile karşılaştığında hipotalamus ve hipofiz bezi kanalı ile dolaşım sistemine ve sinir sistemine ilettiği sinyallerle, böbrek üstü bezlerine gerekli sinyalleri gönderir. Böbrek üstü bezleri ürettiği hormonlarla bu tehlike hakkındaki bilgiyi tüm vücuda anons etmiş olur. Her hücre tipi bu anonsa vücutta üstlendiği göreve göre farklı bir hareket şekli ile cevap verir. Örneğin tehlikeli bir şey gördüğümüzde böbrek üstü bezlerimizden adrenalin hormonu salgılanır. Göz bebeklerimiz daha iyi görmek için büyür, tüylerimiz diken diken olur, ter bezleri çalışır, terleriz, tansiyonumuz yükselir, nabzımız vücudumuza daha çok kan pompalamak için daha hızlı atmaya başlar, akciğerlerimiz kana daha fazla oksijen vermek için genişler.

Böbrek üstü bezlerden karaciğere giden sinyaller, karaciğerin yağ asidi salgılamasına bunun da kaslara enerji takviyesinde kullanılmasına yol açar.

Astım atağında haberleşme proteini akciğerdeki bronşların daralmasını sağlarken, astım karşıtı ilaçlar hücrelere bronşların genişlemesini söyler.

Tip I gizli şekerde, pankreas insülin üretemez. kanda insülin yoktur, insulin hormonu kullanılarak hücrelerin şekeri kullanması sağlanır. İnsülin yetersiz olduğu durumlarda kanda şeker yükselir.

Tip II şeker hastalığında, vücutta insülin vardır, ancak hücre bu insülini taşıyan proteinin içeri giriş parolasını! tanımaz ve kanda şeker yükselir.

ağağıdaki link vücuttaki haberleşme konusunda size daha görsel bir şölen sunacaktır.

http://learn.genetics.utah.edu/content/cells/cellcom/

Ölüm anında beyin hücrelere ölüyoruz bilgisini göndermeden önce hiç bir hücre ölmez. Bu bilgiyi alan hücreler son hazırlıklarını yaparak ölüm sürecini başlatırlar.

İşte bu sebeple kalp krizi geçiren hastalar, beynin ölüm emrini vermede acele etmemesi için, düşük oksijen ve düşük ısı altında tutularak zaman kazanılır.

Siz de doktor müdahalesi başlayıncaya kadar zaman kazanmak için bir yakınınız yanınızda kalp krizi geçirirse bu bilgiyi hatırınızda tutarak davranınız.

Aşağıdaki link bir ışığın, nitrik oksidin, sitokinin ve hormonun cilt kanseri oluşması için nasıl bir haberleşme etmeni olduğunu göstermektedir.

http://learn.genetics.utah.edu/content/cells/signals/

Hücreler arasındaki haberleşme çok kötü bozulduğu zaman, hücreler öl mesajını alamadıkları için başı boş büyür ve kanser oluşur.

Hücreler arası haberleşmenin kontrolü kanserin önlenmesinde çok önemli bir yer tutar.

 

 

HUYSUZ BAĞIŞIKLIK SENDROMU/SAHIN’S SENDROM/IRRITABLE IMMUNE SYNDROME/SHAHIN’S SYNDROME

2013-11-20 20.32.58

Huysuz Bağışıklık Sendromu veya Sahin’s Sendrom tıp dilinde yeni tarif edilen tıbbi bir sendrom olmak üzere  üzerinde araştırmalar yapmakta olduğum bir konu. Henüz tıp dünyası bu konunun farkında bile değil…

Tüm rahatsızlıkların temelinde 5 şey yatmaktadır. Bunların birindeki kirlilik ile vücut asidik bir yapıya kavuşmakta ve tüm hastalıklara zemin hazırlanmaktadır. Bunlar

  • Zihinsel, duygusal ve ruhsal kirlilik,
  • Su kirliliği,
  • Gıda kirliliği,
  • Hava kirliliği,
  • Hareket eksikliği

olarak özetlenebilir.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi. Zihinsel, duygusal ve ruhsal kirlilik başladığı zaman, diğer 4 faktör ne kadar iyi olursa olsun, bunlar hastalanma sürecini sadece biraz uzatabilir ama önleyemez. 6 aşamada insan hayatı son bulur.

