Eng. Dr. Şahin KESİKMİNARE

Reklamlar

SİBERNETİK TIP

    

 SİBERNETİK TIP-CYBERNETIC MEDICINE

  • TIBBİ TEŞHİS VE TEDAVİDE BİO-ENFORMATİK TABANLI BÜTÜNSEL SİSTEM YAKLAŞIMI
  • MANAGEMENT OF MEDICAL DIAGNOSIS AND TREATMENT UNDER BIOINFORMATIC BASED INTEGRATIVE SYSTEM APPROACH


Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

 

Müh. Dr. Şahin KESİKMİNARE KİMDİR ?

 

EĞİTİMİ: Tıp Doktoru (MD)-  Neuro science/Nöroloji- Harvard Üniversitesi-ABD

  • Tıp Doktoru (MD):  Sibernetik/Integrative-University of Hawaii-ABD
  • Master (M.Sc.) – Texas Üniversitesi-ABD
  • Başkent Üniversitesi-Turkey
  • Mühendislik (Sistem) (B. Eng.) -Türkiye ve Almanya
  • Ekonomi (B. Eco.)Eng. Dr. Şahin KESİKMİNARE

HIS EDUCATION:

  • Medical Doctor (MD)- Neuro Science/Nöroloji- Harvard University/ABD
  • Medical Doctor-Cybernetic/Integrative Medicine – University of Hawaii/USA
  • Master (M.Sc) -University of Texas/USA
  • Master (M.Sc)- University of Baskent
  • Engineering (System) (Eng) (B.S.)/Turkey and Germany
  • Economy (B.S.)/Turkey

<script data-ad-client=”ca-pub-6508821863020777″ async src=”https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js”></script&gt;

 

ULUSAL PANELLERDE
ULUSAL PANELLERDE

 

Müh. Dr. Şahin Kesikminare’nin üzerinde çalıştığı hipotez konuları: 

  1. Huzursuz Bağışıklık Sendromu -Şahin Sendromu (Irritable immune Syndrome- Sahin’s Syndrome):

Bağışıklık sisteminin vücutta biriken antropik enerji/frekans kirliliği sonucu dengesi bozulmaktadır. Bu bozulma neticesinde düşman hücrelere saldırıp yok etmesi beklenen bağışıklık sistemi hücreleri, antropik enerji/frekans kirliliğinin yarattığı iletişim frekanslarındaki aşırı paraziter durum nedeniyle dost hücrelere saldırmaktadır. Bunun sonucu çeşitli bağışıklık sistemi rahatsızlıkları ortaya çıkmaktadır. Dr. Kesikminare, Bu sendromu ilk kez tespit ederek ismini vermiştir. Bir tıp bildirisi olgunluğuna getirmek üzere üzerinde çalışmaları devam etmektedir.

2. Hücresel Enerjinin Dinamikleri- (Dynamics of Cytological Energy)

Vücut; hücreler, dokular ve organların fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal yönleri ile bir açık sistem konsepti altında birleşmesinden oluşur.  Bu sistem hücresinden, vücut bütünlüğüne kadar her düzeyde o anki sağlık düzeyini belli bir enerji/frekans düzeyi ile dışa yansıtır. Bu frekans/enerji düzeyi her hücre, doku ve organ için farklıdır; hastalanmış hücrelerde/dokularda/organlarda düşük, sağlıklı hücrelerde yüksektir. Vücudun toplam  enerji/frekans düzeyi kişinin fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal sağlık düzeyini bir bütün olarak belirler. Bu sebeple vücut bütününde hücre sağlığı teşhis ve tedavinin temelidir. Bu çalışma ile çeşitli düzeylerde hastalanmış, hatta fonksiyonel anlamda eter enerjileri kalan veya hiper-aktif halde bulunan hücreleri, sağlıklı frekans düzeylerinde dengeleyen etmenler ve bunların kontrol ve yönetim teknikleri araştırılmaktadır.

Hücre frekansını/enerjisini düşürerek veya hızlandırarak hücre sağlığını etkileyen ve/veya sağlıklı bir frekans aralığında bulunmasını sağlayan vücuttaki bio-frekans/enerji regülatörleri çalışmanın bir diğer odağıdır. Bu çalışma sonucu, bio-sistem konsepti içerisinde hücresel frekansı/enerjiyi etkileyen içsel ve dışsal faktörler ve bunlar arasındaki iletişim ve etkileşimin frekans/enerji boyutlarının araştırılması ve sonuçlarının  bir bildiri ile sunulması amaçlanmaktadır. 

