GIDALARIN RUH SAĞLIĞIMIZ ÜZERİNE ETKİLERİ/ THE ROLE OF FOODS ON OUR EMOTIONAL HEALTH

Rahatlatan yiyecek PAPAYA

YİYECEKLERİN RUH HALİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Bedenimiz bir sistem prensibi ile çalışır. Bedenimize ne uygularsak ona göre bir neticeyle karşılaşırız.  Yiyeceklerimiz bu anlamda ilaç gibi etki yapar. Aslında tüm ilaçların kaynağı doğa değil mi? Yiyeceklerin kaynağında olduğu gibi…

Aşağıda hangi ruhsal sıkıntı için hangi yiyeceğin yardımcı olacağı belirtilmekle birlikte, rahatsızlık halinde böyle bir yiyeceği kullanmadan önce doktorunuza mutlaka danışın.

BEZGİNLİK:

Bu duruma karşı sebze grubu yiyecekler tercih edilmeli.

Yediğiniz sebzelerin çiğ olmasına dikkat edin. Yavaş yemeye özen gösterin.

YORGUNLUK:

Bezelye ve havuç, yorgunluğa karşı çok yararlıdır. Taze sıkılmış meyve suları ve evde yapılan meyveli yoğurtlar da yararlı.

ÇEKİNGENLİK:

Kuru baklagiller ve fosfor açısından zengin besinler önerilir. Bulgur, mercimek ve balık türü yiyecekler de yenmeli.

AGRESİFLİK:

Yağlı tohumlar, özellikle fındık, ceviz ve fıstık yenmesi gerekir.

KEYİFSİZLİK:

Kendinizi ödüllendirin; pizza, döner, hamur, ne istiyorsanız onu yiyin.

ENDİŞE:

Vücutta aşırı sıvı kaybı olacağından hafif çorba, komposto, meyve suyu içilmesi tavsiye edilmektedir.

HAYAL KIRIKLIĞI:

Enginar ile kereviz bu duruma karşı oldukça etkili. Sebzeler hayal kırıklığını hafifletici etki içeriyor.

YALNIZLIK:

Domates, biber, patlıcan, patates yalnızlık duygusunu hafifletir.

VÜCUT DİLİMİZİ BİLİRSEK, SAĞLIK DURUMUMUZU TAKİP EDEBİLİRİZ/ SYMPTOMS OF THE BODY FOR A BAD HEALTH

nailsigns

İŞTE VÜCUDUMUZA BAKTIĞIMIZ ZAMAN GÖREBİLECEĞİMİZ HAYATIMIZI KURTARACAK HASTALIK BELİRTİLERİ

Vücudumuzdaki dokuların şekli mevcut rahatsızlıklarımızı yansıtması açısından önemlidir. İşte klinik çalışmaların da ortaya koyduğu hastalık semptomlarından bazıları aşağıda özetlenmiştir.

Tırnaklar

  1. Mavi veya mor renkli tırnaklar (Blue or violet nails) : Bu renkteki tırnaklar bir kalp hastalığına işaret edebilir . Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümsekler
    olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya olduğunuzu
    gösterebilir. Bunu test etmek için nefeslerinizi sayın   eğer dakikada 15 kez ve daha altında nefes alıp veriyorsanız sağlıklı ciğerlere sahipsiniz demek… Eğer 25 kez nefes alıp veriyorsanız doktorunuza danışınız.
  2. Ice pick-like nails) Tırnaklarınızda buz kalıntısı şeklinde bir görüntü varsa karaciğer ve oto immunrahatsızlığınız olabilir. Sedef hastalığı olanlarda bu görüntüye sıkça rastlanır.mantar enfeksiyonları, ekzema ve alopecia areata’dan şüphelenilmelidir.
  3. Kavisli çomaklaşan tırnak (Nail clubbing): Tırnakların tırnak ucuna doğru genişleyerek öne doğru eğik durumudur.        

Kanda düşük oksijen seviyesi (low oxigen in the blood)  ile birlikte yangılı barsak hastalığı (inflammatory bowel disease) işareti olablir. Asbestle çalışanların akciğerlerinde oluşan rahatsızlık (asbestosis) ve fistüller bu görüntüye sebep olabilir. Ayrıca:

  • % 80 oranında akciğer ve kalp damar rahatsızlığı (pulmonary and cardiovascular diseases) işareti olabilir Bu gruptan Akciğer kanseri, akciğerde yara (pulmonic abscess), akciğerde doku arası fibroz (interstitial pulmonary fibrosis), nedeni bilinmeyen sistemik granülomatoz bir akciğer inflitrasyon rahatsızlığı olan sarkodioz (sarkoidosis) hastalığı, berilyum zehirlenmesi (beryllium poisining), akciğer atardamar fistülü (pulmonary arteriovenous fistula), 2. derece kalp iç zarı iltihabı (subacute bacterial endocarditis), enfekte atardamar dokusu, pıhtıdan dolayı aort genişlemesi olan aort anevrizması (aortic aneurysm) dikkate alınmalıdır.

-%5 olasıkla mide-barsak rahatsızlığını gösterir. Yangılı bağırsak rahatsızlığı (Inflammatory bowel disease), Tropikal memleketlerde görülen, ağır diyare, anemi, zayıflama, ağız mukozası ve dil üzerinde küçük iltihap odaklan ile belirgin öldürücü primer absorpsiyon bozukluğu (tropical sprue), yemek borusunda, karaciğerde ve bağırsakta tümör (neoplasms)

-%1 oranında hipertroid

AIDS’ konusunda şüpheler uyandırır.

Not: Kronik obstruktiv akciğer rahatsızlığı (chronic obstructive pulmonary disease) tırnakta böyle bir semptom vermez.

  1. Kaşık tırnaklar (spoon nails -koilonychia) ) :

    SPOON

Özellikle ayak tırnakların yumuşayarak bir damla sıvıyı tutacak kadar kaşık şekline girmesidir. Demir eksikliği anemisinde (iron deficiency anemia) veya demirin alınan yiyeceklerden fazla emilmesiyle ortaya çıkan ve hemochromatosis olarak bilinen karaciğer rahatsızlığında görülebilir. Kaşık tırnaklar, tip II şeker hastalığı (diabettes mellitus), sistein ve metionin cysteine or methionine) gibi sulfür ihtiva eden amino asitlerden oluşuşan protein eksikliklerinde, kalp rahatsızlıklarında, petrol solventleri ile temasta ortaya çıkabilir.

Kaşık tırnaklar kısaca Lupus hastalığı olarak bilinen sistemik Lupus eritematozus semptomu olabilir. Bir oto-immun rahatsızlığıdır. Vücutta iltihaba ve çeşitli vücut dokularının zararına neden olur.  Aşırı yorgunluk, ağrılı veya şişmiş eklemler, açıklanamayan ateş, deri döküntüleri ve böbrek sorunları ile öne çıkar.  Troid tembelliğinde (hypothyroid) de görülmektedir.

Raynold hastalığı (Raynaud’s disease) da kaşık tırnak ile görüntü verebilir.

  1. Teri Tırnakları (Terry Nails):

   terry nail

Tırnağın neredeyse tamamı buz beyazı rengini almıştır (A). Uç kısmında (B) normal bir tırnak tabanı ve tırnak görülür.

Aşırı yaşlanma belirtisi olmakla birlikte, karaciğer yıkımı (hepatic failure) ve konjestiv kalp yetmezliği (congestive heart failure), böbrek yetmezliği (kidney failure) ve şeker hastalığı (diabetes mellitus) belirtisi olabilir. Bunun dışında siroz (cirrhosis), hipertroid (hyperthyroidism), kötü beslenme (malnutrition) neticesinde ortaya çıkabilir.

  1. Beau çizgileri (Beau’s lines):

bau

Tırnağı enine kesen çizgilerdir. Çizgiler ilgili hastalığın derinleşmesinde daha fazla görünürler.

Beau çizgileri kontrol edilemeyen diabette, periferik damar hastalıklarında, kızıl (scarlet fever), kabakulak ve akciğer  pnömonisi (zatüre (akciğer iltihabı) (pneumonia) gibi yüksek ateşli hastalıklarda görülebilir. Vücutta   çinko eksikliği (zinc difficiency) de bu görüntüye sebep olabilir. Bunun dışında:

-Şiddetli enfeksiyon (Severe infection)

-Kalp Kası tıkanıklığı (Myocardial infarction)

-Tansiyon düşüklüğü  ve şok durumu (Hypotension and shock)

-Kanda kalsiyum eksikliği (Hypocalcemia)

-Ciltte sulu yaralar şeklinde beliren Pemfigus (pemphigus) rahatsızlığı

-Trauma

-Beslenme bozuklukları ve

-İlaçların yan etkisi

da kaşık tırnak görüntüsüne neden olabilir. Kaşık şeklinin derinliği hastalığın ciddiyetini gösterir. Tırnaktaki yatay çizgi sayısı hastalığın yaklaşık ay olarak hangi aralıklarla tekrar ettiğini gösterir. 2 çizgi iki ay arayla hastalığın belirginleştiğini gösterir.

  1. Tırnak düşmesi (nail seperation):

onicrosis

Tırnakların sarararak, beyazlaşarak veya açık yeşil bir renk aldıktan sonra  baş kısmından kaltıktan sonra yerlerinden düşmesidir. onycholysis diye bilinir.

Bu durum bir enfeksiyon neticesi olabilir.  Bir ilaça veya yenen bir şeye olan reaksiyon veya tırnak bakım malzemeleri de bu duruma sebep gösterilebilir. Troid ve sedef rahatsızlıkları da bu duruma yol açabilir.

 

With a condition known as , the fingernails become loose and can separate from the nail bed. The separated part of the nail becomes opaque with a white, yellow or green tinge.

Sometimes detached nails are associated with injury or infection. In other cases nail separation is a reaction to a particular drug or consumer product, such as nail hardeners or adhesives. Thyroid disease and psoriasis — a condition characterized by scaly patches on the skin — also can cause nail separation.

  1. Kırılgan Tırnaklar (Brittle nails):

brittle

Tırnakların kenarları içe batık ve uç kısımları aşağı eğimli ve kırılgandır.

Kırılgan tırnaklar

-Metebolik kemik rahatsızlığı (metabolic bone disease); tırnaklar ne kadar ince ise kemik dokusunda o kadar erimeye (osteopenia) işaret eder.

-Troid rahatsızlığı (thyroid disorder),

-Sistemik amilidioz (systemic amyloidosis) : Tırnaklarda sarı mumsu pullanmalarla da belirginleşir). Multipl mayoloma (multiple myeloma) denen kan kanserinde görünür. Sistemiktir; böbrek, kalp, karaciğer ve bağırsakları etkileyebilir. Suda erimeyen proteinlerin organlarda birikmesi neticesi oluşur. Tüm vücudu etkileyebilir.

-Ağır kötü beslenme işareti olabilir.

  1. Sarı tırnak sendromu (yellow nail syndrome)

       yellow

Tırnaklar kalınlaşarak uzamaları yavaşlar ve neticede sarı renk alırlar. Bu durum deriden (cuticle) ayrılarak düşme şeklinde de olur. Kronik bronşit gibi akciğer rahatsızlılarına dair bir semptom olabileceği gibi, ellerde ödemin (lymphedema) bir göstergesi de olabilir.

