BEYNİMİZDE BAĞIRSAK BAKTERİLERİ VAR/ GUT BACTERIA WAS SEEN IN OUR BRAIN

BRAIN MICROBIOME

HASTALIKLARIMIZDAN DOLAYI ASLA ÜMİTSİZ OLMAYALIM.
TIPTA ÇOK ŞEY AKŞAMA KADAR DOĞRUDUR. BU GÜNE KADAR OLAN BİLGİLERİMİZLE, BEYİNDE BAĞIRSAK BAKTERİSİNİN BULUNMASI İMKANSIZDI.
BAĞIRSAĞIMIZDAKİ BAKTERİLER BEYNİMİZDE DOLAŞMAKTADIR.
Bu keşif, Neuroscience 2018 Yıllık Toplantısında açıklanmıştır.
Ne yerseniz,o olursunuz. Geçtiğimiz günlerde, ABD Alabama üniversitesinde tesadüfen yapılan bir buluş, bu sözün ne kadar doğru olduğunu gösterdi. Bu buluş ile ilk defa beyinde bağırsak bakterilerinin bulunduğu tespit edildi. Oysa, bugüne kadar beyin-kan bariyeriyle, kandaki bakterilerin asla beyine ulaşamayacağını, bunun imkansız olduğunu zannediyorduk.
Harward Üniversitesi Tıp Fakültesinin Haziran 2018’de bağırsaklarımızı ikinci beynimiz olarak ilan edişinden hemen sonra, Alabama Üniversitesi beynimizde bağırsak bakterileri olduğunu keşfetti.
Bağırsak bakterilerinin beyne nasıl ulaştığı tam olarak bilinmemekle birlikte sinir sistemi kanalı ile beyine ulaşmış olabilecekleri değerlendirilmektedir.
Alzheimer hastalarının beyinlerinde görülen bakteriler, alzheimer (bunama) hastalığı ile beyine ulaşan bağırsak bakterileri arasında bir ilişkiyi gösterebilir. Resimde kan damarının hemen solunda oval şekilde görülen bakteriler beynin değişik bölgelerinde bulunmaktadır. Ancak, sinir hücrelerinin haberleşmesinden sorumlu yıldız şekilli hücrelerde özellikle bol bulunmaları dikkat çekmektedir.
Bağırsak bakterilerinin sağlığımızı, genlerimizi etkilediklerini zaten biliyorduk. Şimdi ise ruhsal, duygusal ve zihinsel durumumuzu çok yakından etkilediği konusunda kesin bulgulara doğru gidiyoruz.

KALSİYUM KAYNAKLI ENFLAMASYONLAR VE TEDAVİSİ/INFLAMATION CAUSED BY CALCIUM AND TREATMENT

 

VÜCUTTA AŞIRI İLTİHAPLANMANIN KALSİYUM KAYNAKLI SEBEPLERİ VE TEDAVİSİ

Vücudunuzda iltihap varsa, kalp damar rahatsızlığınız varsa, kan değerlerinizde bozulma varsa, başta aşırı başta B9 ve B 12 olmak üzere, B vitamini emilimi sonucu olmak üzere birçok nedenle bağırsaklardan aşırı kalsiyum ve sodyum emilimi sebep olabilir.

Hücre dışında olması gereken kalsiyum ve sodyumun hücre dışına atılması gerekir. Bunların aşırı şekilde hücre içinde birikmesi yukarıdaki rahatsızlıklara neden olabilir. Aşırı B vitamini kalsiyum emilimini arttırabilir. Böyle bir durumda B vitamini, potasyum ve magnezyum düzeyinizi kontrol ettiriniz. Vücutta düşük B vitamini seviyeleri, vücuda aşırı kalsiyum emilimini düşürmek için, vücudun B vitamini emilimini engellemesi sonucu ortaya çıkabilir.

Magnezyum, kalsiyumunun, potasyum ise sodyumun hücre içinden dışarıya çıkmasını sağlar. Hücre içinde sıkışan kalsiyumun hücre dışına atılması yangısal/iltihabi süreçlerin önünü keser. Kalsiyum fazlalığından doğan iltihabi süreçleri magnezyum desteklerinden yararlanarak önleyebilirsiniz.

 

HAYALLERİMİZE NASIL KAVUŞABİLİRİZ? MUTLULUK, SAĞLIK VE BAŞARININ ANAHTARI/ HOW CAN WE REACH OUR DREAMS? THE KEY TO HAPPINESS, HEALTH VE SUCCESS

 

MUTLULUK, SAĞLIK VE BAŞARININ ANAHTARI/ THE KEY TO HAPPINESS, HEALTH AND SUCCESS
 
Sağlığınız duygu ve düşüncelerinizin bir göstergesidir. Ne hissediyorsanız onu yaşarsınız.
 
