LENFOMA TEDAVİSİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER- THE MUSTS AT LYMPHOMA TREATMENT

LENFOMAYA KARŞI ALINACAK ÖNLEYİCİ VE TAKVİYE EDİCİ KLİNİK BESLENME TEDBİRLERİ

(PRECAUTIONS AGAINST LYMPHOMA AND CLINICAL DIET)

   

  1. LENFOMA SÜRECİNİN BAŞLAMASI

KAROTENOIDLERİN KORUYUCU ANTİOKSİDAN ETKİSİNİN NON-HODGINS LENFOMANIN (NHL)- HODGINS TİPİ DIŞI LENFOMA- ÖNLENMESİNDE ÖNEMLİ ROLÜ OLDUĞU BİLİNMEKTEDİR.  REAKTİF OKSİJEN YAPILI MOLOKÜLLERİN (SERBEST RADİKALLER) OKSİDATİF STRES ETKİLERİ İLE DNA YAPILARINDA MEYDANA GELEN HASAR, NHL’NIN GELİŞMESİNDE ÖNEMLİ ROL OYNAMAKTADIR. BU DURUM ANTİ OKSİDAN ZENGİNİ BİR DİYETLE BESLENMENİN ÖNEMİNİ GÖSTERMİŞTİR.

SERBEST RADİKALLER ELEKTRON DENGESİNİ KAYBETMİŞ MOLEKÜLLERDİR. BUNUN BAŞLICA NEDENLERİ SU, HAVA, GIDA VE DÜŞÜNCE KİRLİLİĞİ OLMAKLA BİRLİKTE, GÜNEŞ IŞINLARININ RADYASYON ETKİSİDİR.

SERBEST RADİKALLERİN NORMAL HÜCRELERİN DNA YAPISINA ZARAR VERMESİ İLE KANSER SÜRECİ BAŞLAMAKTADIR.

  1. LENFOMA SÜRECİNİN GERİLETİLMESİ

SERBEST RADİKALLERİN HÜCRE DNA’SINA, YAĞLARINA VE PROTEİNLERİNE ZARAR VERMESİNİ ÖNLEMEK İÇİN, TEMİZ GIDA BAZINDA,  ANTİ OKSİDAN BESİNLERE, VİTAMİN VE MİNERAL MADDELERE ÖNCELİK VERİLMELİDİR.

III. KLİNİK BESLENMEDE DİKKAT EDİLECEK KONULAR

III.1 ANTİ OKSİDAN BESİNLER

ANTİ OKSİDAN BESİNLER SERBEST RADİKALLERİN OKSİTLEME (PASLANDIRMA- TAHRİBAT) VE DNA TAHRİBATINA OLAN ETKSİNİ ÖNLER.  BU BESİNLER KANSER ESNASINDA VÜCUDUMUZDA OLUŞAN SERBEST RADİKAL ZİNCİRİNİ KIRMAK ÜZERE ÜRETİLEN SUPEROXIDE DISMUTASE, CATALASE VE GLUTATHİONE PEROXIDASE GİBİ ENZİMLERİN ÜRETİLMESİNİ DE KOLAYLAŞTIRIR.

ANTİ OKSİDAN BESİNLERİN BAŞINDA KAROTENOİDLER GELİR. BU BESİNLER YAKLAŞIK 600 CİVARINDA BİTKİ PİKMENTİNİN GENEL ADIDIR. SARI, TURUNCU VE KIRMIZI RENKLİ SEBZE VE MEYVELER GENEL OLARAK KAROTEINCE ZENGİNDİR.

KAROTEİNLERDEN LUTEIN VE ZEAXANTHIN’CE ZENGİN BESİNLERİN HODGINS DIŞI LENFOMA (NHL) RİSKİNİ %46 ORANINDA, ÇİNKO ALIMININ İSE %42 ORANINDA DÜŞÜRDÜĞÜ ARAŞTIRMALAR NETİDCESİNDE TESPİT EDİLMİŞTİR.

TÜM KAROTENOİDLER YAĞDA ERİDİKLERİ İÇİN BU BESİNLER ALINIRKEN, SALATAYA YAĞ EKLEMEK GİBİ,  MUTLAKA BİR MİKTAR SIVI YAĞ İLE BİRLİKTE ALINMALIDIR.  KAROTENOİD BESİNLER A VİTAMİNİ KAYNAĞIDIR, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR VE ÜREME SİSTEMİNİN DÜZGÜN ÇALIŞMASINI SAĞLARLAR

III.1.1 EN ÖNEMLİ KAROTENOİDLERDEN BETA- KAROTEN VE LUTEIN AÇISINDAN ZENGİN BESİNLER

KAROTENOİD AÇISINDAN ZENGİN BİTKİSEL BESİNLER

RENK OLARAK: SARI, TURUNCU VE KIRMIZI RENKLİ BESİNLER

BESİN OLARAK: GENEL OLARAK TURUNCU RENKLİ BESİNLERDE BULUNUR. TATLI PATATES, HAVUÇ, KAYSI, MANGO, KABAK, ISPANAK, KARALAHANA, BÜRÜKSEL LAHANASI

KARATONOİD EMİLİMİNİ ARTTIRAN BİTKİLER:

BAHARATLAR, KIRMIZI VE YEŞİL ACI BİBER

KARATONOİD AÇISINDAN ZENGİN HAYVANSAL BESİNLER:

SOMON, KABUKLU SU ÜRÜNLERİ, SÜT, YUMURTA SARISI

 LİKOPEN İÇEREN BİTKİSEL BESİNLER:

DOMATES, GUAVA, PEMBE GREYFURT, KARPUZ

3.1.2 KAROTENOİDLERİN İLAÇLARLA ETKİLEŞİMİ

KOLSERTOL DÜŞÜRÜCÜ İLAÇLAR: COLESTİPOL, COLESTİD VE CHOLESTYRAMİNE GİBİ

SAFRA ASİDİ ÖNLEYİCİLER,

STEROLLERLE ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ MARGARİNLER

ABUR CUBUR (PATATES ÇİPSİ GİBİ) GIDALARDA KULLANILAN SENTETİK YAĞ “OLESTRA”

III.1.3 KAROTENOİDLERİN DİĞER BESİNLERLE ETKİLEŞİMİ

BETA KAROTEN, BİR DİĞER KAROTENOİD OLAN LUTEİNİN EMİLİMİNİ AZALTARAK REKABET ETMEKTEDİR.

DİYETLERE DAHİL EDİLEN PEKTİN KAROTENOİD EMİLİMİNİ AZALTMAKTADIR.