Sünizit (sinusitis), Romatizma (rheumatoid arthritis), Nefrotik sendrom (nephrotic syndrome) Troid iltihabı (thyroiditis), Verem (tuberculosis) ve Raynold hastalığına (Raynaud’s disease) da işaret edebilir.

  1. kalın veya belirgin boyuna çizgili tırnaklar (Onychorrhexis)

Yaş ilerledikçe normal olarak ortaya çıkabilirler. Bunun yanında:

  • Romtizmal rahatsızlıklar (Rheumatoid arthritis

-Periferik damar rahatsızlıkları (Peripheral vascular disease)

-Kaşıntılı Deri rahatsızlığı (Lichen planus)

-Çizgilerin kırmız/beyaz olduğu durumlarda kaşıntılı su toplamalı bir cins deri hastalığı olan Darier Hastalığı işareti olabilirler.

Tırnak ortasında kalın boyuna çizgi(lerin) olması durumu ise

-Demir eksikliği (Iron deficiency)

-Folik asit eksikliği (Folic acid deficiency)

-Protein eksikliği (Protein deficiency)

-Tırnak-patella sendromu (nail-patella syndrome)

işareti olabilir.

  1. Mavi tırnak (Azura Lunula)

azura

Mavi tırnaklar, karaciğerde hücre ve doku yıkımı olan Wilson hastalığı (Wilson’s disease-hepatolenticular degeneration), gümüş zehirlenmesi, silver poisoning,  sıtma tedavisinde kullanılan quinacrine’in yan etkisi olarak ortaya çıkabilir.

  1. İki renkli tırnaklar (half-and-half nails)

halfhalf

Tırnağın yakın yarısı beyaz renk uzak yarısı başka renk ise bu böbrek yetmezliğini gösterebilir.

  1. Parelel beyaz çizgili tırnaklar (Muehrcke’s tırnaklar):

bauers

Tırnakların altında paralel ve yatay durumda bulunan ve Beau çizgilerinden farklı olarak tırnakların üzerine baskı uygulanınca kaybolan çizgilerdir. Tırnakların uzamasına rağmen bu çizgilerin yeri değişmez.

Nefrotik sendrom, kemoterapi sonrası metabolik sendrom sonucu protein sentezinde bozulmalar (hypoalbuminamia) bu görüntüye sebep olabilir.

  1. Mees çizgileri (Mees’ lines)

mees

Tırnak ortasında beyaz çizgi görünümündedir. Kemoterapi gören hastalarda görülür. Böbrek yetmezliği olan hastalarda arsenik gibi ağır metal zehirlenmeleri de bu görüntüye neden olabilir.

15. Tırnaklarda koyu uzun boyuna çizgiler (Dark longitudinal streaks)

longdark

Koyu renkli kişilerde normal olan bu durum diğerlerinde melanoma, iyi huylu ben (benign nevus), kimyasal kirlenme (chemical staining) nedeni ortaya çıkabilir.

  1. Boyuna çizgili tırnaklar:

longwhite

Bu şekildeki tırnaklar bir oto-immun rahatsızlık olan saç dökülmesi (Alopecia areata), ala hastalığı (vitiligo), ekzema  (atopic dermatitis) ve sedef (psoriasis) belirtisi olabilir.

  1. Tırnak altı kanlı çizgiler (Splinter hemorrhage) :

    bloodynails

Tırnak altında kanlı çizgiler veya şekilsiz kan lekeleri, kalp iç zarında sistemik bakteri enfeksiyonu (subacute bacterial endocarditis), lupus (SLE), yangılı romatizma (rheumatoid arthritis), anormal doğumlara da neden olan oto-immun damar tıkanıklığı (Hughes Hastalığı- antiphospholipid syndrome), peptik ülser (peptic ulcer disease),  yayılmacı kanserler (malignancies), ağızdan alınan doğum kontrol ilaçları (oral contraceptive use), gebelik (pregnancy), sedef (psoriasis) ve trauma belirtisi olabilir.

  1. Tırnak kenarı örümcek kılcal damarlar (Telangiectasia)

    

Tırnak kenarlarında kılcar damar kırmızılıkları yangılı romatizma (Rheumatoid arthritis), lopus (SLE), deri ve çizgili kaslarda iltihaba neden olan, kaslarda ağrı ve kuvvet kaybı, deride sertleşme (kollajen sertleşmeleri) (scloroderma) ve deride eritematöz lekelerle belirgin dermatomiyozit (dermatomyositis) işareti olabilir.

  1. Kırmızı renkli tırnak (Red lunula)

red lunula

Tırnağın dibinin beyaz olmasına rağmen diğer kısımlarının kırmızı olması akciğer zatüresi işareti olabilir.

  1. Tırnak ucunun deriden ayrılması (Onycholysis):

Tırnaktaki bu görüntünün özellikle dördüncü ve beşinci tırnaklarda görünmesi hipertroid (hyperthyroidism) belirtisi olabilir.

  1. (Tırnağın kök tarafından ayrılarak düşmesi (onychomadesis)

köktençökme

Böyle bir durum akciğerde bir yaranın, elde, ağızda ve ayaktaki bir rahatsızlığın, deride, ağızda veya burunda ortaya çıkan sulu kabarcıklar olan pemfigus (pemphigus vulgaris) veya bir kalp-damar hastalığı olan  kawasaki hastalığının (Kawasaki disease) belirtisi olabilir.

Gözler

Aynada gözlerinizden birine bakın. İris’in etrafında beyaz bir daire
varsa kolesterol seviyeniz yüksek anlamına geliyor. Bu aynı şekilde yaklaşan
kalp sorunlarının da en büyük habercisi. Gözler ileriki bir yazıya ayrıca konu olacaktır.

Avuç İçi

Avuç içlerinize dikkatle bakın. Eğer kırmızı ve lekelilerse
karaciğerinizde sorun var demek.

Hafıza kontrolü

Bir tepsinin üstüne rastgele 10 eşya koyun. Tepsiye sadece 10 saniye
bakın. Kaç tanesini hatırlayabildiniz? İyi bir hafızanızın olması
Alzheimer’le karşılaşma riskinizin daha az olacağı anlamına geliyor.

Kas kontrolü

Sırt üstü yatın. Bacaklarınız dümdüz olsun. Bir bacağınızı havaya
kaldırın. Bir kişinin ayağınıza bastırmasını isteyin. Eğer bacağınız yere
düşüyorsa, kaslarınız da bir zayıflık olduğu anlamına geliyor.

Görünüş

Gözünüzün hemen altında elmacık kemiğiniz üzerine bir cetvel
yerleştirin. Sonra cetvelin üstüne bir kredi kartı yerleştirin kartı en
rahat okuduğunuz uzaklığı ölçün. Ne kadar yakına gelirse gelsin kartı rahat
okuyabiliyorsanız göz sağlığınızın iyi olduğu anlamına geliyor.

Tiroit misiniz?

Kollarınızı yere paralel olarak tam karşınızda birşeye uzanıyormuş
gibi uzatın. Ellerinize dikkat edin. Eğer elleriniz bu pozisyonda titriyorsa
o zaman tiroit olma riskiniz çok yüksek.

Düz yürümek

Yere bir metre uzunluğunda bir çizgi çizin. Üzerinde rahat rahat
yürüyebiliyorsanız, vücudunuzun koordinasyonu iyi işliyor demektir.

Doğum Kilonuz

Annenize kaç kilo doğduğunuzu sorun. 3 kilonun altında doğmuşsanız
kalp sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Beliniz Kalın mı?

Vücut şekliniz elmaya benziyorsa, yani yağlarınız belinizin çevresinde
toplanıyorsa, kalp sorunu yaşama riskiniz daha fazla.

Tuvalet sıklığı

Her 3 saatte bir tuvalete birden çok gitme ihtiyacı mı
hissediyorsunuz? Diyabetin en erken alarmlarından biri sık sık tuvalete
gitmektir.

Nabız kontrolü

Nabzınız ne kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun yaşayacaksınız demektir.
Yani nabzınız 70’in altındaysa sağlıklısınız anlamına geliyor.

Dişlerinizi fırçalayın

Eğer dişleriniz kanıyorsa, kalbiniz tehlikede demektir.

Parmak uzunluğu

İşaret ve yüzük parmakları aynı uzunlukta olan kişilerin kalp krizi
geçirme riski daha fazla.

Eldeki kuş parmaklarınızın birinci ve ikinci boğumlarını yan yana getirdiğinizde kuş parmaklarınızın boyu birbirine eşitse kalbinizde ciddi bir sorun olmayabilir.

Ayak bilekleri

Baş parmağınızla ayak bileğinizin arka kısmına bastırın. Eğer
bastırdığınız noktada çok fazla çukurluk oluşuyorsa, o zaman kalp, akciğer,
böbrek sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Kulak Memeleri

Kulak memelerinizin üzerinde derin izler varsa, kalp krizi geçirme riskiniz yüksek veya kalp rahatsızlığınız olabilir.

TELOMER BOYLARI VE KALAN ÖMRÜMÜZÜN HESABI/ THE LENGTH OF TELOMERS IS A SIGN OF OUR LIFE LENGTH

Telomer Resmi

6 Ocak 2011

ÖMRÜMÜZÜ NASIL UZATIR VEYA KISALTIRIZ?

 

Bilim insanları sağlıklı uzun yaşamanın sırrını keşfetmeye başladılar: 

 

SAĞLIKLI VE UZUN BİR YAŞAMIN SIRRI DNA’LARIMIZIN HER İKİ UCUNDA BULUNAN TELOMERLER’İN BOYLARINDAKİ DEĞİŞİMDE Mİ YATMAKTADIR?

 

Bedenimizde gözlemlediğimiz yaşlılığımız,  aslında hücrelerimizin yaşlanmasıdır.  Hücrelerimizin ömrünü  DNA’ların  her iki  ucunda bulunan telomer isimli yapılar belirlemektedir.  Telomerler DNA’nın sağlığını koruyan, hücre canlılığı ve kromozom stabilitesini sağlayan önemli yapılardır. DNA’lar bölünerek çoğaldıkça telomerlerin boyları da doğal bir şekilde  kısalmaktadır. Telomerler DNA’yı bozulmadan koruyamayacak kadar kıritik bir kısalığa geldiği zaman da hücre gücünü,  fonksiyonunu kaybetmekte ve neticede bölünemeyerek ölmektedir. Yani insan doğarken yaşlanmaya da başlamaktadır.

Telomerin boyunu kısaltan enzim telomeraz isimli bir enzimdir. Bu enzimin ömrünü uzatarak hücre ömrünü uzatmak adına birçok çalışma yapılmaktadır. Ancak, hücrenin sonsuz şekilde bölünerek çoğalması bugün itibariyle istenmeyen bir durum ortaya çıkarmaktadır. Telomeraz enziminin ömrünün uzatılmasıyla hücre yaşlanması yavaşlamakta, hücre ömrü uzamakta ancak netice olarak yaşlanmayan ve ölmeyen bir hücre olarak kanser hücresi ortaya çıkmaktadır. Kanser hücrelerinde telomer boyları hiç kısalmamaktadır. Kanser yenilemez kılan enzim telomeraz enzimidir.

