FİZİKSEL, PSİKOLOJİK VEYA CİNSEL STRES DNA’LARIMIZDA TAHRİBATA NEDEN OLMAKTADIR/ PHYSICAL, PSYCHOLOGICAL OR SEXUAL STRESS CAUSES DESTRUCTION ON OUR DNA’S

ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE YAŞANAN STRES/TRAVMA GENETİK TAHRİBATA NEDEN OLMAKTADIR.

CHILDHOOD STRESS/TRAVMA CAUSES GENETİC DESTRUCTION

British Colombia üniversitesinde  34 yetişkin erkeğin spermlerinin incelenmesi sonucu, çocukluk döneminde yaşanan cinsel, psikolojik veya fiziksel travmaların/tacizlerin bunlarda genetik tahribatlara neden olduğu gösterildi.

Bu travmalara/tacizlere/streslere maruz kalan kişilerin DNA yapılarının 12 nci bölümünde bu travmaların izleri gösterildi. Bu travmaların genetik olarak 3 yıl boyunca nesilden nesile geçtiği de saptandı.

ZEYTİNYAĞI ERKEKLERDE TESTESTERON HORMONU DÜZEYİNİ %40 YÜKSELTMEKTEDİR/ OLIVE OIL RAISES THE TESTESTERON LEVEL UP TO 40%

Zeytinyağı erkeklerde testesteron düzeyini % 40 yükseltiyor.
 
Yunanistan’da bilim insanları tarafından yapılan bilimsel çalışmalar göstermiştir ki; günde 9 kaşık ( çeyrek çay bardağı kadar) soğuk sıkma zeytinyağı içenlerde testesteron (erkeklik hormonu) düzeyinin %40 yükseldiği gösterildi. Zeytinyağının kalp ve beyin damar rahatsızlıklarına iyi geldiği zaten biliniyordu. Zeytin yağının bu etkisinin dolaşım sisteminde iyileşme yaratmasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Bu sebeple böyle bir etkinin bayanlarda yan etkisi de olmayacaktır; Hatta vajinal bölgenin kanlanmasında iyileşme görülebilecektir. Böyle bir diyetin Akdeniz tarzı diyetle desteklenmesi halinde daha iyi sonuçlar alınacağı bilinmektedir.testesteron1

NOBEL ÖDÜLLÜ BULUŞ KANSER TEDAVİSİNDE YENİ BİR ÇIĞIR AÇTI/ A NEW DISCOVERY FROM NOBEL WINNERS HAVE BEEN AN ENTIRELY NEW PRINCIPLE FOR CANCER TREATMENT

NOBEL ÖDÜLLÜ BULUŞ, KANSER HASTALARINA MÜJDE OLDU…
 
KANSER, KANSERLİ BÖLGEDE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ BASTIRAN PROTEİNİN ENGELLENMESİ İLE YENİLEBİLECEK.
 
2018 Nobel Tıp Ödülü, kanser tedavisinde geliştirdikleri yöntemler nedeniyle ABD’li bağışıklık sistemi uzmanı James Allison ve aynı alanda çalışan Japon bilim adamı Tasuku Honjo’ya verildi.
 
Her iki bilim insanı, kanser tedavisinde bağışıklık sisteminin frenlenmesinde etkili olan faktörler üzerinde çalışmalarını yürüterek farklı bir strateji ortaya koydular. Bu insanlar, bağışıklık sistemimizin kanserli hücrelerle savaşma kabiliyetini uyararak, BUGÜNE KADAR ŞÜPHEYLE BAKILAN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAYALI KANSER TEDAVİSİNDE nobelyepyeni bir ilke ortaya koydular.
 
Bağışıklık hücrelerinin çalışmasına ket vuran CTLA-4 adlı bir proteinin varlığını keşfederek, bağışıklık sistemini kanser hücreleriyle savaşmaya teşvik edecek terapi yöntemlerinin geliştirilmesinin yolunu açtılar.