III.1.4  LENFOMAYA KARŞI ETKİLİ OLAN ANTİ OKSİDAN VİTAMİN VE MİNERALLER

SELENYUM: TUNA VE MORİNA BALIĞI
VİTAMİN A:   ISPANAK, KALE, HAVUÇ VE KAVUN

ŞEKER HASTALIĞI BULUNANLAR BETA KAROTENİ VİTAMİN A’YA ÇEVİRMEDE SIKINTILAR YAŞAYABİLİR. BU SEBEPLE A VİTAMİNİ DESTEĞİNE İHTİYAÇ DUYABİLİRLER.

VİTAMİN C: TURUNÇGİLLER; PORTAKAL, GREYFURT. YEŞİL VE KIRMIZIBİBER, KİVİ, BROKOLİ, ÇİLEK, MAYDANOZ.

VİTAMİN E: AYÇİÇEĞİ ÇEKİRDEĞİ, PİŞMİŞ DOMATES VE SALÇALARI, BADEM, BUĞDAY TOHUMU.

POLİFENOL: SOYA, SİYAH ÇİKOLATA, YEŞİL ÇAY, ERİK, AHUDUDU, YABAN MERSİNİ, KABUKLU YEMİŞLER VE ELMA.

GLUCOSİNALLER: SUTERESİ, KABAK, KARNABAHAR, BRÜKSEL LAHANASI, BROKOLİ, KIVIRCIK LAHANA.

RESVERATROL: ÜZÜM VE ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ, KIZILCIK, YERFISTIĞI, YABAN MERSİNİ.

LUTEİN: ISPANAK, KALE, BROKOLİ, KİVİ, KIRMIZI ÜZÜM, MISIR, ALFAALFA, YUMURTA SARISI, KARALAHANA.

LİKOPEN: PİŞMİŞ DOMATES VE SAÇLA, KARPUZ VE KAYISI

ASTAXANTHINE: SOMON, ALABALIK VE KRİL BALIKLARINDA BULUNUR.

CRYPTOXATHINE: ŞEFTALİ, PAPAYA, MANDALİNA VE PORTAKALDA BULUNUR.

III.2 ELEKTROMANYETİK GÜCÜ YÜKSEK BESİNLERİN ALINMASI

BİTKİLER GENELLİKLE 20-22 MHz DÜZEYİNDE BİR FREKANSA SAHİP OLUP VÜCUDUMUZA VERDİĞİ CANLILIK DÜŞÜKTÜR. BİR TAZE MEYVE 80 MHz DÜZEYİNDE CANLILIK KATAR.

KANSER, VÜCUTTAKİ CANLILIĞIN  42 MHz DÜZEYİNE DÜŞMESİYLE BAŞLAR. BU SEBEPLE TAZE MEYVE, SEBZE VE MEYVE SULARI KANSERİN ÖNLENMESİ VEYA GERİLETİLMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİDİR.

III.3 ESANSİYEL YAĞLARIN KULLANILMASI

YÜKSEK KALİTELİ ESANSİYEL YAĞLARIN HÜCRELERİMİZE KATTIĞI CANLILIK 52-320 MHz DÜZEYİNDEDİR.  KANSERE KARŞI UYGUN YAĞLARIN KULLANILMASI HÜCRELERİN ENERJİ DÜZEYİ YÜKSELTİR. YÜKSEK ENERJİ DÜZEYİ KANSERİN ÖNLENMESİNDE VE TEDAVİSİNDE BATI TIBBINA YARDIMCI OLABİLİR. [i]

KANSER SÜRECİ BAŞLADIĞI ANDA VÜCUDUMUZUN 62-68 MHz ARALIĞINDA OLAN ELEKTRO MANYETİK ALANI 42 MHz’E DÜŞER; 20 MHz’DE İSE ÖLÜM SÜRECİ BAŞLAR.

III.4 KANSERİN GELİŞMESİNDE IŞIK KAYNAĞININ DEĞİŞEN ROLÜ

III.4.1 EPİFİZ BEZİNİN ROLÜ

VÜCUDUMUZDA YAKLAŞIK 100 CİVARINDAKİ GÜNLÜK FAALİYET İÇ VE DIŞ ÇEVRE ŞARTLARINA GÖRE KONTROL EDİLEREK DÜZENLENİR. BEYİN BÖLGESİNDEKİ EPİFİZ BEZİ KULAKTAN GELEN SES VE GÖZDEN GELEN IŞIK İLE BEYNİ ŞARJ EDER. EPİFİZ BEZİ GECE VE GÜNDÜZÜN SÜRELERİNİ BEYNE KAYDEDEREK GECE VE GÜNDÜZ YANINDA, MEVSİMSEL DEĞİŞİKLİKLERE GÖRE DE VÜCUDUMUZUN REAKSİYON VERMESİNİ SAĞLAR. EPİFİZ BEZİ BU AMAÇLA KARANLIKTA MELATONİN HORMONU SALGILAR.

YETERLİ MELATONİN HORMONUNUN SALGILANMASI İLE ÖMÜR %20 CİVARINDA UZAYABİLİR. YAŞLANMA, RAHATSIZLIK VE HASTALIKLAR AZALIR. CİLT GÜZELLİĞİ ARTAR, STRES VE STRES KAYNAKLI HASTALIKLAR AZALIR.

MELETONİN HER HÜCREYE YAYILIR. DOZUNDA YAYILAN BİR MELATONİN KANSERİ ÖNLEYEBİLECEĞİ GİBİ, YANLIŞ DÜZENLENMESİ SONUCUNDA KANSERE NEDEN OLABİLİR.

EPİFİZ BEZİNİN ÜREME, BÜYÜME, VÜCUT ISISI, KAN BASINCI, MOTOR FAALİYETLER, UYKU, TÜMÖR BÜYÜMESİ, RUH HALİ, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ VE UZUN YAŞAM ÜZERİNDE ÖNEMLİ ETKİLERİ OLDUĞU BİLİNMEKTEDİR.

IŞIĞA GÖRE FAALİYET GÖSTEREN EPİFİZ BEZİNİN BU ÖNEMLİ GÖREVLERİ IŞIĞIN RUHSAL, ZİHİNSEL, DUYGUSAL VE BEDENSEL SAĞLIĞIMIZ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİ DE AÇIKLAR.

