MAJÖR DEPRESYON RAHATSIZLIĞI- MAJOR DEPRESSION DISORDER

MOJÖR DEPRESYON RAHATSIZLIĞINDA DÜŞÜK ARJİNİN SEVİYELERİ GÖRÜLMÜŞTÜR.

ARJININ LEVELS ARE LOWER AT MAJOR DEPRESSION DISORDERS

Majör Depresyon Hastalığı
 
Majör Depresyon Hastalığı
 
Arjinin vücut için gerekli temel amino-asitlerden biridir. Doğu Finlandiya Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada Majör depresyon rahatsızlığı olanlarda Arjinin biyo-yararlanım seviyeleri düşük bulunmuştur. Anti depresan ilaç kullanımı hastaların arjinin seviyelerinde bir değişikliğe yol açmamıştır. Arjinin, kalp-damar- beyin damar ve sinir sistemi sağlığında önemli roller üstlenir; kan akışını düzenler. Arjinin böbreklerden toksik madde atılımını arttırır, yaraların çabuk iyileşmesini sağlar, bağışıklık sistemini destekler, ereksiyon için önemlidir. Deprasyona bağlı olarak vücutta iltihaplı tepkiler görülmektedir. Vücutta arjinin eksikliğinde sinir sistemi ve dolaşım sistemi sağlığı için gerekli olan nitrik oksit üretimi düşmektedir. Vücutta arjinin fazlalığının da sağlık açısından önemli risk faktörleri arasında bulunduğu unutulmamalıdır.
 
Arjinin kısmen vücutta üretilen kısmen de dışarıdan gıdalarla alınabilen bir amino asittir. Hidi ve tavuk etinde, kabak çekirdeğinde, soya fasulyesinde, yer fıstığında, süt ve süt ürünlerinde, nohut ve mercimekte yüksek oranda bulunur. Araştırma Journal of Affective Disorders dergisinde yayınlanmıştır.
For English text please refer to:

DÜŞÜNCELERİMİZLE ZAYIFLAYABİLİRİZ-WE CAN LOSE WEIGHT WITH OUR THOUTHS

OBEZ

DÜŞÜNEREK ZAYIFLAYINIZ.

LOSE WEIGHT BY THOUGHTS

 

Aldığınız kaloriden daha önemlisi belki de ne düşündüğünüzdür:) Buyurun:)

ABD’de Columbia Business School’dan biliminsanları, yüksek kalorili bir yiyecek tüketildiğinde vücudun açlık hormonu olarak bilinen Ghrelin’i salgılamayı durdurduğunu, metabolizmanın hızlanmasıyla daha kolay kilo verdiklerini ortaya çıkarttı.

Klinik psikolog Alia Crum, psikolojinin metabolizma hızı üzerindeki etkisini araştırmak için bir grup denekten 380 kalorilik bir bardak milkshake içmelerini istedi. Milkshakelerin yarısının üzerine 140 kalori olduğunu, diğer yarısının üzerine ise 620 kalori olduğunu yazan Krum, daha yüksek kalorili bir içecek tükettiğini düşünen deneklerin metabolizma hızının diğer gruba göre çok daha fazla yükseldiğini tespit etti.

BÖBREK SAĞLIĞI İÇİN 6 TAVSİYE- 6 WAY TO PRESEVE KIDNEY HEALTH

SU İÇMEK, İDRARA ÇIKMAK, YETERLİ MAGNEZYUM, ŞEKERSİZ BESLENME , SİGARADAN UZAK DURMA VE YETERLİ UYKU SAĞLIKLI BÖBREKLER İÇİN GEREKLİDİR- ENOUGH WATER, URINATION, MAGNESIUM, NO SUGAR, NO SMOKE, ENOUGH SLEEP IS THE WAY TO HEALTY KINDEYS.

