VÜCUTTA HASTALIK SÜRECİ NE ZAMAN BAŞLAR İNSAN ÖMRÜ İLE HÜCRELERİMİZDEKİ KROMOZOMLARIN UCUNDAKİ TELOMER UZUNLUĞU ARASINDA YAKIN BİR İLİŞKİ VARDIR. TELOMERLERİN UZUNLUĞU NE KADAR HIZLI KISALIRSA, ÖMÜR O HIZDA AZALIR/WHEN IS A HEALTY LIFE ENDS UP WITH A CRONIC DISEASES. LENGHT OF TELOMERS IS CLOSELY RELATED WITH LONG-LIVITY.

VÜCUTTA HASTALIK SÜRECİ NE ZAMAN BAŞLAR

İNSAN ÖMRÜ İLE HÜCRELERİMİZDEKİ KROMOZOMLARIN UCUNDAKİ TELOMER UZUNLUĞU ARASINDA YAKIN BİR İLİŞKİ VARDIR. TELOMERLERİN UZUNLUĞU NE KADAR HIZLI KISALIRSA, ÖMÜR O HIZDA AZALIR…

SİZİN TELOMERLERİNİZİN UZUNLUĞU YAŞINIZA GÖRE MUHTELEMELEN NE KADARDIR?

İnsanı insan yapan genleridir. Kromozomları genleri taşıyan ayakkabı bağcıklarına benzetebiliriz. Ayakkabı bağcıklarının ucunda, bağcıkların çözülerek dağılmasını önleyen küçük başlıklar vardır. Eğer bu başlıklar çözülürse, ayakkabı bağcığı da kısa süre içinde çözülerek kullanılmaz hale gelir. İşte bunun gibi hücrelerimizdeki kromozomların ucunda telomerler vardır. Bu telomerler aşındıkça hücrelerin kromozom bütünlüğü süratle kaybolur, TELOMER1cilt kırışır ve hastalıklı bir hayat başlar. Telomerler tamamen kaybolunca o hücre artık genetik bilgilerini doğru bir şekilde yeni hücrelere aktaramaz. Vücutta iltihabi süreçler başlar.

Telomerler yaşlanmanın doğal bir neticesi olarak da azalabilir. Yeni doğan bir bebekte 10 bin baz çifti telomer varken, bu rakam 65 yaşında 4800’e inmiş olur.

Bilimsel araştırmalar göstermiştir ki; telomerlerin kısalma hızı kontrol edilebilir.

TELOMERLERİN UZUNLUĞUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLERDEN BAZILARI: Zorlu şartlarda aşırı tehlike altında hissediyorsanız ve/veya çocukluğunuz olumsuz yaşam tecrübeleri ile dolu ise, çocukluğunuzda ihmal edilmiş biri iseniz, telomer boylarınız yaşınıza göre daha kısalmıştır. Hemen paniklemeyin Telomerler kısalabilir ve yeniden uzayabilir de ancak yine de aşağıdaki örnek önlemleri süratle almalısınız.

 

Bunun için yapmanız gereken basit önlemler:

  1. Hızla meditasyon teknikleri ile stres düzeyinizi düşürmeniz ve böylece telomer boylarını normalleştirmek üzere telomeraz enziminizi arttırmanız gerekir.
  2. Her türlü egzersiz özellikle kalp-damar sağlığınız için önerilen egzersizleri önemle yapmanız lazımdır.
  3. Yalnızlıktan sıyrılıp, sosyalleşmeniz, zevkle yapacağınız sosyal aktivitelere zaman ayırmanın zamanı gelmiştir.
  4. Güven veren kişi ve ortamlarda bulunmalısınız.
  5. Çocuklarınızı sevgi dolu, güven veren bir ortamda büyüterek, daha başlangıçta kısa telomerlerle hayata başlamalarını engelleyiniz. Aksi halde, bu çocuklar, kısa sürede ortaya çıkacak genetik bozulmalardan dolayı, bir dizi kronik hastalıklara aday olabilirler.
  6. Anne ve baba zorlu hayat şartlarında yaşamışlarsa, onların zorlu şartlardan dolayı yumurta ve sperm hücrelerindeki kısalmış olan telomerleri, kromozomlar yoluyla size geçmiş olabilir.
  7. Salam, sosis ve sucuk gibi hazır gıdalar ve gazlı içecekler telomer boylarını kısaltmaktadır. Bunlardan uzak durulmalıdır.