III.4.2 GÜNEŞ IŞIĞININ SAĞLIKLI YAŞAM ÜZERİNDEKİ ROLÜ

DOĞAL YASALAR, TÜM EVERENİ AYNI ŞEKİLDE ETKİLER. SUNİ IŞIK ALTINDA UZUN ZAMAN GEÇİREN BİTKİLERDEKİ HÜCRESEL BOZUKLUKLARIN İNSAN HÜCRELERİ ÜZERİNDE DE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ ETKİLEYEREK KANSERE NEDEN OLABİLECEĞİNİ ÖNGÖRMEK İÇİN KAHİN OLMAYA GEREK YOKTUR. SUNİ IŞIĞIN EPİFİZ BEZİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ ÇOK ÖNEMLİDİR. BU SÜRE NE KADAR ÇOK OLURSA RUHSAL, ZİHİNSEL, DUYGUSAL VE FİZİKSEL RAHATSIZLIKLAR ARTMAKTADIR. BU DURUM, DOĞAL GÜNEŞ IŞIĞI  ALTINDA YAŞAYANIN SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE BESLENMESİ, SUNİ IŞIK ALTINDA YAŞAYANIN İSE SAĞLIKSIZ BESLENMESİ DEMEKTİR.

SUNİ GÜNEŞ IŞIĞI HÜCRE DUVARLARINI ZAYIFLATARAK HASTALIKLARA NEDEN OLMAKTADIR. DOĞAL GÜNEŞ IŞIĞI,  HÜCRE ZARININ DAHA GEÇİRGEN OLMASINI, HÜCRE ENERJİ SEVİYESİNİN VE DNA ÜRETİMİNİN YÜKSELMESİNİ SAĞLAYARAK TÜM HÜCRE METOBOLİZMASIN DAHA VERİMLİ OLMASINA SEBEP OLMAKTADIR.[ii]

RENKSİZ CAM, DOĞAL GÜN IŞIĞINININ ULTRAVİOLE KISMINI %99 ORANINDA KIRMAKTADIR. PLASTİKLER İSE %95 ORANINDA GEÇİRMEKTEDİR. ÖZELLİĞİ OLMAYAN CAM GÜNEŞ GÖZLÜKLERİ YERİNE ŞEFFAF PLASTİK GÖZLÜKLERİN KULLANILMASI VEYA DAHA İYİSİ HİÇ GÖZLÜK KULLANILMAMASI, TV VE BİLGİSAYAR GİBİ SUNİ IŞIK YAYICILARINDAN UZAK DURULMASI DNA HASARININ ORTAYA ÇIKMA İHTİMALİNİ AZALTARAK, KANSER RİSKİNİ ÖNLEMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİDİR[iii].

III.4.2.1 GÜNEŞ IŞIĞININ CİNSELLİK VE CİNSEL EĞİLİMLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

BALIKLAR ÜZERİNDE YAPILAN DENEMELERDE, SUNİ IŞIK ALTINDA ÇİFTLEŞEREK HAMİLELİĞİNİ GEÇİREN BALIKLARIN YAVRULARININ HEPSİNİN DİŞİ OLDUĞU VE BUNLARIN %20’SİNİN DAHA SONRA CİNSEL EĞİLİM BOZUKLUKLARI GÖSTERDİKLERİ ARAŞTIRMALARLA BULUNMUŞTUR.[iv]

ÇİNÇİLLALAR ÜZERİNDE 1970 YILINDA CHINCILLA RESEARCH VAKFI TARAFINDAN UTICA-ILLIONIS’TE YAPILAN DENEMELERDE DE AYDINLATMADA KULLANILAN IŞIĞIN DOĞAN HAYVANLARIN CİNSİYETİ ÜZERİNDE ÖNEMLİ ROL OYNADIKLARI GÖRÜLMÜŞTÜR. AYDINLATMA SÜRESİ KISALDIKÇA NORMAL DOĞUM MEVSİMLERİNDEN SAPMALAR DA GÖRÜLMÜŞTÜR.

III.4.2.2 GÜNEŞ IŞIĞININ DİŞ MİNESİ VE ERKEK CİNSEL ORGANI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

GÜNEŞ IŞIĞININ DNA ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ HAMSTERLER ÜZERİNDE YAPILAN BİR DİĞER ARAŞTIRMA İLE ORTAYA ÇIKMIŞTIR. TAM SPEKTRUMDA GÜNEŞ IŞIĞI ALAMAYAN HAMSTERLERİN DİŞ MİNELERİNDE 10 KAT DAHA FAZLA ÇUKURLUKLARA VE ERKEK CİNSEL ORGANININ %20 DAHA KÜÇÜK OLMASINA SEBEP OLMAKTADIR.[v][vi]

III.4.2.3 GÜNEŞ IŞIĞININ KIZ ÇOCUKLARININ GELİŞİMİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

DİĞER TARAFTAN ŞİKAGO’YA GÖRE DAHA GÜNEŞLİ BİR BÖLGE OLAN KALİFORNİA’DA KIZ ÇOCUKLARINI GÖĞÜSLERİ DAHA ERKEN İRİLEŞİP, DAHA ERKEN ADET GÖRDÜKLERİ TESADÜF DEĞİLDİR.

BU OLAY GÖSTERMEKTEDİR Kİ; DOĞAL GÜNEŞ IŞIĞI DNA MUTASYONLARINI ÖNLEYEREK, NORMAL GELİŞİM SÜRECİNİ DESTEKLEMEKTEDİR.

III.4.2.4 GÜNEŞ IŞIĞININ EKLEM ROMATİZMASI ÜZERİNDE ETKİSİ

DOKTORLARIN GÖRÜŞLERİNİ DE ALARAK GÜNDE 2 SAAT GÖZLÜKSÜZ BİR ŞEKİLDE GÜNEŞ IŞINI ALANLARIN ROMATİZMAL AĞRILARINDA ÖNEMLİ RAHATLAMALAR OLDUĞU GÖRÜLMÜŞTÜR. NORMAL CAM GÖZLÜKLER GÜNEŞİN UV IŞIKLARINI %99 ORANINDA GEÇİRMEDİĞİNDEN, %95 ORANINDA GEÇİREN RENKSİZ PLASTİK GÖZLÜKLERİN KULLANILMASI UYGUN OLABİLİR.

III.4.2.5 GÜNEŞ IŞIĞININ KANSERLİ HÜCRELER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

KANSERİN BİR VİRÜS TARAFINDAN MI OLUŞTUĞU, YOKSA HÜCRE İÇERİSİNDEKİ BİR BESİN VEYA IŞIK EKSİKLİĞİNDEN MEYDANA GELEN KİMYASAL GELİŞİMDEN Mİ ORTAYA ÇIKTIĞI KONUSUNDA TARTIŞMALAR VARDIR.