SİBERNETİK TIP MÜHENDİSLİĞİ NEDİR?

WHAT IS CYBERNETIC MEDICINE?

Tıbbın bir matematiği olmalı mı? 

Sibernetik Tıp Mühendisliğinin temeli Sistem Mühendisliği ve tıp,  dili matematik ve bilgisayardır. Sibernetik Tıp Mühendisliği, vücuttaki iletişim ağının analizi, kontrolü, rehabilitasyonu ve yönetilmesi ile ilgili birçok bilimi ilgilendiren bilimler arası bir tıbbi mühendislik dalıdır. 

Fiziksel, ruhsal, duygusal ve zihinsel rahatsızlıkların insan vücudundaki neticeleri hücrelerdeki enerji/frekans değişimleridir. İnsan vücudu, kendisini etkileyen iç ve dış etmenlerin neticesinde ortaya çıkan enerji/frekans değişimlerine karşı sağlıklı enerji/frekans dengesini korumak üzere yaratılmıştır. Sağlığımız her zaman bu iki frekans/enerji gücünün etkisinde kalarak bir dengeye gelmeye çalışır. Bu denge, hangisi baskın ise ona göre şekillenir ve  sağlıklı durumla hastalıklı durum arasında bir yerdedir. Bu dengeyi bozan potansiyel etmenlere/enerjilere/frekanslara karşı verilen cevap belli bir frekanstaki elektromanyetik bilgidir. Bu bilgi açık sistem bazında bütün enformasyon/iletişim ağını etkilemektedir.  İç ve dış çevreden kaynaklanan nedenlerle  vücutta bozulan dengeler, bu enformasyon ağının hücre bazında ve bütünsel bazda frekans analizi sonucu kontrol edilerek yönetilmesi ile yeniden kurulabilmektedir.

Vücudumuz içimizdeki ve dışımızdaki tüm bilgiye hakim bir sistemdir.

Bazen bu bilgi bilinçaltında yatar. Vücudumuz bundan da haberdardır. Biz bunu bilinç düzeyine çıkan semptomları ile anlarız. Örneğin anne karnında annenin bebeğine karşı olan istemezlik hissi, güvensizlik olarak bilinç altına yerleşir. Bebek büyüyünce Huzursuz Bağırsak Sendromu rahatsızlığı olarak bilinç üstüne çıkabilir. Bu bir sonuçtur. Bu duygu yok edilmediği için bağırsak sorunu olarak bilinç üstüne çıkmıştır. Sistem, görünmeyen bir sorunun semptomu olarak bunu dışarıya vurmuştur. Bu dışa vuruş ile vücutta bu sorundan kaynaklanan denge yeniden kurulmuştur. 

Bir sorunu çözerken başka bir sorun yaratmamak lazım… Bunun için vücuttaki alt sistemleri üst sistemler ile birlikte değerlendirmek gerekir. Sistemin içsel ve dışsal haberleşme dilini enerji/frekans bazında anlamak, onu kontrol edip, amaca göre yönetebilmek bu gün tıbbın önünde duran en önemli meydan okumadır.

Her doğal bilimde olduğu gibi tıp bilimi de matematik, mühendislik ve bilgi işlem merkezli olmalıdır. Matematik, olayları yaşamadan önce neticelerinin ne olacağını rakamsal görmemizi sağlar. Trendler hakkında bizi bilgilendirir. Tıp bilimi de fiziksel, ruhsal, duygusal ve zihinsel olarak içten ve dıştan vücudu etkileyen faktörlerin cinslerini, sağlık ve hastalık arasındaki enerji/frekans büyüklüklerini, varsa bunların çarpanlarını sayısal olarak tespit etmeldir. Böylece hücreden başlayarak vücut bütününe kadar karşılaşılabilecek enerji/frekans değişimlerinin vücuttaki sağlık ve hastalık arasındaki yansımaları öngörülebilir. Netice olarak, sistem bazında matematik analizler yapılabilir. 

Sibernetik Tıp Mühendisliği, sistem yaklaşımı ve kullandığı tıbbi programlar ile vücuttaki bu enformasyon ağını matematik, mühendislik ve bilgi işlem disiplinlerini kullanarak frekans/enerji  bazında analiz, kontrol ve yönetme iddiasında olan disiplinler arası bir bilm dalıdır. 

LABARATUARSIZ TIP NASIL OLUR? HOW ABOUT A MEDICINE WITHOUT LABS?