SAĞLIKLI, YAKIŞIKLI VEYA GÜZEL GÖRÜNMENİN SIRRI ÖMÜR, SAĞLIKLI YAŞAM VE HASTALIKLI YAŞAMIN TOPLAMIDIR. SAĞLIKLI YAŞAM SÜREMİZİ NASIL ARTTIRABİLİRİZ?/WHAT IS THE SECRET OF POSITIVE VITALITY, BEAUTY AND YOUNGNESS, HOW CAN WE EXTEND OUR HEALTY PERIOD OF LIFE?

KMROMOSAĞLIKLI, YAKIŞIKLI VEYA GÜZEL GÖRÜNMENİN SIRRI
ÖMÜR, SAĞLIKLI YAŞAM VE HASTALIKLI YAŞAMIN TOPLAMIDIR. SAĞLIKLI YAŞAM SÜREMİZİ NASIL ARTTIRABİLİRİZ?

Kanser hücreleri hariç, her sağlıklı hücre bölünerek ama giderek azalan bir hızda çoğalır. Neticede her hücre belli bir süre sonunda artık yaşlanarak bölünemez ve ölür. Bu ömre Hayflick limiti denir. Ancak, Her hücrenin ömrü sınırlı değildir. Kalp damar, akciğer, karaciğer, pankreas, cilt, saç, bağırsak, kemik ve bağışıklık hücreleri yenilenebilir hücreler arasındadır. Hücrelerimiz sağlıklı bir şekilde yenilendikçe, organlarımız da yenilenir ve cildimiz parlar, genç ve güzel/yakışıklı görünürüz. Vücutta ne kadar çok yaşlı hücre varsa, hücreler arası haberleşme o kadar kötüdür ve bunun neticesi olarak o kadar hastalığa yatkınlık, cilte bozulmalar ve yaşlı bir görünüm vardır. 



Sağlıklı, yakışıklı veya güzel görünmenin sırrı, hücre sağlığında ve hücrelerin ömrünü uzatmakta yatmaktadır. Hücre ömrü, stres başta olmak üzere, genetik yatkınlık-“açtırma kutuyu söyletme kötüyü”!, çevresel şartlar, beslenme gibi çok şeyden etkilenir. Bunlar hücre DNA’larının uçlarında bulunan Telomerlerin boylarının kısalma hızını belirler. Çünkü telomer boyları sıfırlanınca hücre de ölmektedir. Telomeraz enzimi ise telomer boylarını arttırarak hücrenin ömrünü uzatmaktadır. Hücre içerisinde bulunan Telomeraz enzimi miktarı azaldıkça telomer boyları kısaldığından, hücre ömrü de kısalmaktadır. Sağlıklı kök hücreler, her organa dönüşebilen anahtar hücrelerdir; ana organlarımızın sürekli sağlıklı kalmasını sağlarlar. Bu hücrelerin içinde ömrümüzün sonuna kadar yetecek telomeraz enzimi bulunduğundan, kök hücreler en uzun sağlıklı yaşayan hücrelerimizdir. Sağlık, güzellik/yakışıklılık ve uzun ömrün sırrı hücre sağlığından geçmektedir. Hücre sağlığını etkileyen en önemli faktör hücreler arası haberleşmenin sağlığıdır.Hücre ömrünü arttırmanın ve hücre sağlığını korumanın yolları ileTelomeraz enzimini arttıran fakörler ayrı ayrı yazıların konusu olacaktır.

BUNAMA (ALZHEIMER) HASTALIĞI, BELİRTİLERİ, NEDENLERİ VE 12 MADDEDE TEDAVİSİ/ALZHEIMER DISEASE SIGNS, CAUSES AND ITS TREATMENT IN 12 ITEMS

 

UNUTKANLIK BUNAMA (ALZHEIMER) BELİRTİSİ OLABİLİR

Eğer yaşınız orta yaşın üzerindeyse ve geçmişi hatırlıyor, yeni olayları hatırlamakta zorluk çekiyorsanız doktorunuzla görüşmeniz uygun olacaktır. Bu durum, farkına varmakta geciktiğiniz takdirde hızla ilerleyebilecek olan Bunama (Alzheimer) hastalığının başlangıcı olabilir.

