AĞIZDAN KÖTÜ KOKU GELMESİ-AĞIZ KOKUSU RAHATSIZLIĞI- HALITOSIS -BAD BREATH AT THE MOUTH-HALITOSIS

 

AĞIZDAN KÖTÜ KOKU GELMESİ-AĞIZ KOKUSU RAHATSIZLIĞI- HALITOSIS -BAD BREATH AT THE MOUTH-HALITOSIS

 

SEBEPLERİ

  1. Çeşitli diş ve diş eti rahatsızlıklarından kaynaklanan ağız kokuları
  2. Diş aralarında kalan gıdaların bakteriler tarafından çürütülmesi sonucu koku yapması
  3. Diş eti rahatsızlığı
  4. Diş çürükleri, dişte kovuklar
  5. Takma dişlerin iyi oturmaması sonucu ortaya çıkan diş eti iltihaplanmaları,
  6. Çeşitli ilaçların yan etkileri, salgı bezi sorunları ve sürekli ağızdan nefes alma sonucu ortaya çıkan ağız kuruluğu- xerostomia- sonucu ağız hijyeninin ortadan kalkması
  7. Sigara içilmesi, tütün çiğnenmesi
  8. Üst ve alt solunum yolu rahatsızlıklarından-pnömoni, kronik sinüs, bronşit, brun akıntısı gibi-kaynaklanan ağız kokuları
  9. Karaciğer, böbrek, sindirim sistemi-gastro-intestinal rahatsızlıklar,

ALINACAK TEDBİRLER:

  1. Anti bakteriyel ajanlarla ağız bakımının yapılması
  2. Günde 2 defa flörürlü ve karbonatlı diş macunları ile ağızın ve dil üstünün fırçalanması
  3. Kullanılan diş fırçalarının her 2-3 ayda bir defa değiştirilmesi
  4. Günde 1 defa diş dibi temizliği yapılarak buralarda kalan gıdaların ve plakların temizlenmesi
  5. 6 ayda 1 defa diş bakımı yaptırılması
  6. Günde 2 defa diş bakımı için üretilen anti-bakteriel sularla ağız gargarası yapılması
  7. Günde 1 defa beyaz sirke ile gargara yapılması
  8. Sigara ve tütün ürünlerinin kullanılmaması
  9. Bol sıvı tüketilmesi
  10. Ağızda salgı üretimini teşvik için naneli sakız çiğnenmesi

VUCUTTA KANSER HÜCRELERİ İLE SAVAŞAN LENFOSİTLER- THE WAR BETWEEN CANCER CELLS AND LYMPHOCITES

HUZURSUZ BAĞIŞIKLIK SENDROMU- SAHIN SENDROMU’NU OLUMLU VEYA OLUMSUZ ETKLEYEN FAKTÖRLER- FACTORS THAT INHIBIT OR INDUCE THE IRRITABLE IMMUNE SYNDROM

Akyuvarlar vücudumuzu dışarıdan gelecek her türlü patojene karşı vücudumuz koruyan hücrelerdir. Henüz tam olarak açıklanamayan çok zeki bir süreç sonucu toksik maddeleri ve patojen unsurları vücudumuzdan uzaklaştırmakla görevlidirler. cancerandwhitebloodcellResimde kanser hücresine bağlanan bir akyuvar hücresi görülmektedir.

Her hücremizde kanserojen maddeler, iltihabi süreçler dahil dışarıdan ve içeriden gelebilecek her türlü tehlikeyi algılayabilen bir nevi radar görevi yapan ve aynı zamanda bu tehlikelere bağlanarak onları etkisiz hale getiren oluşumlar vardır. Bu oluşumlar hücre içinde ve dışında gizlenmiş patojenlere karşı sürekli alarm durumdadır. Kısaca açıklamak gerekirse, bir hastalık yapıcı virüs, bakteri vb. etmen bu oluşumlar tarafından tanımlandığı zaman, hemen onun tahlilini yapılır. Bu tahlile göre onu etkisiz hale getirmek için ne tür bir yol izleneceği karara bağlanır. Bu ya hastalık etmeninin hemen yerinde yok edilmesi şeklinde olur veya ona özgü yok edici bir yolun bulunarak uygulanması sonucunu doğurur.