Her hücre, ait olduğu bir insanın tüm özelliklerini taşır. İnsan gibi beslenir, sindirir, enerji üretir,  dış tehlikelere karşı koruma iç güdüsüyle hareket eder, solunum yapar, zihinsel, duygusal ve ruhsal faaliyette bulunur, hareket eder, su ister ve atıklarını dışarı boşaltır.

Günümüzde bu doğal süreç binlerce yıllık genetik tecrübeden o kadar hızlı bir değişimle farklı bir yaşama zorlandı ki; vücudun doğal savunma sistemi olan bağışıklık sistemi dost ve düşmanı ayıramaz oldu. kimi koruyacağını, kime saldıracağını bilemez oldu. Aldığımız bazı ilaçlarla veya yukarıda saydığım birçok kirliliği hayatımıza katarak, kendi elimizle onun başına sürekli vuruyoruz; onu sersemletiyoruz, hatta delirtiyoruz.  Can derdine düşmüş durumda… Kediyi duvara sıkıştırırsanız ne yapar? sizi tırmalar… Bağışıklık sistemi son 50 yılda hızla duvara sıkışmış bir kedi gibi hareket ediyor…

Bir çare bulmalıyız… Onu bakım- onarıma almalı, tekrar evcilleştirmeli ve  bizim dost onun ise bizim sarsılmaz savunma gücümüz olduğunu ona tekrar hatırlatarak, inandırmalıyız…

Karıncaya demişler; “Bu hızla gidersen hacca asla varamazsın. Karınca da ” Varamasam da yolunda ölürüm ya” demiş.

Sibernetik tıp imkanlarını kullanarak bu konuda çalışıyorum. İnşallah bu konuda yaptığım araştırmalar bir somut  neticeye erer. Bir gün isim babalığını yaptığım Huysuz Bağışıklık Sendromu veya Şahin’s sendrom’un nedenlerini ve bunun çaresini ortaya koyarak insanlığa bir hizmet de ben sunmuş olurum.

PANCAR, HAVUÇ, ELMA KANSERE KARŞI- BEETROOT, CAROT AND APPLE AGAINST CANCER

ALMANYA’DA (DR. SCHOENENBERGER VE FARBERSE) VE MACERİSTANDA NOBEL ÖDÜLLÜ PROF. FERENCZY) DOKTORLARIN YAPTIĞI ARAŞTIRMAYA GÖRE; 1 ER ADET PANCAR KÖKÜ, HAVUÇ VE ELMA SUYUNUN HER GÜN SIKILARAK 3 AY BOYUNCA İÇİLMESİ KANSERİ GERİLETMEKTEDİR.

ACCORDING TO THE GERMAN DOCTORS (DR. SHOENENBERGER AND FARBERSE) AND HUNGARIAN  DOCTOR (PROF. DR. FERENCZY), JUICE OF BEETROOT, CAROT AND APPLE CAN PREVENT DEVELOPMENT OF CANCER CELLS. TO WITNESS THE RESULT, ONE HAS TO DRINK JUICE OF THIS TRIOS ALONG 3 MONTHS.

HODGKING DIŞI LENFOMAYI İYİLEŞTİREN FAKÖRLER-THE FACTORS TO IMPROVE THE NON-HODGKING LYPHMPHOMA

HODGKING DIŞI LENFOMANIN (LENF KANSERİ) İYİLEŞMESİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER- THE FACTORS  IN ORDER TO SUPPORT THE NON-HODGKING LYPHMPHOMA IMPROVEMENT

HODGKIN DIŞI LENFOMA (LENF DÜĞÜMLERİNDE OLUŞAN KANSER) HASTALIĞINDA İYİLEŞMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Okumaya devam et

KANSER SAVAŞÇILARI- CANCER FIGHTERS

Kansere karşı vücut tarafından üretilen enzimler: Superoxide dismutase, catalase, and glutathione peroxidase.

Kansere karşı gıda destekleri ile alınan besin elementleri: Vitamins A, C, and E, bioflavonoids , lipoic acid, and carotenoids.

Karotenoidler carotenler (beta-carotene, alpha-carotene, and lycopene) ve xanthophylls’ler den (lutein , astaxanthin, zeaxanthin, and cryptoxanthin) oluşur.

Alfa ve Beta carotence zengin yiyecekler: havuç, kabak çekirdeği, şeftali ve tatlı patates. Günlük beta caratone ihtiyacı 0–15 mg, veya 25,000 IU,5 mg.