Alzheimer hastalığının nedeni beyindeki sinir hücreleri arasındaki bağlantıyı kesmesidir. Bağlantısı kesilen sinir hücreleri giderek ölür ve bunun neticesinde beyin küçülmeye başlar.

BUNAMANIN BELİRTİLERİ

Başlangıç safhası:

  1. Kelimeleri unutmak veya eşyaların yanlış yerlere koymak
  2. Okuduğu şeyi hemen unutmak
  3. Aynı şeyi defalarca sormak
  4. Giderek sorun çıkaracak işlere girmek
  5. Yeni kişilerle karşılaştığında isimlerini hemen unutmak

Orta şiddette bunama belirtileri:

  1. Kendisi hakkında ayrıntıları unutma
  2. Senet veya çek üzerine yanlış tarih ve rakamları yazma
  3. Hangi ay ve hangi mevsim olduğunu unutma
  4. Yemek pişirmede zorluk
  5. Yemek siparişi vermede zorluk

Orta üst şiddette bunamanın belirtileri

  1. Saatin kaç olduğunu unutmak
  2. Adresini, telefon numarasını, gittiği okulu unutmak
  3. Mevsim gereği veya özel o gün için hangi elbiseyi giyeceğini bilememek

Bunamaya neden olan etmenler:

Bunamaya neden olan etmenler:

Vücutta artan oksidatif hasar bunamanın başlıca nedeni olarak görülmektedir.Yaşın ilerlemesi ile birlikte doğal olarak oraya çıkması.

  1. Yaşın ilerlemesi ile birlikte doğal olarak veya genetik vb. nedenlerle beyin sinir hücre sağlığının bozulması.
  2. Genetik nedenlerle beyin sinir hücre sağlığının bozulması.
  3. Baş bölgesinde bir travmanın yaşanması.
  4. Vücutta silikon düzeyinin artması
  5. Vücutta serbest radikal düzeyinin artması
  6. Beyin damar rahatsızlıkları
  7. Beyinde alüminyum düzeyinin yükselmesi. Alüminyum pişirme kapları ve kağıtlarından dolayı alüminyum bulaşık gıdalar, sütten yapılmayan kremalar, kabartma tozu, sofra tuzu, Alüminyum merdaneler arasından geçen beyaz pirinçler bu açıdan dikkatle yenmelidir. Başlıca alüminyum kaynakları olarak su, gıdalar, antiasitler ve deodorantlar sayılabilir. Bazı içme sularının temizlenmesi için alüminyum “alum” olarak kullanılmaktadır. Yerel otoritelerden içme suyunda ne kadar “alüminyum” olduğunu öğrenebilirsiniz. Sitrik asit ve kalsiyum sitrat sudan ve gıdalardan alınan aliminyum oranını arttırabilir,