DOKTOR WRIGHT TARAFINDAN YAPILAN ÖNCÜ BİR ARAŞTIRMADA, 15 KANSERLİ ÖĞRENCİYE GÖZLÜK TAKMADAN VE GÜNEŞTEN BAŞKA SUNİ IŞIK YAYAN  BİR ORTAMDA BULUNMADAN, GÜN İÇİNDE MÜMKÜN OLDUĞUNCA UZUN BİR SÜRE, BİR KAÇ AY KALMALARI SÖYLENDİ. ÖĞRENCİLERİN BİRİ YANLIŞ ANLAMA SONUCU GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ TAKMADIĞI HALDE, BU ÖĞRENCİ DAHİL, NORMAL GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ TAKMALARINA RAĞMEN 15 ÖĞENCİDE KANSER GELİŞİMİ DURDU VE BİRKAÇ TANESİNDE GERİLEME GÖRÜLDÜ.

KANSERE KARŞI HASSAS OLAN C3H FARELERİ ÜZERİNDE, PEMBE IŞIK, FLORESAN GÜN IŞIĞI VE PENCEREDEN GELEN GÜNEŞ IŞIĞI ALTINDA DENEMELER YAPILMIŞTIR. BUNLARDAN, PEMBE IŞIK ALTINDA YAŞAYAN FARELERDE DOĞAN YAVRU SAYISINDA DÜŞME GÖRÜLMÜŞ VE BUNLAR İLK ÖNCE KANSERE YAKALANMIŞTIR. BUNLARDAN 1 AY SONRA FLORESAN IŞIK ALTINDAKİLER, BUNLARDAN 2 AY SONRA DA CAM ARKASINDAN GÜNEŞİ GÖRENLER KANSERE YAKALANMIŞTIR. NORMAL PENCERE CAMININ IŞIĞI FİLTRE ETMESİNİN DAHİ KANSER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ BÖYLECE GÖRÜLMÜŞTÜR.  [vii]

Dr. JACOB LIBERMAN “IŞIK- GELECEĞİN İLACI” LIGHT- MEDICINE IN THE FUTURE İSİMLİ KİTABINDA GÜNDE 1 SAAT KADAR GÜNEŞTE KALMAYI TAVSİYE ETMEKTEDİR. GÜNEŞ IŞIĞINDAN FAYDALANMAK ARABANIN İÇİNDE CAMLAR İNMİŞ OLARAK VEYA GÖLGE’DE VEYA AÇIK HAVADA SAAT 10.00 VE 14.00 ARASI DIŞINDA OLABİLİR. BÖYLECE GÜNEŞ IŞIĞININ SALGI BEZLERİMİZ, ÜREMEMİZ, DAVRANIŞLARIMIZ, DUYGULARIMIZ, ZİHİNSEL FAALİYETLERİMİZ BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK YARARLARINDAN İLAÇ GİBİ FAYDALANABİLİRİZ.

III.4.2.6 GÜNEŞ IŞIĞININ ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ÜZERİNE OLAN ETKİSİ

SARASOTA FLORİDA’DA VE KALİFORNİA’DA BİR OKULUN 4. SINIFINDA PİLOT ÇALIŞMA YAPILMIŞTIR. FLORESAN IŞIK ALTINDA BULUNAN ÇOCUKLARDA HİPER AKTİVİTE, SİNİRLİLİK, YORGUNLUK, HUYSUZLUK, DİKKAT BOZUKLUĞU GÖRÜLMÜŞTÜR. GÜNEŞ IŞIĞININ TÜM RENKLERİNE SAHİP (FULL SPEKTRUM) NORMAL LAMBALAR KULLANILAN OKULLARDAKİ ÇOCUKLARDA BU DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI GÖRÜLMEDİĞİ GİBİ VAR OLANLAR DA DÜZELMİŞTİR.

III.4.3 FLORESAN IŞIĞININ KANSEROJEN ETKİSİ

FLORESAN IŞIĞI SAĞLIĞIMIZ ÜZERİNDE FARKLI ETKİLER YARATMAKTADIR.

III.4.3.1 FLORESAN IŞIĞININ BESİNLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Dr. LUIS PASTÖR, POLARİZE IŞIĞIN SAF ORGANİK BESİN SOLÜSYONLARI İÇERİSİNDE SAĞA VE SOLA BÜKÜLEBİLDİĞİNİ GÖSTERMİŞTİR. ANCAK SUNİ OLARAK YAPILAN ORGANİK YİYECEKLERDE BUNUN MÜMKÜN OLMADIĞINI DA TESPİT ETMİŞTİR.

BUNUN KİŞİLER ÜZERİNDEKİ ANLAMI İLGİNÇTİR. FLORESAN LAMBA GİBİ DÜŞÜK DÜZEYLİ RADYASYONUN, KİŞİLERİN BESLENME ŞEKLİNE GÖRE, SAĞLIK DÜZEYİNİ FARKLI ETKİLEDİĞİ ANLAŞMAKTADIR. BİR KİŞİ SENTETİK RENK PİKMENTLERİ İÇEREN ORGANİK GIDA ALDIĞINDA ALLERJİK VEYA KANSOREJEN ETKİLERE MARUZ KALIRKEN, DOĞAL RENK PİKMENTLERİ İÇEREN ORGANİK BESİNLERLE BESLENENLER BU TEHLİKEYE MARUZ KALMAMAKTADIR. [viii]

III.4.3.2 FLORESAN IŞIĞININ KANSOREJEN ETKİSİ

FLORESAN IŞIĞI KATOTTAN YAYDIĞI RADYASYON İLE CİLT KANSERİNİN BAŞLICA NEDENİ OLABİLİR. FLORESAN IŞIĞININ KURŞUN FOLYE İLE FİLİTRELENMESİ BUNU ENGELLER. FLORESAN LAMBA ALIRKEN YAYDIĞI RADYASYONUN BİR ŞEKİLDE FİLİTRELENİP FİLİTRELENMEDİĞİNE DİKKAT ETMEK GEREKİR.

GECELERİ KULLANILAN HERHANGİBİR PARLAK IŞIK KAYNAĞI BİYOLOJİK SAATİMİZİ DURDURUR. BU DURUMDA EPİFİZ BEZİNİN MELATONİN HORMONU SALGILAMA SÜRECİ DURUR. BU SEBEPLE GECE YATARKEN KULLANILAN IŞIKLARIN KIRMIZI RENKTE OLMASI ÖNEMLİDİR.