Vücudumuz sadece hastalık yapan virüs, bakteri veya kanserojen maddelerle tehdit altında değildir. Bugün modern tıbbın henüz ilgi alanı dışında olan, vücudu içten ve dıştan etkileyen birçok faktör vücudu tehdit etmekte ve bağışıklık sisteminizi yormaktadır. Bunların başında stres faktörünü belirtmek fazla yanıltıcı olmaz. İçeriden ve dışarıdan algıladıklarımız renk, koku, ısı, ışık, görüntü, ailevi ve sosyal ilişkiler, elektromanyetik dalgalar, arzın konumu, genetik faktörler gibi stres dışında birçok faktör de bağışıklık sistemimizi yakından etkilemektedir. Bunlar arasında patojenler dışında sistemi sakinleştirici veya sistemin görev yapasını engelleyici veya çok yönlü etkileri ile bağışıklık sistemimizi kararsız hale düşüren veya dost düşman hücre ayırımı yapmalarını engelleyen etmenler de vardır.

Aslında olay, insanın genel yaşantı şeklini yakından ilgilendirmektedir. Ne kadar pozitif bir yaklaşım ve huzur dolu bir yaşam, o kadar güçlü bağışıklık sistemi diyebiliriz.  Hayatımızda kaos ne ölçüde yüksekse o kadar Bir şaşkın bağışıklık sistemi söz konusudur.  İşte hayatımıza yansıttığımız birçok kontrol edilemeyen durum ve faktör Huzursuz Bağışık Sendromu-sahin Sendromu veya “Irrıtable Immune Syndrom- Sahin’s Syndrome”- adını verdiğim bir rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Bir örnek olmak üzere Th-17 kodlu bir alyuvar panik halindeki bağışıklık sistemi tarafından aşırı miktarda üretilerek sisteme verilmektedir. Bu hücre dost ve düşman hücre ayırımı yapamadığı için sağlıklı hücrelere de saldırmaktadır. Romatizmal artrit gibi immun hastalıklar, plörezi (zatülcenp) veya kemoterapi alan kanser hastalarında veya bağışıklık sistemi rahatsızlıklarında, kronik şeker hastalığında, kalp damar rahatsızlıklarında, beslenme bozukluklarında, kirli havada, kirli suda, hareketsiz bir yaşamda, iltihabi kronik böbrek rahatsızlıklarında, her tülü kronik eklem iltihaplarında ortaya çıkan bu durum genellikle yapılması gereken tedaviyi de etkilemektedir. Bağışıklık sistemi sağlığı genel sağlık düzeyimizin en önemli bir göstergesidir. Bağışıklık sistemi sağlığı, ömrümüzün süresini belirleyen en önemli faktörlerden biri olarak ortaya çıkmaktadır.

Konu ile ilgili zaman zaman daha ayrıntıya yönelik açıklamalar burada yapılmaya devam edilecektir.

HUZURSUZ BAĞIŞIKLIK SENDROMU AKYUVAR ETMENİ-SAHIN SENDROMU- IRRITABLE IMMUNE SYNDROME AND WHITE BLOOD CELLS-SAHIN’S SYNDROM

Th-17 AKYUVAR HÜCRELERİ HUZURSUZ BAĞIŞIKLIK SENDROMUNUN BİR NEDENİDİR.

Th-17 WHITE BLOOD CELLS ARE ONE OF THE INDUCING FACTOR FOR SAHIN’S SYDROME-IRRITABLE IMMUNE SYNDROME

 

whıtebloodcells.jpg

T-17 akyuvar hücrelerinin vücutta aşırı üretimi Huzursuz Bağışıklık -Irritable Immune Syndome- sahin’s Syndome- sedef, romatoid artit ve bir kısım kanserlerin de sebebidir. Bu olay sonucu böbrek nakillerinde nakledilen organ reddedilmekte veya bir başka ifade ile atılmaktadır.

Th-17 hücresinin aşırı üretilmesine neden olan molokülün tespitine, ve bunu harekete geçiren stres dahil tüm faktörlerin belirlenmesine ve daha da önemlisi hücreler arası haberleşme dinamiklerinin frekans kodlarını kontrol etmeye yönelik -Sibernetik Tip -Medical Cybernetics-çalışmalar, tıpta yeni bir çığır açmaya adaydır.