Nufusumuzun %15’i böbrek yetmezliği yaşamaktadır. Böbreklerimiz, hormon üretir, vücudun asit-alkali dengesini korur, mineralleri emer, kanı temizler ve idrar üretir. Böbrek sağlığımızı korumak için için 6 etkili tedbir:
1. Günde 8 bardak su içmek. Böbrekler su ile beslenir.
2. İdrarı ertelememek, geldiğinde hemen lavaboya yönelmek
3. Magnezyum zengini (fasulye, mercimek, muz, kabak çekirdeği gibi) gıdalarla beslenmek. Günde 1,3 mg. magnezyum alınmalıdır. Maryland Üniversitesi araştırması.
4. Şekerli ve gazlı içeceklerden uzak durmak. Günde 2 kez gazlı içecek içenlerin idrarında protein çıkıyor. Bu böbrek yetmezliğinin bir işareti olarak yorumlanmaktadır. Japonya Osaka Üniversitesi araştırması.
5. Sigara içmeyiniz; sigara kan damarlarını daraltır ve sertleştirir. Günde sadece 2 sigara içmenin böbreklerde hasara yol açtığı bilinmektedir. Klinik Farmakoloji Dergisinde yayınlanan bir araştırmada gösterilmiştir.
6. Düzenli ve yeterli uyku; böbrekler kendilerini gece yenilerler, Uykusuzluk böbrek yetmezliğine neden olur.

KARACİĞER BİRİNCİ FAZ TOKSİK TEMİZLİK SÜRECİNİ ENGELLEYEN GIDALAR- INHIBITOR FOODS OF LIVER FIRST PHASE DETOXIFICATION

  • Antihistaminics
  • anti-acidics
  • Curcumin
  • Capsaicin

Aldığımız anti-histaminik (kaşıntılara karşı) ilaçlar ile mide asidi için kullandığımız ilaçların, greyfurt suyunun, fazla alınması halinde zerdeçalın içindeki kurkumin maddesinin, kırmızı biberdeki capsaicinin karaciğerdeki ilk aşama toksinlerden temizleme sürecini yavaşlatacağını unutmayalım.

2 NCİ FAZ KARACİĞER DETOXU İÇİN EN ÖNEMLİ 6 GIDA- THE MOST IMPORTANT 6 FOODS FOR 2 ND PHASE LIVER DETOXIFICATION

KARACİĞER DETOXUNU DESTEKLEYEN EN ÖNEMLİ 6 GIDA

THE MOST IMPORTANT 6 FOODS SUPPORTING 2 PHASE LIVER DETOX

Karaciğerde ikinci ve son aşama olan toksik temizlik için 6 fazda gerekli olan gıdalar: Faz sırasıyla:
 
1. Glutathione, Vitamin B6
2. Glycine
3. S-Adenosyl-methionine,
4. Molibdenum, methionine, cysteine
5. Acetyle-CoA
6. Glucuronic acid
 

KARACİĞER DETOXUNU ENGELLEYEN EN ÖNEMLİ ŞEY:

THE MOST IMPORTANT 6 INHIBITORS OF 2 PHASE LIVER DETOX

 

Karaciğerde ikinci ve son aşama olan toksik temizliği 6 fazda engelleyen gıdalar, faz sırasıyla:
 
1. Selenyum, Vitamin B2, Glutathione ve Çinko eksikliği
2. Düşük protein diyeti
3. Folik asit ve vitamin B 12 eksikliği
4. Aspirin gibi storoid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar, tetrazyne (gıdalarda canlı sarı renk vermek için kullanılan katkı maddesi, molibden eksikliği)
5. Vitamin B2, B5 veya Vitamin C eksikliği
6. Aspirin, probenecid

KARACİĞERDE BİRİNCİ FAZ DETOX SÜRECİ -PHASE 1 DETOX IN THE LIVER

THOSE THE MOST REQUIRED FOR THE FIRST PHASE DETOXIFICATION IN THE LIVER

Cupper, magnesium, zinc and Vitamin C

KARACİĞERDE BİRİNCİ FAZ DETOX İÇİN EN ÇOK İHTİYAÇ DUYULAN ŞEYLER

Karaciğerde toksinlerin ilk fazda temizlenmesi çok önemlidir. Burada temizlenemeyen toksinlerin2. fazda temizlenmesi daha zordur. Bunun için 50-100 arasında enzim çeşitliği görev yapar. Bunların hepsine birden Cytochrome P 450 denir. Bu enzimlerin karaciğerde çalışabilmesi için 4 tane önemli ihtiyaç vardır. İşte daha ilk fazda Vücudu toksinlerden korumak için en önemli 4 ihtiyaç:
1. bakır
2. Magnezyum
3. Çinko
4. Vitamin C

KANSERİ NASIL ÖNLERİZ; KARACİĞERDE DETOX SÜRECİ- HOW CAN WE PREVENT CANCER; DETOX PROCESS IN THE LIVER.