Telomer’lerin uzunluk durumu, hepsinde olmasa da,  ölümcül bazı kanser hastalıklarının gelişimi hakkında da bilgi vermektedir. Prostat kanseri daha tıbben teşhis edilmeden 9 yıl önce, telomer boylarının durumu ile teşhis edilebilmektedir.

Telomerlerin boyları kısaldıkça, yapıları bozulmakta ve DNA’yı koruma işlevlerini yerine getirmekte zorlanmaktadır. Telomerlerin zaman içinde boylarının kısalma hızı normal şartlarda beklenen ömrümüzün süresindeki muhtemel değişikliği belirlemektedir.

Telomerler kısaldıkça hastalıklara yakalanma riskinin arttığına dair araştırmalar da vardır.  Telomerler kısaldıkça bedenimizdeki hücrelerin bölünme kabiliyetleri azalır ve giderek bölünemezler yani çoğalamazlar ve ölürler. Bir başka anlatımla erken yaşlılık başlar,  yaşlanmamız hızlanır, derimiz solar, buruşur, organlarımız iş göremez hale gelir ve çökeriz, yatağa mahkûm olur ve sonu beklemeye başlarız.

Peki nedir telomerlerimizi uzun tutan dolayısıyla uzun ve kaliteli bir yaşam vadeden şeyler:

Sağlıklı ve uzun bir ömür için, telomeraz enziminin ömrünü uzatmak gibi, kestirme yolların bir işe yaramayacağını düşünüyorum. Bu sebeple, sağlıklı ve uzun bir ömür için olduğu gibi, kansere yakalanmadan, veya kansere yakalandıktan sonra, vücuda bir sistem konsepti içerisinde yaklaşmak, her anlamda ve her kademede homostatik dengeyi sürdürülebilir şekilde sağlamak gerekmektedir.

DNA’ların, yaraların iyileşmesinde olduğu gibi,  hücrelerin bölünerek çoğalmasında yaşanan birbirini sağlıklı bir şekilde kopyalama kabiliyetlerinin sürekliliği son derece önemlidir. Bunu etkileyen faktörler bir sistem konsepti içerisinde ele alınmalıdır. Hücre düzeyinde girdi çıktı analizi, geri besleme dikkat edilecek faktörler arasındadır.

 Mutlaka bir uzman doktor gözetiminde olmak kaydıyla;

Oxidative stress, hücre yapılarını tahrip edici dengesiz (tek elektronlu) serbest radikallerin, atomların, moloküllerin hücre içerisindeki reaksiyonlarıdır. Bu elektronlar dengeye gelebilmek için diğer dengede bulunan elementlerin elektronlarını alır. Bunların dengesini bozarak hücre yapısına büyük tahribat yaparlar. Bu sebeple stresten uzak bir hayat seçiniz.  Özellikle şişmanlık gibi metobolitik işleyişi bozan oxidative stresten uzak durunuz.

  1. Serbest radikalleri üreterek Oxidative strese neden olan aşırı yoğun sportif faaliyetlerden kaçınınız
  2. Vücudunuzda serbest radikalleri üreten hava kirliliğinden, radyasyondan, uyuşturucudan, tarımsal kirlilikten, kirli sulardan, kimyasal bulaşıklıktan ve daha birçok toksik etkilerden uzak durunuz.
  3. Sigara içmeyiniz
  4. Aşırı tuz (en fazla günlük bir çay kaşığı tuz) , un ve şekerli besinleri ölçülü veya mümkün olduğunca az tüketiniz. Unutmayalım ki; çoğu zararlı olanın azı da zararlıdır.
  5. Fast food besinlerden uzak durunuz
  6. Kızartılmış yiyeceklerden yoksun veya soğuk pişmiş kızartmaları tercih ediniz. Haşlama veya buğulama ağırlıklı bir menü ile besleniniz.
  7. Organik ürünlerle besleniniz
  8. Tütsülenmiş besinlerden uzak durunuz
  9. Yanmış veya duman altında pişmiş yiyecekleri yemeyiniz
  10. Alkol ve kafeinden uzak durunuz
  11. Özellikle ellili yaşlardan sonra demir alımını azaltınız
  12. İnorganik minerallerin yerine organik (karbona bağlanmış) mineralleri tercih ediniz.
  13. İhtiyacınız kadar gıda desteklerinden alınız
  14. Anti oksidan vitamin desteği alınız, anti-oksidan gıdalarla besleniniz.
  15. İhtiyacınızın olması durumunda B 12 kompleks vitamini yerine, sadece B12 vitamini alınız.
  16. Özellikle vitamin C ve E’nin  telomer kısalma hızını düşürerek hücre ömrünü arttırması dolayısıyla bu vitaminleri özellikle alınız.
  17. Serbest radikallere karşı vücudu koruyan sebze, meyve ve bitkisel besinlerde bulunan bioaktif oksidantlardan alınız. Bunlar antioksidan ve anti-karsinojenik özellikleri olan vitamin ve mineralleri kapsamaktadır.
  18. İçinde nitrit ve nitratlar bulunan besinleri tüketmeyiniz
  19. Günde 80 gr.dan fazla kırmızı et tüketmeyiniz.
  20. Her gün 600-800 gr baklagiller, buğdaygiller, fındık fıstık gibi  nişastalı veya bitkisel proteinli yiyecekler  tercih ediniz
  21. Her gün 400-800 gr sebze ve meyve yiyiniz

 Telomeraz enzimini arttıracak şekilde beslenmek ve bir yaşam anlayışında olmak. Nedir bunlar?

 Bunlar:

  1. Stresten uzak bir hayat
  2. Omega 3 ve sağlıklı bir hücre bölünümü için Coenzim Q10 desteği
  3. B vitamini desteği
  4. Sağlıklı ve orantılı bir beden yapısı
  5. Sağlıklı ve ölçülü beslenme
  6. Sebze ağırlıklı beslenme
  7. Sağlıklı bol su içme
  8. Vücutta Enflamasyona karşı hassas olma
  9. Toksik etkili şeylerden uzak durma

olarak özetlenebilir.

Gerek Omega 3, gerek Coenzim Q10 ve B vitamini destekleri hap şeklinde piyasadan satın alınabilmektedir.

Faydalanılan kaynaklar:

http://www.plosgenetics.org/article

http://www.nature.com/bjc/journal/v97/n12/full/6604085a.html)

-March 11, 2009 in the American Journal of Clinical Nutrition.

-http://www.cleansenation.com/product-b.php

http://www.nature.com/ng/journal/v36/n5/full/ng1346.html

-http://www.springerlink.com

NASIL ZENGİN OLUNUR/ HOW DOES ONE BECOME RICH

 

IMG_2428

 

ZENGİNLİĞİN SIRRI

 

 

ZENGİNLİK NEDİR?

 

ZENGİNLİĞİN TARİFİ HERKESE GÖRE DEĞİŞİR.

 

KİMİNE GÖRE;

  • ZENGİNLİK İNSANIN KENDİNİ ZENGİN HİSSETMESİ VE ONA GÖRE DAVRANMASIDIR.
  • ZENGİNLİK PRESTİJ SAHİBİ OLMAK VEYA SAYGI GÖRMEKTİR
  • ZENGİNLİK LÜKS YAŞAM STANDARDINI YAKALAMAK VE DEVAM ETTİRMEKTİR.
  • ZENGİNLİK YAŞLILIĞINDA RAHAT BİR HAYATA KAVUŞMAKTIR.
  • ZENGİNLİK ARTIK ÇALIŞMASI GEREKMEYECEK KADAR PARASI OLMAKTIR.

 

İNSAN NE KADAR ZENGİNDİR?

 

  • MADDİ VE MANEVİ VARLIKLARININ O ANKİ DEĞERİ KADAR ZENGİNDİR.

 

 

KİM ZENGİNDİR? ZENGİNLİK MUTLULUK GETİRİR Mİ?

 

 

Amerika Birleşik Devletleri kriterleri esas alınırsa 1 ile 10 milyon dolar serveti olan insana zengin insan denir. Bu servetin miktarı ülkelerin satın alma güçleri dikkate alınarak yeniden değerlenebilir. Satın alma gücü düşük ülkelerde zenginliğin sınırı aşağı düşerken, satın alma gücü yüksek ülkelerde zenginliğin sınırı yukarı doğru çıkar.

 

Zengin olmak güzel bir şey ama; hayatta zenginlikten daha güzel bir şey var, o da mutlu olmaktır. Zengin bir kimse olduktan sonra vicdanınız rahat değil ise gece gündüz endişe içinde yaşamak hiç de arzu edilecek bir şey değildir.  Bu bakımdan insanın hedefi zenginliği bir amaç olarak değil mutluluk yolunda bir araç olarak görmek olmalıdır. .

 

Zenginlik mutluluk yolunda bir araç olmalıdır.  Zengin olmak ancak zengin olmanın gereklerini yerine getirdiğiniz zaman size mutluluk verir. İnsan, zenginliğini kullanarak kendini mutlu da edebilir.  Paranın mutluluk getirmediğini söyleyenlere hiç spor bir arabaya binmenin mutluluğunu yaşayıp yaşamadıklarını sorabilirsiniz. Bunun için zengin olmak istersek gayretlerimize değmez mi?

 

Zengin insan yakın ve uzak çevresine, doğaya ve insanlığa karşı sosyal sorumlulukların yerine getirebilir,  sponsorluklar üstlenebilir, başkalarına iş yaratabilir, hayır kurumları, okullar kurabilir, kendisinin başını çekeceği büyük yardım kampanyaları düzenleyebilir, vakıflar ve sosyal kurumlar kurarak daha geniş kitlelere hizmet sunabilir. Bütün bu şeref ve mutluluğu elde etmek için zengin olma yolunda gayret gösterirsek, toplum için utanılacak bir şey mi yapmış oluruz?

 

Zenginliğin size mutluluk getirmesi için hiç kimsenin ahını almayınız. Kazancınızın kaynağı alın teriniz göz nurunuz olsun. Zenginlik yolunda ilerlerken,  insani değerlerinizden taviz vermeden,  her zaman vicdan huzuru içinde olunuz ve zenginliğin size dostluklar, sosyal ilişkiler gibi hayatta daha önemli şeyler de olduğunu unutturmasına izin vermeyiniz. Çünkü bunlar olmadan paranın hiçbir önemi olmaz.

 

Zengin olmak olağan üstü bir durum değildir. Ne kadar zengin olursanız olunuz sizden daha zengin veya sizden daha az zengin birileri olacaktır.  Zenginlikte sınır yoktur, önemli olan varlık zenginliği ile gönül zenginliğini birlikte yaşamaktır; sizin farkınız bu olmalıdır çünkü bunu tüm zenginler yapamaz.

 

Parayı önemseyerek ona değer verirseniz size gelecektir. Para çok şeydir ancak her şey değildir; onu baş tacı yapmadan yaşayınız. Zenginliğin mutlaka mutlu bir yaşam getirmeyeceğini unutmadan, zenginliğin mutluluğunuzu gölgelemesine meydan vermeyiniz. Dikkat çekecek şekilde zenginliğinizi göstermeden, olağan bir kişi gibi, kendiniz ve çevreniz için zengin olarak mutlu bir yaşam sürmek güzeldir. İşte zengin olmanın yollarını sizler için araştırdım.

 

NASIL ZENGİN OLUNUR?