TEDAVİSİ

  1. Hastalığın başında, 2 yıl boyunca desferrioxamin’in kasa şırınga edilmesi ile vücuttaki aliminyumun desferrioxamine bağlanarak idrarla atılmasının sağlanması.
  2. Antioksidanlar hastalığın başlamasını geciktirmektedir. Günde 3000 mg. vitamin C ve 3200 IU vitamin E kullanılması bunamaya karşı kullanılan ilaçlara başlama süresini 5-6 yıl civarında geciktirmektedir.
  3. Magnezyum zengini gıdalarla beslenilmesi veya magnezyum desteklerinden yararlanılması. Magnezyum, alüminyum emilimini alüminyuma rakip olması nedeniyle azaltır.
  4. İşlenmiş her türlü gıdadan uzak durulması. Magnezyum zengini oldukları için koyu yeşil renkli sebzeler, fındık fıstık gibi çerez ve tohumlar yenilmesi.
  5. Acetylcolin nörolojik iletişimi ve dolayısıyla hafıza gücünü arttırır. B1 vitamini (thiamin) beyinde acetylkolin gibi işlev görür. Başta Thiamin olmak üzere B vitaminleri takviyesi yapılması. Günde 3-8 gram aralığında kullandırılırsa hastaların hafıza gücü kuvvenlendirilebilir.
  6. Metilkobalamin ve adonesil kobalamin formatında B12 vitamini kullanılması
  7. DNA sağlığı ve süperoxid dismutaz enzimi gibi vücut için gerekli birçok enzimin yapısında bulunan ve DNA kopyalanması ve tamirinde önemli rol oynayan Çinko desteklerinden yararlanılması. Zink aspartat olarak günde 27 mg. Alınabilir.
  8. Lesitinin yapısında bulunan, fosfatidil kolin desteklerinden yararlanılaması. Fosfatidil kolin, beyinde sinir hücreleri arasındaki iletişimi güçlendiren asetilkolin seviyesini yükseltmektedir. 15-25 gr/gün dozajında alınabilir. Bu konudaki bilimsel çalışmalar birbirini teyit etmediği için, 15 günlük bir kullanım sonucu bir fayda görülmezse kullanıma son verilmelidir.
  1. Beyin hücre zarlarını kuvvetlendirici olarak fosfatidilserin düzeyinin güçlendirilmesi. Genel olarak fosfatidilserin beyin tarafından üretilmektedir. Ancak beyinde B9 ve B12 vitaminlerinin eksik olması durumunda bu üretim yeterli olamamaktadır. Bu desteklerin alınması ile fosfatidilserin düzeyi de yükselmektedir. Fosfatidilserin düzeyi yüksek olan hastaların huyları iyileşmekte, davranışları düzelmekte ve hafıza güçleri yükselmektedir.
  2. L-Asetlkarnitin beyin hücrelerinde enerji düzeyini yükseltmekte, hücre zarlarını stabilize etmektedir. Destek olarak verilebilir.
  3. DHEA beyinde çok yoğun bir şekilde bulunur. Hafızayı güçlendirir. Yaşlılıkla birlikte hızla azalamaya başlar. DHEA gıda desteği olarak verilebilir. DHEA, vücuttaki faaliyetleri düzenleyen tüm steroid hormonların (sex hormonları, kortikosteroidler vb) kaynağıdır. 50 yaşlarındaki erkekler için 25-50 mg, bayanlar için günde 15-25 mg. Kullanılabilir. Yaş ilerledikçe bu dozlar daha da arttırılabilir. DHEA, şeker hastalığının tedavisinde, obezitede, yüksek kolestrol tedavisinde, kalp rahatsızlıklarında ve artrit tedavisinde önemli bir destektir. Yüksek dozlarda vücutta akne görülmesi durumunda dozaj düşürülmeli veya desteğe son verilmelidir.
  4. Zihinsel faaliyetlerin sağlık düzeyini yükseltmek için keten tohumu yağı ve gingo biloba ekstresi (günde 3 defa 80 mg) destek olarak kullandırılabilir.

NOT: Burada verilen gıda desteklerinin dozajları bilimsel çalışmalara konu özel hastalar için kullanılan dozajlardır.  Söz konusu destekler hastaya gerekli testler yapılmadan kullandırılmamalıdır. Belirtilen dozajlar bu testlerden sonra her hasta için uygun doz olarak tespit edilmelidir. Hastanın tedavisi süresince, doz miktarları değişkenlik gösterebilir. Her hasta için, hastanın özel durumuna göre bazılarının verilmesi zararlı olabileceği gibi, verilmesi gerekenler de cins ve dozaj olarak farklılık gösterecektir.

GÖBEK ALTI YAĞI VE CİLT YAĞININ SAĞLIĞA FARKLI ETKİLERİ- BELLY AND SKIN FAT CAUSES DIFFERENT HEALTH RESULTS

ŞEKER HASTALIĞINA VEYA ŞİŞMANLIĞA NEDEN OLAN YAĞ HANGİ YAĞDIR?

Normal bir insanın yağı cilt altında ve karın kısmındadır.
Cilt altındaki yağ % 80 oranındadır. Bu yağ, insan sağlığı için bir tehdit oluşturmaz. ama karının alt bölgesinde bulunan %20 oranındaki yağı önemlidir. Bu yağın giderek artması başta kalp-damar,böbrekler, sinir sistemi ve karaciğer olmak üzere, İnsan sağlığını ciddi olarak tehdit eder. Artan yağ miktarı hücrelerin insüline olan duyarlılığını azaltır bu da tip-2 diabet rahatsızlığına (insülin direncine) neden olur.  Bel altı yağındaki aşırı artış aynı zamanda pankreasta insülin üretimini de düşürerek tip-1 şeker hastalığına neden olur.