 

KANSERİ NASIL ÖNLERİZ? – HOW CAN WE PREVENT CANCER?
KARACİĞERDE DETOX SÜRECİ- THE DETOX PROCESS IN THE LIVER
detox1
Kanseri başlatan sebeplerin % 99’u çevresel kanserejen kirlilikten ve bunu önleyecek gıda eksikliği ve karaciğerdeki yorgunluktan gelmektedir.
Kanserojen maddelere karşı karaciğerdeki detox ve oxidasyon sürecinin sağlıklı çalışması çok önemlidir.
Bu ve bunun gibi vücudu toksinlerden temizleme görevi karaciğer aittir. Karaciğer bağırsaklardan emilen her türü toksini vücuda göndermeden önce temizler. Vücutta bu süreci destekleyecek yeteri kadar besin maddesi yoksa, süreç rahatsızlanır. Bağırsaklarımızdakiler, yediklerimiz, içtiklerimiz ve soluduğumuz hava, bakteriler, bağışıklık komplexleri, ara metabolik ürünler, tarım ilaçları, böcek ilaçları, ilaçların toksik yanı, elektromanyetik kirlilik, çamaşırlarımızdan, tabak ve çatalların kimyasallarla yıkanmasından gelen toksik yük vücudumuzu tıkamadan önce karaciğerde temizlenmelidir.
Birçok hastalığın nedeni olan, vücudumuzu yorgun düşüren kurşun, civa, tarım ilacı artıkları dahil 4000 civarındaki toksinleri atmak için ne yapmalıyız:
Toksinlerin çoğu yağ hücreleri içinde depolanarak vücudu zehirlemeleri önlenir. Toksinlerin yağ hücrelerinin içinden çıkarılıp suda eriyebilir hale getirilmesi gerekir. Safra yağları eritir ama safranın %99’u erittiği toksik maddelerle birlikte tekrar kullanılmak üzere geri emilir; Şükürler olsun ki, vücut yağda eriyen toksinleri glutation (sisteyin, glutamik asit ve glisin aminoasitlerinin birleşimi) suda eriyebilir hale getirir ve böbreklerden atılmasını sağlar.
 
DETOX
Vücutta yeteri kadar glutation sentezlenemez ise karaciğerde toksik madde miktarı artar ve karaciğer yetersizliği başlar. Glutation aynı zamanda iyi bir antioksidanttır. Eksikliğinde kanser süreci hızlanır. Vücutta ne kadar toksik madde varsa, o kadar çok glutation tüketilir, harcanın glutationun yerine konması gerekir. Sigara ve bazı hastalıklar da glutation üretimini engeller, glutation düzeyi düşük gıdalar da vücutta glutation düzeyinin düşük olmasına neden olurlar. HIV, SİROZ, PLÖREZİ, KATARAKT, AİDS’in kökeninde glutation eksikliği de yatmaktadır.
 
Glutation taze meyvelerde ve sebzelerde , pişmiş balıkta, kuşkonmazda, avakado, ceviz, lahanagiller, portakal kabuğu yağı, dereotu, kimyon tohumu ve ette bulunur. Günde 1000-3000 mg arasında C vitamini alımı da glutation üretimini arttırır. Sindirim sisteminden ve damarlardan iyi emilir. Suni glutation için emilim o kadar etkili değildir.
Günde 500 mg Vitamin C almak, vücutta glutatin seviyesinin yükselmesine yardımcı olur. N-acetilcysteine, glycine ve methionine almak da vücutta glutation üretimini arttırır.
 
Bunun dışında bu kadar önemli olan konu ve süreçler aşağıda özetlenmiştir:
 