SOLUK BEYAZ IŞIK KAYNAKLARI STRES HORMONLARININ (ACTH VE KORTİZOL) YÜKSELMESİNE SEBEP OLURKEN, FUL SPEKTRUM DOĞAL IŞIK KAYNAKLARININ BÖYLE BİR ETKİLERİ YOKTUR. BU SEBEPLE ALMANYA’DAKİ HASTANELERDE SOLUK BEYAZ IŞIKLARIN KULLANILMASI YASAKLANMIŞTIR.[ix]

BRITISH MEDICAL JOURNAL’DA YAYINLANAN LONDRA VE SİDNEY’DE YAPILAN ARAŞTIRMALAR SONUCU KÖTÜ HUYLU MELENOMA’YA GÜNEŞ IŞIĞI ALTINDA ÇALIŞANLARDA, OFİS ŞARTLARINDA ÇALIŞANLARA GÖRE ÇOK DAHA AZ RASTLANMIŞTIR.[x]

III.4.4 GÜNEŞ GÖZLÜĞÜNÜN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİSİ

KIRMIZI VE BUNA YAKIN SICAK RENKLİ GÜNEŞ GÖZLÜKLERİ İNSAN PSİKOLOJİSİ ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİLER YARATARAK STRES DÜZEYİNİ YÜKSELTİR VE BUNUN SONUCU KANSERİN GELİŞMESİ İÇİN UYGUN ORTAM HAZIRLARKEN ,YEŞİL VE BUNA YAKIN RENKLER OLUMLU OLARAK ETKİLER.

PARLAK GÜNEŞ IŞIĞI KARŞISINDA GÖZ BEBEĞİMİZ KISILARAK DAHA AZ UV IŞIĞI ALMAMIZI VE GÖZÜMÜZÜN KAMAŞMASINI ENGELLER. GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ KULLANILINCA GÜNEŞİN UV VE INFRARED IŞINLARI ENGELENİR VE GÖZ BEBEĞİMİZ KISILMAZ, AÇILIR. GÖZ MERCEĞİNİN VEYA LENSİN VEYA OPTİK GÖZLÜĞÜN UV IŞIKLARINI EMEREK ETKİSİZ HALE GETİRMEMESİ DURUMUNDA ÇEŞİTLİ YOLLARLA GÖZE DAHA FAZLA GELEN UV IŞINLARI GÖZÜN HASSAS DOKUSUNU VE BEYİN DOKULARINI ETKİLEYEREK, KANSEROJEN ORTAM YARATABİLİR.

AFRİKA’NIN BATI KIYILARINDA GÜNEŞ GÖZLÜKLERİ KULLANILMADAN ÖNCE KANSER VAKALARI GÖRÜLMEZKEN, GÜNEŞ GÖZLÜKLERİNİN KULLANILMAYA, EVLERE CAM TAKILMAYA VE ELEKTRİK IŞIĞI KULLANILMAYA BAŞLANDIKTAN SONRA KANSER VAKALARININ ARTTIĞI BİLİNMEKTEDİR.

GÜNEŞ GÖZLÜKLERİNİN METAL ÇERÇEVELERİNİN BEYİN YARIM KÜRELERİNİ KENDİ ARALARINDA KISA DEVRE YAPTIRDIĞINA DAİR ÇALIŞMALAR VARDIR. BUNUN SONUCU OLARAK, ÖZELLİKLE DOMİNANT YAPILI KİŞİLERDE, ZİHİN KARIŞIKLIĞI, YORGUNLUK VE BAŞAĞRISI  ORTAYA ÇIKABİLMEKTEDİR. NİKEL ÇERÇEVELERİN ZAMANLA ALLERJİK OLUŞUMLARA VE TOKSİK KİRLENMEYE NEDEN OLABİLECEĞİ DE BELİRTİLMEKTEDİR.

BEYİNE DIŞ ORTAMDAN GELEN BİLGİLERİN YAKLAŞIK %70’İ GÖZDEN GELMEKTE, GERİ KALAN İSE DİĞER 4 DUYU ORGANINDAN GELMEKTEDİR. ÇOK HASSAS FOKUSLU OPTİK GÖZLÜKLERİN HER ZAMAN KULLANILMASI, SİNİRLERE AŞIRI ELEKTRİK VE MANYETİK GÜÇ YÜKLEMEKTEDİR.  BU DURUM GÖZÜ VE BEYNİ GEREKSİZ BİLGİ DETAYLARI İLE DOLDURDUĞUNDAN FAZLASIYLA YORMAKTADIR.  BU DURUM MAKULA DEJENERASYONU (SARI NOKTA HASTALIĞI) RİSKİNİ ARTTIRARAK YAŞLILIKTA KÖRLÜK SÜRECİNİ DE HIZLANDIRMAKTADIR. İHTİYAÇ HİSSEDİLMEDİĞİ ZAMANLARDA BU GİBİ HASSAS FOKUSLU (ODAKLI) GÖRÜNTÜ SAĞLAYAN GÖZLÜKLERİN KULLANILMAMASI BEYNE GEREĞİNDEN FAZLA BİLGİ YÜKLENMESİNİ ÖNLEYECEĞİNDEN, GENEL OLARAK STRES DÜZEYİMİZİ DÜŞÜREREK, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ YÜKSELTİR. HASSAS ODAKLI GÖZLÜKLER YERİNE, GÖRÜNTÜYÜ GENEL OLARAK TAM GÖSTEREN GÖZLÜKLERİN KULLANILMASI DAHA YARARLIDIR.