İnsülin duyarlılığını yükseltmeyen bir diyet, obeziteyi frenleyemez. Çünkü yağ hücreleri yağla doldukça, insülin yeni yağ hücrelerinin yapılmasına neden olur. Oluşan yağ hücreleri yağ ile dolabilmeleri için beyne sinyal gönderir.

ZAYIFLAMAK İÇİN NE YAPILMALIDIR?

OBEZLİK SADECE AŞIRI YEMEK YEMEKLE OLMAZ; FARKLI NEDENLERİ DE VARDIR.

ŞİŞMANLIK NE ZAMAN BAŞLAR? KAÇ ÇEŞİT ŞİŞMANLIK VARDIR?

Şişmanlığa neden olan yağ hücrelerinin kökeni, anne rahminde annenin beslenmesi ve daha sonra çocukluk yıllarındaki beslenmesi ile yakından ilgilidir. Çünkü büyüdükçe yağ hücrelerinin oluşması daha zordur. Hiperplastik obezite denen bu şişmanlık çocuklukta şekillenir.

Hipertorfik obezite, yağ hücrelerinin büyüklüğü ile ilgilidir. Bu tip obezitede yağ hücreleri bel çevresinde toplanmıştır. Şeker, kalp rahatszılıkları, tansiyon gibi birçok ciddi rahatsızlığın nedenidir.

Hiperplastik ve hipertorfik obezitede yağ hücelerinin hem sayısı hem de hacimleri yüksektir.

OBEZİTENİN DEĞİŞİK KAYNAKLARI NELERDİR?

  1. Bazal metebolizma hızını düşürdüğü için transa geçmiş gibi uzun süre televizyon izlenmemeli,
  2. beyindeki serotonin seviyesinin düşüklüğü,
  3. Diyetin tetiklediği termojenesis (kalorilerin yakılması sonucu ısı çıkması), eksikliği
  4. Sempatik sinir sisteminde rahatsızlık,
  5. Yağ hücreleri metebolizmasında düşüklük,
  6. Yürüme dahil her türlü sporun yeterli düzeyde yapılmaması,
  7. Erkeklerde testesteron hormonu düşüklüğü,
  8. Metebolizmada toksik kalıntı bırakan gıdalar,
  9. Yüksek stres düzeyi,
  10. Aşırı tatlı düşkünlüğü,
  11. Karbonhidrat, protein ve yağların dengesiz alınması,
  12. İnsülin direnci,
  13. En fazla enerjiyi kaslarımız tüketir; kas egzersizlerinin azlığı
  14. 5-hydroxytrypthofan düzeyindeki düşüklük,
  15. Efedrin (ephdrine) ve kafein gibi ikililerin az kullanımı sonucu sempatik sinir sistemini uyarılmaması; metebolizma hızının düşmesi, düşük düzeydeki termojenes (alınan kalorilerin yakılma düzeyi,
  16. Doymuş yağlar ve rafine karbonhidratların fazla alınması, karbonhidratların baklagillerden karşılanmaması,
  17. Kahverengi yağ hücrelerinin azlığı,
  18. Kalorisi düşük lifli gıdaların az alınası; öğle ve akşam yemeklerinden önce giderek artan ölçülerde 10 grama kadar guar gum alımı gibi, domates, yeşil biber, brokoli, marul gibi kalorisi düşük lifli gıdalarla beslenme şeker düzeyini ve insülin kullanımını olumlu etkileyerek aşırı kilo alımını önler.
  19. Hücrelerin insülin duyarlılığının arttırılması; krom takviyeleri (krom pikolinat olarak daha etkilidir). Krom takviyeleri hücrelerin insüline olan duyarlılığını arttırdığından obeziteyi engeller,
  20. Orta-zincirli trigliseritler (MCTS) termojenesisi arttırdıkları için obeziteyi engellerler,
  21. Hidroxisitratlar yağ hücrelerinin oluşumunu engelledikleri için obeziteyi de engellerler,
  22. Q enzim-10 kullanımı metebolizmayı hızlandırdığı için obeziteyi engeller,
  23. Yeterli miktarda su içilmesi.

PROSTAT BÜYÜMESİ SEBEPLERİ VE ÇOK YÖNLÜ TEDAVİSİ- BENIGN PROSTAT HYPERPLASIA (BPH) CAUSES AND MULTI-FACETED TREATMENT, PRACTICE ESSENTIALS

PROSTAT NEDİR?