Th-17 isimli akyuvarların üretiminin kontrol altına alınmasıyla kemoterapinin yan etkileri de ortadan kaldırılmış olacaktır. Biraz sabır:)

BİLİMSEL KAYNAKLAR: ZERDEÇAL VE ACI KAYISI ÇEKİRDEĞİ KANSER, KARACİĞER, SAFRA KESESİ VE ŞEKER HASTALARINA FAYDA SAĞLAYABİLİR. SCIENTIFIC SOURCES; CURCUMIN/TURMERIC, BLACK PAPER and BITTER ALMOND (VITAMIN B 17) MAY SUPPORT CANCER, DIABETS, GALL BLADDER TREATMENTS.

1 tatlı kaşığı zerdeçalı, yarım çay kaşığı karabiber ile zeytinyağında soğuk kavurarak (yağın dumanı çıkmadan indirmek) iltihaplı hastalıklarınızın rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

Bu karışımdaki karabiber zerdeçalın bağırsaklardan emilimini arttırmaktadır. Bu karışım bal ile karıştırılarak da alınabilir.

Karşımın Akciğer kanseri dahil bir çok kanser tipinde, plörezide,  romatoid artritte, alzheimerda, yangılı rahatsızlıklar, karaciğer, safra taşları ve çamurları ve daha birçok rahatsızlıklarda da destekleyici tedavi olarak kullanılmasının da ötesinde yararlar sağladığı birçok araştırmada gösterilmiştir.

Kanser tedavisinde acı bademin rolü bugüne kadar birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu konuda en son yapılan araştırmalardan biri de Turgut Özel Üniversite’sinden geldi. Acı kayısı çekirdeğinde bulunan %6 civarındaki amigdalin proteininin (B 17 vitamini) kanser hücrelerini öldürdüğü bilimsel olarak tespit edildi. Acı kayısı çekirdeğinin şeker hastalarının tedavisinde ve karaciğer hasarları üzerinde de olumlu sonuç verdiği daha önceki bilimsel çalışmalarda tespit edilmiştir. Acı kayısı çekirdeğinin tüketilmesinde doktor tavsiyesi önemlidir. Çünkü bu çekirdeğin çok tüketilmesi içerisinde bulunan siyanür nedeniyle ölümlere yol açabilmektedir.

Acı badem içerisinde bulunan siyanürü izole ederek elde edilen ekstrelerin kanser tedavisine yardımcı olacağı değerlendirilmektedir. Çocuklara verilmemek kaydıyla, yetişkinlerde, günde 3-4 adet acı kayısı çekirdeğinin veya daha emniyetli olarak bunun içeriğine eşdeğer acı badem ekstresinin tüketilmesinin söz konusu kanser, karaciğer ve şeker hastaları için faydalı olabileceği konusunda bilimsel çalışmalar birbirini teyit etmeye devam etmektedir.

BÖBREK SAĞLIĞI İÇİN 6 TAVSİYE- 6 WAY TO PRESEVE KIDNEY HEALTH

SU İÇMEK, İDRARA ÇIKMAK, YETERLİ MAGNEZYUM, ŞEKERSİZ BESLENME , SİGARADAN UZAK DURMA VE YETERLİ UYKU SAĞLIKLI BÖBREKLER İÇİN GEREKLİDİR- ENOUGH WATER, URINATION, MAGNESIUM, NO SUGAR, NO SMOKE, ENOUGH SLEEP IS THE WAY TO HEALTY KINDEYS.