Prof. Albert Einstein laboratuvara hiç girmemiştir. Onun matematik olarak ortaya koyduğu neticelere inanmayanlar laboratuvara girerek doğruluğunu görmüşlerdir. İşte tam da bu nedenle, yön bulamayan modern tıbba yeni bir nefes için, tıbbi değişkenlerin matematik modellerle ortaya konulması çok önem arz etmektedir.

Prof. Albert Einstein’ın meşhur enerjinin korunumu yasasına göre:

Kainat enerji ve maddeden oluşmuştur. Bunun ikisinin toplamı sabittir; ne eksilir ne fazlalaşır, ancak birbirine dönüşebilir.  

Madde enerjinin yoğunlaşmış halidir… M=E/C2

Enerji ise maddenin ışık hızı ile hızlandırılarak çözülmüş halidir.

“1 gramlık bir kitle, atom bombasında olduğu gibi, bütünüyle enerjiye dönüştürüldüğü zaman, 2.000 ton petrolün yakılmasından elde edilen enerjiye eşit enerji üretir.”

Ünlü kuantum fizikçisi, 1918 yılı Nobel ödüllü Max Planc, maddenin her biri kendine özgü titreşim frekansına sahip ve bu frekansla radyasyon yayan vibratörlerden ibaret olduğunu buldu. Bu buluş ile Einstein’ın yukarıda bahsedilen enerjinin korunumu kuramı sarsılmış oldu. Planc’ın kuantum dediği enerji paketi ile dalga frekansı arasında ilişki vardı. 

HIPOTEZ:

EVREN MADDE, ENERJİ VE MATRİXIN TOPLAMIDIR; BUNLAR NE ARTAR NE EKSİLİR ANCAK BİRBİRİNE DÖNÜŞEBİLİR,

Planc’ın bu devrimsel buluşu ile, evrenin madde ve enerjiden ibaret olmadığı, evrenin, maddenin titreşim halinde bulunduğu bir enerji olduğu; evrenin enerji ve elektromanyetik dalga toplamından oluştuğu kabul edildi.

Malesef bu son önemli bilimsel çalışmaların üzerine zamanımıza kadar fazla birşey konulamamıştır. 

Bu bilimsel tabanı dikkate alarak yaptığım teorik çalışmalara ve değerlendirmelerime göre; aslında bir enerjiden farkı olmayan madde ve elektromanyetik dalga/frekans birbirine dönüşebilir; aralarında bu geçişi sağlayan bir matrix vardır. Madde, enerji/frekans ve geçiş matrixi; bu 3 unsurun evrendeki toplam miktarı her zaman sabittir… Evren ya enerji/madde veya frekans veya matrix halinde olabilir… 3 faktörü değişik oranda ihtiva eden ortamlar/oluşumlar da olabilir.

Madde, enerji/elektromanyetik dalga/frekans ve matrix arasındaki bu dönüşüm, bugün bazı uzaylıların sahip olduğunu düşündüğüm, madde/enerji ve frekans dönüşüm çağını sona erdirerek matrix çağını gerçekleştirecektir.

HİPOTEZ: MATRİX VAROLUŞUN TEMELİDİR. BİR CANLI HÜCREDEN MATRİXİ EMDİĞİNİZ ZAMAN O HÜCRE ÇÖKER…

Bu konu çok çarpıcı iddialar içerdiğinden burada daha fazla yazmak için henüz erkendir. Ama konu insan sağlığı ile yakından ilgilidir; hücrenin sağlıklı enerji üretmesini sağlayan şey, hücre içerisindeki dengeli matrix düzeyidir. 

İnsan sağlığı, madde, enerji/frekans ve matrix bütünlüğü ile mümkündür. Bunlardan biri eksik olduğunda vücudumuz çökmeye başlar. Vücudumuzdaki her atomun, molekülün dengeli bir yapıya sahip olması sağlığımız açısından son derece önemlidir.  Atomlarımızın dengede olması demek, moleküllerimizin ve dolayısiyle hücrelerimizin de sağlıklı olması demektir. Bir hücredeki, doku ve organdaki atomların dengesi bozulunca matrix netliği etkilenerek enerji düzeyleri de bozulur. Enerji düzeyi bozulan organ, hücrelerinden başlayarak hastalanmaya başlar. Çünkü hücresel matrix sağlığı, hücresel enerji sağlığı ile doğrudan ilişkilidir.