Prostat idrar torbasından sonra gelen idrar yolu üzerinde erkek menisine kayganlık sağlayan sıvıyı üreten hormonal bir organdır. Büyümesi durumunda tedavi edilmezse kansere kadar uzanan bir rahatsızlık yaratır. Büyüme semptomlarından en önemlisi idrar yapma sıklığı, sıkıntısı ve düzeyindeki anormal değişikliklerdir. Gece sık sık idrara çıkma ihtiyacı ile birlikte hayat konforu bozulur.

Prostat büyümesi ile idrar torbasında fazla idrar kalması böbreklere zarar verir. İdrar torbası içerisinde ürik asit taşlarını oluşumuna yol açar. idrar yolları ve mesanede enfeksiyonlar oluşturabilir.

prostat image

BÜYÜMÜŞ PROSTAT                                                      SAĞLIKLI PROSTAT

Yaşla birlikte ama yaşa tamamen bağımlı olmaksızın prostat büyümesi yaşanmaktadır. Büyüyen prostat erkeklerde idrar atımını zorlaştırmaktadır. Bu durumda gece idrara çıkma sıklığı artmakta ve uyku düzensizlikleri yaşanmaktadır.

Bu durum tedavi edilmez ise idrar yolu rahatsızlıkları başlayabilir. Ama en önemlisi böbrekler zarar görebilir.

Bunun başlıca sebeplerinden biri stresli bir hayat sürmektir. Stres düzeyinin geçici olarak yüksekliği veya düşüklüğü bu rahatsızlığa neden olmaz. Stresin düşük dozda ama sürekli olması, kronik stres, bu rahatsızlığı tetiklemektedir. Diğer bir faktör günün çoğunda oturarak çalışmak veya dinlenmektir.

Çok yağlı gıdalar, obezite ve bunun sonucunda ortaya çıkan rahatsızlıklar, hareketsiz bir hayat, pozitif hayat sevinci eksikliği, cinsel uyumsuzluk, cinsel ilişki azlığı prostat büyümesinin diğer nedenleri arasındadır.

Alkol ve ama bundan daha önemlisi şarap ve bira prostat büyümesinde çok etkilidir. Triptofan hormonundaki artış da prostat büyümesine neden olan faktörler arasındadır.

Kadmiyum sigara dumanında bol miktarda bulunmaktadır. Bilimsel çalışmalar kadmiyumun prostat büyümesi üzerine olan etkileri konusunda karışık olmakla birlikte, prostat büyümesini olan olumsuz etkileri göz ardı edilmemeli ve sigara dumanından uzak durulmalıdır.

Prostat büyümesine yol açan faktörler vardır; Vücutta erkeklik hormonu androjenin azalır, dişilik hormonu estrojen, prolaktin, luteinizan hormon (LH) ve folocule stimulateing hormone (FSH) artar, hipofiz hormon düzeyindeki değişiklikler ortaya çıkar. Bu süreç sürdükçe erkeklik hormonu testesteron düşer ve prostatta birikmeye başlar. Biriken testosteron hormonu vücuttan bir şekilde atılamazsa,süreç içerisinde artan 5 alpha redüktaz hormonunun etkisi ile, dihidrotestesterona dönüşür. Prostatı büyüten durum, prostat içerisinde artan bu dihidrotestosteron düzeyidir. Dihidrotestesteronun vücuttan atılabilmesi için 5 alpha redüktaz hormonunun  ve artan dişilik hormonu estrojen düzeyinin düşürülmesi önemlidir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Bitkisel Tedavi

Bitkisel tedaviler idrar torbasında kalan idrar miktarının 150 cc’den az olması halinde etkili olmaktadır. Bu tedaviler hafif ve orta düzeydeki vakalarda önemlidir.