Nufusumuzun %15’i böbrek yetmezliği yaşamaktadır. Böbreklerimiz, hormon üretir, vücudun asit-alkali dengesini korur, mineralleri emer, kanı temizler ve idrar üretir. Böbrek sağlığımızı korumak için için 6 etkili tedbir:
1. Günde 8 bardak su içmek. Böbrekler su ile beslenir.
2. İdrarı ertelememek, geldiğinde hemen lavaboya yönelmek
3. Magnezyum zengini (fasulye, mercimek, muz, kabak çekirdeği gibi) gıdalarla beslenmek. Günde 1,3 mg. magnezyum alınmalıdır. Maryland Üniversitesi araştırması.
4. Şekerli ve gazlı içeceklerden uzak durmak. Günde 2 kez gazlı içecek içenlerin idrarında protein çıkıyor. Bu böbrek yetmezliğinin bir işareti olarak yorumlanmaktadır. Japonya Osaka Üniversitesi araştırması.
5. Sigara içmeyiniz; sigara kan damarlarını daraltır ve sertleştirir. Günde sadece 2 sigara içmenin böbreklerde hasara yol açtığı bilinmektedir. Klinik Farmakoloji Dergisinde yayınlanan bir araştırmada gösterilmiştir.
6. Düzenli ve yeterli uyku; böbrekler kendilerini gece yenilerler, Uykusuzluk böbrek yetmezliğine neden olur.

KARACİĞER 2. FAZ SULFOXIDATION DETOX RAHATSIZLIĞI- SOĞAN VE SARMISAĞIN MİDEDE RAHATSIZLIK UYANDIRMA NEDENİ- LIVER 2 ND PHASE SULFOXIDATION DISORDER- THE REASON WHY ONION AND GARLIK DISTURBS THE STOMACK

 

Soğan ve sarmısak yediğinizde midede bir hazımsızlık ve yanma hissedebilirsiniz. Bunlarıyedikten sonra rahatsız olabilirsiniz. Bu durumda karaciğerinizde 2. faz sulfoxidation detox süreci aksamaktadır. Karaciğerinizde glutathion enzimi, cystein, methionin ve molibden eksikliği söz konusudur. Nonsteoridal anti enflamatuar (NSAID) ilaçların kullanımı (aspirin) ve tetrazine (sarı renkli gıda renklendiricisi) sulfoxidation sürecini engelleyerek bu rahatsızlığa neden olmaktadır. Günde 100 mg’dan fazla aşırı B6 vitamin alımı veya aşırı molibden yüklenimi de bu süreci aksatabilmektedir.
Karaciğerde glutathion düzeyini normal düzeye çıkarmak için çok yüksek dozlarda dahi verimli olamayan Glutathion desteği almak yerine, yüksek dozlarda (2 hafta boyunca günde 500 mg-3 gr. C vitamini ve günde 800 mg N-Acetylcystein (NAC) almak yeterlidir. C vitamini uygulaması ile beyaz kan hücreleri büyüme faktörü 4 kat, kırmızı kan hücreleri büyüme faktörü ise 2-5 kat arasında arttığı görülmüştür. AIDS ve kanser hastalarında vücutta oxidative stres fazla olduğundan C vitamini yanında glutathionun pre-curseri olan NAC kullanımının da daha uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Kuşkonmaz, avakado, ceviz, lahanagiller, narenciye, dereotu, kimyon, kuşkonmaz glutahion zengini gıdalardır. Bunun yanında günde 1000-3000 mg C vitamini desteğinin alınması da yararlı olacaktır.
Sürecin sağlıklı işleyebilmesi için sülfür ihtiva eden yumurta sarısı, kırmızı biber, sarmısak, soğan, brokoli ve brüksel lahanasının dengeli yenmesi gerekmektedir.

HER GÜN YENİDEN BAŞLAMAK LAZIM HAYATA- EVERYDAY IS A NEW START-UP

 

HER GÜN YENİDEN BAŞLAMAK LAZIM HAYATA

Her gün yeniden başlamak lazım hayata;
Kanından, canından birini bekler gibi beklemek,
sevgiyle kucaklamak, sonra durup bir bakmak,
bir daha, bir daha kucaklamak lazım her günü…

Gönüllerde yer açmak,
Yelken açmak lazım her gün yeni dostluklara…
Doğusu batısı, güneyi kuzeyi yok,
Nerede bir çığlık varsa,
Orada yeniden doğmak lazım her gün…

Her gün yeniden başlamak lazım hayata;
İnançla, sevgiyle, bilgiyle, tecrübeyle yoğrulup,
Aydınlatırken tükenen bir mum gibi,
Gecenin karanlığı çökmeden tükenmek, sıyrılmak lazım tüm yüklerden
Her gün yeniden başlamak lazım hayata…

Dr. Şahin Kesikminare 18 Ocak 2017