Lycopence prostat kanseri riskini azaltır ve hatta kanseri geriletebilir, kalp krizi riskini düşürür, egzersizle artan astım nöbetini azaltır. Lycopenece zengin besinler: Domates ve domatesten yapılan ürünler.

Lutein and zeaxanthince zengin besinler: Kale, brokoli, ıspanak, mısır, yumurta sarısı, alfa alfa.

Lutein, ve zeaxanthin gözdeki makulanın yapısında vardır. Her ikisi de makula dejenarasyonunu yavaşlatarak önler. Lutein katarakt oluşumunu önler, kalp krizi riskini azaltır ve meme kanserine karşı korur.

Astaxanthin kansere karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek korur. Cilt kanseri ve güneş yanıklarını önler.

Astaxanthince zengin besinler: Somon, alabalık ve krildir.

Cryptoxanthin deride bir antioksidan barier oluşturarak cilt ve rahim ağzı kanserine karşı korur,

Cryptoxanthin şeftalide, papayada, mandalinde ve portakalda bol miktarda bulunur.

Lycopen domates ve özellikle domates salçasında bol miktarda bulunur. Günlük doz 4 mg veya bir büyük domatestir.

Zeaxanthin gıda desteği olarak bulunmaz. Vücut lutenden zeaxanthin elde eder. Lutein destekleri bir miktar zezxathin içerebilir.

DİKKAT: Aşırı alkol alan veya çok sigara içenlerde betakaroten,  A ve E vitamini destekleri alan kişilerde diğer kanser türleri ile birlikte akciğer kanseri olma riski yüksektir.

Free radicals can damage DNA, fats, and proteins. However, the body has a defense against these free radicals. With proper nourishment, the body can make sufficient quantities of antioxidant enzymes and substrates for those enzymes that can facilitate the quenching of free radical reactions by antioxidants. These enzymes include superoxide dismutase, catalase, and glutathione peroxidase. In addition to these enzymes produced by the body, antioxidant nutrients taken into the body through foods or through dietary supplements also can surrender electrons to the free radicals without adding to the chain reaction, thus terminating the free radical reactions. Antioxidant nutrients include vitamins A, C, and E, bioflavonoids , lipoic acid, and carotenoids.

Carotenoids are caratones and xznthophylis. The ones of most interest in human nutrition are beta-carotene, alpha-carotene, and lycopene as caratones. . Important xanthophylls include lutein , astaxanthin, zeaxanthin, and cryptoxanthin.

foods rich in beta caratones: carrots, pumpkins, peaches, and sweet potatoes. Daily dose for adults: 0–15 mg, or 25,000 IU,

Lutein and zeaxanthin are xanthophylls and found in kale, spinach, broccoli, corn, alfalfa , and egg yolks.

Lutein, and zeaxanthin are components of the macula of the eye, a small area in the center of the retina responsible for detailed vision. These carotenoids may prevent and slow macular degeneration , a leading cause of blindness in the elderly. As antioxidants, they reduce the amount of free radical damage to the macula. Lutein may also help prevent the formation of cataracts , reduce the risk of heart disease , and protect against breast cancer . Lutein daily dosage for macula degeneration is 30-40  mg, for daily health considerations 4-6 mg.

Astaxanthin is a strong antioxidant that appears to enhance the immune system and protect against cancer. It also may protect against UVA light, a wavelength of ultraviolet light that can cause sunburn and skin cancer .

Foods rich in astaxanthin are salmon, trout and krill.

Cryptoxanthin is found in peaches, papayas, tangerines, and oranges. Along with other carotenoids, it forms an antioxidant barrier in the human skin. It also appears to protect women from cervical cancer.

Lycopene supplements are prepared from tomatoes. A typical daily dose is 4 mg, which is the amount in one large ripe tomato. Zeaxanthin is not available as a supplement. However, the body can convert some lutein to zeaxanthin. Also lutein supplements usually contain some zeaxanthin.

PRECAUTION : A study conducted to investigate the effects of vitamin E and beta-carotene on the incidence of lung cancer and other cancers in male smokers indicated that, in the subjects who were heavy smokers and also were heavy drinkers, beta-carotene supplements may result in increased adverse health effects, including a slight increase in cancer.

For detailed info plse refer to: http://www.encyclopedia.com/topic/Carotenoids.aspx