1. Vitamin B2, B5, B9, B12, C vitamini, selenyum, molibden ve qlutation düzeyimiz normal olmalıdır.
2. Amino asit üretimi için kaliteli protein alınmalıdır.
3. Aspirinden,tatrazine (sarı renkli gıda boyası) , probenecid uzak durmalıyız (hücre içindeki “sulfation” ve “acetylation ” detox fazlarını engellediği için)
4. Glycine, taurine, glutamine, arginine ve ornithine amino asitleri de vucutta toksinleri atmada kullanılır. Hepatit, alkolik karaciğer rahatsızlığı, karsinoma, kronik artrit, hipotroit, hamilelikte kan zehirlenmesi ve kimyasalların yol açtığı zehirlenmelerde bu amino asitlerin toksinlere bağlanması ile toksik etki düşer.
5. Kolin, B12 ve B9 vitaminlerinin vucutta yeteri kadar bulunması ile oluşan metil grupları toksinlerle birleşerek metilasyon süreci sonucu onları vücuttan atarlar. Doğum kontrol ilacı kullanan kadınlarda ve hamile kadınlarda vucutta östrojen fazlalığından oluşan kolastatis (karaciğerde harabiyete sebep olacak şekilde, safra kesesi tıkanıklığı sonucu safranın boşaltılamaması), safra akışının hızlandırılması ile bu süreç sonucu önlenebilir. Metinonin östrojenin atılımını sağlaması yanında östrojen fazlalığından ortaya çıkan azalan hücre içi normal sıvı düzeyinin devamında da önemlidir.
5. Tiroit ve östrojen hormonunun aşırı yükselmesini önlemek, bağırsak bakterilerinin ürettiği toksinleri atmak, bazı ilaçların toksik etkisini yok etmek, gıda katkı maddelerinden ortaya çıkan toksiditeyi azaltmak, sinir sistemi kirliliği ve çevre kirliliğinden doğan toksidite için vücutta sülfat bağlanmaları (sulfation) önemlidir. Vucutta methionine ve cysteine eksikliği bu süreci engeller. Günde 100 mg dan fazla Vitamin B6 alımı ile vücutta aşırı molibden bulunumu da bu sürece zarar vererek bu tip toksinlerin vücutta birikimini arttırır. Vücuda taurine ve glutatione desteği bu sürece güç kazandırır.
Yeteri kadar sülfür zengini gıda (yumurta sarısı, kırmızı biber, sarmısak, soğan, brokoli ve brüksel lahanası) alınması, sürece destek verir.
6. Sulfa grubu (antibiotikler) ilaçların toksik atıklarını vücuttan uzaklaştırılması için Co enzyme A gereklidir. Sürecin adı asitilasyon sürecidir. Bu süreci sağlıklı olmayan kişiler sulfa grubu ilaçlar ile diğer antibiyotiklere karşı daha duyarlıdır. Sürecin sağlıklı çalışabilmesi için Vitamin B2, vitamin B5 ve Vitamin C önemlidir. Gıda olarak mayalı gıdalar, bira mayası (brewer’s yeast), tam tahıllar, biber, lahana ve portakalgiller önde gelir.
7. Vücuttan aspirin, mentol, vanilin, benzoat gibi gıda katkı maddeleri ve bazı hormonların toksik etkilerini uzaklaştırmak için “glucoronidation ” toksik arındırma sürecinin sağlıklı çalışması gerekir. Bu süreçte ise glucoronic asit toksinlerle birleşerek onları etkisiz hale getirilerek vücuttan atılmasını sağlar. Vucutta bilirubin seviyesinin aşırı yükselmesi ile tanılanan Gilbert Hastalığı haricinde vücutta dikkat çekmeden sağlıklı bir şekilde çalışır. Glucoronic asit, limon portakal gibi portakalgillerin kabuğunda, dere otu yağı ve kimyon yağında bol bulunur. Bu süreç bizi kimyasal kanserojenlerden korur. Kükürt zengini ve greyfurt dışında portakalgillerin bolca tüketilmesi süreci destekler.
8. Özellikle sakinleştirici ilaçlardaki sülfür ihtiva eden moloküllere bağlanarak onların toksik etkilerini yok etmek için vücuttaki sulfoxidation sürecinin iyi çalışması gerekir. Bu süreçte sebze ve meyveleri taze göstermek için kullanılan sülfür ihtiva eden gıda koruyucuları ile astım ilaçlarının toksik etkileri de yok edilir. Bu süreçte sülfitler sülfata dönüştürülerek idrarla atılırlar. Sürecin sağlıksız işlediğini idrarda sülfit oranının sülfata göre artmış olduğunu görerek anlarız. Yine sülfür ihtiva eden gıdalar ve ilaçlar bizi rahatsız ediyorsa süreç sağlıksızdır. Özellikle ASTIM HASTALARI bu katkı maddeleri ve gıdalara karşı çok kötü ataklar yaşarlar. İdrarlarında sülfit/sülfat oranı yüksek olan astım hastalarına molibden takviyesi yapılarak astım rahatsızlıkları büyük ölçüde önlenebilir. Çünkü molibden – bakliyat ve tam tahıllı gıdalarda bol bulunur- bu sürecin sağlıklı işlemesi için çok önemlidir.