  1. GENEL TAVSİYELER
  2. YUKARIDA BELİRTİLEN GIDALARIN MÜMKÜN OLDUĞUNCA BOL TÜKETİLMESİ
  3. MÜMKÜN OLDUĞUNCA Ph DÜZEYİ YÜKSEK KAYNAK SULARININ İÇİLMESİ
  4. MÜMKÜN OLDUĞUNCA SEBZE VE MEYVE AĞIRLIKLI BESLENİLMESİ VE BUNLARIN, UYGUN OLAN HER DURUMDA KABUKLARI İLE YENİLMESİ
  5. HAYVANSAL PROTEİN ALIMINDA ÖNCELİKLE ORGANİK HİNDİ GÖĞSÜNÜN VE SONRA TAVUK ETİNİN TERCİH EDİLMESİ
  6. BİTKİSEL PROTEİN ALIMINDA BAKLAGİLLERİN TERCİH EDİLMESİ

6 HER GÜN PH DÜZEYİ 8’İN ÜZERİNDE 3 LT CİVARINDA SUSAMA HİSSİ DUYULMADAN TEMİZ KAYNAK SUYU İÇİLMESİ

  1. HER ÖĞÜN 2 DİLİM KIZARTILMIŞ TAM BUĞDAY EKMEĞİ YENMESİ,
  2. YEMEK DÜZENİ
  3. SABAH KAHVALTISI:

HER SABAH BİR YEMEK KAŞIĞI YEMEKTEN YARIM SAAT ÖNCE  KETEN TOHUMU YAĞI İÇİLMESİ VE HER SABAH ZERDEÇAL, ZENCEFRİL, ÇÖREK OTU, ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ, PUL BİBER, YEŞİL BİBER, SARI VE KIRMIZI KALİFORNİA BİBERİ, ÇEŞİTLİ BAHARATLARLA VE ZEYTİN YAĞI İLE TERBİYELENMİŞ DOMATES SALÇASI, BROKOLİ, KARNABAHAR, KALE, MAYDANOZ, TERE (ÖZELLİKLE SU TERESİ), 2 VE 2 2 YEMEK KAŞIĞI KADAR ENGİNAR RENDESİ,  İSTENİRSE YOĞURT VEYA ÖZELLİKLE HİNDİ VE TAVUK ETİNDEN HAZIRLANAN BİR ÇORBAYA KARIŞTIRILARAK, YENMESİ.

2.ÖĞLE YEMEĞİ

BİR TABAK İÇERİSİNE SIĞACAK KADAR MENÜ HAZIRLANMALI VE BUNUN YARISI KARIŞIK SEBZE, 1/4 Ü PROTEİN VE GERİ KALAN ¼ Ü YAĞ OLACAK ŞEKİLDE BİR DİYET TAKİP EDİLMELİDİR. KARIŞIK SEBZELERLE YOĞUNLAŞTIRILMIŞ BÖYLE BİR DİYETİN NON HODGINGS LENFOMA RİSKİNİ %42 ORANINDA AZALTTIRĞI ARAŞTIRMALAR SONUCU ORTAYA ÇIKMIŞTIR.

  1. AKŞAM YEMEĞİ

HAFİF ÇORBA VE SEBZELERDEN OLUŞMALI VE EN GEÇ SAAT 20 DE YEME İŞLEMİ BİTİRİLMELİ

  1. YEMEKLERLE İLGİLİ GENEL YAKLAŞIM

HAFTADA İKİ GÜN TERCİHEN TUNA, MORİNA, SOMON VEYA ALABALIK YENMESİ.

MEYVELERİN YEMEKTEN YAKLAŞIK 2 SAAT SONRA YENMESİ.

SALATALARDA ELMA SİRKESİ VE SOĞUK SIZMA ZEYTİN YAĞININ KULLANILMASI

QENZYME 10 VE COENZYME A VE SİLLY MARINE’İN 1 ADET DRAJE OLARAK BİR HAFTA ARA İLE HER AY TÜKETİLMESİ,

GÜNDE BİR KÂSE YOĞURT VEYA KEFİR GİBİ SÜT ÜRÜNÜ TÜKETİLMELİ. HAFTADA BİR KEZ ENGİNAR VEYA KEREVİZ YENMELİ,

AYDA 2 DEFA TEMİZ KUZU KARACİĞERİ DOMATESLE SOTE EDİLEREK YENMESİ.

SEBZE OLARAK LAHANAGİLLERE, BUNLARIN İÇİNDEN DE KALE (BİR TÜR KIVIRCIK LAHANA) ADLI SEBZENİN, İHTİVA ETTİĞİ INDOL İLE BOZULAN DNA’LARI  ONARMSI  AÇISINDAN, ÖĞÜNLERDE SIK SIK TÜKETİLMESİNE AĞIRLIK VERMENİN LENFOMA (NHL) RİSKİNİ %40 AZALTTIĞI BİLİNMEKTEDİR.

  1. ESANSİYEL YAĞLAR VE KANSER TEDAVİSİ

BİRÇOK HASTALIK GİBİ KANSER DE OKSİJEN OLAN ORTAMDA YAŞAYAMAZ. KANSER, HÜCRELERDEKİ OKSİJEN SOLUNUMUNA DAYALI YAŞANTININ (AEROBIC) OKSİJENSİZ SOLUNUMA (ANAEROBIC) DÖNMESİYLE ORTAYA ÇIKAR. HÜCRELER HİDROJENİZE EDİLMİŞ KATI YAĞLARLA TIKANIR VE İŞLEV GÖREMEZ HALE GELİR.

OKSİJEN BESİN MADDELERİNİN EMİLİMİNİ KOLAYLAŞTIRIR, HÜCRE YENİLENME ORANINI YÜKSELTİR VE ZAMANLA HÜCRELERDEKİ OKSİJENİN YERİNİ ALAN HİDROJENİN DIŞARI ATILARAK HÜCRENİN TEKRAR OKSİJENLENMESİNİ SAĞLAR.

ESANSİYEL YAĞLARIN KÜÇÜK MOLEKÜL BOYUTLARI, BUNLARIN DOKU SIVISINDAN SÜRATLE VE BEYİN BARİYERİNİ ATLAYARAK SURATLE DOLAŞIM SİSTEMİNE GİRMESİNİ SAĞLAR. (1)

ESANSİYEL YAĞLAR VÜCUDU OKSİJENLEME AÇISINDAN % 21 İLE BİTKİLERDEN VE VİTAMİNLERDEN  (%6-7) VE HİDROJEN PEROKSİTTEN (%9) ÇOK DAHA YÜKSEK BİR POTANSİYELE SAHİPTİR. PAÇULİ-SİLHAT (PATCHOULI), SANDAL AĞACI (SANTALUM ALBUM), KARANFİL (CLOVES), LAVANTA, GÜL, LİMON, BİBERİYE (ROSMARY) YAĞI KANSER TEDAVİSİNDE KULLANILABİLECEK YAĞLARDIR.

ESANSİYEL YAĞLAR, KASLARI GEVŞETEREK KAN DOLAŞIMINI RAHATLATIR, SİNDİRİMİ KOLAYLAŞTIRIRLAR. BU YAĞLAR AYNI ZAMANDA BAZI HORMONLARIN HAZIRLANMASINDA ROL OYNARLAR (PRECURSORS).