Mutlu, sağlıklı ve başarılı olmak istiyorsanız, onlardan aldığınız derslere sayarak, önce kendinizi sonra da her şeyi ve herkesi affederek başlayın… Bilinç altınıza yerleşmiş olarak, mutluluğunuzu, sağlığınızı ve başarınızı frenleyen bu “takozları” öyle affedin ki; düşünce ve davranışlarınıza, bir bilgisayarın işletim sistemi gibi, siz farkında olmadan artık onlar yön vermesinler.
 
Zihninizi, duygularınızı ve ruhunuzu bilinçli bir şekilde olmasını arzu ettiğiniz, sizi mutlu edecek şeylere yoğunlaştırın, onları olmuş gibi hayal edin… Bu hayal ile mutlu, heyecanlı ve coşkulu hissediyor muzunuz? Tüm bedeninizi bir huzur kaplıyor mu? İşte bundan sonra onu yapma yönünde güçlü bir irade sahibi olacaksınız. O yönde hareket edeceksiniz ve böylece o hayalin gerçek sahibi olacaksınız. KANSERİN PANZEHİRİ YÜKSEK BİR MUTLULUK HİSSİDİR. Sizi mutlu edecek şeylerden daha etkili bir tedavi aracı bulamazsınız… Unutmayın ki; neye odaklanırsanız onu büyütürsünüz.

BUNAMA (ALZHEIMER) HASTALIĞI, BELİRTİLERİ, NEDENLERİ VE 12 MADDEDE TEDAVİSİ/ALZHEIMER DISEASE SIGNS, CAUSES AND ITS TREATMENT IN 12 ITEMS

 

UNUTKANLIK BUNAMA (ALZHEIMER) BELİRTİSİ OLABİLİR

Eğer yaşınız orta yaşın üzerindeyse ve geçmişi hatırlıyor, yeni olayları hatırlamakta zorluk çekiyorsanız doktorunuzla görüşmeniz uygun olacaktır. Bu durum, farkına varmakta geciktiğiniz takdirde hızla ilerleyebilecek olan Bunama (Alzheimer) hastalığının başlangıcı olabilir.

Alzheimer hastalığının nedeni beyindeki sinir hücreleri arasındaki bağlantıyı kesmesidir. Bağlantısı kesilen sinir hücreleri giderek ölür ve bunun neticesinde beyin küçülmeye başlar.

BUNAMANIN BELİRTİLERİ

Başlangıç safhası:

  1. Kelimeleri unutmak veya eşyaların yanlış yerlere koymak
  2. Okuduğu şeyi hemen unutmak
  3. Aynı şeyi defalarca sormak
  4. Giderek sorun çıkaracak işlere girmek
  5. Yeni kişilerle karşılaştığında isimlerini hemen unutmak

Orta şiddette bunama belirtileri:

  1. Kendisi hakkında ayrıntıları unutma
  2. Senet veya çek üzerine yanlış tarih ve rakamları yazma
  3. Hangi ay ve hangi mevsim olduğunu unutma
  4. Yemek pişirmede zorluk
  5. Yemek siparişi vermede zorluk

Orta üst şiddette bunamanın belirtileri

  1. Saatin kaç olduğunu unutmak
  2. Adresini, telefon numarasını, gittiği okulu unutmak
  3. Mevsim gereği veya özel o gün için hangi elbiseyi giyeceğini bilememek

Bunamaya neden olan etmenler:

Bunamaya neden olan etmenler:

Vücutta artan oksidatif hasar bunamanın başlıca nedeni olarak görülmektedir.Yaşın ilerlemesi ile birlikte doğal olarak oraya çıkması.

  1. Yaşın ilerlemesi ile birlikte doğal olarak veya genetik vb. nedenlerle beyin sinir hücre sağlığının bozulması.
  2. Genetik nedenlerle beyin sinir hücre sağlığının bozulması.
  3. Baş bölgesinde bir travmanın yaşanması.
  4. Vücutta silikon düzeyinin artması
  5. Vücutta serbest radikal düzeyinin artması
  6. Beyin damar rahatsızlıkları
  7. Beyinde alüminyum düzeyinin yükselmesi. Alüminyum pişirme kapları ve kağıtlarından dolayı alüminyum bulaşık gıdalar, sütten yapılmayan kremalar, kabartma tozu, sofra tuzu, Alüminyum merdaneler arasından geçen beyaz pirinçler bu açıdan dikkatle yenmelidir. Başlıca alüminyum kaynakları olarak su, gıdalar, antiasitler ve deodorantlar sayılabilir. Bazı içme sularının temizlenmesi için alüminyum “alum” olarak kullanılmaktadır. Yerel otoritelerden içme suyunda ne kadar “alüminyum” olduğunu öğrenebilirsiniz. Sitrik asit ve kalsiyum sitrat sudan ve gıdalardan alınan aliminyum oranını arttırabilir,