 

Zengin olmanın sihirli bir formülü yoktur.  Sebepsiz zenginleşmeler dışında çok kısa zamanda zengin olunmaz. Zengin olunsa da bu zenginliğin tadı zaman içinde sindire sindire elde edilen zenginliğin tadı kadar muhteşem olmaz.

 

Zengin olmak hakkımdır, ben bu paradan daha fazlasını hak ediyorum diyor ve buna inanıyorsanız kendinize zengin olmak hedefini koyabilirsiniz. Bu hedefin içinde “belkiler”, “olur mu olmaz mı” gibi tereddütler yoktur. Eğer bu tereddütleriniz varsa kendinizin neler yapabileceği konusunda sadece yanılmış olabilirsiniz.  Siz gayretlerinizi zekânızla ve sıkı çalışmanızla birleştirebildikten sonra mutlaka bunun neticesini alırsınız. Bu hedef doğrultusunda iyi düşünülür, iyi yönetilir ve akılcı riskler alınarak, buna göre planlı bir yaklaşımla hareket edilirse zengin olunur.

 

Zengin biri ile evlenmek, şans oyunlarından servet kazanmak, sebepsiz zenginleşmek veya miras yoluyla zengin olmak konumuz dışında olduğundan zengin olmanın 3 türlü yolu vardır.

 

  1. Bir yerde çalışarak
  2. Doğru yatırımlar yaparak
  3. Tasarruf yaparak

 

 

  1. BİR YERDE ÇALIŞARAK NASIL ZENGİN OLUNUR?

 

  1. YÜKSEK EĞİTİM YAPINIZ

 

Zengin insanların çoğu yüksek eğitim yapmış insanlardır.  Zengin olmak için öncelikle yapacağınız işle uzaktan veya yakından ilgili bir eğitim almanız ve bu eğitimi yeteri kadar tecrübe ile desteklemiş olmanız en uygun yoldur.

 

Eğitim almadan iş hayatında tecrübe kazanarak işe atılırsanız zaman ve para kaybetme ihtimaliniz yüksektir.  Eğer bir yüksek eğitim alma şansı bulamamışsanız, bir işveren yanında çalışırken hem tecrübe kazanabilir hem de çalıştığınız konu üzerinde eğitime devam edebilirsiniz.

 

Yüksek eğitim almış olmanın en önemli avantajı iyi bir iş bulma ve bu işte çeşitli kademelerde çalışarak değişik tecrübeler edinme şansı vermesidir. Yüksek eğitim kendinize olan güveninizi arttırması açısından da önemlidir. Herkesin bildiği akademik ve bilimsel bilgileri sizin de bilip takip edebildiğinizden emin olarak bir mesleği güvenle icra etmek güven verir.

 

  1. DOĞRU MESLEĞİ SEÇİNİZ

 

Hangi mesleklerin daha çok kazandığını araştırarak işe başlayabilirsiniz. Bazı meslekler diğerlerinden daha çok zenginlik sağlarlar.  Zengin olmak isteyen bir insan finans sektöründe bir eğitim  almak ve bir meslek seçmek yerine eğitim sektöründe öğretmenliği seçmekle işin başında yanlış bir adım atmış olur. Finans sektöründe ücretler başarı ile doğru orantılı bir şekilde inanılmaz rakamlara doğru tırmanırken, bir öğretmenin maaşı genellikle hayatı devam ettirecek düzeyden pek farklı olmaz.

 

  1. DOĞRU YERDE YAŞAYINIZ

 

Yaşadığınız yer size istediğiniz eğitim ve mesleki tecrübeyi kazandıracak bir yer olmalıdır.  Bu şehre alışkanlık açısından mümkünse en azından yüksek eğitiminiz de mesleğinizi icra edeceğiniz şehirde alınız. Böylece eğitiminiz süresince iyi şirketlerde staj yapabilir, mezun olduktan sonra da bu şirketlerde çalışma imkânı bulabilirsiniz.  Eğitiminiz boyunca hem mesleğiniz ile ilgili işlerde çalışabilir, hem de daha uygun işler için çevre edinebilirsiniz. 

 

  1. İSTEDİĞİNİZ İŞ İÇİN KENDİNİZE ÖNCEDEN ŞANS YARATIN

 

Daha eğitim aşamasında iken hangi işi istiyorsanız, bu işte iyi bir şirkette işe başlamanız önemlidir. Bu iyi şirketler herkesin dikkatini çektiği için sizinle birlikte birçok aday da bu şirkette çalışmak isteyecektir.  İşi almak için rakipleriniz olabilecek bu adaylardan daha iyi bir durumda olarak işe müracaat etmeni gerektiğini eğitimi hayatınız boyunca unutmayınız.  Bunun için hazırlıklı olunuz.  Rakipleriniz kadar iyi bir üniversiteden mezun olamadıysanız da, onlardan daha fazla yabancı dil bilmeyi amaçlayabilir veya onlardan daha tecrübeli olarak işe müracaat etmeyi düşünebilirsiniz.  İşte eğitim hayatınız boyunca katlandığınız ekstra zahmetler, herkesin çalışmak istediği bir yerde rakiplerinizi geçerek işe başlamak suretiyle sizi amacınıza götürecek kapıyı açmış olur.  Fırsat  kapıya gelince, şansınızı güçlendirmiş olmanız önemlidir.

 

  1. İŞE SIFIRDAN BAŞLAYIN

 

Zengin olmayı planladığınız işte tecrübe edinmek için bu işin her kademesinde tecrübe sahibi olmanız önemlidir. İşinde yeterince detaya hâkim olamayan insanlar işlerine hâkim olamazlar.  Paranız olsa da bir işe başlamadan önce mutlaka yapacağınız işte temelden başlayarak bir tecrübe sahibi olunuz.

 

İşe sıfırdan başlasak da hedefimizi büyük koymalıyız.  Ancak büyük hedefler konarak daha küçük hedeflere ulaşılabilir. Küçük hedeflerde yaşanan başarılar büyük hedeflerin müjdecisi olur.

 

  1. İŞ DEĞİŞTİRMEKTEN KORKMAYINIZ

 

Çalıştığınız işin her açıdan hakkını vererek çalışın, işinizde yenilikçi ve yaratıcı olun, etkili ve etkin olmanın yollarını araştırın ve işinize uygulamanın yollarını bulun. Çalıştığınız yerin menfaatine olabilecek konularda risk almanız gereken durumlarda risk alın. Öneriler geliştirerek amirlerinize sunun. Patron gibi işinize sahip çıkın ve iş yerinin menfaatlerini koruyun. İş hayatınızda dürüst bir şekilde yükselmenin başkaca ne gibi yolları varsa bu konularda kabiliyetlerinizi geliştirerek çalıştığınız iş yerinde göz doldurun.

 

Okuyarak, araştırarak, deneyerek kendinizi sürekli geliştirin. Öz eleştiri yaparak daha ileri gidebileceğinizi unutmayın. Kendinizi nasıl gördüğünüz ile dışarıdan nasıl göründüğünüzü her zaman denetleyin. Yanılgıları ortadan kaldırın.

 

Böyle bir çalışma anlayışı sonucu ücret artışları kendiliğinden gelecektir. Ücret artışının gelmemesi durumunda, eğer kendinizi mutsuz hissediyorsanız, o iş yerinde daha fazla verimli olamazsınız. Bu durumda iş yerinizi değiştiriniz.  Bu sadece ücret konusunda tatminkâr olmadığınız durumlar için geçerli değildir.  Çalıştığınız yerde daha fazla yükselme imkânınızın kalmadığı durumlar gibi başka durumlar için de geçerlidir.  Sadakat iyi şeydir, ancak sadık kalınarak mutluluğunuz devam ettiği sürece…

 

İnsanın dünyada çalışma amacı hayallerini gerçekleştirmektir. İhtiyaçlar sonsuz; imkânlar kısıtlıdır. İhtiyaçlarınız için mümkün olduğunca fazla gayret göstermeden imkânlar artmaz. Bir lokma bir hırka anlayışı ile heyecandan yoksun bir şekilde ücret için çalışırsanız, hayallerinizi gerçekleştiremezsiniz.

 

  1. ZENGİN OLMA ŞANSINIZI AÇIK TUTUNUZ

 

Sizi zenginliğe götürecek bir fırsat çıktığında bunu kullanmakta tereddüt etmeyiniz. Bu fırsatı kullanabilmek için de önceden şansınızı yükseltecek çalışmalar yapınız.

 

Örneğin bir bilgi yarışmasına girerek önemli bir para kazanıp zengin olabilirsiniz.  Bu amaçla muhtemel sorulara hazırlanarak müracaat etmek ve kabul edilmek için gerekli çalışmaları yapmak önemlidir. Zenginliğe inanmamış bir kişi bilgi yarışması seçimleri için telefonu düşüremem diyerek müracaat bile etmezken, zengin olmak isteyen kişi, telefonu düşürebilmek için hemen neler yapması gerektiğine inanır ve işe koyulur.

 

Bir piyango bileti alarak şansınızı açık tutmak güzel şeydir. Ancak bu biletlere bir gün para çıkacak diye yıllarca beklemek iyi bir şey değildir. Yok denecek kadar küçük bir şansla bir biletle gelecek zenginliği bekleyerek bir yere varamazsınız. Piyango biletini aldıktan sonra buna ikramiye çıkmayacakmış gibi zengin olma yolunda gayretlerinize devam etmelisiniz.

 

Şans oyunlarına yatıracağınız para sadece şans kapınızı açık tutacak miktarı geçmemelidir. Tasarruf etmeyi planladığınız miktarı önemli ölçüde etkileyecek bir para olmamalıdır. Kumar oynayarak şansınızı denemeye asla kalkmayınız. Bu sadece zengin olma hayallerinizin sonu demek olur.

 

  1. HİÇBİR MAZERETİN BAŞARININ YERİNİ TUTMAYACAĞINI BİLİNİZ.

 

Zenginlik yolunda ilerlerken kendinize başarıyı amaç edinin. Başarısız olma ihtimalini beyninizden silin. Mazeretlerin sadece başarısızlığınıza kılıf olabileceğini unutmayın. Hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Olumsuzluklara odaklanmak yerine bunları dikkate alarak olumlu şeylere odaklanın. Nereye bakarsanız gerçekte onu yaşarsınız diğerleri düşüncede kalır.

 

Gol atmayı hedeflemeyen takımın gol yemesi daha büyük ihtimaldir. Oyunu kaybetmemek üzerine değil, kazanmak üzerine kurun ki; kazanasınız. Sizi engelleyen tüm şeyleri hayatınızdan çıkaracak şekilde hayatınızı değiştirin. Unutmayın siz değişmedikçe yaşantınızda hiçbir şey değişmez.

 

 

  1. DOĞRU YATIRIM YAPARAK NASIL ZENGİN OLURSUNUZ?

 

 

  1. İŞ YAPACAĞINIZ ALANDA EĞİTİM ALINIZ

 

Hangi alanda yatırım yapacaksanız o konuda yüksek eğitim almanız başarı yolunda ilk adımdır. Çeşitli konularda yatırım yapmak veya ticari iş yapmak istiyorsanız bunun için bir İş İdaresi Yüksek Lisansı gerekebilir veya en azından iktisat veya işletme dalında, hukuk destekli olarak, eğitim almanız uygun olur.