Öyleyse sağlık, fiziksel sağlık ve enerji/frekans sağlığı ile, Enerji de matrix sağlığı ile yakından ilgilidir. Matrix dengesini kaybeden bir hücre, enerji dengesini de kaybederek zayıflar.

Çok geçmeden ilaçların etken maddeleri bilgi (bio-enformatik frekans) olarak hücrelere yüklenecektir. Böylece, bir yandan hücrelerin enerji düzeyleri eski sağlıklı hallerine yükseltilirken, diğer yandan hastalık etmenleri ortadan kaldırılarak enerjileri dengelenebilecektir. Bunun sonucu olarak, ilaçların katkı maddelerinden veya yaşadığımız istenmeyen yan etkilerinden kurtulabileceğiz. 

Doğrusal olmayan matrix etkileşimlerin doğurduğu sorunların kabul edilebilir bir güven aralığında, yüksek bilgi işlem hızlarında çözülebilmesi, Tıp, matematik ve mühendislik disiplinlerini birlikte ilgilendirmektedir. Bütün bu açılardan değerlendirildiğinde, Sibernetik Tıp Mühendisliği geleceğin çok önemli bir mesleği olarak gelişmeye devam edecektir.

MOLEKÜLLERİN ATOMİK YAPILARININ GÖRSELLEŞTİRİLMESİ VE SİBERNETİK TIBBA ETKİSİ

2017 Yılı Kimya Dalında Nobel ödülünü kazanan Prof. Dr. Joachim Frank ” … Basmakalıp olmayan yeni fikirlerden gözünüz korkmasın. Bu çalışmaya başladığımda insanlar delirdiğimi düşünüyordu” diye başlamış söze… ve devam ederek ” …Bilimin, bilimsel yöntemlerle, cisimlerin doğasını araştırma uğraşısı olduğunu öğrendiğini belirtmiş. ” Moleküllerin atomik yapılarını görselleştirmesi Prof. Frank’a nobel ödülünü getirmiştir.

Prof. Frank’in bu buluşu sibernetik tıbbin geleceğini perçinlemiştir. bu buluş, moleküllerin sağlıklı ve hastalıklı insanların hücrelerinde nasıl çalıştıklarını fiziksel olarak gözlemleme açısından önemlidir. Bu buluş sayesinde sanal gerçeklik olarak izlediğimiz atomik ve moleküler sağlığı fiziksel olarak izleyebileceğiz. 

 


YASAL BİLDİRİM: 

Sevgili Site takipçileri,

Bu site kapsamında tıbbın bütün düzeylerinde güncel bazı rahatsızlıklara karşı toplum sağlığına yönelik olarak ve sadece bilgilendirme amaçlı bilgiler sunulmakta olup; genel yaklaşıma dayalı pratik tıbbi bilgiler yer almaktadır.

Her insanın rahatsızlığı kendine özgüdür; bu site kapsamında verilen bilgiler sizin durumunuza uymayabilir.  Buradaki bilgiler bir hastalığın teşhis veya tedavi edilebilmesi için tavsiye niteliğinde olmayıp, sadece genel manada bilgi amaçlıdır. Bu site kapsamındaki bilgiler hiç bir zaman hastalığın standart tedavisinin yerine geçecek ve devam eden tedaviyi aksatacak şekilde kullanılamaz, bir doktor tavsiyesi veya reçetesi yerine geçemez, devam eden bir tedavi bu sebeple aksatılamaz. Buradaki bilgilerin ne şekilde olursa olsun kullanılması kişilerin kendi sorumluluğu dahilindedir.  Burada verilen bilgilerden dolayı hiçbir şekilde yasal bir sorumluluğumuz yoktur. Aksine hareket edenler doğacak sorumluluktan sadece kendileri sorumludur. Herhangi bir rahatsızlık durumunda hastaların mutlaka bir uzman tıp doktoruna görünmeleri veya kamu kurum ve kuruluşlarına müracaat etmeleri gerektiğini önemle hatırlatırız…

Sitemizin Sayın İzleyicileri,

Sitemize yoğun ilginizden dolayı sizlere teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.

Site kapsamında pratik tıbbi bilgiler dışında, katagori dışı başlığı altında dini konulara, köy yaşantısı gibi değişik konulara da yer verilerek zevkle takip edeceğiniz bir site olmasına özen gösterilmiştir.

Müh. Dr. Şahin KESİKMİNARE

%%footer%%

Her türlü yorumunuz benim için çok önemlidir. Kıymetli zamanınız için çok teşekkür ediyorum.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.