TEDAVİSİ

  1. Hastalığın başında, 2 yıl boyunca desferrioxamin’in kasa şırınga edilmesi ile vücuttaki aliminyumun desferrioxamine bağlanarak idrarla atılmasının sağlanması.
  2. Antioksidanlar hastalığın başlamasını geciktirmektedir. Günde 3000 mg. vitamin C ve 3200 IU vitamin E kullanılması bunamaya karşı kullanılan ilaçlara başlama süresini 5-6 yıl civarında geciktirmektedir.
  3. Magnezyum zengini gıdalarla beslenilmesi veya magnezyum desteklerinden yararlanılması. Magnezyum, alüminyum emilimini alüminyuma rakip olması nedeniyle azaltır.
  4. İşlenmiş her türlü gıdadan uzak durulması. Magnezyum zengini oldukları için koyu yeşil renkli sebzeler, fındık fıstık gibi çerez ve tohumlar yenilmesi.
  5. Acetylcolin nörolojik iletişimi ve dolayısıyla hafıza gücünü arttırır. B1 vitamini (thiamin) beyinde acetylkolin gibi işlev görür. Başta Thiamin olmak üzere B vitaminleri takviyesi yapılması. Günde 3-8 gram aralığında kullandırılırsa hastaların hafıza gücü kuvvenlendirilebilir.
  6. Metilkobalamin ve adonesil kobalamin formatında B12 vitamini kullanılması
  7. DNA sağlığı ve süperoxid dismutaz enzimi gibi vücut için gerekli birçok enzimin yapısında bulunan ve DNA kopyalanması ve tamirinde önemli rol oynayan Çinko desteklerinden yararlanılması. Zink aspartat olarak günde 27 mg. Alınabilir.
  8. Lesitinin yapısında bulunan, fosfatidil kolin desteklerinden yararlanılaması. Fosfatidil kolin, beyinde sinir hücreleri arasındaki iletişimi güçlendiren asetilkolin seviyesini yükseltmektedir. 15-25 gr/gün dozajında alınabilir. Bu konudaki bilimsel çalışmalar birbirini teyit etmediği için, 15 günlük bir kullanım sonucu bir fayda görülmezse kullanıma son verilmelidir.
  1. Beyin hücre zarlarını kuvvetlendirici olarak fosfatidilserin düzeyinin güçlendirilmesi. Genel olarak fosfatidilserin beyin tarafından üretilmektedir. Ancak beyinde B9 ve B12 vitaminlerinin eksik olması durumunda bu üretim yeterli olamamaktadır. Bu desteklerin alınması ile fosfatidilserin düzeyi de yükselmektedir. Fosfatidilserin düzeyi yüksek olan hastaların huyları iyileşmekte, davranışları düzelmekte ve hafıza güçleri yükselmektedir.
  2. L-Asetlkarnitin beyin hücrelerinde enerji düzeyini yükseltmekte, hücre zarlarını stabilize etmektedir. Destek olarak verilebilir.
  3. DHEA beyinde çok yoğun bir şekilde bulunur. Hafızayı güçlendirir. Yaşlılıkla birlikte hızla azalamaya başlar. DHEA gıda desteği olarak verilebilir. DHEA, vücuttaki faaliyetleri düzenleyen tüm steroid hormonların (sex hormonları, kortikosteroidler vb) kaynağıdır. 50 yaşlarındaki erkekler için 25-50 mg, bayanlar için günde 15-25 mg. Kullanılabilir. Yaş ilerledikçe bu dozlar daha da arttırılabilir. DHEA, şeker hastalığının tedavisinde, obezitede, yüksek kolestrol tedavisinde, kalp rahatsızlıklarında ve artrit tedavisinde önemli bir destektir. Yüksek dozlarda vücutta akne görülmesi durumunda dozaj düşürülmeli veya desteğe son verilmelidir.
  4. Zihinsel faaliyetlerin sağlık düzeyini yükseltmek için keten tohumu yağı ve gingo biloba ekstresi (günde 3 defa 80 mg) destek olarak kullandırılabilir.