 

  1. YATIRIM YAPMADAN ÖNCE FİZİBİLİTE ETÜDÜ YAPINIZ

 

Yeni bir yatırım yapmadan önce o yatırımla ilgili bir ön fizibilite etüdü yapınız.  Bu etüt tatminkâr neticelenirse fizibilite, stratejik plan ve işin büyüklüğü gerektiriyorsan bir mastır plan çalışması yaptırınız. Belki bunlar bir maliyet olacaktır ama karınızı zararınızı önceden bilmek için yapılması çok faydalı ve şart olan çalışmalardır. Komşu fizibilitesi yapmayın… Komşu bakkal açtı, iyi çalışıyor ben de açayım derseniz, komşunun o bölgede açılması gereken son bakkal olduğunu anlayamadan açacağınız bakkal dükkânı size çok pahalıya mal olabilir.

 

Hangi alanlarda çalışanların daha çabuk zengin olduklarını gözlemleyiniz. Bu alanlara girme imkanlarını değerlendirerek, başarısı ispatlanmış alanlarda işe başlayınız. Bugün itibariyle zenginliğin kısa yolu teknolojiyi kullanmaktan geçmektedir. İnternet tenkolojileri de bu teknolojilerin başında gelmektedir.  İnternetten pazarlama, direk pazarlama, evden yürütülen işler, ürün dağıtım işleri ve menkul kıymet piyasaları dikkate değer alanlardır.

 

  1. BORSAYA UZUN VADELİ YATIRIM YAPINIZ

 

Zenginlik için doğru zamanda, doğru miktarda borsa yatırımı iyi bir yoldur. Ticaret dışında kalan gayrimenkul, altın, faiz ve döviz yatırımları ekonominin önemli bir teorisi dikkate alınırsa borsa kadar uygun bir yatırım değildir.  Bu teoriye göre; Tüm yatırım araçlarının belli bir zaman sonunda getirisi birbirine eşittir. Başka bir anlatımla altın alan ile döviz yatırımı yapan belli bir zaman sonunda aynı getiriyi elde ederler.  Çünkü bunlardan biri piyasada değer kazanırken diğeri düşer.  Burada para kazanabilmek için alım zamanı çok önemlidir.  Yani yatırım yapılacak bu araçlardan herhangi biri aşırı ucuzladığında satın almak, aşırı değerlendiğinde ise satmak zenginleşmek amacıyla para kazanmak için şarttır.

 

Borsada işlem gören hisse senetleri de bir yatırım aracıdır. Hisse senetleri de piyasa şartlarından etkilenirler. Örneğin faizlerin ve dövizlerin yükselme trendinde borsalar düşmeye başlar. Çünkü yatırımcılar alçalan trendeki borsadan çıkarak yükselen trendeki yatırım araçlarına yatırım yaparlar.

 

Her yatırım aracı kendi içinde de ayrı bir değere sahiptir. Kısa sürede pirim yapacak bir bölgeden gayri menkul almak gibi, kısa sürede pirim yapacak bir hisseye yatırım yapmak, bu yatırımı diğer gayri menkul ve borsa hisse yatırımlarından ayırır.  Bu sebeple hangi alana yatırım yapılacak ise, bu alanlar içerisinden de kısa, orta ve uzun vade yatırım amacına göre iyi seçim yapılmalıdır.

 

Borsadan alınacak bir hisse senedi, iyi bir hisse seçilmesi durumunda,  diğer yatırım araçlarından farklı olarak,  bir yandan hisse değeri artarken diğer yandan  kar payı dağıtımı gibi, size farklı bir zenginlik sunar.  İyi bir seçim ve zamanlama ile 1 milyon liralık hisse senedinin yıllık %10 temettü dağıtımı sonucu elinize yılda 100 bin lira gelir geçer. Diğer yandan şirketin zaman içerisindeki hisse değer kazançlarından ayrıca yararlanırsınız.  Unutmayalım ki; Sizin kendinizi zengin hissetmeniz yatırımlarınızın o anki değeri ile yakından ilgilidir.

 

Hisse senedi seçerken çok ucuz hisseleri özellikle takibe alınız. İyi bir seçim sonucu aldığınız bu hisselerin zaman içinde değer kazanması ile beklenmedik bir anda zenginliği yakalamış olabilirsiniz.

 

  1. GAYRİ MENKULE YATIRIM

 

Gayri menkul yatırımı da yer seçimi ve alış zamanlaması açısından borsa gibidir. Geleceği olan bir bölgede iyi bir gayri menkul yatırımı sizi diğer alanlara yapılacak yatırımlara göre zengin edebilir.  Gelişmiş bölgelerde değerinin altında alışlar ile, hızlı gelişecek bölgelere yapılacak yatırımlar getirisi yüksek yatırımlar olacaktır.

 

Birkaç yıl içerisinde yerleşime açılacak bölgeler, şehirlerin gelişim hattında kalan bölgeler, büyük kamu yatırımlarının yapılacağı bölgeler, turistik bölgeler, ana yolların yanından geçeceği bölgeler gelecekte pirim yapacak bölgeler olarak değerlendirilebilir.

 

Gayrimenkul yatırımlarında, alınan gayrimenkulün yükselme trendi sona ermeden satılarak elde edilen karın başka alanda kullanılması önemlidir. Gayrimenkul bu zamandan sonra elde tutmaya devam etmek kazandırdığı karı geri vermek demektir.

 

  1. ZAMANA YATIRIM YAPIN

 

Zamanınızı boşa harcamayın.  Her gün birkaç saatinizi boş geçirmek istemekle ömrünüzün kaç yılını boşa geçirdiğinizi bir hesap edin lütfen.

Bu boş geçirdiğiniz zamanlarda yeteri kadar zengin değilseniz, mutsuz mutsuz dolaşmakla çektiğiniz can sıkıntısını düşünün.

 

Eğer amacınız mümkün olan en kısa zamanda zenginliğin sizde yaratabileceği huzur,  güven ve mutluluğa kavuşmak ise, hele bu zenginliğinizi başkaları ile paylaştığınız zaman duyacağınız kökü daha derinlerde olan mutluluğu yaşamak ise, bu boş zamanınızı sizi zengiliğe götürecek uğraşlarla geçirmeniz daha akılcı olmaz mı?

 

  1. TASARRUFLARINIZI KORUYARAK, DEĞERİ MUTLAKA DÜŞECEK ŞEYLERE YATIRIM YAPMAYIN

 

Aldığınız değerden sattığınız zaman mutlaka daha düşük değere satacağınız şeylere yatırım yapmayın. Böyle şey de olur mu demeyin. Yeni araba alıp da bir müddet sonra sattığınızda başınıza gelecek şey budur.

 

Doymuş fiyata alınan gayri menkulde ve dövizde de böyle durumlar yaşanabilir,  ama bunlar zaman içinde biraz zarara katlanılarak telafi edilebilir. 

 

Arabalar gibi sık sık model değişimi yaşayan veya bilgisayarlar gibi güncellenmesi gereken şeyleri kiralayarak ilave maliyetleri önleyebilirsiniz.

 

Personel ve ilgili giderlerini sıkı kontrol altına alarak indirmek maliyetlerde önemli tasarruflar yakalayabilirsiniz.

 

Süre gelen zararların tasarruflarınızı yok etmesine göz yummayınız. Bunu hangi aşamada yapmanız gerektiğini önceden belirleyiniz.

 

  1. ZENGİN KALMAYA ÖZEN GÖSTERİN

 

Zengin olmak kadar zenginliği devam ettirebilmek de zordur. Zengin oldum diye rehavete kapılmayın. Zenginliğinizi yaratan her ne ise piyasada dalgalanır; fiyata bazen düşer, bazen yükselir. Buna bağlı olarak da siz bazen kendinizi zengin bazen fakir görebilirsiniz.

 

Ücretiniz bazen çok artar bazen artmaz, bazen de işsiz kalabilirsiniz. Zenginliğinizin devam etmesi için yüksek ücret aldığınız zamanlar tasarruf yaparak kötü günler için refah düzeyinizi devam ettireceğiniz tasarruflarda bulunmanız lazımdır.

 

Sahip olduğunuz zenginlik ne ise, onu zamansız elden çıkarmayınız.  Örneğin borsada yatırımız var, borsadaki yatırımız henüz arzu ettiğiniz seviyede getiri getirmedi ama paraya da ihtiyacınız var. Bu durumda yeterli getiri elde ettiğiniz varlıklardan satış yaparak borsadaki yatırıma dokunmamak veya böyle bir imkan yok ise, borsadaki yatırımlarınızdan asgari düzeyde kullanarak, acil ihtiyaçlarınız dışındaki ihtiyaçlarınızı erteleyerek, zenginliğinizin devamını sağlayabilirsiniz.

 

Zenginliği korumanın bir başka yolu da gerektiğinde herhangi bir şeye yatırım yapmadan nakit tutmaktır. Yatırım uygun olduğu zamanda yapılır. Zamansız yatırım zenginliğinizin aşınmasından başka bir işe yaramaz.

 

  1. KREDİBİLİTENİZİ YÜKSEK TUTUNUZ

 

Yüksek kredibilte sahibi olarak, yatırımlarınızı kredi ile desteklerken daha düşük maliyetli krediler kullanabilir ve bu yatırımınızdan daha fazla gelir elde edebilirsiniz.

 

Yüksek kredi sahibi olarak ticari pazarlıklarında daha güçlü olabilirsiniz. Daha uygun şartlarda ticaret yapabilir ve toplam gelirinizi arttırabilirsiniz.

 

  1. ZENGİNLİK İÇİN UZMAN PERSONELDEN YARARLANINIZ

 

 Zenginseniz servetinizi korumak için veya zengin olmak istiyorsanız fırsatları daha çabuk yakalamak ve onları yönetebilmek için bilmediğiniz tüm konularda uzmanlarla çalışmanız lazımdır.  Her şeyi ben bilirim diyerek bu uzmanlardan yararlanmaz veya bu uzmanlara vereceğiniz paralardan tasarrufa kalkarsanız çok büyük kayıplar yaşayabilirsiniz.

Yatırımlarınız büyüdükçe kaybetme riskinizin daha da büyüyeceğini unutmayınız. Bunun tek çaresi uzman bir ekiple çalışmasını bilmektir.

 

Zengin olan insanların hayat hikâyelerini okuyunuz, onların tecrübelerinden yararlanarak daha kısa zamanda daha büyük atılımlar yapabilirsiniz.

 

  1. ZENGİN OLMAK İÇİN YAŞADIĞINIZ ŞEYLERDEN DERS ALINIZ

 

Yatırımlarınız her zaman beklenen neticeyi vermeyebilir. Bu durumda “Ben demiştim” sözlerine tahammülü olmalı, nerede yanlış yaptığınızı iyi analiz ederek bir daha bu yanlışlıkları yapmamanız gerekir. Unutmayınız ki, ne kadar az yenilerek yenmeyi öğrenirseniz o kadar başarıya daha yakın olursunuz.

