İNSAN AYNA GİBİDİR; ALDIĞINI YANSITIR/THE HUMAN JUST MIRORS. HOW CAN YOU UPGRADE YOUR POSITIVE VITALITY IN 5 STEPS?

 

5 ADIMDA HAYATINIZI GÜZELLEŞTİRİN, MAKE YOUR LIFE MORE BEAUTIFUL IN 5 STESPS

carefree-y.jpgİNSAN AYNA GİBİDİR; ALDIĞINI YANSITIR.

THE HUMAN IS NO MORE THAN A MIROR, HE JUST MIRORS !

5 Adımda pozitif hayat sevincimizi yükseltebiliriz.

  1. Mümkün olduğunca doğanın içinde bulunarak onun bitmek tükenmek bilmeyen yüksek enerjisinden faydalanınız. Denizin sesini, pınarların şırıltısını, dağların ihtişamını büyük bir hayranlıkla izleyiniz. Sizi çepeçevre saran atmosferin hayat veren gücünü, yerkürenin manyetik enerjisini hissederek enerjinizi yükseltiniz. Her fırsatta kendinizi doğanın kucağına bırakınız. Irmak kenarı, dağ, park ve bahçeler gibi doğal ortamların içinde bulunarak her zerrenizde bir yansıması olan o eşsiz enerjinin güvenini hissediniz.
  2. Üzüm üzüme baka baka kararır. Size huzur ve mutluluk veren, birlikte eğlenebileceğiniz insanlarla birlikte olunuz. Düşük enerjili insanlar, sizin de enerjinizi düşürür.
  3. İstenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş. Sizi eğlendirecek, güldürecek sporlar yapınız. Sporu yarış olarak değil, eğlence olarak yapınız.
  4. Önce içinizi, sonra düşüncelerinizi ve en son olarak da hayatınızı karartırlar; olumsuz medya kanallarından ve sosyal ortamlardan uzak durunuz.
  5. Aldırma gönül aldırma… Moralinizi bozacak hiçbir şeyi benimsemeyiniz; onu hiçbir şekilde yargılamadan sadece izleyici olunuz “dudak büküp” geçiniz:).Bunu yapamıyorsanız, mutlaka bir olumlu yönü vardır, onu ön plana çıkarınız. O da yoksa “Hayırlısı” deyip geçiniz 

 

THE HUMAN JUST MIRRORS;  ONE JUST REFLECTS IN HIS MIND.

THE HUMAN IS NOT MORE THAN A MIROR, HE JUST MIRORS!

In 5 steps we can raise our positive life vitality

1.Make use of its endless high energy by being in nature as far as possible. Watch the sound of the sea, the splendor of the fountains, the magnificence of the mountains. Raise your energy by feeling the life-giving power of the atmosphere that surrounds you,  the magnetic energy of the earth. At every opportunity, leave yourself in the lap of nature. Feel the confidence of this unique energy, which is a reflection of each and every one of you in natural environments such as the riverside, mountains, parks and gardens.
2 if you lie down with dogs you will rise up with fleas Be with people that give you peace and happiness and have fun together. People with low energy will also lower your energy.

3. Unwanted lunch makes headache or toothache, Make sports that will entertain you and make you laugh. Do not sport as competition but but as an entertainment.

4. First they darken you, then your thoughts and finally your life; stay away from negative media channels and social media.
5. Take it easy and the more. be a spectator without judging  in any way. Be just displeased. If you cannot do it, khow that always there is a positive aspect, bring this concept to the forefront. If there was nothing to this end, just say “let’s hope for the best” 🙂

ÇOCUKLUK TRAVMALARI VE BUNUN NESİLLER BOYU SÜREN DUYGUSAL, ZİHİNSEL VE RUHSAL DURUM BOZUKLUKLARINA OLAN ETKİSİ/ CHILDHOOD TRAVMAS AND ITS SPIRITUAL, EMOTIONAL AND MENTAL DISTURBANCES ALONG THE GENERATIONS

 

ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİNDE YAŞADIKLARI TRAVMALAR 3 NESİL BOYUNCA

ZİHİNSEL, DUYGUSAL, RUCHİLDHOODHSAL VE FİZYOLOJİK RAHATSIZLIKLARA SEBEP OLMAKTADIR.

ÇOCUK-AİLE İLİŞKİLERİNİN BİLİNÇLİ YÖNETİMİ ÇOCUKLARIMIZIN İLERİDE KARŞILAŞACAKLARI PSİKOLOJOJİK VE NÖROLOJİK SORUNLARIN ÖNLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİDİR.

ABD Kolombiya üniversitesinden Dr. Bridget Callahan ve ekibinin yaptığı araştırmalar çocuğun ilk gelişim döneminde yaşadığı duygusal travmaların, “duygusal öğrenme” etkisi nedeni ile, zihinsel ve sindirimsel travmalara neden olduğunu gösterdi.

Bu travmalar sadece çocukla sınırlı kalmayıp, 3 nesil boyunca etkisini sürdürmektedir.

Anne ve babalar çocuklarının duygusal bütünlüğünü korumak ve duygu eksenli nörobiyolojik gelişimini sağlıklı bir şekilde sağlamak için özen göstermelidirler.

Hayvanlar üzerinde ve daha ilk gelişim aşamasında büyük travmalar yaşamış çocuklarda ve çocuk bakım evlerinde kalan çocuklar üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar psikolojik, nörolojik ve sindirimsel rahatsızlıkların kökeninin çocukluk çağlarında yaşanan kronik hastalıklardan ve aile içi travmalardan kaynaklandığını göstermiştir.

Stres ve stres kaynaklı bazı rahatsızlıkların da bağırsak sistemindeki mikrobiyom dengesi ile doğrudan ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bağırsaklarımız tıpkı beynimiz gibi duygularımızı ve düşüncelerimizi doğrudan etkilemektedir. Stres düzeyimiz değiştikçe bağırsaklarımızdaki bakteri düzeyi de değişmektedir. Bu durum tersi için de doğrudur.

Bağırsak bakteri düzeyinin hafıza ve beyindeki hipokampüs üzerindeki izlenen etkileri araştırılmaya devam etmektedir.

Bugün itibariyle karşılaşılacak böyle bir durum karşısında en uygun tedavi şekli uygun bir beslenme rejimi ve gıda destekleridir.