NOT: Burada verilen gıda desteklerinin dozajları bilimsel çalışmalara konu özel hastalar için kullanılan dozajlardır.  Söz konusu destekler hastaya gerekli testler yapılmadan kullandırılmamalıdır. Belirtilen dozajlar bu testlerden sonra her hasta için uygun doz olarak tespit edilmelidir. Hastanın tedavisi süresince, doz miktarları değişkenlik gösterebilir. Her hasta için, hastanın özel durumuna göre bazılarının verilmesi zararlı olabileceği gibi, verilmesi gerekenler de cins ve dozaj olarak farklılık gösterecektir.

EN GÜZEL ANTALYA RESİMLERİ- THE MOST BEAUTİFUL ANTALYA IMAGES

Antalya’da çektiğim manzara resimlerini sizler için paylaşıyorum.

 

KANSER VE GENETİK HASTALIKLAR İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR- NEW TREATMENT APPROACHES FOR CANCER AND GENETIC MUTATIONS

 

KANSERE VE GENETİK HASTALIKLARA ÇARE BULUNMA YÖNÜNDE YENİ GELİŞMELER
Uygulamakta olduğumuz tedaviler, moleküler ve hücresel tedavilerdir. Oysa, insan sisteminde moleküllerden ve hücrelerden önce atom ve atom altı parçacıklar vardır. Atom ve atom altı parçacıklara hakim olmadan, molekül ve hücrelere hakim olmak çok zordur. Hastalıkların tedavisinde moleküler yapıyı değiştirerek tedavi etmek çok zorken, atom ve atom altı parçacıkların enerji düzeylerini etkileyerek yeni tedavi modülleri geliştirmek çok daha kolaydır. Çünkü moleküler yapı, atomik yapıdan çok daha karmaşıktır.
Kuantum fiziği ve kimya kanunları çerçevesinde, atom altı parçacıların enerji düzeyini yönetebilmek, insan sağlığını kontrol etme ve yönetmede en önemli temel olacaktır. Çünkü birçok hastalığın temelinde bozulan atomik denge yatmaktadır.
Bu konuyla ilişkili bilimsel çalışmalar başlamıştır. Fosfat grubu içinde, fosfota bağlanmış bir oksijenin atom altı parçacıklarına ait enerji fotonuna bir teröpatik enerji gönderdiğimizde kanserin tüm çeşitlerine ve genetik hastalıkların çoğuna çare bulunabileceğine dair hipotezler vardır.
Modern tıp, binlerce hastalığa karşı onbinlerce tedavi yöntemi önererek, teşhis ve tedavide giderek zor bir yaklaşımla ilerlemektedir.  Buna hiç de gerek yoktur. Bugün artık atom ve atom altı parçacıklarının enerji düzeyi değiştirilebilmektedir. Atom ve atom atlı parçacıkların enerji düzeylerini yine bir enerji ile etkileyerek tek kalemde 100’lerce cins kanseri tedavi edebiliriz. Böylece hastalıklara daha kolay ve doğrudan çareler bulmak mümkündür.  Burada tabi ki sorunlar vardır ama en önemli sorun şudur; tedavi sırasında ne için ne kadar enerji kullanılması lazım ve bu enerji hedef atoma nasıl yönlendirilebilecektir. Bu konuda çalışmalara ihtiyaç vardır.
Bu çalışmaları desteklemek ve geliştirmek için önümüzdeki yüzyılda bugünkü modern tıp bilimlerine atom ve atomaltı genetiği, atom ve atom altı biyolojisi, atom ve atom altı fizyolojisi gibi yeni bilimlerin eklendiğini göreceğiz.
Sibernetik tıp alanında hücrelerin frekans düzeyleri yönetilerek teşhis ve tedavide bu yaklaşıma benzer önemli gelişmeler kaydedilmiş olup, kısmen pratiğe de aktarılmıştır.

GÖBEK ALTI YAĞI VE CİLT YAĞININ SAĞLIĞA FARKLI ETKİLERİ- BELLY AND SKIN FAT CAUSES DIFFERENT HEALTH RESULTS

ŞEKER HASTALIĞINA VEYA ŞİŞMANLIĞA NEDEN OLAN YAĞ HANGİ YAĞDIR?