 

  1. ZENGİN OLMAK İÇİN KENDİNİZE GÜVENİNİZ TAM OLSUN KENDİNİZE BU YOLDA SAYGI DUYUNUZ.

 

Başkaları ne derse desin, kendinize olan güveniniz sarsılmasın. Kendinize olan güveni de o kadar önemsemeyin. Başlangıçta o kadar hissetmediğiniz öz güven zaman içinde başardıkça içinize kazınacak ve size daha fazla güç verecektir. Onların dediklerini başarınız yolunda bir anlamları varsa dikkate alınız, yani başarıya odaklanmış biri olarak, söylenenlerde dikkate değer bir şey varsa bunu kullanın. Başarısız olmaya kılıf bulmak için onların sözlerine kulak asmayın.  Kasıtlı negatif yaklaşımlardan uzaklaşarak kendi inancınızı harekete geçirin.

 

Başardıkça daha mütevazi olunuz; kimseye tepeden bakmayınız ki; yolunuz daha bir açılsın.

 

  1. ZENGİN OLMAK İÇİN İHTİYAÇ DUYULAN İŞLERE ODAKLANIN

 

Gönlünüzden şaşalı işler yaparak zengin olmak geçebilir. Daha zevkle yapacağınız işlerle zengin olmak tabi ki hoş birşeydir. Ama piyasada bu işleri yapanlar varsa ve uygun fiyat ve kalite ile bu hizmeti piyasaya sunabiliyorlarsa bu piyasalarda tutunarak zengin olmak uzun bir yol olabilir. Bunun yerine kimsenin farkında olmadığı ihtiyaçları siz önceden görerek bu ihtiyaçları kapatacak işler yapar bunu da uygun fiyat ve kalitede piyasaya verirseniz zenginlik yolu daha kısalabilir.  Zenginliğin reçetesi bu kapsamda bir ihtiyaç yakalayarak onu doldurmaktır.

 

İhtiyacın küçüğü, büyüğü, iyisi, kötüsü olmaz. Bir ihtiyaç varsa bir para kazanma kapısı da var demektir.

 

Zenginliğin yolu sizin beğendiğiniz işi yapmaktan çok, toplumun ihtiyaç duyduğu işi yapmanızdan geçer.

 

  1. YATIRIMLARINIZI DEĞİŞİK ALANLARA YAYARAK RİSKİ YAYINIZ.

 

Yatırımların aynı alana yapılması bu alanda karşılaşılacak bir negatif gelişme sonucu hepsinin kaybolmasına neden olabilir. İyi bir risk yönetimi ile değişik alanlarda değerlendirilen yatırımlar ortalama bir getiriyi garanti ederken, bir alanda yaşanan negatif gelişmeyi de dengelemeleri açısından önemlidir.

 

Değişik alanlara yatırım yaparken bu alanların gelişen alanlar olmasına özellikle dikkat ediniz. Bu alanlara yatırım biraz riskli olabilir ama zenginliğin elde edilmesi için iyi hesaplanmış risklerin alınması başlı başına bir yöntemdir. Risk alma tehlikeye atmak demek değildir. Risk kontrol edilebilir tehlikedir. Tehlike ise kontrolünüz dışındadır. Tasarruflarınızı tehlikeye atmadan riskli işlere yatırabilirsiniz.

 

Kaybetmeyi göze alabileceğiniz kadar yatırım yapınız. Yatırım yapmakta aceleci olmayınız. Fırsatların asla tükenmeyeceğini unutmayınız.

 

  1. TASARRUF EDEREK NASIL ZENGİN OLURSUNUZ

 

  1. KULLANMADIĞINIZ BİR ŞEYE PARA HARCAMAYINIZ

 

 Maaşınızı alınca gerçekten ihtiyacınız olan şeylere para harcayınız. Gelecekte ihtiyacınız olacak şeyleri, gelecekte mutlaka satın alacaksanız bugünkü fiyatları ile gelecekteki fiyatlarını kıyaslayarak satın alınız. Eğer aradaki fark, paranızı bugün harcamaya değerse bugünden satın alabilirsiniz.  Yaz ikliminin hakim olduğu bir bölgede yaşarken gereğinden fazla takım elbise almak yerine bu parayı tasarruf ediniz,

 

Hatır için veya gösteriş amacıyla para harcamayarak tasarruf ediniz. Tenis sporunu sevmiyorsanız veya bilmiyorsanız veya tenis oynamaya hiç zamanınız yoksa, bir arkadaşınız size ısrar ediyor diye,  tenis kulübüne üye olmanın yerine tasarrufta bulunabilirsiniz.

 

Örnekleri arttırabiliriz; ancak böyle tasarruflar yaparak bir gün göreceksiniz ki; paranız sizi zenginliğe götürecek bir yatırım yapacak kadar yükselmiştir.

 

  1. BÜTÇE YAPINIZ

 

 Ayağınızı yorganınıza göre uzatınız diye bir atasözü vardır. Bu müsrif insanlar için söylenmiş bir sözdür. Bir anlamda iyi bir söz bir anlamda ise tasarrufu göz ardı ettiği için kötüdür. Gelirinize göre harcama yaparsanız bir tasarruf imkanı da bulamazsınız. Gelirinize göre bir bütçe yapın ancak bu bütçeden her zaman tasarruf yapacak kadar bir kısıntı yapabilirsiniz.  Yapacağınız bu küçük kesintiler ileride size bir yatırım imkânı sağlayabilir.

 

Kredi kartınızı mecbur kalmadıkça kullanmayınız.  Büyük borç altına girmekten kaçınınız. Unutmayınız ki, tüm borçlar geri ödenmek için alınır.

 

  1. GERÇEK İHTİYAÇLARINIZA GÖRE HARCAMA YAPINIZ

 

Zenginliğin elverdiği ölçüde hayatınıza yansıtın. Zenginliğinizi zamansız bir şekilde kullanırsanız giderek fakirleşebilirsiniz.

Bir müstakil ev alacak paranız var ama siz bir apartman dairesinde de yaşayabilirsiniz. Başka bir yatırım düşüncesi yok ise, müstakil ev alarak daha karlı yatırımlara yönlendireceğiniz kaynağınızı eve bağlamak akılcı olmaz.  Eğer bekar ve öğrenci iseniz, bir apartman dairesinde tek başına yaşamak yerine yanınıza bir arkadaş alarak yaşamak da ileriye yönelik tasarruf yapmanıza bir şans tanır. Yeni bir araba yerine ikinci el bir araba almak da aynı şeydir.

 

 

  1. LÜKS SAYABİLECEĞİNİZ İHTİYAÇLARINIZI ERTELEYİNİZ

 

Evde yemek yapma yerine zaman zaman da olsa lüks sayılabilecek yerlerde yemek yemek gibi sizin için lüks sayılabilecek alışkanlıklardan vaz geçerek bu veya bunun gibi yerlere harcayacağınız parayı tasarruf ettiğiniz zaman yıllık bazda epey bir tasarruf yapmış olursunuz.  Birkaç yıllık tasarruflarınızla yavaş yavaş yatırım yapma imkânına da kavuşmuş olursunuz.

 

Harcamalarınızı kontrol edebilmenizi kolaylaştırmak için aynı amaç ve değerleri paylaştığınız kimselerle dost olunuz. Böylece sizin de yapmak istemediğiniz harcamaları yapmak istemeyen bir çevrede daha rahat bir ortamda amacınıza erişirsiniz.

 

Size ilham verecek vizyon sahibi kimselerle dost olarak, onların görüşlerinden istifade ediniz. Bunun için yeteri kadar mütevazi olunuz. Çevrenizin değişik fikirli kişilerden oluşmasına ve sizde bir değişim yaratmaya yardımcı olabilecek kişiler olmasına dikkat ediniz. Zengin insanlar düşünerek hayatlarını kendileri kurduklarına, fakir insanlar ise hayatlarının bir şekilde kurulduğuna inanırlar.

 

 

  1. HARCAMALARINIZ GELİRLERİNİZİ ARTTIRACAK HARCAMALAR OLSUN

 

Harcamalarınız mutlaka bir tercihe dayanmalı, tercihinizin temelinde de bu harcamaların aslında gelirinizin artmasına yardımcı olacak harcamalar olması veya daha büyük giderlerin yapılmasını önleyecek harcamalar olması gerekir.

 

Borçlarınızı öderken küçük borçlarınızı önce büyük borçlarınızı en son ödeyiniz. Borç alırken bu borcun alınan borcun giderinden daha fazla gelir getirecek yerlerde kullanılmasına dikkat ediniz.

 

 

  1. MALİ YASALARIN SİZE TANIDIKLARI GELİR ARTTIRICI HAKLARDAN YARARLANMASINI BİLİNİZ

 

Bir iş yeriniz varsa, vergi hukukuna aşina olunuz. Böylece yasaların size tanıdığı vergi indirimlerini takip ederek bu indirimlerden dolaylı bir kazanç sağlamış olursunuz.

 

Örneğin; bir şirkette yönetim kurulu üyesi olmak veya şirketin genel müdürü olmak vergi bakımından bir fark yaratıyorsa, hangisi gelirinizi daha fazla arttırıyorsa onu tercih edebilirsiniz.

 

  1. KİŞİSEL MASRAFLARINIZI ERTELEYİNİZ VEYA KISINIZ

 

Bir iş yeriniz var ise ve banka kredisi ile iş yapıyorsanız, yeni araba, yeni dekorasyon, yeni personel alımı gibi konularda daha duyarlı olarak yüksek miktarda finansal giderlerin ortaya çıkmasını engelleyebilirsiniz.  Kendinize yeterli bir sermaye miktarına ve düzenli gelire eriştiğiniz zaman veya en az 6 ay banka kredisi kullanmadan yaşayabileceğiniz bir duruma gelince bu gibi ihtiyaçları gündeme alabilirsiniz.

 

Örneğin haberleşme imkânlarından azami yararlanmak suretiyle seyahat masraflarınızı kısabilir veya uçak biletlerinizi bir seyahat acentasından değil de internet ortamından en düşük fiyatları bularak almak suretiyle yılsonunda önemli bir tasarruf sağlamış olursunuz.

 

Tasarruflu yaşamak esas olmakla birlikte size değer katacak şeylerde asla tasarrufu düşünmeyiniz.

 

  1. TASARRUFLARINIZI ARTTIRARAK BUNLARA YÜKSEK GETİRİ PEŞİNDE OLUNUZ

 

Yaptığınız tasarrufları evde veya kasada tutmayınız. Bunları bankalarda değerlendirirken bu tasarruflarınıza en yüksek getiriyi veren bankaları araştırınız. Piyasadaki tasarruf araçlarının getirilerini sürekli takip ederek tasarruflarınızı sürekli bunlar arasında yüksek getiri getirecek şekilde dolaştırınız.

 

Diğer taraftan tasarruflarınızın miktarını yükseltmek ve bu tasarruflardan para kazanmak amacınız olmalıdır. Bu amaçla satın almalar yerine her zaman kiralama seçeneğini değerlendiriniz.

 

Lüks alımlar yerine,  normal alımları tercih edebilirsiniz. Mevsimsel indirimleri kollayarak ihtiyaçlarınızı karşılamak suretiyle hem iyi markalardan ihtiyaçlarınızı karşılar hem de önemli tasarruflar yapabilirsiniz.  Harcamalarınızda başkalarını örnek alarak hareket etmeyiniz kendi amacınız doğrultusunda davranınız.

 

Tasarruf alışkanlığı edininiz. Gelirinizin belirli bir kısmını belli bir süre tasarruf ederek biriktiriniz.  Bu tasarruflara yüksek gelir elde etme dışında hiç dokunmayınız.