ESANSİYEL YAĞLARIN BAZILARI BEYAZ KAN HÜCRELERİNİN ÜRETİMİNİ ARTTIRARAK VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREREK TADAVİ SÜRECİNİ KISALTIRLAR. BAZILARI İSE ANTİTOXİK ÖZELLİK GÖSTERİR. BAZILARI MANTAR, MAYA, PARAZİT VE VİRÜSLERE KARŞI ETKİLİDİR. BAZILARI İSE BAKTERİLERİN HAYAT SEYRİNİ KIRARAK ETKİLİ OLURLAR.

ESANSİYEL YAĞLARIN İÇİNDE ENZİMLER VE ELEMENTLER VARDIR. ESASSİYEL YAĞLARIN YAYDIKLARI FREKANSLAR YÜKSEKTİR. BU YAĞLARIN KARIŞIMININ YAYDIĞI ESANSIN ELEKTRİK DİRENCİ, KARIŞIMA KATILAN YAĞLARIN ELEKTRİK DİRENÇLERİNİN VE ASİT DÜZEYİNİN TOPLAMINDAN DAHA YÜKSEKTİR.  BU ÖZEL OLAYDA, ESANSİYEL YAĞIN YÜKSEK ASİT DÜZEYİ MİKROPLARIN ÜREMESİNİ ZORLAŞTIRIRKEN, YÜKSEK DİRENÇ DÜZEYİ MİKROPLARIN VE TOXİNLERİN YAYILMASINI ENGELLER.

ERKEKLERDE KAN DİRENCİ 190 OHMS/CM/CM2 İKEN, KADINLAR DA 220-230’DUR.

DOĞAL ESANSİYEL YAĞLAR GENELLİKLE ASİDİK OLUP, YÜKSEK ELEKTRİK İLETİM DİRENÇLERİNE SAHİPTİR.

VII. POZİTİF DÜŞÜNCE VE KANSER TEDAVİSİ

KANSER (HÜCRELERDE MUTASYON) SAĞLIKLI VUCUDUN 62-68 MHz DÜZEYİNDEKİ ÖLÇÜLEN FREKANSININ 62 MHz’İN ALTINA DÜŞMESİ İLE KANSER RİSKİ BAŞLAR. BU AYNI ZAMANDA ALKALİ OLAN SAĞLIKLI VÜCUDUMUZUN ASİDİK ORTAMA GEÇMİŞ OLMASI DEMEKTİR. BİR NEGATİF DÜŞÜNCE SAĞLIKLI VÜCUT FREKANSINI 3 SANİYE İÇERİSİNDE 62 MHz DÜZEYİNDEN AŞAĞI ÇEKEREK MEVCUT RAHATSIZLIKLARIN İLERLEMESİNE NEDEN OLUR. BİR POZİTİF DÜŞÜNCE 21 SANİYE İÇERİSİNDE DÜŞEN FREKANSI SAĞLIKLI DÜZEYE YÜKSELTİR.

VÜCUT FREKANSIMIZ 42 MHz’e DÜŞTÜĞÜNDE KANSERLİ HÜCRELER İÇİN ARTIK BİR ENGEL KALMAMIŞTIR, HIZLA GELİŞİRLER.

VIII.  YÜKSEK FREKANSLI MADDELER VE KANSER TEDAVİSİ

YÜKSEK FREKANSLI ELEMENTLER, YAĞLAR VB. KENDİLERİNDEN DÜŞÜK FREKANSLI RAHATSIZLIKLARI TEDAVİ EDERLER

HASTALIK ETMENLERİNİN (PATOJENLER) FREKANSLARI DÜŞÜK OLDUĞUNDAN VÜCUT FREKANSINI DÜŞÜRÜR, FAYDALI BAKTERİLERİN YÜKSEK FREKANSLARI VÜCUT FREKANSLARINI YÜKSELTİR.

HASTALIK YAPICI ETKENLER (PATOJENLER) DÜŞÜK FREKANSLIDIR. SAĞLIKLI BAKTERİLER İSE YÜKSEK FREKANS YAYARLAR.

  1. VİTAMİN VE MİNERALLER

VİTAMİN VE MİNERALLER SİNERJİ YARATACAK ŞEKİLDE BİRLİKTE ÇALIŞIRLAR, BİRİNİN EKSİĞİ DİĞERİNİN ÇALIŞMA DÜZEYİNİ DERİNDEN ETKİLEMEKTEDİR.

LENFOMA DÂHİL TÜM KANSER TÜRLERİNİ ÖNLEMEK İÇİN VÜCUDUN İHTİYACI OLAN ŞEYLERİ OPTİMAL SEVİYEDE TUTMAK ÖNEMLİDİR. BUNLAR, BİR RAHATSIZLIĞA NEDEN OLACAK ŞEKİLDE, NE BİR EKSİK NE DE BİR FAZLA OLMALIDIR. BİR ŞEYİN EKSİK OLMASI DURUMUNDA ORTAYA ÇIKAN BOZUK ÜRÜNÜN VÜCUTTAN ATILMASI KANSERİN YENİLENME RİSKİNİ ARTTIRMAKTADIR.

ENZİMLER PROTEİNLERDEN ELDE EDİLMEKTEDİR VE SİNDİRİM SİSTEMİ, BEYİN FAALİYETLERİ VE HÜCREDE VÜCUDUN GELİŞMESİ VE BAKIM ONARIMI İÇİN GEREKLİ OLAN ENERJİYİ ÜRETMEK İÇİN ÖNEMLİDİR.

VÜCUDUMUZDA GEREKEN ENZİM FAALİYETİ YAVAŞLADIĞI VEYA DURDUĞU ZAMAN KANSER BAŞTA OLMAK ÜZERE, KALP DAMAR RAHATSIZLIKLARI, ŞEKER, TROİD, SİNDİRİM SORUNLARI DA GÖRÜLMEYE BAŞLAR.

VİTAMİNLER GENEL OLARAK BÜYÜME, GELİŞME, CANLILIK VE SAĞLIK İÇİN GEREKLİDİR. SİNDİRİM, DIŞA ATIM VE HASTALIKLARA DAYANIKLILIKTA ÖNEMLİ ROLLERİ VARDIR.

MİNERALLER GENEL OLARAK BİZİM FİZİKSEL, RUHSAL, DUYGUSAL, ZİHİNSEL SAĞLIĞIMIZ İÇİN GEREKLİDİR. KAN, SİNİR, KAS, KEMİK VE YUMUŞAK DOKU SÖZ KONUSU OLUNCA MİNERALLER AKLA GELİR.