Normal bir insanın yağı cilt altında ve karın kısmındadır.
Cilt altındaki yağ % 80 oranındadır. Bu yağ, insan sağlığı için bir tehdit oluşturmaz. ama karının alt bölgesinde bulunan %20 oranındaki yağı önemlidir. Bu yağın giderek artması başta kalp-damar,böbrekler, sinir sistemi ve karaciğer olmak üzere, İnsan sağlığını ciddi olarak tehdit eder. Artan yağ miktarı hücrelerin insüline olan duyarlılığını azaltır bu da tip-2 diabet rahatsızlığına (insülin direncine) neden olur.  Bel altı yağındaki aşırı artış aynı zamanda pankreasta insülin üretimini de düşürerek tip-1 şeker hastalığına neden olur.

İnsülin duyarlılığını yükseltmeyen bir diyet, obeziteyi frenleyemez. Çünkü yağ hücreleri yağla doldukça, insülin yeni yağ hücrelerinin yapılmasına neden olur. Oluşan yağ hücreleri yağ ile dolabilmeleri için beyne sinyal gönderir.

ZAYIFLAMAK İÇİN NE YAPILMALIDIR?

OBEZLİK SADECE AŞIRI YEMEK YEMEKLE OLMAZ; FARKLI NEDENLERİ DE VARDIR.

ŞİŞMANLIK NE ZAMAN BAŞLAR? KAÇ ÇEŞİT ŞİŞMANLIK VARDIR?

Şişmanlığa neden olan yağ hücrelerinin kökeni, anne rahminde annenin beslenmesi ve daha sonra çocukluk yıllarındaki beslenmesi ile yakından ilgilidir. Çünkü büyüdükçe yağ hücrelerinin oluşması daha zordur. Hiperplastik obezite denen bu şişmanlık çocuklukta şekillenir.

Hipertorfik obezite, yağ hücrelerinin büyüklüğü ile ilgilidir. Bu tip obezitede yağ hücreleri bel çevresinde toplanmıştır. Şeker, kalp rahatszılıkları, tansiyon gibi birçok ciddi rahatsızlığın nedenidir.

Hiperplastik ve hipertorfik obezitede yağ hücelerinin hem sayısı hem de hacimleri yüksektir.

OBEZİTENİN DEĞİŞİK KAYNAKLARI NELERDİR?

  1. Bazal metebolizma hızını düşürdüğü için transa geçmiş gibi uzun süre televizyon izlenmemeli,
  2. beyindeki serotonin seviyesinin düşüklüğü,
  3. Diyetin tetiklediği termojenesis (kalorilerin yakılması sonucu ısı çıkması), eksikliği
  4. Sempatik sinir sisteminde rahatsızlık,
  5. Yağ hücreleri metebolizmasında düşüklük,
  6. Yürüme dahil her türlü sporun yeterli düzeyde yapılmaması,
  7. Erkeklerde testesteron hormonu düşüklüğü,
  8. Metebolizmada toksik kalıntı bırakan gıdalar,
  9. Yüksek stres düzeyi,
  10. Aşırı tatlı düşkünlüğü,
  11. Karbonhidrat, protein ve yağların dengesiz alınması,
  12. İnsülin direnci,
  13. En fazla enerjiyi kaslarımız tüketir; kas egzersizlerinin azlığı
  14. 5-hydroxytrypthofan düzeyindeki düşüklük,
  15. Efedrin (ephdrine) ve kafein gibi ikililerin az kullanımı sonucu sempatik sinir sistemini uyarılmaması; metebolizma hızının düşmesi, düşük düzeydeki termojenes (alınan kalorilerin yakılma düzeyi,
  16. Doymuş yağlar ve rafine karbonhidratların fazla alınması, karbonhidratların baklagillerden karşılanmaması,
  17. Kahverengi yağ hücrelerinin azlığı,
  18. Kalorisi düşük lifli gıdaların az alınası; öğle ve akşam yemeklerinden önce giderek artan ölçülerde 10 grama kadar guar gum alımı gibi, domates, yeşil biber, brokoli, marul gibi kalorisi düşük lifli gıdalarla beslenme şeker düzeyini ve insülin kullanımını olumlu etkileyerek aşırı kilo alımını önler.
  19. Hücrelerin insülin duyarlılığının arttırılması; krom takviyeleri (krom pikolinat olarak daha etkilidir). Krom takviyeleri hücrelerin insüline olan duyarlılığını arttırdığından obeziteyi engeller,
  20. Orta-zincirli trigliseritler (MCTS) termojenesisi arttırdıkları için obeziteyi engellerler,
  21. Hidroxisitratlar yağ hücrelerinin oluşumunu engelledikleri için obeziteyi de engellerler,
  22. Q enzim-10 kullanımı metebolizmayı hızlandırdığı için obeziteyi engeller,
  23. Yeterli miktarda su içilmesi.