 

  1. ZENGİN OLMAK İÇİN KARARLI OLUNUZ

 

Zengin olmak için karar verip bu konuda tüm gayretini ortaya koymadıkça veya zengin olmaya odaklanmadıkça çalışarak zengin olunmaz. Bu konuda  “belki olurum” tarzı tereddütlerden sıyrılmış, zengin olmayı kafaya koymuş olmanız gerekir. Zengin olmaktan başka hedefleriniz varsa önce onları elde etmek için çalışın sonra vaktiniz kalırsa zengin olmak için çalışırsınız. Zengin olmak için zengin olma hedefi başka bir hedefle çakışmamalı.

 

Zengin olmanın kötü bir şey olduğuna dair tüm yargıları beyninizden silip atarak, zenginliğin başkalarına yardım, sosyal sorumlulukların yerine getirilmesi,  rahat bir hayat standardının yakalanması, huzur ve mutluluk aracı olması gibi fikirleri beyninize yerleştiriniz.

 

Zenginliğe odaklanmış kişinin beyninden “ keşke” kelimesi silinmiştir. O keşke demeyecek şekilde zengin olma yolunda bir planlama ve çalışma içerisindedir.

 

Bir iş yerinde ücretli olarak çalışıyorsanız milyoner olmak için çok gayret etmeniz gerekebilir. Bu işte çalışırken her zaman kendinizi iş hayatına girecek şekilde hazırlamaya gayret ediniz. Sizi zenginliğe götüreceğine inandığınız bir iş fırsatı doğduğunda gözünüzü kırpmadan iş hayatına atılarak zenginliğe giden yolu kısaltınız.

 

Zengin olma yolunda ne kadar ilerlediğinizi zaman zaman gözden geçiriniz. Buna göre yapılması gereken bir şey varsa vakit geçirmeden yapınız.

 

  1. ZENGİN OLMAK İÇİN SAĞLIĞINIZA DİKKAT EDİNİZ.

 

Zengin olmak için gayret ister, çalışma ister. Uzun soluklu bir iştir zengin olma hayali. Bunun için stresten, aşırı yorgunluktan, şüphelerden ve pişmanlıklardan uzak sağlıklı bir yaşam sürmezseniz zenginliği yakalayamadan yılar pes edersiniz.

 

Zengin olmayı bir amaç değil kendinize ve çevrenize yardım edebilmek için bir vasıta olarak görürseniz bu yolda harcayacağınız gayretler, zorlu çalışmalar size sadece zevk verir.

 

Zengin olma yolunda ilerlerken mizah karakterinizi kaybetmeyiniz, gülmeyi, şakalaşmayı unutmayınız; para oyununun esiri olmadan parayı yönetiniz ki yaşam kaliteniz düşmesin, sağlığınız zarar görmesin. Risk oyununun zevkini çıkararak yolunuza devam ediniz.

 

 

MUTLULUĞUN PRENSİPLERİ/PRINCIPLES OF THE HAPPINESS

IMG_2460

 

 

 

MUTLUĞUN PRENSİPLERİ – THE PRINCIPLES OF THE HAPPINESS

 

Mutlu olma benimsenirse ve bu yolda kararlı bir tutum sürdürülürse sonuç büyük bir iç huzur ve kişisel güven ve güçtür.

 

Mutluluğun yakalanması kolay değildir ama zor da değildir… Ruhsal mutlulukta önemli olan olumluyu görebilmek, olumlu yorumlayabilmektir.

 

Mutluluğa yolculuğun şartları ve zamanı yoktur. Herkes olduğu durumda bu yolculuğa çıkabilir. Yolculuk boyunca mutluluğu kademe kademe yakalamak için irade göstermesi gerekir.

 

Olay Maslow’un ihtiyaçlar teorisinde bahsettiği gibi adım adım gelişen bir mutluluğu kısa, orta ve uzun dönem hedeflere göre  tamamlama gayretidir; insan  fiziki güvenliğini sağlayınca mutlu olur, sonra karnı doyunca mutlu olur, sonra sevince mutlu olur, sonra sevilince mutlu olur, sonra liderliği yakalayınca mutlu olur. Ama bu da kafi gelmez; bu sefer de kendini aşmaya çalışarak mutlu olur.

 

Demek ki mutluluk bir süreç. Bir başlangıcı ve sonu olmayan bir yolculuk. Ne zaman mutlu olurum diye beklememek lazım. Bulunduğumuz andan intibaren mutluluğu adım adım yakalamaya gayret etmeliyiz.

 

Mutlu yaşama çağınızı ertelemeyiniz. Mutluluk bir gün mutlu olurum diyerek ertelenmemeli, mutluluk mutlu olmaya karar vermekle başlamalı ve mutluluğun prensipleri denebilecek konuları hayatınıza yansıtarak mutluluk yolculuğunuzu devam ettirmelisiniz.  Peki, nedir bu prensipler:

 

  1. NASIL MUTLU OLACAKSANIZ O HAYATI YAŞAMAYA GAYRET EDİN – HAYATINIZDA SÖZ SAHİBİ OLUN

 

Lütfen hayatınıza dönüp bir bakın, bu sizin yaşamak istediğiniz hayat mı? Eğer iradenizi ortaya koyup yaşamak istediğiniz hayatı yaşamaya gayret etmezseniz, bir zaman gelir, hayat seni nasıl harcadım demek durumunda kalırsınız… Hayatta olmanın temel amacı mutlu olmaktır…  Diğer amaçlar ancak böyle bir amacın etrafında çiçek açabilir.  Gayret ederseniz, yaşamak istediğiniz, sizi mutlu edecek olan  kendi hayatınızı yaşamanın bir yolunu bulursunuz. Yemek için yaşamamak, yaşamak için yemek gerektiği gibi…

 

  1. HAYATINIZIN AMACINI BELİRLEYİN – DENGELİ YAŞAYIN

 

Hayatınızın amacı zengin olmak mı? Zengin olunca mutlu olabilecek misiniz? Yoksa bir amaca ulaşınca birçok şeyi kaybetmiş mi olacaksınız? Örneğin çok çalışarak zengin olur ancak sağlığınızı kaybederseniz, bu sonuç sizi mutlu eder mi? 35 yaşına kadar sağlığınızı kaybederek para kazanın, 35 inden sonra kazandıklarınızı harcayarak sağlınızı geri kazanmaya çalışın, mutlu bir hayat bu mu sizce?  Bir gün gelecek çok çalışarak çok paranız olacak ama birlikte vakit geçireceğiniz anılarınızı paylaşacağınız yeterli dostunuz olmayacak, hayatınız mekanikleşmiş, kültürel ve sosyal hayattan kopmuş yalnız bir insan olacaksınız…  Öyleyse kendinize ve dostlarınıza ayıracak her zaman bir vaktiniz olmalı…

 

  1. ETRAFINIZA BİR SEVGİ ÇEMBERİ ÖRÜN – DÜŞMAN DEĞİL DOST KAZANIN

 

İnsan kendisiyle ne kadar eğlenebilir, ne kadar çeşitlilik yaratabilir ki; farklı kültürlerin bir ulusun zenginliği olduğu gibi, farklı kesimlerden dostlar edinmek de mutlu bir yaşamın zenginliğidir. Gülümseyerek yaklaşın insanlara, doğaya, canlıya cansıza ve dost olmayı kafaya koyun, gerisi gelir…

 

  1. HAYATIN HER ANINI FARKLI YAŞAYIN – GÜN BİTMEDEN GÜNÜ DEĞERLENDİRİN.

 

Her gün yeni bir doğuş ve ölümdür. Öyle de yaşarız. Uyanır yeni bir hayata, pardon güne başlarız, uyur bu dünyadan ayrılır başka bir aleme geçeriz… Dönüş yolculuğundan emin olmayarak. Öyleyse bir günü hem bugün, hem yarın, hem ahiret için yaşamalıyız. Akşam gözlerimizi kapamadan önce, çalıştık mı? eğlendik mi? İnançlarımız doğrultusunda ne yaptık gibi bizi mutlu edecek kriterler çerçevesinde günlük hayatın çok kısa bir muhasebesini yaptığımız zaman gözlerimizde bir mutluluk belirmeli. Bu mutluluk bakışlarını yaşadığımız günleryaşayacağımız günlerin yarısından fazla ise doğru yoldayız demektir.

 

  1. HERKESİN MUTLULUK ANLAYIŞI FARKLIDIR – SİZİ GERÇEKTEN MUTLU EDECEK ŞEYİN PEŞİNDE OLUN

 

Hayatta mutlu olmak için yanlış hedef peşinde koşmak kadar insanı yıpratan hiç bir şey yoktur. Siz siz olun her zaman iç dünyanızı dinleyin, bunu zaman zaman yapın, mutluluk anlayışınız zamanla değişebilir. Buna göre yön belirleyin… Sizi neyin mutlu edeceği konusunda bilinçli olursanız, o yolda inançla çalışırsınız.  Bir mutluluk hedefi belirlerken, asla unutmamak lazım ki; mutlu bir hayat tek başına yaşanmaz…

 

  1. NE OLURSA OLSUN FARKETMEZ DEYİN – HER ŞEYDE HAYIR VARDIR ANLAYIŞINI BENİMSEYİN – DİRENMEK YERİNE DOĞAL KARŞILAYIN

 

 

Bir olay karşısında ne kadar çok koruyucu kural koyarsanız koyun, netice olarak o olay bir şekilde neticelenecektir. Olayların bir şekilde neticelenişini siz ve diğer iç ve dış dinamikler şekillendirebilir. Nihai durumun sizin kontrolünüzde veya dışında beklenen veya beklenmeyen bir gerçeği yansıtacağını önceden kabul ediniz. Olaylara, davranışlara, duygulara “Tevekkül-tedbirleri alarak Allah’ın takdirine teslim olma” gösterirseniz mutluluğunuz  sizi üzebilecek bir olayın neticelerinden etkilenmemiş olur, çünkü netice ne olursa olsun nihayetinde bir yüce “takdir” sonucu ortaya çıkmıştır.  Bu prensip anlayışla mutlu yaşantınız devam eder.

 

Mutluluğa odaklanmış kimseler olayların neticelerine ne kadar bağımlı oldukları, bu neticelerden ne kadar etkilenecekleri ile değil, olayların neticelerini nasıl mutlulukları yolunda kullanacakları ile ilgilidirler.  Bu bağlamda olaylara, düşüncelere ve hislere direnmek yerine, onları doğal karşılayarak kabullenme yönünde prensip sahibi olurlar.

 

Olaylar ne şekilde gelişirse gelişsin siz “bana göre fark etmez”  anlayışını sürdürebildiğiniz ölçüde olumsuz gelişmelerden etkilenirsiniz.  Televizyonda hava tahmin raporlarını sunan hanımefendinin dediği gibi “Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız güzel olsun” deyimini kendinize göre değiştirin ve deyin ki; “Havalar ne kadar kötü olursa olsun, benim havam her zaman güzeldir”.  Bu prensip anlayış ile, eğer bir olayın sizi etkilemeyeceğinden çok eminseniz bir zorluğu etkilenmeden atlatan kişi olmanın huzurunu ve mutluluğunu da yaşarsınız.   Olaylar karşısında hazırlıklı olunuz ve soğukkanlılığınızı koruyunuz. İstemediğiniz bir olay bugün için sizin canınızı sıkabilir ama unutmayınız ki olayın neticeleri zamanla daha iyi ortaya çıkar ve belki bugün canınızı sıkan bir olay, ileride “iyi ki böyle gerçekleşmiş” diyebileceğiniz sizi koruyan bir olay olarak neticelenmiş olabilir.