Günde 2 defa 160 mg. saw palmetto ekstraktı 4-6 hafta içerisinde önemli bir rahatlama sağlamaktadır. Saw palmetto en önde gelen bitkisel destek olmakla birlikte Phyllanthus Emblica (amla), cernilton (arı poleni ekstesi), pygeum (afrika eriği) ve urtica (ısırgan otu) önem sırasına göre kullanılan diğer bitkisel takviyelerdir. Bir kişi birinden tam fayda temin edemez ise bunlardan birini de deneyebilir.  Bunlardan amla isimli bitkisel destek, Türkiye’de yetişen Hint bektaşi üzümünden (Ribes Uva-Crispa)farklıdır. Phyllanthus Emblica (amla) prostat büyümesi yanında, Tip-2 şeker hastalığının tedavisinde, saçların canlandırılmasında, kalp damar hastalıklarının tedavisinde ve vücuttaki yangılanmaların tedavisinde de başarılı bir destek durumundadır. Kalite, fiyat  ve uygunluk açısından yaptığım araştırmada İngiltere’de bulunan aşağıdaki internet sitesi tercih edilecek bir alım merkezi olarak öne çıkmaktadır.

https://www.buywholefoodsonline.co.uk/rewardsref/index/refer/id/270022/

Tedavide iz elementlerin kullanılması

İz element olarak vücutta çinko eksikliğinin giderilmesi ve çinko desteği alınması çok önemlidir. Hormon metabolizmasında kilit rol oynadığı bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir. 5-alpha redüktaz hormon düzeyini düşürdüğü, androjen hormonunun sitosola ve nükleer androjen reseptörlerine bağlanmasını önlediği için için ek çinko takviyesinin prostat büyümesini engelleyebileceği gösterilmiştir.

Çinko takviyesi, hipofiz tarafından prolaktin hormonunun üretimini engellediği için ayrıca önemlidir. Prolaktin hormonu testosteronun prostatta tutulumunu arttırmaktadır.

Böcek ve bitki ilaçlarından uzak durulması ve esansiyel yağ asitlerinin tüketilmesi önemlidir. Kolesterol seviyesinin 200 mg/dl altında tutulmasına da ayrıca özen gösterilmelidir.

Esansiyel yağ asitlerinin (EFA) düzenli bir şekilde takviye olarak alınması prostat büyümesinde 4-6 hafta içerisinde önemli bir rahatlama sağlamaktadır. 19 vakadan 12 si böyle bir tedavi sonucunda idrarını tamamen boşaltabilmektedir.

Bu süreçte diyet de önemli bir etmendir.

Yüksek Protein diyeti

Yüksek Protein diyeti takip edilmelidir. %44 Protein, %35 karbonhidrat %21 yağ içeren bir diyet vücutta 5 alpha reductaz enziminin düşük tutulmasını sağlayabilir.

%10 protein, %70 karbonhidrat %20 lik bir yağ diyeti ise 5 alpha redüktaz hormonunu arttırdığı için prostat büyümesini tahrik edebilir.

Amino asit tedavisi

Amino asitler nörotransmiterlara olan etkileri nedeni ile ve idrar torbası dolu hissini normalleştirmeleri ile etkili olabilmektedir.

Glicin, alenin ve glutamik asit amino asitlerinin belli dozda kullanılması tedavi konusunda çok önemlidir. Glutamik asit alımı 2 hafta boyunca günde 3 defa 390 mg’lık 2 kapsül ve ondan sonra günde 3 defa 1 kapsül olarak düzenlenebilir. Boyle bir tedavi ile gece idrara çıkmada % 95,  idrar zorlamasında %81 ve idrar sıklığı % 73, idrarda gecikme %71 düzeyinde düzelmiştir.

Prostat büyümesini önlemek üzere ticari ilaçlar da bulunmaktadır. Bunlar ciddi yan etkileri dikkate alınarak kullanılmalıdır.

Kolesterol tedavisi

Yüksek kolesterolün prostat büyümesine yol açtığı bilinmektedir. Kolesterol yüksekliği önemli bir sebep olarak mutlaka kontrol altına alınmalıdır.

İzoflovanoidler; genistein ve daidzein’lerle tedavi

Soya fasulyesinde bulunan İzoflovanoidler; genistein ve daidzein’ler estrojen reseptörleri üzerine olan etkileri ve 5-alpha redüktaz enzim düzeyini düşürmeleri açısından tedavide önemli bir yer edinmektedir.

Günlük 100 gr civarında tofu veya başka bir soya ürünü 90 mg. Beta-sitosterol içermektedir. Bu dozaj tedavide önemi bir gelişme sağlayabilmektedir.