  1. KANSERE KARŞI DİKKAT EDİLECEK KONULAR
  2. YANMIŞ HİÇ BİR GIDA YENMEMELİDİR.
  3. TEMİZ HAVA KULLANIMINA ÖZELLİKLE DİKKAT EDİLMELİDİR.
  4. TAZE DOĞAL SULARIN KULLANIMI ÖNEMLİDİR.
  5. İNANÇLA DESTEKLENEN, HAYATA KARŞI POZİTİF BİR BAKIŞ AÇISI GELİŞTİRİLMELİDİR.
  6. STRES YARATACAK İŞ VE ORTAMLARDAN UZAK DURULMALIDIR.
  7. HAYAT DOLU SOSYAL BİR ORTAMDA BULUNMAK İÇİN GİRİŞİMLER YAPILMALIDIR.
  8. YEŞİL, SARI VE TURUNCU RENGİN HÂKİM OLDUĞU ORTAMLARDA BULUNMAYA DİKKAT ETMELİDİR.
  9. YAŞANAN MEKÂNLARDA, HOŞA GİDEN, DİNLENDİRİCİ KOKULAR KULLANILMLIDIR.
  10. RADYASYON YAYAN DOĞAL TAŞLARDAN UZAK DURULMALIDIR.
  11. KİMYEVİ KOKULARDAN UZAK DURULMALIDIR.
  12. DÜZENLİ ŞEKİLDE YOGA GİBİ TERAPİLERDEN FAYDALANILMALIDIR.
  13. STRES YARATMAYAN SPORTİF FAALİYETLER VE ÖZELLİKLE DENİZDE YÜZME ÖNEMLİDİR.
  14. LENF SİSTEMİNİN BOŞALTILMASINA YARDIMCI OLACAK LENFATİK MASAJLAR YAPILMALIDIR.
  15. HER TÜRLÜ GIDA MİKROPLARDAN ARINDIRILDIKTAN SONRA YENMELİDİR.
  16. SEBZE VE MEYVELER GENELLİKLE TAZE (MÜMKÜNSE KABUĞU İLE BİRLİKTE) VEYA ÇOK HAFİF HAŞLANMIŞ OLARAK YENMELİDİR.
  17. SİGARA VE ALKOL ALINMAMALI, KANSOREJEN MADDE İÇEREN GIDALAR YENMEMELİDİR.
  18. RAF ÖMRÜ UZUN İŞLENMİŞ GIDALARDAN UZAK DURMALIDIR.
  19. GÜNDE 30 DAKİKA CİVARINDA SABAH VE AKŞAM GÜNEŞ IŞINI ALINMASI, BUNUN DIŞINDA GÜNEŞ IŞINLARININ DİREKT ETKİSİNDEN SAKINILMASI.
  20. KEMOTERAPİNİN YAN ETKİLERİ MİDE BAĞIRSAK SİSTEMİ MUKOZASINDA HASARA NEDEN OLDUĞUNDAN KOLAY SİNDİRİLEBİLEN, KOLORİSİ ZENGİN, TEMİZ GIDALARLA BESLENİLMESİ.
  21. TEDAVİ SÜRESİNCE AĞIZ VE VÜCUT TEMİLİĞİNE SON DERECE ÖNEM VERİLEREK, HERHANGİBİR ENFEKSİYONA SEBEP OLUNMAMASI.
  22. GİYSİLERİN TEMİZLİĞİNE DİKKAT EDİLMESİ VE SIK SIK DEĞİŞTİRİLMESİ. YATAK, HAVLU VE ÇATAL KAŞIK TEMİZLİĞİ AYRICA ÖNEMLİDİR.
  23. SERT YİYECEKLER (TURP, AYVA, HAVUÇ GİBİ) TÜKETİLMEMELİ, KIZARTMALAR, TURŞULAR, KREMALAR, KETÇAPLAR VE MAYONEZLERDEN UZAK DURULMALIDIR.
  24. GIDALARIN EVDE HAZIRLANMASINA ÖZEN GÖSTERİLMELİDİR.
  25. KONTROLLER
  26. BİR ZARURET OLMADIKÇA HER 3 AYDA BİR VÜCUTTA VİTAMİN VE MİNERAL MADDE ÖLÇÜMÜ YAPTIRILMASI, EKSİK OLANLARIN TAMAMLANMASI, FAZLA OLANLARIN ATILMASI İÇİN GEREKLİ TEDBİRLERİN ALINMASI GEREKMEKTEDİR.
  27. KANDA VE DOKU SIVISINDA HER 3 AYDA BİR Ph TESTİ YAPTIRILMASI, KAN VE VÜCUTTA UYGUN BAZİK DEĞERLERİN SÜRDÜRÜLMESİ GEREKMEKTEDİR.
  28. DOKU SIVISINDA HER 3 AYDA BİR DOKU TUZU TESTİ YAPTIRILMASI GEREKMEKTEDİR. BULUNAN NETİCELERE GÖRE DÜZENLEYİCİ TEDBİRLER ALINMASI GEREKMEKTEDİR.
  29. HER 6 AYDA BİR SİNDİRİM VE BOŞALTIM SİSTEMİNDE CHECK-UP YAPILMASI
  30. HER 6 AYDA BİR KANDA ŞEKER DÜZEYİ VE TROİD HORMONLARI VE KARACİĞER FONKSİYONLARI BAŞTA OLMAK ÜZERE, GENEL CHECK-UP’TAN GEÇİLMESİ.
  31. HER AY HER 10 GÜNDE 2 GÜN OLMAK ÜZERE UYGUN BİR DETOKS PROGRAMI UYGULANMASI.
  32. GÜNDE 3-4 DEFA BÜYÜK ABDESTE ÇIKILMASI, KABIZLIK DURUMUNDA HEMEN DOKTORA BAŞVURULMASI.

[i] Joy Gardner, Vibrational Healing thru Chacras, Crossing Press Berkley 72.

[ii] Melyni Worth, PhD “ Low Level Laser Therapy Provides New Treatment Possibilities” World Eqiıne Veterinary  Reviw 9,n0 3 (1998.

[iii] John Ott, 1976, 30-33

[iv] Ibid., 48-49.

[v] Ibid., 150.

[vi] Ibid., 193-194

[vii] Ibid., 70-71.

[viii] Ibid.,196

[ix] Liberman 1991, 61

[x] V.Beral et Al., “ Melignant Melenoma and Exposure to Flouresant Light at Work” Lancet 2 (1982): 290-292.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s