 

Dikkatli bir analizle göreceğiz ki; bizi esas mutsuz eden şey olayın kendisi değil bunu kabul edemeyişimizdir. Öyleyse direnmek yerine doğal karşılarsak olayın gerçek etkisini en hafif bir şekilde bertaraf ederiz. İngilizler ve Amerikalılar bu tavırlarını “That is oook for me”, Almanlar “Egaaal für mich” ifadeleri ile belirtirler.

 

  1. STRES SINIRINIZI YÜKSEK TUTUNUZ – HEMEN PANİK YAPMAYINIZ

 

Korku, endişe panik gibi normal davranışlarımızı bozan bir ruh haline girerek mutlu yaşantımızı bozmamak için olaylara hemen teslim olmamak lazım. Olayı korkuyla beklemek dahi bu durumu tetikler.  Ruh halimizi bozan endişe sınırımızı yüksek tutmak için yeterli nedenleri her zaman bulabiliriz.

 

Araştırmalar göstermiştir ki; panik ve endişe eşikleri düşük olan kimseler bu gibi ruhsal çöküntülere çabuk girmekte ve çocuklukta yaşadıkları çöküntüleri yaşamaktadır.  Buradan hareketle, korku ve endişe eşiğini yükseltmek için çocuklukta yaşanan olayların etkisini ortadan kaldıracak bir ruhsal tedavi almak önemli görünmektedir. Çocukluk çağları duygusal ve davranışsal bozuklularla dolu ruhsal çöküntülerden uzak geçen insanların korku, endişe ve panik eşikleri yüksek olmakta ve bunlar kolay kolay mutluluk trendlerini sarsacak fırtınalara yakalanmamaktadır.

 

  1. RUHSAL VE DAVRANIŞSAL ÇÖKÜNTÜLERDEN KORKMAYINIZ – MUTSUZLUĞA KARŞI DİRENÇ KAZANIN

 

Ruhsal ve davranışsal eşiğiniz düşük ve siz olaylardan, düşüncelerden, duygulardan fazlaca etkilenip hemen üzülüyorsanız fazla da endişelenmenize gerek yok.  Bu durum sizin mutsuzluğa karşı aşılanmanız demektir. Ruhsal ve davranışsal bozukluklara karşı direnç geliştirmeniz, korku ve endişe eşiğinizi yükseltmeniz, doğal tedavi sürecini yaşamış olmanız demektir.

 

Kötü olayların içerisine girerek yaşadığınız kaosu  “sular bulanmayınca durulmaz” diyerek sevinçle olmasa da sükûnetle karşılayınız. Böyle bir olay hayatınızdaki belirsizlikleri ortadan kaldırma şansı doğurabilir ve sizi daha sonraki hayatınızda rahatlatacak bir gelişmenin yolunu açabilir.  Bu tecrübeyi yaşamakla kendinize olan güveni arttırabilir, daha mutlu bir hayat seyri yakalayabilirsiniz. Ve netice olarak, eski “siz” gider, yerine eskiden sizin beğenmediğiniz özellikleri de yaşayarak,Mevlana Hazretlerinin dediği gibi  “yanmış, pişmiş” istenmeyen olaylara, duygu ve davranışlara karşı daha dirençli yeni bir “siz” gelir.

 

  1. KENDİNİZİ HEMEN SUÇLAMAYIN – SEBEBİ ARAŞTIRIN

 

Yaşadığınız olumsuz olay, duygu ve düşünceler sizin eserinizdir ve iç dünyanızdan kopup gelen, çocukluğunuzda benzer durumlarda yaşadığınız tarzda yaşadığınız bir reflekstir.  O zaman bunları analiz dahi edemeden yaşadınız. Ama şimdi bunlara bunların nereden kaynaklandığına bakacak kadar olgunsunuz …

 

Bir kötü olay sebebi ile çocukluk reflekslerinizde olduğu gibi hemen dönüp kendinizi suçlamayın. Olayın seyrinde rolünüzün ne olduğuna bakın. Bu olay belki sizin kontrolünüz dışında ortaya çıkmış olabilir. Siz sadece bir “Günah Keçisi” olabilirsiniz. Bu durumda kendinizi suçlamanıza gerek yok çünkü olayın ortaya çıkışında bir rolünüz de olmamıştır. Eğer olay bilinçli veya bilinç altında bir dürtü ile sizin eseriniz olarak ortaya çıkmış ise, bu durumda bu olaydan duyulan üzüntüyü törpüleyecek yeterli nedeniniz de vardır; çocukluk refleksi veya “haketti”  gibi, bunu düşünerek rahatlayabilirsiniz.

 

  1. BİLİNÇLİ HAREKET EDİNİZ – KENDİNİZİ SALIVERMEYİNİZ

 

Hepimizin dikkat etmediğimiz kötü alışkanlıklarımız olabilir. Sigara içmek, sağlığımızı bozacak şekilde kötü beslenmek, alkol almak, asosyal olmak gibi kötü alışkanlıklarımıza aldırmaz devam ettirirsek neticede mutsuz bir insan olma ihtimalimiz yüksektir.

 

Bu iç dürtülerimize karşı aldırmaz tutumumuzu zaman içinde birer birer değiştirmeye gayret ederek kötü olayların, ruhsal rahatsızlıkların, duygusal çöküntülerin etkisinden kurtulabilir, mutlu bir hayat sürebilme imkânını yakalayabiliriz. “Heey dur bakalım benim gittiğim yol yol değil” deme cesaretini gösterirseniz, bir gün gelir rotanızı mutluluğa çevirmiş olursunuz. Unutmayalım ki; biz değişmez isek hayatımızdaki hiçbir şey değişmez.

 

  1. OLAYLARA ŞAHİTLİK EDİNİZ – İYİ BİR GÖZLEMCİ OLUNUZ

 

İster bilinçli ister bilinçsiz olarak bir kötü olayın, davranışın, duygusal rahatsızlığın içine düşün, bu durumların içinde sürüklenmeden, bu durumu olduğundan fazla büyütmeden, bir seyirci gibi, bir kenara geçin ve kendinizi olayın içinde gözlemleyin. Kendinizin ne hale düştüğünü dışarıdan bir gözle izleyin. “Ne ekersen O’nu biçersin”  veya “Yaşa da gör işte” diyerek kendinizi bir değerlendirin.  Bu durum sizi olgunlaştıracaktır. Kendinize çeki düzen verme şansını yakalamış olduğunuzun farkına vararak rahatlayacaksınız.

 

  1. GENELLEMELERİNİZİ GÖZDEN GEÇİRİNİZ – DEĞERLERİNİZ DEĞİŞİME AÇIK OLSUN

 

Çocukluk çağınızdan başlayarak bazı şeylerin kötü bazı şeylerin de iyi olduğuna dair genellemeleriniz vardır. Bu genellemelerinizi zaman zaman sorgulayarak neyin hangi şartta doğru, neyin hangi şartta yanlış olduğunu zaman zaman tahlil ederek, zamanına uygun doğrular ve yanlışları bulmaya çalışın.

 

Geçmişte kötü bildiğiniz bir olay, davranış, duygusal reaksiyon, belli olaylar ve şartlar karşısında övülecek bir durumda olabilir. Bunun tersi de doğru olabilir. Doğru bir değerlendirme ile içinizdeki huzursuzluğu yenebilir ve sizin mutlu olmanızı sağlayacak şekilde olaya gerçek değerini verebilirsiniz.

 

  1. KÂİNATI İYİ KÖTÜ DİYE AYIRMAYINIZ – HER ŞEYE TARAFSIZ BİR GÖZLE BAKMAYI ÖĞRENİNİZ

 

İyi ve kötü karşısında tarafsız bir dünyada yaşıyoruz.  Kainattaki hiçbir şey iyi –kötü diye başlangıçta katagorize edilmemiştir. İyi veya kötü yapan bizim zihnimizdeki onlar için belirlediğimiz yerdir.

 

İyi bakmayı öğrenmedikçe asla bu dünyada iyilerin de olduğunu göremeyiz. Kainat mükemmel yaratılmıştır. Her şeyin iyi bir yaratılış sebebi vardır. Sebepsiz yaratılış yoktur. Mutlu olmak isteyen insan bir olayın, duygunun, düşüncenin, duygunun, varlığın, diğer insanların yaratılış sebebine bakmayı bildiği zaman genellemelerinden kurtularak mutluluğun ilk merdivenine adım atar.

 

13 İNANÇ DÜNYANIZI ZENGİNLEŞTİRİN – ASLA KARAMSAR OLMAYIN

 

Her şeyden daha güçlü, her şeyden daha affedici, her şeyden daha kadir,  her şeyden daha yardımcı ve koruyucu bir yaratıcının varlığına inandığınız zaman, kendinizi asla güçsüz ve çaresiz hissetmezsiniz. 

 

Her ne zor durumda olursanız olun, sizi seven bir Allah’ın  halinizi bildiğini bilmek ve ona sığınarak bu  hali atlatacağınızı ümit etmek güzel bir duygudur.

Bu inançla mucizeleri bekleyebilir, panik yapmaz ve teslimiyetçi ruhunuzla kendinizi daha rahat hissedersiniz.  Unutmayınız ki; mutluluğu ne kadar çok isterseniz, o kadar çabuk sahip olursunuz.

 

.

KUR’AN’IN İNDİRİLİŞ NEDENİ, LEHFİ MAHFUZ VE ŞİFRE KONUSU-WHY WAS THE KOR’AN SENT, THE CODES AND BOOK KEPT THE CODES AND THE SAFE BOOK

İBERYA ÇİÇEĞİ

Antalya 31 Ağustos 2011

Saat 05.30

KUR’AN’IN İNDİRİLİŞ NEDENİ, LEHFİ MAHFUZ VE ŞİFRE KONUSU

Sevgili Okurlarım,

Fizikten metafiziğe yolculukla ilgili bir teori geliştirmek üzere, Kutsal Kitabımız Kur’an’ı derinlemesine araştırmam devam etmektedir. Bu aşamada sizlerle paylaşmak istediğim bir şey var…

Hiç şüphe yoktur ki; Kur’an Allah’ın hükümleridir.

 

BİRİNCİ BÖLÜM

KUR’AN HERKESİN ANLAYABİLECEĞİ BİR AÇIKLIKTA MIDIR?

 

KUR’AN KİM TARAFINAN NE İÇİN İNDİRİLMİŞTİR?

NİSA SURESİ 174. AYET:

“Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an’ı) indirdik.”

Kur’an’ın esas indiriliş amacı, bizleri dünya ve ahiret hakkında Hz Peygamber vasıtası ile aydınlatmak, müjdelemek ve uyarmaktır.

KUR’AN ANLAMI GİZLİ BAZI AYETLER İÇERMEKTE MİDİR?

Kur’an’ın bazı hükümlerinin şifreli olduğu, bunların anlaşılamadığı, bazı ayetlerin özellikle gizli hükümler içerdiği konusu her zaman gündemde olmuştur. Okumaya devam et