Sibernetik Tıpta Prostat Tedavisi

Sibernetik tıpta prostat tedavisi prostat hücrelerinin frekansının incelenmesi ile yapılır. İnceleme sonucu prostat büyümesine neden olan hücrelerin bozulan frekansları sibernetik cihazlarla normalleştirilerek tedavi yapılmaktadır.

Operasyonel Tedavi

Aşırı büyümüş bir prostatın idrar yollarını tamamen tıkamış olması durumunda acil bir ameliyat kararı verilebilir. En son ameliyat teknikleri ile artık cinsel yaşamı fazla etkilemeyecek şekilde prostatın boyutları normalleştirilebilmektedir.  Da Vinci Cerrahi Sistemi bu konudaki en son ameliyat tekniklerinden biridir.

 

ZEYTİNYAĞI ERKEKLERDE TESTESTERON HORMONU DÜZEYİNİ %40 YÜKSELTMEKTEDİR/ OLIVE OIL RAISES THE TESTESTERON LEVEL UP TO 40%

Zeytinyağı erkeklerde testesteron düzeyini % 40 yükseltiyor.
 
Yunanistan’da bilim insanları tarafından yapılan bilimsel çalışmalar göstermiştir ki; günde 9 kaşık ( çeyrek çay bardağı kadar) soğuk sıkma zeytinyağı içenlerde testesteron (erkeklik hormonu) düzeyinin %40 yükseldiği gösterildi. Zeytinyağının kalp ve beyin damar rahatsızlıklarına iyi geldiği zaten biliniyordu. Zeytin yağının bu etkisinin dolaşım sisteminde iyileşme yaratmasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Bu sebeple böyle bir etkinin bayanlarda yan etkisi de olmayacaktır; Hatta vajinal bölgenin kanlanmasında iyileşme görülebilecektir. Böyle bir diyetin Akdeniz tarzı diyetle desteklenmesi halinde daha iyi sonuçlar alınacağı bilinmektedir.testesteron1

TIP 2 ŞEKER HASTALIĞININ NEDENİ VE TEDAVİSİ/REASONS OF DIABETUS MELLITUS AND ITS TREATMENT

 

OBEZİTE VE KARACİĞER YAĞLANMASI TİP 2 ŞEKER HASTALIĞININ EN ÖNEMLİ NEDENİDİR.

TİP 2 ŞEKER HASTALIĞI UYGUN BİR TEDAVİ İLE ŞEKERÖNLENEBİLİR.

Şeker hastalığının önlenememesi kalp-damar ve böbrek rahatsızlıkları başta olmak üzere körlük dahil bir çok ciddi rahatsızlıklara neden olur.

En son yapılan bilimsel araştırmalar göstermektedir ki; karaciğer ve pankreastaki yağlanma ile tip-2 diyabet (şeker) hastalığı arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Karaciğerdeki yağ oranı %5 in üzerine çıktığı zaman tip 2 diyabet riski giderek artmakta ve neticede şeker hastalığı başlamaktadır.  Bunun nedeni karaciğerde yağ oranı arttıkça artan yağ,  insülin hormonu sağlayan pankreasa yayılır. Pankreasa yayılan yağ hücreleri insülin hücrelerini sıkıştırarak onların insülin üretimini engeller.

 Karaciğer %10 yağlanmış halde ise, uygun bir tedavi ile bu oran 4 haftada %5 e düşürülebilir ve normalleşebilir.

Uygun bir tedavi ile, karaciğer yağlanmasının önlenmesini takiben, 8 haftada %1 yağ kaybeden pankreas sağlıklı hale gelebilir ve insülin hormonu üreten hücreler insülin hormonu üretmeye başlayabilir. Böylece şeker hastalığı son bulmuş olur.

TIP 2 DİYABET (ŞEKER) HASTALIĞINI ÖNLEMEK İÇİN NE YAPILMALIDIR?

Tip 2 şeker hastaları için karaciğer yağlanmasını önleyecek ve karaciğer yağ oranını %5 in altına düşürecek uygun bir diyet çok önemlidir. Şeker hastalığını önlemek üzere yapılacak tedavide bütün vücut için sibernetik homostatis analizi yapılarak karaciğer ve pankreas yağlanmasına neden olan tüm faktörler belirlenir. Bu faktörler dikkate alınarak yapılacak bir tedavi sonucu  2 aylık bir süre sonunda TIP-2 şeker hastalığı önlenebilmektedir.